ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > İslami Hükümlerin Esas ve Hikmetleri  > Muameleler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Muameleler  (Okunma Sayısı 538 defa)
18 Ağustos 2011, 13:30:11
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 18 Ağustos 2011, 13:30:11 »



Muamelelerde Sebeplerin Hükümlerinin Sabit Olduğu Zamanın Açıklanması


Sebeplerin hükümleriyle ilişkisinde üç durum söz konusudur:

1- Fiillerde olduğu gibi hükümleri sebeplerine bitişik olanlar.

2- Hükümleri sebeplerinden önce gelenler.

3- Hükümlerinin sebeplerine terettüp etme vaktinde ihtilaf edilenler. Bun­lar da; hükümleri derhal gerçekleşenler ve bazı hükümleri gecikenler olarak iki kısma ayrılır.

Şimdi bunları açıklayalım:

1- Hükümleri Sebeplerine Bitişik Olanlar

Fiillerin hükümleri fiillere bitişiktir. Şunlar bu konuya örnektir

a- Ot, odun, maden ya da suya el koyma, avlanma, ağ atma, ok fırlatma, mızrakla yaralama suretiyle mubah mallara el koyma, bunlara sahip olma anlamına gelir.

b- Kafirleri öldürmek onların üzerinden çıkan eşyalarda hak sahibi olma­yı getirir.

c- Şarap içmek, zina, hırsızlık, yol kesmek. Bu fiillere bunlara ilişkin had­ler bağlanır ve fasık kabul edilme sonucunu doğururlar. Ayrıca fasık kabul edilmeye bağlı sonuçlar da terettüp eder.

d- Kendisine boşama veya azat gibi hükümler bağlanan yeme, içme, eve gir­me gibi fiiller. Bu fiillerin hükümleri fiillerin ifasıyla aynı anda meydana gelir.

2- Hükümleri Sebeplerinden Önce Gelenler

Şu durumlar bu konuya örnektir

a- Satılan mal alıcının teslim almasından önce telef olduğunda, satım ak­di telefin hemen öncesinde telef sebebiyle kendiliğinden fesh olur. Satımın fesholmasınm telefe bitişmesi mümkün olmadığı gibi, teleften sonra olması da mümkün değildir. Çünkü fesih mülklerin ilk sahiplerine geri dönmesidir. Satılan malın telef olmasından sonra mülklerin sahiplerine geri dönmesi dü­şünülemez. Çünkü mal, mülkiyet konusu olmaktan çıkmıştır. Şu halde ma­lın satıcının mülkiyetine hemen telef öncesinde intikal ettiğini kabul etmek­ten başka yol yoktur. Bu sebepledir ki satılan mal köle veya cariye olduğun­da onun kefenleme ve defin masrafları satıcıya ait olur.

b- Yanlışlıkla öldürme. Bunun iki hükmü vardır: Birincisi; öldürme fiiline bitişik olan, ki bu keffaretin gerekli olmasıdır, ikincisi ise öldürme fiilinden önce gelen hükümdür. Bu da diyetin gerekli olmasıdır.-Ta ki bu diyet ölen adına farzlarının yerine getirilmesi için miras bırakılmış olsun, bununla borçları ödensin, vasiyetleri yerine getirilsin. Zira ölen kişi kendisi için öde­nen bedel üzerinde mirasçılarından daha çok hak sahibidir. Bedele konu olan şey kime ait ise dine göre bedel de o kişinin hakkıdır. Ölen de kendi ca­nı üzerinde mirasçılarından daha çok hak sahibidir.

Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Dahhâk b. Kays'a Eşyem ed-Dabâbî'nin hanı­mını kocasının diyetinden mirasçı kılmasını emretmesi de bunu göster­mektedir. Çünkü mirasçı kılma ALLAH'ın farz kıldığı şeylerde olur. Mirasın özelliklerinden olan iki hacb (mirasa engel olma hali) de buna dahildir. Di­yetle ilgili bu durum keffaretler için geçerli değildir. Çünkü herhangi ge-rektirici bir sebep bulunmaksızın temel prensiplere muhalefet etmeye ihti­yaç yoktur.

c- Kişi başkasına "köleni benim adıma karşılık almaksızın azat et" veya "şu bedel karşılığında azat et" dese, söz konusu kişi de köleyi azat etse, sö­zü söyleyen azadın az öncesinde köleye sahip olmuş kabul edilir. Köle bun­dan sonra azat olur. "Azat ve mülkiyet birlikte meydana gelir" diyenler ha­ta etmişlerdir. Çünkü bu görüş, olumsuz ve olumluyu aynı anda bir araya getirmektir. Zira mülkiyet bir ihtisas (kişiye özgü olma durumu)tır. Azat ise her türlü ihtisası ortadan kaldırır.

d- "Muhayyerlik süresi içinde satıcının mal üzerindeki mülkiyeti ortadan kalkar" görüşünü benimsiyorsak, alıcı satım konusu köleyi azat ettiğinde, köleye azadın öncesinde sahip olmuş gibi kabul edilir. Ta ki azat işlemi, azat edenin mülkiyeti dışında gerçekleşmiş olmasın. Satıcı azat işlemini onayla­sa, alıcı da azat etse satıcının mülkiyetinin muhayyerlik süresince devam etkabul edersek kölenin aha tarafından azat edilmesi, satıcı tarafından yapılmış gibi kabul edilir,

3- Bükümlerin Sebeplerine Terettüp Ettiği Vakitte İhtilaf Edilenler

Bunlar sözlü ifadelerdir. Bunlar; tek taraflı irade beyanı ile tamam olanlar ve ancak cevap ile tamamlananlar şeklinde iki kısma ayrılır.

a- Tek taraflı beyan ile tamam olanlar: İbra, üç defa boşama, zifaf Öncesi boşama, azat, ric'at vb.dir.

En doğru görüşe göre bu ifadelerin hükümleri en son harfe bitişiktir. Ör­neğin hürriyet "Sen hürsün" sözündeki "n" harfine bitişiktir. "Sen boşsun" sözünde boşama "n" harfine bitişiktir. "Seni bir dirhem borcundan ibra et­tim" sözünde ibra "m" harfine bitişiktir. Karşı taraf "beni bir dirhemlik bor­cumdan ibra et" dediğinde alacaklı "seni ibra ettim" dese ibra "m" harfine bitişmiş olur.[4]

Ric'at de böyledir. Nikah hükümleri ric'at'in son harfi ile birlikte geri dö­ner. Bunlar İmam Eş'ârî ve Şafiî mezhebinin önde gelen alimlerinin görüşle­ridir. Bu, emir, yasak vb. gibi tüm sözlü ifadelerde geçerli olan genel bir ku­raldır. Örneğin kişi "otur" dediğinde "r" harfi ile birlikte emir vermiş olur. Yine "oturma" dediğinde "a" harfi ile birlikte yasaklamış olur. İkrarlar, şa­hitlikler ve hakimlerin hükümleri de böyledir.

Şafiî mezhebine mensup bazı alimler ise şöyle demişlerdir: "Bu hükümler ifadelere bitişik değildir. Aksine zaman aralığı söz konusu olmaksızın hü­kümler hemen bu sözcüklerin ardından meydana gelir".

Hükümlerin sözlü ifadelerin son harfine bitişik olduğunu şu durum gös­terir: Bir kimse bu ifadelerden birinin son harfini işittiğinde bu harfle birlik­te o sözü söyleyen kişi açısından ilgili hükmün gerekli olduğunu bilir.

b- Cevap ile tamam olanlar: Bedelli akitler ve diğer konuşmalar böyledir. En doğru görüşe göre bu ifadelerin hükümleri, ifadenin son harfine bitişik­tir. Örneğin kişi "Sana bu evi bin dirheme sattım" dediği anda satım akdinin geçerliliği "kabul ettim" ifadesindeki "m" harfine bitişiktir. Kişi "bana şunu bin dirheme sat" ve karşıdaki "sattım" dediğinde en doğru görüşe göre sa­tım akdi "sattım" ifadesindeki "m" harfi ile birlikte gerçekleşir. Yine kişi "se­ni kızımla evlendirdim" dese, karşı taraf "kabul ettim" diye cevap verse, bu sözdeki "m" harfi ile birlikte nikah akdi gerçekleşir. Kadın "istersen boşsun" diyen kocasına "istiyorum" diye karşılık verse, "istiyorum" sözündeki "m" harfi ile birlikte boşama gerçekleşir.

Kişi "sana evimi bir dirheme kiraladım" dese, bir başkası da "kabul et­tim" diye cevap verse, "kabul ettim" ifadesindeki "m" harfi ile birlikte kira akdi gerçekleşir. Kişi "bana evini bir dirheme kiraya ver" dese, karşıdaki de "kiraya verdim" diye cevap verse "m" harfi ile birlikte kira akdi gerçekleşir.

Hükümleri Daha Önce Meydana Gelen ve Bazı Hükümleri Gecikenler

Bunun örnekleri şunlardır:

a- Satım akdi. En doğru görüşe göre akdin gerçekleşmesi ve geçerliliği son harfe bitişiktir. Satım akdinin bağlayıcılığı ise onaya veya iki tarafın akit meclisini terketmesine yahut şart muhayyerliğinin sona ermesine kadar ge­cikir.

Mülkiyetin satım akdine bitişik olması konusunda çeşitli görüşler vardır:

1- Bitişir.

2- Akdin Bağlayıcılığına kadar gecikir.

3- Mülkiyetin akde bitişmesi mevkuftur. Akde onay verildiğinde mül­kiyetin akde bitişmiş olduğunu anlarız, feshedilirse veya kendili­ğinden fesholursa mülkiyetin akde bitişmemiş olduğunu anlarız.

b- Hibe akdi. Akdin geçerliliği ve gerçekleşmesi en doğru görüşe göre son harfe bağlıdır. Akdin bağlayıcılığı ise hibe konusunun teslim alınmasına ka­dar gecikir.

c- Rehin. Akdin kurulması en doğru görüşe göre son harfe bitişiktir. Bağ­layıcılığı rehnin teslim edilmesine kadar gecikir.

d- Ric'î talak. Boşamanın gerçekleşmesi, talak sayısını azaltması, cinsel ilişkiyi haram kılması, ric'at hakkını temlik etmesi "sen boşsun" sözündeki son harf olan "n"ye bitişiktir. Nikahı tamamen sona erdirmesi ise iddetin so­na ermesine kadar gecikir. Ric'at'a gelince tüm hükümleri sözcüğün son har­fine bağlıdır.

Vasiyete gelince; imam Şafiî'nin bir görüşüne göre mülkiyet, lehine vasi­yet yapılanın kabulü ile gerçekleşir. Bu, belirttiğimize uygun olan görüş ol­makla birlikte doğrudan uzaktır. Şafiî'nin bunun dışında iki görüşü daha vardır: Birincisi mülkiyet vasiyet edenin ölümü ile hasıl olup, icap ve kabul arasındaki zaman diliminde gerçekleşir. İkinci ve güçlü olan görüşe göre ise mülkiyet askıdadır, eğer lehine vasiyet yapılan kabul ederse mülkiyet icap

kabul arasındaki zaman dilimine rastlayan ölüm ile hasıl olur. Kişi vasiyeti reddederse mülkiyet hasıl olmaz. Bu, vasiyetin diğer tasarruflardan ayrıldı­ğı noktadır.

e- Yanlışlıkla öldürme. Diyetin vacip olması ölümden önce gerçekleşir. Diyetin ilk üçte birinin istenmesi ilk senenin sonuna, İkinci üçte bir ikinci se­nenin sonuna, üçüncü üçte birinin istenmesi ise üçüncü senenin sonuna ka­dar gecikir. Vadeli bedeller de böyledir. Bunların gerekli olması sebeplerine bitişik olmakla birlikte, istenmesi vade bitimine kadar gecikir.

[Sebepler ve Hükümler Arasındaki Uygunluk İlişkisi]

Sebepler; hükümlerine uygun olanlar -ki çoğunluğu böyledir- ve hüküm­lerine uygun olmayanlar -ki bu taabbüd diye ifade edilir- diye iki kısma ay­rılır. Benzerlerinde görüş ayrılığı vardır.

Hükümlerine uygun olmayan sebebe örnek; kadına dokunmak, iki neca­set yolunun birinden bir şey çıkması ile abdestte organları yıkamanın gerek­li olması. Bu belirtilen sebeplerin hiçbirinin organları yıkamakla münasebeti akılla bilinemez. Necaset çıkan yerde kalan pislik mazur görüldüğü halde necasetin bulaşmadığı yerlerin yıkanmasının vacip olması akılla nasıl anlaşı­labilir?

Hükü...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 18 Ağustos 2011, 13:30:46 Gönderen: Şeyma-i Nur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Muameleler
« Posted on: 06 Haziran 2020, 09:34:35 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Muameleler rüya tabiri,Muameleler mekke canlı, Muameleler kabe canlı yayın, Muameleler Üç boyutlu kuran oku Muameleler kuran ı kerim, Muameleler peygamber kıssaları,Muameleler ilitam ders soruları, Muamelelerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &