ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > İslam Devletler Hukuku >  Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü  (Okunma Sayısı 480 defa)
18 Şubat 2011, 13:18:23
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 18 Şubat 2011, 13:18:23 »



 
Müslümanın Darulharpten Getirdiği Durumu Şüpheli Kadının Hükmü


483- Müslüman askerler düşman yurduna girdikten sonra düşmana esir düşmüş veya düşmandan eman almış yahut müs-lüman olup islam ordusuna katılmış olan bir müslümanin ya­nında getirdiği bir kadın. "Ben size eman almış olarak geldim" derse, bu müslüman da "Hayır, onu zorla getirdim" derse, ka­dının geldiği andaki durumuna bakılır. Silahlı müslümanların semtine yakın olanlara varıncaya kadar serbest ve elleri bağ­lanmadan gelmişse, eman için seslensin veya seslenmesin şer'an eman altındadır.

Çünkü durum bunu göstermektedir .Eman isteyen kadınlar gibi gelmiştir.

484- Bu şekilde yalnız başına gelirse, eman altında olur. Yolda bir müslüman ona refakat etse yine emin olur.

Sırf bu refakat sebebiyle ona ait oluşu sabit olmaz. Kadın kendi başına sayılır. İnsanın aklına gelen şey eman almak için o müslümanla refakati kabul etmesidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bir şeyin hakikatine vakıf olmak mümkün değilse, zahire göre ve galip kanaatla hüküm verilir.

485- Adam bağlıyarak zorla getirmişse, eman için seslensin veya seslenmesin fey' sayılır;

Çünkü zahirden anlaşıldığına göre adamın kendisi onu esir edip getir­miştir. Ona sahip oluşu da zor ve şiddet yoluÜe meydana gelmiştir. Bu da ona sahip olması için bir sebeptir. Çünkü kadın emanı bulunmayan düşman tara-fmdandır.

Ancak adam müslüman askerlerin gücü sayesinde onu alabildiği için bü­tün asker o kadının mülkiyetinde ortaktır. Çünkü düşman yurdundan yaka­lanması hepsinin emeği ile meydana gelmiştir.

Müslüman askerlerin yanına değilde, dârul İslama çıkarırsa, durum yine değişmez. Ancak baskı ve zorlama ile dârulİslâma yalnız başına çıka­rırsa, tek başına ona sahip olur.

Çünkü dârulİslamda yalnız başına ele geçirmiştir. Beşte bir vergi de düş­mez. Çünkü onu alışı Allahın sözünün üstün olması yolu ile değil, hırsızlık yapan kişinin dârulîslamda alıp mülkiyetine geçirmesi şeklinde olmuştur.

486- Kadın, onunla evlendim de çıktım derse ve adam, ya­lan söylüyor, onu zorla alıp getirdim, diyerek yalanlarsa yahut satın aldığını veya kendisine hediye edilen bir cariye olduğunu söylerse ve kadın eli kolu açık beraberinde çıkıp gelmişse, adam söylediklerinde tasdik edilmez.

Çünkü kendi başına serbesttir. Kendisi ile evlendiğini itiraf etmesi bile bağımsızlığını düşürmemektedir. Bunun için eman altında sayılır. Ancak adam zorla ahp getirmişse ve bu zorlaması dârulİslamda sabit ise o zaman onun sözü geçerli olur. Çünkü yerinde zorlaması sabit olduğundan kadın kendi bağımsız­lığını yitirmiş sayılır.

487- Yine yanına aldığı bazı şahısların kendi köleleri oldu­ğunu iddia etse ve onlar da köle değil, hür olduklarını söyle­seler ve elleri açık olarak serbestçe onun yanında gelmiş iseler, müslümanların bölgesine girdiklerinde eman için ister seslen­miş olsunlar ister seslenmesinler, onların sözü geçerlidir.

Çünkü kendileri yalnız başlarına bu şekilde gelmiş olsalardı emin olur­lardı. Kendisi ile beraber geldiklerinde de durum aynıdır.

488- Zorla esir aldığına dair müslümanlardan veya zimmî-lerden yahut eman altındakilerden adaletli kimselerden şahit gösterip iddiasını ispat derse, delili kabul edilir ve onlar da kölesi sayılırlar.

Çünkü delille sabit olan, hasmın itirafı ile sabit olmuş gibidir.

489- Dârulharpte zorla kendilerini aldığını itiraf etseler yahut bunu kendimiz yerinde tesbit etsek yine onun köleleri olurlar. Eman altındaki düşman savaşçıların şahadeti ile de bu durum sabit olur. Çünkü eman altındaki düşmanın başka bir eman altındaki düşman hakkındaki şahitliği makbuldür. Bu­nun için hepsinin şahitliği kabul edilmiştir.

490- Müslümanların bulunduğu bölgeye girdiğinde onları zorla getirmemişse ve kendi hakimiyeti altında olduklarını da bilmiyorsa, onlar da gerekli yerde eman talebinde bulunsun veya bulunmasınlar, emin sayılırlar.

Yine hepsi de erkek olup beraberlerinde müslüman bu­lunmadan yalnız başlarına çıkıp gelseler ve eman talebinde bu-lunmasalar eman talebi için geldiklerini gösteren üzerlerinde bir alamet yoksa ve müslümanm onları zorla getirdiği belli de­ğilse ülkemize eman almadan gelen düşman savaşçı sayılırlar. Böylelerin hükmünü yukarıda belirtmiştik. Netice olarak onları fiilen elinde yakalamamışsa hakikaten ve hükmen

bağımsız sayılırlar. İster onunla çıksınlar ister tek başlarına gelmiş olsunlar,

durum aynıdır.

491- Müslüman adam, eman almamış bir kadınla çıkıp gelse ve müslümanlar da fey1 olması için onu elinden almak isteseler ve o anda kendisinin karısı olduğunu iddia etse ve kadın ken­disini tasdik etse, onun karısı sayılır. Çünkü başka kimsenin hakkı onda sabit olmadığı bir anda nikah üzerinde birbirini tasdik etmektedirler. Nikah sabit olunca artık o kadın zimmî hür karısı olur.

Çünkü aralarındaki nikaha dayanarak onu İslam yurduna getirdiğinde kendisi ona eman vermiş sayılır. Düşmanın baskısından kurtulduktan sonra müslümanlardan birinin verdiği eman hepsinin verdiği eman gibidir.

Sonra, kadın müslümanm nikahında eman altındadır. Bu durumda müslümanla yahut zimmi ile evlense ülkemizde eman altındaki zimmî kadın gibi sayılır.

Çünkü konumda kadın kocasına tabidir. Kocası vatandaşımız olduğun­dan kendisi de ona tabi olarak vatandaşımız sayılır.

492- Yine ganimet aldığı kimseler için bunlar köle ve cariye-lerimdir, derse ve kendileri de bunu doğrulasa, onun sayılırlar.

Çünkü başkasının hakkı kendileri üzerinde sabit olmadan önce bu konu­da birbirlerini tasdik etmişlerdir. Burada İhtiyaç ve zaruret manası gerçekleş-

493- Biz düşmanın köle ve cariyeleriyiz. Eman almak için geldik, bu adamla bir ilişkimiz yoktur, derlerse, bakılır; Eğer^ zor ve şiddetle çıkardığı belli olursa, onun sayılırlar.

Çünkü köle olduklarını kendileri itiraf etmişlerdir. Bu da bağımsızlıkla­rını gidermektedir. Onun eli altında oldukları bilinmiyorsa bile alırken zorluk çektiği sabit olmasıyla hak sahibi olduğunun sebebi ortaya çıkmış olmaktadır.

494- Müslümanların bölgesine yaklaştıklarında eman için seslenmişlerse, artık emin olurlar.

Çünkü zorla eli altında tuttuğu sabit olmadığından hak sahibi olduğunu gösteren sebep de mevcut değildir, demektir. Sonra yerinde eman için seslen­mişlerdir. Zahire göre sözlerinde doğrudurlar ve eman için gelmişlerdir.

495- Bu şekilde yalnız başlarına gelmiş olsalar, yukarıda belirttiğimiz gibi emin sayılırlar. Çünkü eman istemek için bundan başka yol yoktur. Onunla çıkıp gelmiş olsalardı yine aynı yola başvuracaklardı.

496- Aynı şekilde müslümanlar sesleri işitmiyecek kadar uzak, yüksekçe bir yerden bunları görse ve eman talebi için geldikleri-düşüncesi zihinlerinde doğsa, sonra seslerini işitecek kadar yaklaştıklarında eman için seslenseler veya seslenme-seler, emin sayılırlar.

Çünkü boyun eğerek gelmeleri, eman istemek için geldiklerine dair bir delildir. Böyle bir yerde delil, sarih gibidir.

497- Düşmanın köleleri olduklarını iddia etseler, söyle­dikleri gibi kabul edilirler.

Eman hükmünde olduğu gibi sahipleri yanma dönmelerine müsaade

edilir.

498- Sahiplerinin istememelerine rağmen müslüman olmak yahut zimmî kalmak için kaçıp geldiklerini ifade etseler, hür sayılırlar ve sahipleriyle ilişkileri kalmaz.

Eman için de gelseler ve bunu delille ispat etseler, durum­ları yine bu şekildedir.

Çünkü yurdumuza girmekle sahiplerine karşı kendilerini korumuş sa­yılırlar. Hatta ülkemizde sahiplerini zorla yakalayıp getirseler kendi mülkiyet­lerine almış olurlar. Aynı şekilde kendilerini koruduklarında bağımsız sayı­lırlar.

Kendine sahip olan, azat edilmiş sayılır. Hiç bir kimsenin velayetin­de de kalmaz. Çünkü kendine sahip olmakla azat olmuş sayılır.

Bu konuda delil, Rasulullahın (s.a.v.) Taif günü buyurduğu rivayet

edilen şu hadisidir:

"Hangi köle yanımıza çıkıp gelirse hür olur." Yedi köle çıktı geldi ve hür oldular. Onlara Allah'ın azatlıları ismi veriliyordu.

Müslüman veya zimmî olarak gelmeleri farketmez. Çünkü vatandışımız olan zimmî, vatandaşlıkta müslüman gibidir. Her iki şekilde de kendilerine malik ve bağımsız olurlar.

499- Sahipleri gelerek ticaret için İslam yurduna çıkışla­rına izin verdiklerini iddia etseler, onların sözü kabul edilir.

Çünkü onların kölesi olduklarını kendileri daha Önce söylediler. Sonra sahiplerinin kendileri üzerinde hakları kalmadığını iddia ettiler. Bu da bir kız­gınlığın neticesi meydana gelmiştir. Bu konuda delil göstermedikçe sözlerine itibar edilmez. Sahibinin kendisini azad ettiğini iddia eden köle durumun­dadırlar. Sahipleri asıl normal olan duruma tutunmaktadırlar. Asıl olan da köle­nin tek taraflı çekip gitmemesidir. Yeminle beraber asla tutunanın sözü mute­berdir.

Devlet başkanı, köleler İstediği takdirde, sahiplerine Allah adına ye­min ettirir. Köleleri olduğuna dair yemin ederlerse ve köleler müslüman olmuşsa, onları satmağa mecbur edilirler.

Çünkü müslüman köle zimmînin eline terkedilmediği gibi, düşman yur­duna iade etmek için düşman savaşçı olana da verilmez. Satmaya mecbur etmek ise kafirlerin hakaretinden kurtarmak açısından onun haklarına riayetin ge­reğidir.

500- Eman istiyen de, zimnıî gibi bu muameleye tabi tutu­lur. Onlardan zimmî olmayı kabul edenler ve İslama girmi-yenler ise sahîpleine terkedilir, dilediği yere götürebilir.

Çünkü köle efendisine tabidir. Efendisinden habersiz tek başına zim-mîlik talebi geçerli değildir. Nitekim ülkemizde eman altında olan savaşçı düş­manın yanında bir köle va...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü
« Posted on: 01 Haziran 2020, 07:23:36 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü rüya tabiri, Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü mekke canlı, Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü kabe canlı yayın, Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü Üç boyutlu kuran oku Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü kuran ı kerim, Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü peygamber kıssaları, Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmü ilitam ders soruları, Darulharpten gelen şüpheli kadının hükmüönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &