ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Eserleri > Kitabuz-zühd > Rebî’ B. Haysem´in Zühdü
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Rebî’ B. Haysem´in Zühdü  (Okunma Sayısı 882 defa)
31 Aralık 2009, 15:26:01
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 31 Aralık 2009, 15:26:01 »



Rebî’ B. Haysem´in Zühdü İle İlgili Haberler

1931. Abdullah b. Mes´ûd´un anlattığına göre Hz. Peygamber (sav) bir gün eliyle yere bir kare çizer, sonra karenin içine bâzı çiz­giler çizer. Bir çizgi de dışardan karenin merkezine doğru çizer. Sonra: "Bu nedir biliyor musunuz?" diye sorar. Çevresindekiler: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dediklerinde, "Şu ortadaki çizgi insandır. Şu etrafındaki çizgiler ona musallat olan arızî şeylerdir. Eğer birisinde hatâ ederse diğerinde isabet eder. Kare çizgileri onu kuşatan ecelidir. Dışarıdaki çizgi ise emelidir" der.[17]

1932. Beşîr´in naklettiğine göre bir gün Rebi b. Heysem´in kapısına bir dilenci gelir. Rebi ehline: "Şu dilenciye şeker verin" der. Ailesi: "Ekmek kırığı istiyor, onu verelim" derler. Rebf ise: "Hayır, Rebf şeker sever, öyleyse şeker vereceksiniz" der.

1933. Aynı rivayete göre Beşîr der ki: "Rebi' in yanında gece­ledim. Namaza kalktı, namazda okurken: Yoksa kötülük işleyen­ler ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini, inanıp iyi ameller iş­leyen kimseler ile bir mi tutacağız sandılar, ne kötü hüküm veri­yorlar [18] âyetine gelince ağlamaya başladı; öyle ki başka âyete ge­çemedi."

1934. Ebû Vâil, Rebi b. Haysem´in şöyle dediğini nakleder: "Ad kavmi Yemen ile Şam arasında karınca gibi yaygındır. Her kim birisini getirirse ona mükafaat vardır."

1935. Hamnâd el-Esanım el-Hammânî bazı arkadaşlarından naklen der ki: "Rebf b. Haysem´in akşamki halini, gider sabah da görürdük ve hiç yatmadığını anlardık."

1936. Bişr b. Hâris´in kitabında geçtiğine göre Rebi b. Hay­sem´in yanında bir adamdan söz edilir. O bunun üzerine: "Allah´ı anmak adamı anmaktan daha hayırlıdır" der.

1937. Asım´ın naklettiğine göre, Rebi' e: "Senin arkadaşların şiirlerden misaller getirdi. Sen neden hiç şiir okumuyor ve onlar­dan misaller getirmiyor s un?" denilir. Şöyle cevap verir: "Konuşu­lan her şey yazılıyor. Kıyamet günü elime verilen kitaptan şiirler okumayı istemiyorum.

1938. Bekr b. Mâiz´in rivayet ettiğine göre Abdullah b. Mes´ûd, Rebi' b. Haysem ile birlikte Fırat kıyısında-bir yere gider. Rebî' orada demircileri görünce bayılır. İbn Mes´ûd alır evine götü­rür; öğle namazını kılar, gelir, uyandırmak ister, hâla uyanmamış-tır. Ertesi gün sahur vaktine kadar uyanmaz. [Tabiî ki Rebi, de­mirciler kendisine cehennemi hatırlattıkları için bayılmıştır.]"

1939. Aynı isnadla gelen habere göre Rebi 'e, "Nasıl sabahla­dın?" diye sorduklarında, "Zayıf ve günahkar olarak, rızkımızı yi­yor ve ecelimizi bekliyoruz" cevabını vermiştir.

1940. Aynı rivayete göre Rebi b. Haysem şöyle demiştir: "İn­sanlar iki kısımdır; mü´min ve câhil, mü´mine eziyet etmeyiz, câhili de techil etmeyiz."

1941. Süfyân´ın rivayet ettiğine göre, Rebi b. Haysem´e felç isabet etmiş, kendisine: "Tedavi olsan olmaz mı?" dediklerinde şöyle cevap vermiştir: "Ben de Önce tedavi olmak istedim sonra Ad, Semûd ve diğer kavimleri hatırladım. Bunların da çok doktorları vardı; onları tedavi ediyorlardı. Fakat ne tedavi edilenler ne de te­davi edenlerden kimse kalmadı. Bunun üzerine vazgeçtim."

1942. Abdullah b. Zebîd´in naklettiğine göre bir soğuk kış ge­cesinde bir dilenci Rebf b. Haysem´in kapısını çalar. Kapıyı açar bakar ki, sanki çıplak gibidir. Hemen üzerindeki çok kıymetli kaf­tanı verir ve şu âyeti okur: ´Sevdiklerinden Allah yolunda infak et­medikçe iyilerden olamazsınız.´[19]

1943. Ebû Vâil der ki: "Rebî b. Haysem´in yanma gittik. Bize: "Niye geldiniz?" dedi. Biz de: "Seninle beraber Allah´a hamdetmek ve O´nu zikretmek için geldik" deyince, "Allah´a hamdolsun ki se­ninle beraber içki içmeye, zina etmeye geldik demiyorsunuz" der.

1944. Alâ b. Museyyeb´in anlattığına göre Rebî´ b. Haysem´in atı çalınır. Kendisine: "Hırsıza beddua et" derler. O da elini açar, şöyle dua eder: "Allahım, eğer zengin ise kalbini mal sevgisinden çevir; eğer fakir ise onu zengini eştir."

1945. Bekr b. Mâiz´in rivayet ettiğine göre Rebi b. Haysem hizmetçisine: "İşlerin yarısı bana, yarısı sana aittir. Çöpleri sü-pürmek de bana ait olsun" demiştir.

1946. Aynı rivayete göre bir gün küçük kızı Rebî´e gelir, "Ba­bacığım, gidip oynayabilir miyim?" der. O da, "Hayır" der. Etrafın­dakiler: "İzin ver de oynasın" derler. O da şöyle cevap verir: "Be­nim kitabımda ´git oyna´ yazmaz; ancak ´git hayır söyle veya hayır işle´ diyebilirim."[20]

1947. Bekr b. Mâiz, er-Rebî´in şöyle söylediğini bildirir: "Hü­küm verme hususunda verebileceğim yegâne misâl.[21]

1948. Bekr b. Mâiz´in rivayetine göre Rebf b. Haysem otuz bin dirheme bir at satın alır, onunla gazvelere katılır. Bir yerde atını bağlar, kölesini ot toplamaya gönderir, kendisi de namaza durur. Kölesi geldiğinde atın nerede olduğunu sorar. Rebi çalındı­ğını söyler; köle: "Senin gözlerinin önünde mi çalındı?" deyince şu cevabı verir: "Yâ Yesâr, elimi açmış Rabbime yalvarıyordum hiç birşey beni bundan alıkoyamazdı." Daha sonra da şöyle dua eder: "Allahım, eğer zenginse Sen onu ıslah et, eğer fakirse zenginleştir." ve üç defa tekrarlar.

1949. Aynı isnadla gelen rivayete göre Rebi b. Haysem: "Hiç bir sözde hayır yoktur. Sadece şunlar hariç: Allah´ı tehlil etmek, O´na hamdetmek, O´nu teşbih etmek, O´ndan hayır dilemek, ser­den O´na sığınmak, ma´rufu emretmek, münkeri yasaklamak ve Kur´ân okumak."

1950. Münzir es-Sevrî, Rebi b. Haysem´in şöyle dediğini nak­leder: Allah´ın, Peygaberine gönderdiği her şeyi idrak edemediğiniz gibi her okuduğunuzu da biliyor değilsiniz."

1951. Bilâl b. Münzir´in haberine göre bir adam: "Bugün de Rebi b. Haysem´den birileri için kötü bir sözü çıkaramazsam hiç bir zaman çıkaramam demektir" der ve kendisine: "Ey Ebû Yezîd, Hz. Fâtıma´nın oğlunu öldürdüler" dedi. O da dönerek şu âyeti okudu: ´De ki, ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi ve aşikarı da bilen Allah! Kullarının arasında ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü an­cak Sen verceksin.[22] Adam: "Peki bu konuda ne dersin?" der. Rebf ise: "Ne diyebilirim, varacakları yer Allah´tır. Hesaplarını görecek olan da Allah´tır" cevabını verir.

1952. er-Rebî´nin seriyyesi onun babasının bütün amellerinin gizli olduğunu hatta birisi kendisine geldiğinde Mushaf önünde açıksa elbisesiyle örttüğünü rivayet eder,

1953. Saîd b. Mesrûk´un haber verdiğine göre Rebî´ b. Hay­sem, birgün üç veya dört dirheme bir gömlek satın alıp giyer. Kol­larını uzattığı zaman ucu tırnaklarına değer. Kaldırdığı zaman da mafsallarına kadar düşer. Gömleğin parlaklığını görünce kendi kendisine: "Ey Allah´ın kulu! Rabbin için bunu bırak" der ve sözle­rine şöyle devam eder: "Ey etim, ey kanım, dağlar yürütülüp parça parça olduğu gün Melekler saf saf (emir beklerken) Allah´ın emri geldiği zaman ve o gün cehennem getirildiği zaman´[23] siz ne yapa­caksınız?"

1954. Ebû Vâil rivayet eder, der ki: "Abdullah b. Mes´ûd ile birlikte gezintiye çıkmıştık. Yanımızda Rebî´ b. Haysem de vardı. Bir demirciye uğradık. Abdullah b. Mes´ûd ateşteki demire baktı. Rebî´ de ibretle baktı; sallandı, neredeyse düşecekti. Daha sonra Fırat´ın kenarında büyük bir ateşin yakıldığı yere gittik. İbn Mes´ûd büyük ateşin alevlerini görünce şu âyeti okudu: ´Cehen­nem ateşi uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler, elleri boyunlarına bağlı ola­rak onun dar bir yerine atıldıkları vakit yok oluvermeyi isterler.[24] Bunun üzerine Rebî´ b. Haysem yere yıkıldı. Biz onu taşıyarak evi­ne götürdük. İbn Mes´ûd öğleye kadar gözetledi, uyanmadı; ikindi­ye kadar gözetledi, yine ayılmadı; nihayet gece ayıldı da İbn Mes´ûd evine gidebildi."

1955. İbnü´l-Mübârek, Rebi b. Haysem´in bir kardeşine yaz­dığı mektupta şöyle dediğini haber verir: "Yüzüne karşı seni öveni yer, arkandan yerenden kork, nefsinin vâsisi sen ol, başkaları ol­masın."

1956. Isâ b. Ferrûh´un bildirdiğine göre Rebî b. Haysem, gece herkes yatıp gaflete dalınca kabristana gider ve onlara: "Ey kabir ehli, siz bizim gibiydiniz; biz de sizin gibi olacağız" derdi. Sabah olunca kabir ehli gibi görünürdü.

1957. Nuseyr b. Zalûk´un haber verdiğine göre İbn Mes´ûd, Rebî b. Haysem ile karşılaşınca şöyle demiştir: "Allah´a yönelenle­ri müjdele!"[25] Eğer Hz. Peygamber (sav) seni görseydi severdi."

1958. Bekr b. Mâiz, Rebi'n in kendisine: "Ey Bekr, dilini tut... Zira dilinden dolayı insanlar seni itham ederler" dediğini haber ve­rir.

1959. Saîd b. Mesrûk´un bildirdiğine göre, Ebû Vaü´e: "Sen mi büyüksün Rebî´ b. Haysem mi?" diye soruldu. "Ben yaşça, o da akıl yönünden büyüktür" cevabını verdi.

1960. Şakîk es-Sevr' nin rivayetine göre, Rebî´ b. Haysem bir oğlunun ölümü üzerine şu şiiri okumuştur: "Ben bir tabibi, tıbbı için çağırmıyorum; ancak Seni çağırıyorum ey gökten yağmur yağ­dıran Allahmı. Tâ ki musibetimden dolayı ban...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Rebî’ B. Haysem´in Zühdü
« Posted on: 17 Eylül 2019, 23:48:53 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Rebî’ B. Haysem´in Zühdü rüya tabiri,Rebî’ B. Haysem´in Zühdü mekke canlı, Rebî’ B. Haysem´in Zühdü kabe canlı yayın, Rebî’ B. Haysem´in Zühdü Üç boyutlu kuran oku Rebî’ B. Haysem´in Zühdü kuran ı kerim, Rebî’ B. Haysem´in Zühdü peygamber kıssaları,Rebî’ B. Haysem´in Zühdü ilitam ders soruları, Rebî’ B. Haysem´in Zühdü önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &