ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Kabir Alemi - Suyuti > Ruhların makamı berzah alemi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ruhların makamı berzah alemi  (Okunma Sayısı 1992 defa)
28 Mart 2010, 16:15:18
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Mart 2010, 16:15:18 »



Ruhların Makamı Berzah Âlemi


Cenâb-ı Hak Kur´an-ı Kerim´inde şöyle buyuruyor: O Allah ki sizi bir nefisten insa etti: Karar kilinacak yer ve emânet edilecek yer (kildi). [1]Yine buyuruyor:Allah onun karar kilacak yeri ve emanet edilecek yeri bilir. [2]Karar kilinacak yer, meni ve yumurta keseleridir. Emanet edilecek yer de, ölümden sonraki berzah âlemidir. Müslim, îbn-i Mes´ud (Radiyallahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Seîlem) söyle buyurdu: Şehidlerin ruhları, Allah katinda, (Âhirette) yesil kuslarin içlerine girerler, gündüzleyin Cennette, istedikleri gibi gezerler. Sonra Arsin altinda bulunan kandillerin içine barinirlar.


îmam Ahmed, Ebû Dâvud, Hâkim, Beyhaki, ibn-i Abbâs (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettiklerine göre, Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu :

«Uhud´da, arkadaslariniz vuruldugu zaman, Allah onlarin ruhlarini yesil kuslarin içine koydu. Cennet gündüzlerinde, gelir. Cennet meyvelerinden yerler. Sonra Arsin altinda asili olan altin kandillerin içinde barinirlar.»


Saîd bin Mansûr, ibn-i Abbâs (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettigine göre söyle demistir:

«Sehîdlerin ruhlari, yesil kuslarin içine girerler. Cennet agaçlari içinde uçusurlar, meyvesinden yerler.»


Baki bin Muhalled, Ebû Said-i Hudri (Radiyallahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Sehidler, sabah gelir, aksam giderler. Sonra Arsa asili kandillerin içine barinirlar. Cenâb-i Hakk onlara:

? Size yaptigim ikramdan daha üstün bir ikram biliyor musunuz? der.

Onlar ise söyle derler:

? Hayir, fakat ruhlarimizin cesedlerimize iade etmeni isteriz ki, bir daha savasip senin yolunda sehid düselim.


Hennad bin Sirri, «Zühd» kitabinda ve ibn-i Mende, Ebû Said-i Hudri (Radiyallahû anh) ´dan Resûlullah´dan söyle buyurdugunu rivayet etmislerdir:

«Sehidlerin ruhlari, yesil kuslar içinde, Cennet bahçelerinde gezinirler. Sonra Arsa asili kandillerin içinde barinirlar.» Sonra Allah ile onlar arasida yukardaki konusma geçer.


Ebû Seyh, Enes (Radiyallahû anh)´dan, Resûlullah (SallfStâhû Aleyhi ve Sellem)´in söyle buyurdugunu rivayet etmistir.

«Allah sehitlerin ruhlarini arsa asili kandiller içinde barinan, ak kuslarin cevfinde diriltir.»


Ibn-i Mende, Saîd bin Süveyd´den rivayet ettigine göre, o ibn-i Sihab´dan müminlerin ruhlarinin nerede barindiklarini sormus. Ibn-i Sihap demis:

«Bana ulasti ki, sehidlerin ruhlari, Arsta uçusan yesil kuslar gibidirler. Gelir sonra, Cennet bahçelerine giderler. Her gün Cenâb-i Hakk Sübhanehu ve Teâlâ´ya gelir, ona selâm verirler.


Ibn-i Ebi Hatem, Ibn-i Mes´ud (Radiyallahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, söyle demistir:

«Sehidlerin ruhlari Arsin altinda kandiller içinde yesil kuslarin cevfindedirler. Istedikleri gibi Cennette gezerler. Sonra kandillerine dönerler. Mümin çocuklarinin ruhlari ise serçelerin içine girerler. Cennette istedikleri gibi gezerler.»


Ebû Derda (Radiyallahû anh)´dan rivayet edildigine göre; . Kendisinden sehidlerin r uhlari sorulmus. Demis ki:

Onlar yesil kuslardir. Arsa asili kandiller içindedirler. Cennet bahçelerinde istedikleri gibi gezerler.»

îmam Ahmed, Abd ve ibn-i Ebi Seybe, Teberani, Beyhaki, ibn-i Abbâs (Radiyallahû anh)´dan sahih bir sened ile rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Sehid ruhlari, Cennet kapisinda genis bir bulut üzerinde yesil bir kubbe içindedirler. Sabah aksam, riziklari cennet´den onlara gider.»


Hannad bin Sirrî «Zühd» kitabinda ve ibn-i Ebi Seybe, ibn-i Ka´b´dan rivayet ettiklerine göre söyle demistir:

-Sehidler, Cennet meydanlarinin bahçeleri içinde kurulan kubbeler içindedirler. Onlara bir öküz bir de balik gönderilir, dövüsürler. Sehidler onlarla oynarlar. Bir seye muhtaç olduklari zaman, iki hayvandan biri digerini öldürür, sehidler ondan yerler. Onda Cennetteki her nimetin tadini bulurlar.


Buhari, Enes (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettigine göre Harise (Radiyallahû anh) katledildiginde anasi;

Yâ Resûlallah, benim Harise´ye olan bagliligimi biliyorsun, eger Cennette ise sabrederim. Eger Cennette degilse, ne yapacagimi bilirsin, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) buyurdu:

-Cennetler çoktur. O ise en yüksek Cennet olan Firdevs´dedir.


îmam Malik, Imam Ahmed, Nesai sahih bir sened ile Ka´b bin Malik (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Mü´minin ruhu. Cennet agacina konan, ondan yiyen bir kustur. Sonra kiyamet gününde Allah onu cesedine iade eder.»

Tirmizi´nin rivayeti ise, söyledir:

«Sehidlerin ruhlari, Cennet meyvesi veya Cennet agacii yen yesil kuslar içindedirler.»

. îmam Ahmed, Teberani hasen bir sened ile, ümm-ü Hani ´radiyallahû anhâ´dan rivayet ettiklerine göre;

O Resûlullah´a:

? Biz öldükden sonra, birbirimizi görüp ziyaretlesecekmiyiz diye sordu.

Resûlullah ise söyle cevap verdi:

? «Ruh Cennet agacindan yiyen bir kus olur. Kiyamet günü geldiginde her nefis cesedine döner.»

îbn-i Sa´d Mahmûd bin Lebid tarikiyle Ümm-ü Besir bin Berrâ Radiyallahû Anhüm,dan rivayet ettigine göre;

O Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem)´den, ölüler birbirini tanir mi diye sormus.

Buyurmus ki:

Ellerin kurusun; itminan ile Allah´a inanmis bir ruh Cennette yesil bir kustur. Eger agaç basinda kuslar tanisiyorsa, onlar da tanisir.


Ibn-i Asâkir, ibn-i Lahia yoluyla, Ebul-Esved´den, o da ümm-ü Ferve bint-i Muâz es-Süllemiye´den o da Ebû Mârufun hanimi Ümm-ü Besir (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettigine göre;

O Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem)´den «Öldükten sonra görüsecek miyim,» diye sormus. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) buyurmus ki:

«Ruh, agaçtan yiyen bir kus olur. Kiyamet günü geldiginde cesedine girer.»


îbn-i Mâce, Teberâni, Beyhakî, Sahih bir sened ile, Abdurrahman bin Ka´b bin Malik´ten rivayet ettiklerine göre, söyle demistir:

«Ka´b Ölüme yaklastiginda, ümm-ü Besir binti Berrâ (Radiyal lahû anhüni) yanina geldi.

? Yâ Ebâ Abdurrahman sayet filani görürsen benden ona selam söyle, dedi.

Abdurrahman:

? Yâ Ümme Besir Allah seni bagislasin, bununla ilgilenecek vaktimiz olmaz, dedi.

Ümm-ü Besir:

? Isitmedin mi Resûlulllah buyurdu:

«Müminin ruhu istedigi gibi Cennette gezer. Kâfirin ruhu da Cehennemde hapsedilir.»

Abdurrahman:

? Evet, dedi.

Ümm-ü Besir.

? Iste, bahsettigim sey budur.


ibn-i Mende, Taberani, Ebû Seyh, Dumrate bin Habip (Radiyal lahû anh) ´ dan mürsel olarak rivayet ettigine göre söyle demistir:

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem)´den müminlerin ruhlari soruldu. Buyurdu ki:

«Onlar yesil kuslar içindedirler. Cennette istedikleri gibi gezerler.»

Yâ Resûlullah kâfirlerin ruhlari nerde olur?., dediler.

Buyurdu ki:

«Onlar Cehennem´de hapsedilir.


Beyhaki Suâb»da Ibn-i Ebi Dünya, «Menâmat» Saîd bin Müseyyib´den rivayet ettiklerine göre;

Selmân-i Fârisi ve Abdullah bin Selâm (Radiyallahû ânhÛma) karsilastilar. Biri digerine dedi ki :

-? «Eger benden önce Rabbine kavusursan, ne gördügünü bana bildir.»

? «ölüler, dirilerle görüsür mü?»

? «Evet müminlerin ruhlari Cennettedirler, istedikleri gibi gezerler.» dedi.


Taberani, Beyhaki, «Suâb»da Abdullah bin Amr (Radiyalla-hû anh) ´dan rivayet ettiklerine göre, söyle demistir:

«Cennet günes sualari içinde dörülür. Her sene iki sefer açilir. Müminlerin ruhlari bir nevi serçe kuslari içinde Cennet meyvelerinden yerler.»

îbn-i Mende bunu Abdullah´dan merfûan rivayet etmis; Hallâl, da ondan mevkûfen, su ibare ile rivayet etmistir:

«Müminlerin ruhlari serçeye benzer, yesil kuslar içindedirler. Cennette tanisirlar ve onun meyveleriyle riziklanirlar.»


Imam. Ahmed, Hâkim sahih görmüstür Beyhaki Ebû Dâ-vud, ibn-i Ebi Dünya, çesitli yollardan Ebû Hüreyre (Radiyallahû anhî´dan rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

«Müminlerin evlâtlari, Cennetin bir dagindadirlar. Ibrahim ve Sâre onlara bakarlar. Kiyamet gününde Allah onlari babalarina teslim eder.


îbn-i Ebî Dünya el-l´za» kitabinda, ibn-i Ömer (Radiyallahû !anhî´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

Islâm içinde dogan her çocuk Cennettedir. Yer içer. Yâ Rabbi ebeveynimi bana kavustur,» der.

Yine îbn-i Ebî Dünya o kitapta Halid bin Ma´dan´dan rivayet ettigine göre söyle demistir:

«Cennette Tuba isminde bir agaç var. Her tarafi memedir. Süt emen ve ölen çocuklar, o agaçtan emzirilirler. Bakicilari da Ibrahim Halilürrahmandir.»

Yine Ibn-i Ebî Dünya´nin Ubeyd bin Umeyr´den rivayetine göre;

«Cennet´de, sigir memeleri gibi memeli bir agaç vardir. Cennet ehlinin çocuklari onunla beslenirler.»

Saîd bin Mansûr, Mekhûl (Radiyallahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur :

Müslüman çocuklarinin ruhlari yesil serçeler içinde, Cennet agaçlari üzerindedirler. Babalari Ibrahim (Aleyhi´s-salâtü ve´s-selâm) onlara bakar.

Ibn-i Ebi Hatem, Hâlid bin Ma´dan´dan rivayet ettigine göre,...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Ruhların makamı berzah alemi
« Posted on: 20 Haziran 2019, 14:26:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ruhların makamı berzah alemi rüya tabiri,Ruhların makamı berzah alemi mekke canlı, Ruhların makamı berzah alemi kabe canlı yayın, Ruhların makamı berzah alemi Üç boyutlu kuran oku Ruhların makamı berzah alemi kuran ı kerim, Ruhların makamı berzah alemi peygamber kıssaları,Ruhların makamı berzah alemi ilitam ders soruları, Ruhların makamı berzah alemiönlisans arapça,
Logged
28 Mart 2010, 16:15:57
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« Yanıtla #1 : 28 Mart 2010, 16:15:57 »

îbn-i Asakir, Urve bin Ruveym´den rivayet ettigine göre:

? Her iyi ruh Sam´a gelir, demistir.


Ebû Bekir «en-Necâd» kendisinin meshur Hizbinde Ali bin Ebû Talip (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettigine göre, söyle demistir:

«En hayirli vadi, Mekke vâdisidir. Ve en serli vadide de Hadra-mutta olan Ahkâf (vâdisidir. Kâfirlerin ruhlari onda toplanir. Bu vadinin ismi, Bürhüt´tür.


îbn-i Ebi Dünya, ibn-i Mende, Ali bin Ebû Talip (Radiyallahû anh) ´dan rivâyet ettigine göre söyle demistir:

«Yeryüzünde Allah´in en fazla gazap ettigi yer, Hadramûtda Bürhüt ismindeki vadidir. Kâfirlerin ruhlari onda toplanir.»

.îbn-i Ebi Dünya ise, Ali´den rivayet ettigine göre;

Müminlerin ruhlari, zemzem kuyusundadir, demis.

Ahkaf, Ad kavmiinin yasadigi bölgedir.

Hakim «Müstedrek»;inde ve ibn-i Mende, el-Ahnas b. Dabi´den rivayet ettiklerine göre;

Kab´ül Ahbar, Abdullah bin Amr (Radiyallahû anh)´e mektup gönderip müslüman ve müsrik ruhlaruiin nerde toplandiklarini sordu. Abdullah b. Amr dedi ki:

Müslüman ruhlar Kerbelâ´da Eriha , denilen yerde toplanirlar. Müsrik ruhlar ise San´a´da toplanirlar. Kab´ül-Ahbâr´in gönderdigi elçi dönüp de Abdullah b. Amr´in dediklerini ona anlatinca, Kab; «O. dogru söyledi» dedi.

îbn-i Cerir «Tefsiriinde, dedi:

Muhammed bin Avf et-Tai, Ebû Mugire´den, o da Safvân´dan rivayet etti ki:

O Yemen´de Âmir bin Abdullah´dan «Mümin ruhlarin toplandigi bir yer var mi, diye sordu. Abdullah dedi ki: Onlar yerde toplanirlar. Cenab-i Hakk söyle buyuruyor:

Biz Zebur da yazdik ki, Arza benim salih kullarim varis olacaklar, Ravi demis ki, bu Arz´dan maksat, mümin ruhlarinin kiyamette dirilinceye kadar onda toplandiklari yerdir.[6]

îbn-i Ebi Dünya, Vehb bin Münebbih´deni? rivayet ettigine göre, söyle demistir:

«Mümin ruhlar, kabzedildigi zaman, Remyail isminde bir melege birakilir. O mümin ruhlarin muhafizidir.»

Yine ibn-i Ebi Dünya, Ebbân bin Sa´lep´den, o da ehl-i kitap bir adam´dan rivayet ettigine göre, söyle demis:

Kâfirlerin ruhlarina bakan melegin ismi Devme´dir...

Ukaylî, zayif bir sened ile, Hâlid bin Ma´dan tarikiyle Ka´b´dan rivayet ettigine göre, söyle demistir:

Hizir, asagi deniz ile yukari deniz arasinda nurani bir minber üstündedir. Ona itaat etmek ve onu dinlemek için deniz hayvanlarina emir verilmistir. Ruhlar da sabah aksam ona arz olunur.

Ibn-ül-Kayyim, demis ki: Ruhlarin öldükten sonra karargâh edindikleri yer meselesi agir bir konudur. Ancak rivayete dayanilir.

Birinci görüs olarak denilmis ki, sehid ve gayr-i sehid bütün mümin ruhlar, Cennettedirler. Sayet büyük günahlar, onlari engelle mezse...

Kâb, ümm-ü Hani, ümm-ü Bisr, Ebû Saîd Pumrate rivayet ettikleri hadislerin zahiri bunu gösterir.

Su ayet-i kerime dahi bunu gösterir:

Eger Allah´a yakinlardan ise, ona rahatlik, güzellik, Naim cenneti vardir. Eger ashab-i yemin (sag taraftari) ise ashâb-i yeminden ona selâm olsun. Eger sapik kâfirlerden ise, ona kaynar sular takdim edilir ve Cehennem atesine tutulur. [7]

Bu âyet, vücuttan çikan ruhlari üç kisma ayirmistir. Allah´a yakin olanlar ki, onlar, Naîm cennetindedirler. Ashab-i yemin olanlar ki, onlara selam var. Bu da, onlarin azaptan kurtulacaklarini gösteriyor.

Sapik ve kâfirler ki, bunlar Cehennemliktirler.

Su gelen âyet-i kerime dahi, bâzi sahabe ve tabünlerin görüsüne göre, ruhlarin cesetten çiktiktan sonra. Cennete girdiklerini gösteriyor:

Ey nefsi mutmainne, Rabbine dön, razi olarak ve kendinden de razi olunmus olarak.. . Kullarimin içine gir Cennetime dahil ol. [8]

Sahabe ve tabiinden bir cemâat, demis ki, bu emir, ruh cesetten çiktiginda bir melek lisaniyle ona müjde olarak söylenilir. (Demek ruh cesetten çiktiktan sonra, Cennete girmeye emredilir.)

Yasin âlinden imana gelen hakkinda buyurulan su âyet de bunu teyid eder:

«îman eden o kisiye denildi ki, Cennete gir, o dedi ki: Keske kavmim bilseydi.» [9]

Ikinci bir görüs olarak denilmis ki:

Ruhlarin cennete girdigine dair hadisler, sehidlere mahsustur. Nasil ki baska bir ayette bu, açikça ifâde edilmistir.

Hem su normal ölü hakkinda buyurulan «Sabah aksam cennet veya Cehennemdeki yeri ona gösterilir.» hadisi...

Ve sabikan sözedilen Ebû Hüreyre (Radiyallanû anh)´den rivayet ettigi:

«Onlar yedinci gökte, Cennetteki makamlarina bakarlar.» hadisi ve ayni mealde ki, Vehb´in hadisi, bunu teyid ederler.


Ibn-i Hazm, demis ki:

Bir kisim, ruhlarin karargâhi, cesedleri yaratilmadan önce barindiklari âlemdir. Yani Adamin saginda ve solundadirlar. Bunu âyet ve sünnet de teyid eder.
Cenâb-i Hakk buyuruyor:

«Hani Rabbin Adem ogullarinin sirtlarindan zürriyetlerini aldigi ve onlari sahit gösterdigi zaman, ben Rabbiniz degil miyim? dedi.

Onlar: «Kâlü Bela» (Evet Rabbimizsin) dediler. [10]

Yine Cenab-i Hakk buyuruyor;

«Sizi yarattik, sonra sizi tasvir ettik, sonra meleklere, Adem´e secde edin, dedik.» [11] Demek Cenab-i Hakk, bütün ruhlari birden yaratmistir. Bunun için Resul-i Ekrem Sallallâhû Aleyhi ve Sellem):

«Ruhlar, düzenli askerlerdir. Tanistiklari birlesirler, tanismadiklari dagilirlar.» diye buyurmustur.

Kâlu Belâ´da, Allah, onlari Rubûbiyetine sahit gösterdiginde onlar, mahluk, musavver ve akil sahipleri idiler. Bu durumlari, meleklerin Adem´e secde etmelerinden ve ruhlar´in cesedlerine girmelerinden öncedir. Cesedler o zaman, toprak ve su idi. Cenâb-i Hakk ruhlari istedigi yerde barindirdi. Ki, öldükten sonra, bu berzah aleminde barinirlar. Ruhlar bu Berzah âleminden, peyderpey bu dünya mesherine gönderilirler.

îbn-i Hazm demis ki:

Demek ruhlar, tanisma ve tanismama gibi vasiflara sahip cisimlerdir, islerin farkindadirlar. Cenab-i Hak onlari imtihan için dünyaya gönderir, sonra, onlari vefat ettirip berzah alemine gönderir.

Resûl-i Ekrem (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Miraç gecesinde, bu ruhlari Berzah âleminde ehl-i saadet olanlari Hazreti Adem´in saginda, ehl-i sekavet olanlari da Hazreti Adem´in solunda görmüs. Bu onlarin ayni hizada olmalarini gerektirmez. Sagin son yüksekligi oldugu gibi, solun son derece asagi kati vardir. Peygamberlerin ve sehidlerin ruhlari ise acele edip Cennete giderler.


Muhammed bin Nasr el-Meryizi, îshak bin Raheveyh´den rivayet ettigine göre, o da bu görüsün aynini söylemistir. Ve bütün ehi-i ilim bu görüstedir, demistir.

îbn-i Hazm, demis ki, bu ayni zamanda bütün Islâm ulemâsinin da görüsüdür.

Âyet-i Kerime´de, Vak´a sûresinin sonunda, sagda olanlar, solda olanlar» ve cennette olan mukarrebler» diye bahs edilen üç grup ruh yukarda sözedilen, mesudlar, sakiler, sehid ve peygamberlerin ruhlaridir. Ruhlar bitinceye kadar, pespese gönderilirler. Sonra, ayni o Berzah âlemine dönerler. Ve kiyamet koptugunda, ikinci diriliste bir daha cesedlerine dönerler. (Buraya kadar, ibn-i Hazm´m sözü idi.)

Üçüncü görüse göre :

Ruhlar, kabirlerindedirler. Ibn-i Abdul-Berr, anlatilan görüslerin en sahihi budur, demis.

Demis ki, kabrin sual ve sorgusu, azap ve nimeti, kabir ziyareti, onlara selam vermek ve muhatap edinmeleri bunu gösterir.

Îbn´ül-Kayyim demis ki:

Eger bundan kasit, ruhlarin kabirden ayrilmadiklari ise, bu yanlistir. Kitap ve Sünnet bunu reddeder. Sorguya çekilmesi ise, ruhun kabirde veya kabrin üzerinde oldugunu göstermez. Ancak onunla iliskisi oldugunu gösterir. Bu iliski ile ruh sorguya çekilir. Çünkü ruhun bir özelligi bir anda iki yerde bulunmasidir. Refik-i Âla´da oldugu halde, bedenle bitisik olabilir. Cesedine selam verildiginde selamini alabilir.

iste, peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Cebrail (Aleyhi´s-selâm) ´ i altiyüz kanat içinde, gördü. Yalniz iki kanadi ufku kapatiyordu. Bununla beraber, Resul-i Ekrem (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem)´e yanasip dizini dizine koymustu. Muhlislerin imani artiyordu. Mümkündür ki, o böyle yaklastigi halde, gökteki yerinde olsun.

Resul-i Ekrem, (Sallaîlâhû Aleyhi ve Sellem) Cibril´i gördügünü bir hadisi serifiyle, söyle buyurmustur:

«Basimi kaldirdigimda baktim, Cibril, yer ve gök arasinda dikilmis, söyle diyor:

«Ya Muhammed, sen Resulullah´sin, ben de Cibril´im.» Basimi hangi tarafa çevirdimse, onu orda öylece gördüm.» îste, Allah´in dünyanin birinci gögüne inmesi, ve Arefe günü müminlere yakinlasmasi ve benzeri ayet ve hadisler bu mânâya yorumlanir. Çünkü Allah, hareket ve yer degistirmekten münezzehtir.

Bu gibi konularda yanlislik, alem-i gaybi, alem-i sehadete ki yaslanmaktan dogmaktadir. Ruhu bir yeri mesgul eden, yani hacmi olan bir madde olarak düsünüyorlar. Bu mahza yanlistir.

Resûl-i Ekrem (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Miraç gecesinde, Musa (Aleyhi´s-selâm) ´i kabrinde namaz kilarken gördügü halde, onu altinci gökte de görmüstür. Ruh, orda beden seklinde, bedenle iliskisi olarak kabrinde namaz kildigi ve selam verenlerin selamini iade ettigi halde, Refik-i ala´da (göklerin üstünde) de olabilir. Bu iki durum arasinda münafat ve terslik yoktur. Çünkü ruhlarin özelligi bedenlerin özelliginden degisiktir. Bazilari bunu günese benzetirler. Kendisi gökte oldugu halde, sualari yerde olur. Sua günesin bir vasfi olup yani günesin kendisi olmadigindan, bu temsil mutabik degilse de meseleye isik tutar.

Resul-i Ekrem {Sallallâhû Aleyhi ve Sellem)´m Miraç gecesinde Peygamberleri gökte görmesi de bu kabildendir. Sahih görüse göre (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) cesed olarak görünen ruhlari görmüstür. Onlarin bedenleri ise kabirde diri olup namaz kildiklarina dair, hadis vardir. Demek gökte görü...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
28 Mart 2010, 16:16:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« Yanıtla #2 : 28 Mart 2010, 16:16:36 »

Hafiz ibn-i Hacer, «Fetâva» adli kitabinda söyle demistir:

Mü´minlerin ruhlari, illiyinde (en yüksek makamda) olurlar. Kafirlerin ruhlari da siccinde (en asagi bir yerde) olurlar. Her ruh, manevi bir sekilde, cesediyle iliski içindedir. Bu iliski, dünyada ruh ve beden iliskisine benzemez. Daha fazla rüyadaki iliskiye benzer, belki ondan daha: kuvvetli bir iliskidir.

Demis ki, bu yorumla, (ruhlarin gökte veya yerin dibinde veya kabirlerinin avlularinda oldugu hakkinda gelen üç ayri rivayet bir lestirilmis olur.
Ve bununla beraber, ruhlar için, tasarruf ve kabrine gidip gelme izni vardir.
Kabir degistirilse veya vücut parçalan dagilsa, da mezkur ruh - kabir iliskisi devam eder. Ibn-i Hacer´in sözü bitti.

Ben de diyorum ki ibn-i Asakir´in ibn-i îshak yoluyla rivayet ettigi su hadis, mü´min ruhlarin illiyinde en yüksek makamda oldugunu teyid etmektedir:

Hüseyin bin Ubeydulîah, ibn-i Abbâs Radiyallahû anh,dan rivayet ettigine göre Resul-i Ekrem (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem):

Cafer (Radiyallahû anh) sehid edilisinden sonra, söyle buyurdu:

Bu gece, Ca´fer, bir gurup melek pesinde giderken yanimdan geçti. Iki kanadi vardi. Kanadinin tüyleri, kana bulanmisti. Yemende Bise namindaki bir sehre gidiyordular.

îbn-i ****, Ali bin Ebû Talip hadisinden rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Bir gurup melek arkadaslariyle Cafer´i gördüm. Bise halkini yagmurla müjdeliyordular.»

Hâkim, Ibn-i Abbas, Radiyallahû anhüma,dan; söyle demistir:

Resul-i Ekrem (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) oturuyordu. Esma binti Amis de yakininda idi, birden bir selami iade etti. Ve söyle dedi:

Yâ Esma! Cafer, Cibril ve Mikail ile beraber yanimizdan geçip bize selâm verdiler. Ve Cafer dedi ki:

Ben filan gün, müsriklerle çarpistim. Cesedimde önümden, yetmis üç darbe yedim. Sonra sancagi sag elimle tuttum, elim vurulup kesildi. Sonra, sol elimle tuttum, o da kesildi. Iste, bunlara bedel Cenab-i Hakk, bana iki kanat verdi. Cibril ve Mikail ile uçuyorum. Cennette istedigim yere konuyorum. Meyvelerinden istedigimi yiyorum.

Bunun üzerine Esma (Radiyallahû anhâ) «Cafer´e afiyet olsun. Allah ona ne nimeti rizik vermisse. Fakat korkarimki, insanlar buna ulanmazlar, minbere çik, halka bunu anlat,» deyince. Resul-i Ekrem (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) minbere çikti, hamdü sena getirdikten sonra :

«Cafer bin Ebû Talip Cibril ve Mikail ile beraber geçti. Allah, ellerine bedel ona iki kanat vermisti. Bana selam verdi», buyurduktan sonra Cafer (Radiyallahû anh)´in ona haber verdiklerini anlati.

Kurtubi, Ka´b´in: «müminin ruhu bir kustur.» hadisi hakkinda söyle demistir:

Müminin ruhu kus seklinde olur, yoksa, onun içine girer, ve o zarf olur demek degildir.

Ibn-i Mace´nin ibn-i Mes´ud´dah rivayetinde;

«Sehidlerin ruhu Allah katinda, yesil kuslar gibidir» denmektedir.

îbn-i Abbâs´m rivayetinde «yesil kuslarin içinde gezer» ifadesi vardir.

îbn-i Ömer´in ibaresinde, «Ak kuslar seklindedirler» diye geçmektedir.

Ka´b´m rivayetinde de: «Sehidlerin ruhlari yesil kuslardir» ifadesi geçmektedir.

Kurtubi demis ki, bütün bu rivayetler, «yesil kuslarin karinlarindadirlar» rivayetinden daha sahihtir.

Kabîsi´de; Âlimler, «Yesil kuslarin içindedirler» rivayetini münker görmüsler. Çünkü o zaman, ruhlar, mahpus kalmis olurlar, demis. Ve söylece ona cevap verilmistir:

Rivayet, sabittir. Tevil edilmesinin ihtimali var ki, «içinden» maksat, «üzerinde» olsun. O takdirde mâna söyle olur:

Sehidlerin ruhlari yesil kuslar üzerindedirler. Ayet-i Kerimede, Sizi hurma dallarinda asacagim. [12] ifadesinin dallarin üzerinde asacagim manasinda geldigi gibi.

Digerleri de demis ki, bu rivayeti, hakiki mânâsinda almaya hiç bir mâni yoktur. Çünkü Allah, kusun içini fezadan daha genis kilabilir.

Ibn-i Dihye, «Tenvir»de;

«Bâzi mütekellimlerin bu rivayet münkerdir» (belli degil) dediklerini» yazmistir. Demisler ki iki ruh bir cesed de olamaz. Ve bu muhaldir.
Onlarin bu sözleri hakikatleri bilmemektir. Sabit olan sünnet ve icma´a itirazdir. Çünkü hadisin mânâsi açiktir: Sehidin ruhu dünyadaki cesedden çiktiginda, kus suretinde olan baska bir cesede girer. Kiyamette cesedine dönünceye kadar. Berzah âleminde bu sekilde kalir.

Esas muhal olan, iki hayatin bir cisimde olmasidir. Ama iki ruhun, bir cesed de olmasi , muhal degildir. Çünkü, iki cisim içice girer diye bir sey iddia etmedik. Iste cenin ana karnindadir. Ve ruhu, anasinin ruhundan ayri bir ruhtur. Bunu misâl verirken kusu sehidin ruhudan baska bir ruhu var kabul edildigi takdirde deriz. Halbuki, «yesil kuslarin içindedir» hadisinden, yesil kuslar seklindedir, mânâsini gayet kolay anlayabiliriz.
«Insan suretinde bir melek gördüm» ifâdesi gibi Üstad Izzeddin ibni Abdüsselâm, Emâlisi´nde;

«Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayiniz, onlar diridirler. Allah katinda riziklanirlar.» [13] mealindeki âyet-i kerime hakkinda söyle bir soru açiyor:

Eger denilse bütün ölüler de böyledirler, neden, sehidler tahsis edilmis.

El-cevap: Bütün ölüler böyle degildir. Bir kismi cesedden çikarilir. Mücerret kalir. Normal ölüler gibi. Bir kismi da bu cesedden çikar, yesil kuslarin içine girer, sehidler gibi...

Ka´b´m rivayet ettigi, «Mü´minin ruhu yesil kus olur» hadisindeki umumilik sehidlere mahsustur. Bütün bunlar gösteriyor ki, ruhlar cesedden ayrilir. Görür ve isitir. Yoksa, kabir azabi ve nimeti ve kabre selam verme hakkinda varit oîan hadislerin bir mânâsi kalmaz, (Üstad îzzeddin´in sözü bitti.)

Iste, o da, sehid ruhlarinin kuslar cevfinde oldugu görüsündedir. Yani «kuslar seklinde olurlar» görüsünü kabul etmiyor.

Ibn-i Ömer (Radiyallahû anhüma)´dan rivayet edilen su hadis de bunu teyid etmektedir:

«Onlar baska bîr cesede girerler.»
Bu hadisin senedi, mevkuf [14]ise de merfu [15] hükmündedir. Çünkü böyle seyler sahsi bir görüs olarak söylenilmez ve! daha önce bunu teyid eden merfu bir rivayeti gördün.


Hennad bin Sirri «Zühd» kitabinda, ibn-i Ishak yoluyla îshak bin Abdullah bin Ebu Ferve´den rivayet ettigine göre, söyle demistir:

Bir ehl-i ilim bize rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallâhû Aley hi ve Sellem) söyle buyurmustur:

Sehidler üç guruptur: Allah, katinda derecesi en düsük olan o adam ki, malini, canini ortaya kor, Ölmek ve öldürülmek istemez ken, ona bir ok isabet eder, ondan akan ilk kan damlasiyle, Allah onun bütün günahlarini afv eder. Sonra, Allah gökten bir cesed indirir, ruhunu içine kor. Sonra Allah´in huzuruna kaldirilir. Hangi gökten geçerse, melekler onu tesci ederler. Ta Allah´in huzuruna varir. Vardiginda hemen secdeye kapilir. Sonra, ona atlas kumasdan yetmis hülle giydirin diye emir verilir. Sonra, onu diger sehid kardeslerinin yanina götürün, denilir. Onlarin yanina getirilir. Onlar, Cennetin kapisinda yesil bir kubbe altindadirlar. Onlara riziklari Cennetten gelir.
Kabir, O sehidlerin yanina vardiginda, siz memleketinizden gelen misafirden sordugunuz gibi filan kisi ne yapti diye sorarlar. O, iflâs etti» der.

Onlar:

O ne yapti ki? O iyi bir tüccardi. Biz, sizin müflis saydiginizi müflis saymiyoruz. Esas müflis amelce müflis olandir, derler.

Sonra filan kisi filan hanimina ne yapti, diye sorarlar.

Onu bosadi, der.

Onlar:

Aralarinda ne geçti ki, onu çok seviyordu, derler.

Onlar:

Filan ne yapti, derler.

O:

O bendi Onlar:

Yok önce öldü, der.

«Demek helak oldu, biz onun öldügünü isitmedik. Allah´in iki yolu vardir. Biri yanimizdan geçer, digeri de onun zit istikametinde gider. Allah bir kula iyilik dilerse, onu yanimizdan geçirir, ne zaman öldügünü biliriz. Bir kula da ser dilerse, onu baska tarafa götürür, onun haberini isitmeyiz, derler.

îbn-i Mende, Abdurrahman bin Zeyyad bin En´am tarikiyle, Hayyam bin Cebele´ den rivayet ettigine göre, söyle demistir:

Bana ulasti ki, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

Sehit düsenlere Cenâb-i Hakk en güzel bir cesed indirir, ruhuna «içine gir» der. Evvelki cesedine bakar, Halk´in yaptiklarini görür, ordakilerle konusur. Onlarin isittigini sanir. Ve onlarin gördügünü sandigindan onlara bakar. En sonunda, onun huri olan hanimlari gelir, onu alir götürürler. ifsâh sahibi dedi ki: "Nimet gören ruhlar çesit çesittir. Bâzilari cennet agaçlarina kalan bir kustur. Bazilari da yesil kuslarin havsalasinda olur. Bazilari Ars altinda kandiller içinde barinirlar. Bazilari da, ak kuslarin havsalasinda olur. Bazilari baska bir çesit kuslarin havsalasinda olurf Bazilari, Cennetlik sekiller içinde olurlar. Bazilari da amellerinden yaratilan bir sekil içinde olur. Bazilari gezer ve döner, cesedini ziyaret eder. Bazilari da ölenlerin ruhlarini karsilamakla görevlidir.

Bunlardan, baskalari da, bir kismi Mika(il) ´in kefaletinde olur. Bil kismi Âdem´in kefaletinde olur. Bir kismi da Hz. Ibrahim´in kefaletinde olur.

Kurtubi dedi ki, bu güzel bir görüstür. Bütün rivayetleri birlestirir.

Ben diyorum ki, Beyhaki ve ibn-i Merdeveyh´in Ebû Said-i Hud-ri´den rivayet ettikleri Miraç hadisi de bunu teyid etmektedir. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«...Sonra, ikinci göge çiktim, Yahya ile Isa ve milletlerinden bir gurubu gördüm.
Sonra üçüncü göge çiktim. Yûsuf ve milletinden bir gurubu gördüm.
Sonra dördüncü göge çiktim. Idris ve milletinden bir gurubu gördüm.
Besinci göge çiktim, Harun ve milletinden bir gurubu gördüm.
Altinci göge çiktim, Musa ve milletinden bir gurubu gördüm.
Yedinci gög...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &