ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > İslam Devletler Hukuku > Başkası için eman istemek
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Başkası için eman istemek  (Okunma Sayısı 1503 defa)
18 Şubat 2011, 13:11:44
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 18 Şubat 2011, 13:11:44 »



Başkası İçin Eman İstemek


 
619- İmam Muhammed dedi ki: Kalede mahsur kalanlar­dan biri müslümanlara: Kale komutanı falan için bana eman verirseniz kaleyi size açarım, der ve müslümanlar da evet dedikten sonra kale kapısını onlara açacak olursa, hem kendisi, hem de kale komutanı eman içerisinde olur.

Çünkü kale kapısını açması için hem kendisi, hem de kale komutanı için açıkça eman istemiştir. Kinaye yoluyla kendisi için, açıkça da kale komutanı için eman talebinde bulunmuş ve kapıyı ancak bu şartla açacağını belirtmiştir.

620- Kale komutanı falan için emin olursam, kapıyı açarım, der ve müslümanlar da evet derlerse, yine ikisi eman altında olur.

Çünkü "evet" kelimesi yalnız başına anlamsızdır. Ama cevap verme kar­şılığında evet denildiği zaman hitap ona dahil olur. Şöyle ki, burada müslüman­lar ona şöyle cevap vermiş kabul edilirler: Kapıyı açman karşılığında kale ko­mutam için sana eman verdik. Dolayısıyla burada her ikisine emanı kabul etme vardır.

Bu, şöyle demelerine benzer: Kale kapısını açman karşılığında sana, ailene ve çocuklarına ya da ailene ve malına eman vereceğiz. Şayet: Bana falan kişi için eman sözü verin, demiş olsaydı yine ikisi emana dahil olurdu.

621- Yine falan için bana eman verin, derse hüküm aynı olur.

Çünkü kendisi ve falan için eman şartını açıkça belirtmiştir. Daha önceki meselede söylediği "Bana on kişilik eman verin" sözünden bu farklıdır. O du­rumda kendisi eman kapsamı dışında kalıyordu. Çünkü orada sözünden amaç "Benim sebebiyle onlara eman verin" şeklindedir. Böylece emanı kendine izafe etmiş olmazdı. Sadece belirsiz on kişi için aracı olup eman istemiş olmaktadır. Nice şefaatçılar (aracılar) var ki şefaat ettikleri şeyden nasipleri yoktur.

Burada ise bu mana gerçekleşmiyor. Bana eman yerin, sözü emanı şah­sına izafe ettiğini açıkça belirtiyor. Sonra "ala" harfini kullanarak falan için söy­lemiştir. Sözünün sadece başkasına aracılık için olduğunu kabul edersek, kul­landığı "ala" harfinin bir anlamı kalmaz. O zaman sözü sadece benim şefaatim ve aracılığımla falana eman verin, anlamından başka bir şey olmaz. Halbuki "ala" sözü şart içindir. Açıkça söylendiği zaman mutlaka anlamını gözetmek lazımdır. Bu da hem kendisi için eman aramış olması, hem falanın da kendi­siyle beraber eman altında olmasını istemiş olması şeklinde anlaşılır. Daha önceki meselede "ala" harfini söylemiş değildir. Sadece "Bana on kişilik eman verin" demiştir.

622- Kaledeki lider eman altında olmak üzere benimle akid yapın, derse, lider eman altında olduğu halde kendisi fey1 olur.

Çünkü emanı zikretmeden sadece akdi şahsına izafe etmiştir. Akdi yapan nice kişiler varki akidle kastedilen şeyden nasibi olmaz. Özellikle hakların akidle değil, ancak akdin kendisi için yapıldığı kişiye akdin izafesiyle gerçek­leştiği böyle yerlerde akdin şahsa izafeti zorunludur.

Nitekim müslümanlar ona "Kapıyı açman karşılığında seninle lider için eman akdi yaptık" derlerse, yine sadece lider eman kazanmış olur. Çünkü "Muâkade" sözü "müfaale" vaznindedir. Bu vezinle akid şahsına izafe edilmiş olur, ama akdin kapsadığı şey olan eman lider için gerçekleşmiş olur. Çünkü ona eman verilmesi için akid yapılmış olur.

623- Sonra, sadece liderin kendisi eman altında olur. Aile fertleri ve köleleri bu iki maddede belirtilen eman kapsamına girmez.

Çünkü eman kale kapısının açılmasından ve düşmanın yenilmesinden sonra meydana gelir. Böyle bir durumda ancak o elbiseyi giyinen kişi eman kapsamına girer.

624- Falana benimle eman akdi yapın veya bana eman yazın, der müslümanlar da "Evet" derlerse, sadece kendisi için eman istediği kişi eman kazanır. Emanı isteyen ise kazanamaz.

Çünkü falana eman yazmalarını istemiş, eline yazı verilen kişi de yazı­daki şeyden nasibi olmyabİlir. Bu sözü İle "Benimle akid yapın" sözü aynıdır.

Bazı nüshalarda "falan için bana eman yazın" şeklinde ibare yanlış yazıl­mıştır. Çünkü "Bana eman yazın" sözü "Bana eman verin" sözü gibidir. Çünkü yazılan emanın şahsına izafe edildiği açıkça belirtilmektedir. Onun için anlı­yoruz ki, ibarenin doğrusu "ila" harfiyle "Bana yazın" şeklindedir.

625- Ailem için yahut oğlum veya malım veya akrabalarım için benimle yahut bana eman akdi yapın derse, kendisi ve e-man altında olmasını istedikleri hepsi eman altında olur.

Bana eman akdi yapın sözünde bir kapalılık yoktur. Ama "Benimle akid yapın" dediği ve müfaale kipiyle getirdiği ibareyle kıyasa göre, birinci durum­da olduğu gibi, kendisi eman kapsamına girmez. Çünkü eman dışında sadece akdi şahsına izafe etmiştir. Ancak iki sebepen istihsan yolu ile eman kapsa­mına atamıştır:

Birincisi: Sözünde şahsı için emanı şart koştuğuna delalet vardır. Çünkü oğlu ve ailesi için emanı şart koşmuştur. Tâbîi ki bundan maksat sağ kalma­larıdır. Sağ kalmaları da geçimlerini kendisi sağladığı için onun sağ kalmasına bağlıdır. Bu da ancak kendisinin de eman kapsamına girmesiyle gerçekleşir Zira öldürülür veya köleleştİrilirse artık geçimlerini s ağlayanı ıyac aktır.

İkincisi: "Malım için" sözünde bu daha açıktır. Çünkü malı için eman istemesinden yegane maksadı malının kendisine kalması ve kendisinin malı başında kalmasıdır. Onu ihtiyaçları için kullanmak istemesidir. Bu da ancak kendisinin de eman altında olmasiyle gerçekleşir. Sonra, bu akidde kendisi elçi değildir, Malı için akid yapan kimse kendisi için çalışmış olup başkası yerine elçi olmaz.

Çocuk ve aile için istemesi de böyledir. Çünkü bunları kurtarmağa çalış­ması kendisine hizmet etmeleri için ihtiyaç duyması yahut onlara acıdığı için­dir. Şahsı için bu ihtiyaç yahut acıma daha açıktır. Bundan da anlıyoruz ki daha önceki durumun aksine, emanı şahsı için de istemiştir,

626- Falanın ailesi veya oğlu için benimle eman akdi yapın, derse, kendisi eman altında olmaz.

Çünkü şahsı için eman istediğini sözünde gösteren bir delil yoktur. Fala­nın ailesinin kalışı onun kalışına bağlı değildir. Kendisinin kalışı da onların kendisine hizmet etmelerine bağlı değildir. Bu sözü ile "Kale lideri için" sözü aynıdır.

Çocuk ve ailenin bağlı olduğu falan kişinin bu eman kapsamına girip gir-miyeceği zikredilmemiştir. îstihsanm iki şeklinden birine göre eman kapsa­mına girmesi gerekir. Çünkü falanın ailesinin kalışı falanın da kalışına bağlı­dır, istihsanm diğer şekline göre ise eman kapsamına girmez. Çünkü eman is-tiyen adam sadece falan aile ve çocuğuna şefkat etmiştir. Bu da falanın ken­disine şefkat ettiğine delil olmaz. İmam bunu sonra şöyle açıklamaktadır:

627- Kaledeki lider, ülkemin halkı veya evim için benimle eman akdi yapın derse, bu Iafizla herkes biliyorki liderin amacı ülkedeki yönetiminin devamı ve kendisinin işbaşında bırakıl­masıdır. Bu da ancak eman sabit olduktan sonra gerçekleşir.

628- Size kaleyi açmamın karşılığında kaledeki halk için bana eman akdi verin derse, kendisi ve kalede ne kadar insan varsa eman altında olur. Ama mallar, silah, at ve eşyanın tümü fey1 olur.

Çünkü eman ancak kapı açıldıktan sonra sabit olur. Böyle bir durumda mallar insanlara tabî olarak eman kapsamına girmez. Zaten kapıyı açması kar­şılığında lidere eman vereceklerini şart koşmuşlardır.

629- Eman kapsamına kaledeki insanlarla beraber mallar da girerse, müslümanlara kapının açılmasından bir fayda sağ­lanmış olmaz.

Bundan da anlaşılıyor ki, kapıyı açması karşılığında ona eman vermeleri kaledeki malları ganimet olarak almaya imkan bulmaları içindir. Kapının açıl­masını şart koşmaları ayrıca eman kapsamına giren kişilerin kalede ikamet etmelerinin de kabul edilmediğini göstermektedir. Malların eman kapsamına girmesi ikametin ancak onlarla mümkün olması sebebiyledir. İkamet söz konu­su olmayınca, malların eman kapsamına girmesi de söz konusu olmaz.

630- Size falan yerin yolunu göstermem karşılığında bütün kale halkının adına bana eman akdi yapın der, onlar da kabul ettikten sonra adam kalenin kapısını açarsa, kaledeki insan ve malların tümü eman altında olur.

Çünkü burada eman kapıyı açmak karşılığı değil, rehberlik etmek kar­şılığı şart koşulmuştur. İfadesi kale halkı ile beraber daha önceki durumlarında kalmak ve devam etmek için rehberlik yapacağını göstermektedir. Bu gibi emanlarda mallar da dahil olur.

631- Kaleye girmeniz ve orada namaz kılmanız karşılığın­da kalenin halkı için bana eman sözü verin, derse, müslüman-lar kaleye girdiklerinde mal ve şahıslardan birşey alamazlar.

Çünkü sözünde kapıyı açmanın sağlıyacağı yarar açıkça belirtilmiştir. O da halkı rahatsız etmeden girip namaz kılmaktır. Müslümanlar burada ibadet etmek istiyebilirler. Çünkü falan kalede müslümanlar cemaatle namaz kıldılar, haberinin yayılmasını ve müşriklerin kalbine böylece korkunun girmesini istemiş olabilirler. Yahut daha önce halkının Allah'a ibadet etmediği bir yerde Allah'a ibadeti düşünebilirler. Çünkü rivayet edildiği gibi ibadet yeri mümine kıyamet günü şahitlik yapar.

632- Kaleye girmeniz karşılığında kale halkı için bana eman verin, sözünden başka birşey söylemezse, bu eman sadece in­sanları kapsar.

Çünkü kaleye girmenin faydası ganimet almaktır. Açık olan budur. Bu­nun dışındaki şeyler ise muhtemeldir. Ne varki muhtemel zahire tekabül etmez. Muhtemel yönün tasrihi yapılmamışsa, sözü açık anlamı ile kabul edilir. Bu sözü ile imam ona işaret etmektedir.

Bunun bazısı diğerine yakındır. Ancak bu kelamın manalarının kapsamına göredir.

633- Kalemin halkı arasında veya kalemin halkı ile beraber yahut kalemin halkıyla bana eman vermeniz karşılığında ka­leyi size açıyorum, derse, bu ifadelerin hiçbiriyle mallar eman kapsamına girmez...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Başkası için eman istemek
« Posted on: 04 Haziran 2020, 13:06:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Başkası için eman istemek rüya tabiri,Başkası için eman istemek mekke canlı, Başkası için eman istemek kabe canlı yayın, Başkası için eman istemek Üç boyutlu kuran oku Başkası için eman istemek kuran ı kerim, Başkası için eman istemek peygamber kıssaları,Başkası için eman istemek ilitam ders soruları, Başkası için eman istemekönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &