ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Kuranı Kerim > Kuran Öyküleri > Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler  (Okunma Sayısı 1754 defa)
04 Aralık 2010, 12:03:25
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 04 Aralık 2010, 12:03:25 »



Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler/Mucizeler

Kasabaya uğrayan adamın öyküsünü anlatırken Kur'an hayat, ölüm, diriliş, iyilik ve kötülük konularında birtakım rabbani âyetler/mucizeler sunmakt adır. Hepsi de Yüce Allah'ın evrenin kural ve yasalarına bağlı olmayan mutlak gücünü gösterir. Çünkü bu kural ve yasaları yaratan ve evrene egemen kılan Allah'ın kendisidir. Böyle olduğu için bunlar Allah'a egemen olmadığı gibi, onun irade ve dilemesine de sınır koyamaz. Bu mucizeleri şöyle sıralayabiliriz:

1- Yüce Allah'ın bu adamı yüz yıl öldürdükten sonra diriltmesi."Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra diriltti".

Bu öldürme ve diriltme, "Allah bunu öldükten sonra nasıl diriltir? sorusuna cevap olmuştur. Yüce Allah ona gözleriyle gördüğü ve bizzat yaş adığı canlı bir öldürme ve diriltme  örneğini göstermiş ve sorusunun  cevabını bu şekilde vermiştir. Kendisini dirilten Allah, ölmüş bulunan kasabanın tümünü de diriltmeye gücü yeter.

"Yüce Allah kendisine öldürme ve diriltmenin nasıl yapıldığını anlatmamıştır. Çünkü duygu ve düşünceler kimi zaman Öyle derin ve öyle büyük oluyor ki onları delil getirme ve anlatma ile, hatta vicdana seslenen mantıkla tatmin etmek mümkün olmamakt adır. Aynı şekilde her gün insanın gördüğü ve yaş adığı mevcut durumla da tatmin olmamakt adır.Bunun cevabı ve tatmini, anlatımla değil, ancak kişinin bizzat yaş adığı, duygulan yatıştıran ve kalbi dolduran kişisel deneyimle olur."[81]

2- Eşeğinin ölmesi ve kemiklerinin etten, kandan ve deriden soyutlanmış bir iskelet olarak kalması. Bunu Yüce Allah'ın "Eşeğine bak,seni insanlara bir ibret yapmak içindir" sözünden anlıyoruz.

Yüce Allah o eşeği mucize olarak diriltmiş ve   adam gözleriyle bu mucizeyi görmüştür. "Kemiklere bak, onları nasıl birleştiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz"  adam, eşeğin iskeletini görmüş, sonra mucize olarak kemikler üzerinde etlerin yavaş yavaş nasıl oluştuğunu ve kapl adığını,  sonra  etleri tamamlanınca  eşeğin  nasıl  eski vücuduna kavuştuğunu görmüştür. Sonra Allah eşeğe ruh vermiş ve vücuduna yayılan ruhla eşek yeniden hayat kazanmıştır.

3- Yüz yıl boyunca yiyecek ve içecekleri bozulmamıştır. "Yiyeceğine ve içeceğine bak, t adı bozulmamıştır". Yiyece ve içecekler tazeliğini ve yararını yararını korumuş, insanlann kullanımına elverişli olarak kalmış, bozulmamış ve küflenmemiştir. Mucize, yüce Allah'ın bu iradesinde görülmektedir.

İnsanların anlayış ve beklentilerine göre, soran adamın hayatının uzun olması beklenirdi. Halbuki Yüce Allah aynı adamı ve eşeğini öldürmüştür.

Yine yiyecek ve içeceğin çabuk bozulması, kokuşması ve çürümesi beklenirdi. Halbuki Allah, bozulmasına ve kokuşmasına izin vermeden yüz yıl korumuştur.

Bu mucizeleri bizzat yaş adığını gören mümin adamın imanı ve kesin kabulü, doğrulaması ve kanaati artmıştır. Nitekim Kur'anda bu öyküyü okuyup her defasında inceliklerini büyük bir istek, etkilenme ve infial içinde izlerken bizlerin de imanı, doğrulaması ve kesin teslimiyeti artmıştır.[82]

 Adamın Ölümü, Özel Bir Ölümdür:
 
Kimileri bu adamın öldürülmesi ve sonra diriltilmesinin, öldükten sonra insanlara ruhlarının ancak kiyametten sonra geleceğini belirten âyetlere aykırı olduğunu düşünebilir. Mesela   şu   âyetler,   insanın   ancak   kiyametten   sonra dirileceğini belirtmektedir:

"Onlardan birine ölüm gelince, Rabbim, beni geri getir, belki bıraktığım şeylerde iyi ameller işlerim, der. Hayır! bu söylediği sadece kendi sözüdür"[83]

"Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler. O zaman artık ne vasiyet edebilirler, ne de ailelerine dönebilirler."[84]

buradabir çelişki görmüyoruz. Bu ve benzeri âyetler, insanın   öldükten   sonra  dünya  hayatına  dönmediğini kararlaştırır. Çünkü bu dünya hayatını geride bırakmıştır, ruhu ona kabrinde döner, dünya hayatında amellerine göre kabrinde ya nimet veya azap içinde kiyamet gününe kadar kalır. Kiyamet günü Allah onu diğerleriyle beraber diriltir. Bütün  bunlar,   gerçek  ölümle  ölen,     Dünyada  ömrü tamamen   sona   eren   ve   önceden   Allah'ın   kendisine belirlediği süresi dolan insanlar içindir.

Ama Allah bir kişi veya topluluk için özel bir şekilde Ölümü takdir etmiş ve o ölümden sonra ömrünün geri kalan kısmını yaşamayı dilemişse, elbette bu ölüm, Allah'ın kendisine takdir ettiği ve bir daha hayata dönmenin mümkün olmadığı son ve gerçek Ölüm değildir. Onun için şehitler Yüce Allah'tan yolunda savaşmak ve tekrar öldürülüp şehit olmak için dirilmelerini istediklerinde, Allah isteklerini kabul etmemiştir. Çünkü Allah,dünyaya bir daha dönmemelerini kararlaştırmıştır.

Müslim, Abdullah İbn Mesud'tan naklederek Rasulullahın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Şehitlerin ruhları yeşil kuşların kursaklarınd adır. Arşa asılı duran kandilleri vardır. Cennette dilediği gibi uçar, sonra o kandillere gelir konarlar. Allah onlara bir defa baktı ve "Bir isteğiniz var mı?"dedi. "Ne isteyelim ki?! cennette istediğimiz gibi dolaşıyoruz. Aynı şeyi üç defa sordu. Sormaya devam edileceğini görünce, "Ey rabbimiz, senin yolunda bir daha öldürülmek için ruhlarımızı cesetlerimize geri getirmeni istiyoruz, dediler. Bir ihtiyaçlarının olmadığını görünce, bırakıldılar"[85]

Yüce Allah'ın yüz yıl ölü bıraktığı, sonra dirilttiği bu adamın ölümü, gerçek ve son ölüm değil, özel bir ölümdür. Kendi şahsı, eşeği ve yiyeceği üzerinde kendisine canlı bir örnek  göstermek  ve   başkalarına   ibret   yapmak   için düzenlenen bir ölümdür. "Seni insanlara bir ibret yapmak için".

Yüce Allah onu diriltikten sonra geri kalan hayatını yaşamış ve Allah'ın kendisine biçtiği ömrü tamamlamış, sonra herkesin öldüğü gibi gerçek ölümle ölmüştür.

Kaldıki bu şekilde ölen ve geri kalan ömrünü tamamlamak için diriltilen ilk kişi de bu adam değildir. Kur'anı Kerim bu türden ölümle ölen üç gruptan söz etmektedir.

Birincisi: Hz.Musa zamanında Israiloğullarından bir topluluk, ondan Allahı kendilerine açıkça göstermesini isteyince, Allah onları öldürmüş, sonra diriltmiştir.Şöyle buyuruyor: "Ey Musa! Allahı açıkça görmedikçe sana inanmayacağız, demiştiniz de gözleriniz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı. Ölümden sonra şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik?"[86]

İkincisi: Sayıları binlerce olup yurtlarından çıkanları da Allah   öldürmüş,   sonra   diriltmiştir."Binlerce   kişinin yurtlarından ölüm korkusuyla çıktıklarını görmedin mi? Allah onlara "Ölün" dedi, sonra onları diriltti."[87]

Üçüncüsü: Ashabı kehf. Allah onları üçyüz dokuz yıl ölü bıraktıktan sonra diriltmiştir. "Mağaralarında üçyüz dokuz yıl kaldılar"[88]

 Kur'an’da Ölümden Sonra Dirilişin Delilleri:
 
Kafirlerin en çok yadırgayıp kabul etmedikleri konuların başında kiyamet koptuktan sonra dirilme ve hesap verme gelmektedir. Çürüyüp toprak olduktan sonra vücutlarına tekrar ruhlarının nasıl geleceğini bir türlü  kabullenemezler. Kur'an onların şüphelerini belirtmiş ve birçok âyette cevaplandırmıştır. Mesela şöyle buyuruyor:

"İnkar edenier, insanlara:"siz parça parça dağılıp yok olduktan sonra yeniden dirileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi? Allah'a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa kendisinde delilik mi vardır?" .dediler. Hayır, ahirete inanmayanlar azapta ve derin bir sapıklık içmedirler."[89]

Kur'an, ölümden sonra dirilişin olduğunu çok sayıda delille kanıtlamaktadır. Hepsi de kesin ve tartışmasız delillerdir. Hayatın ve eşyanın gerçeklerinden çıkarılmıştır, insanlar onları görmekte, yaşamakta ve hakkında hiçbir şüphe taşımamaktadırlar. Bunların bazıları şunlardır:

1- Bu kadar büyük gökleri ve bu kadar geniş yer yüzünü yaratması. Gökleri yaratmaya güç yetiren Allah, bu küçük insanı da yaratmaya güç yetirir. Şöyle buyuruyor: "Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah'ın ölüleri diriltmeye k adir olduğunu görmezler mi? Evet, Onun gücü her şeye yeter"[90]

2- Üzerine su inmeden önceki toprağın durumu. Su değmeden önce kuru ve verimsiz olan toprak, üzerine su geldikten sonra dirilir ve bitkileri bitirir, ölü olan toprağı dirilten Allah, ölüleri de kabirlerinden diriltmeye kadirdir, "âyetlerinden biri de, gördüğün kupkuru yer yüzüdür. Üzer ine su indirdiğimiz zaman harekete geçer ve kabarır. Ona can veren Allah, şüphesiz ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye k adirdir."[91]

3- însanın kendisi! Allah onu yoktan var etmiş, bir damla su aşamasından anne rahminde geçirdiği aşamalar ve yeryüzünde yaş adığı hayatın aşamalarına kadar geçirdiği evreler dirilişe bir delildir. Onu yaratan ve hayatının tüm aşamalarında koruyan Allah, şüphesiz kıyamet günü diriltmeye de kadirdir. Şöyle buyuruyor:

"Ey   insanlar! Öldükten   sonra   tekrar   dirilmekten şüpheniz varsa, bilin ki ne olduğunuzu size açıklayalım: Biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra pıhtılaşmış kandan, sonra   da    yapısı   belli   belirsiz   bir   çiğnem   etten yaratrnışızdır.Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız, sonra sizi çocuk olarak çıkartırız, böylece yetişip erginlik çağma varırsınız. Kiminiz öldürülür, kiminiz de ömrünün en kötü zamanına kadar ulaştırılır ki bilirken artık birşey bilmez olur.

Yer yüzünü görürsün ki kupkurudur.Fakat biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçer kabarır ve her güzel bitkiden çift çift yetiştirir. Bunlar ancak Allah'ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün her şeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah'...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler
« Posted on: 31 Mart 2020, 16:44:14 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler rüya tabiri,Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler mekke canlı, Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler kabe canlı yayın, Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler Üç boyutlu kuran oku Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler kuran ı kerim, Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler peygamber kıssaları,Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizeler ilitam ders soruları, Kasabaya Uğrayan Adamın Öyküsündeki Âyetler ve Mucizelerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &