ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Zeyd > İmam Zeyd in özellikleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İmam Zeyd in özellikleri  (Okunma Sayısı 16732 defa)
15 Eylül 2010, 19:28:32
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 15 Eylül 2010, 19:28:32 »



İMAM ZEYD´IN ÖZELLİKLERİ

56- Zeyd b. Ali (ra) kendisini temiz ve duru bir ilme doğru meylettiren birtakım kişi­sel karakteristik Özelliklerle bezenmiştir. Şüphesiz bu özellikler, Ali b. Ebu Talib (kv) ailesinden gelen duruluğun özellikleridir. Sanki şair, şöyle derken Hz. Ali´nin zürriyetini kastediyor;

"Onların getirdiği ne kadar iyilikler varsa ancak. Ancak onu daha önceki alalar miras bırakmıştır.."

Sanki ilmi seciyelerle değerli ahlaki yapılar, bu çok değerli yüce şahsiyetlerin Nebi (sav)´in ailesinden birbirine aktardıkları mirastır. Yine sanki onların şahsiyetlerinde ne­bevi ahlak, tıpkı damarlarında temiz ve bol üriinlü nebevi kanların akması gibi akıp git­mektedir. Ehl-i Beyt imamlarının hiç bir sıfatı yoktur ki onda nebevi bir kalıntı, Mu-hammed´e layık bir kültür ve AH soyuna layık bir gayret bulunmasın. Bundan dolayı Ehl-ı Beyt imamları bütün çağdaşlarının saygı duyduğu bir konumda idiler. Öyle ki, şii olanlarla şii olmayanlar arasında bu yönden bir fark yoktu. Onlarda, diğer insanlarda bu­lunmayan ve Allah tarafından verilmiş özellikleri ve seciyeleri görüyorlardı. İşte Ebu amfe, Cafer Sadık hakkında kendisinden ilimce daha yüksek ve ahlakça daha üstün ıç kimse göremiyor, ona ve babası Muhammed Bakır´a denk düşecek kimse düşünemı-• Malık (ra) de Cafer b. Muhammed´i aynı duygularla yüceltiyor ve Medine´de ona denk düşecek birisini görmüyordu. Duygularım şöyle belirtiyordu: "Ben onu şu üç özel-iik dışında görmedim: Ya oruçtular, ya namaz kılar, veya Kur´an okurdu. Nitekim kıyam hareketine giriştiğinde Zeyd´in yarasını fakihler ve kurradan başkasının sardığını da görmedim."

Acaba onlardaki bu seciyeler diğer çağdaşlarına değil de sadece bunlara mı has kı­lındı? Yoksa bu durum onlann damarlarında Nebi´nin temiz ve bol ürünlii kanı ile Allah yolunda hiçbir ayıplayanm ayıplamasını kale almayan Farisü´l-İslam fakih Aii´nin kanı­nın akmasından dolayı mıydı? Bu konuda çoğunluk olumlu sözler söylemişle! Biz de bir noktaya kadar bu görüşlere katılabiliriz. Lakin bu tamamen bir genelleme sayılamaz. Aksi halde Rasulullah´a ve Ali´ye bu zamanda nisbet edilen herkes de aynı seciye ve ay­nı huyların bulunması icabederdi.

Bu konumda gerçek şudur ki ilk yüzyıl ve ikinci yüzyılın çoğunluğunda yetişen Ehi-iBeyt´in önünde öyle sebepler vardı ki, onları başkalarının yanında bulunmayan seciye­lerin sahipleri yapmıştır. Bunun nedeni. Beyti Nebevi´nin biribirindcn miras olarak al­dıkları nebevi adetlerle Ali soyuna ait hatıraların bütününü muhafaza etmeleridir. Yine Beyt-i Nebevi´nin bu anıları alevlendirmesi, çağın siyaset adamlarının kendilerine karşı kötü davranışlarını ve egemen olmaktan alıkonulmalarını gördükleri sürece o hatıraları geliştirip büyütmeleridir. Böylece miras olarak aldıkları değerlere tuiundular ve başka hiçbir şeye yönelmediler. Nasıl ki her ailenin adet, gelenek ve görenekleri varsa, Ehl-i Beyt´in bu asırdaki gelenekleri de ilme yönelme, onu arama ve insanlar arasında yay­mak, mü´minlerin kalplerini ısındırmak ve dalalette olanlara da yol göstermekti.

Şüphesiz onlann başından eksik olmayan şiddet olayları, içinde doğup büyüdükleri onurluluk, Allah Teala´nın kendilerine bahşettiği sadık bir iman ve nebevi rahmet ile birlikte insanların kendilerine güven duymalarının, mü´minlerin onlarla ülfet etmesinin, onlann da Rasulullah (sav) ve Ali b. Ebi Talib (kv)´den gelen makama duyulan heybetli-lik ve saygı duyma ile ülfet etmelerinin tek sebebidir.

Şüphesiz ki nesepleri onları değersiz davranışlardan yücelerde tutuyor ve nesepleri­nin dengine sahip olmayanların düştüğü şeylerden uzaklaştırıyordu. Bununla birlikte Rasulullah (sav)den öğrendikleri gereğince bu neseple üstünlük iddiasında bulunmuyor­lardı. Yaşadıkları zamansa Rasulullah´tan pek uzak değildi. Başlarından eksik olmayan şiddet olayları kendilerini başkalarının acılarını duyar bir duruma getiriyor ve kalplerin-deki merhamet pınarlarını coşturuyordu.

Özet olarak Nebi´nin Ehl-i Beyt´inde birinci ve ikinci yüzyılda soylu davranış ve gü­zel ahlaktan başkası mevcut değildi.

Bu zamanda bu çeşit davranışlar Ehl-i Beyt içerisinde yaygın olunca Zeyd ve kar­deşleri, onların arasından tabii olarak üstün özelliklere ziyadesiyle sahip olacaktır. Bu­nun nedeni onu yetiştiren ve ilk terbiyesini vererek topluma sunan kişinin, babası Ali Zeyne! Abidin olmasıdır. Nitekim babasının üstün mevkiini, güzel ahlak, erdemlilik,

ve vakarlılıktaki üstün meziyetlerini öğrenmiştir. Bu nedenle Zeyd eş-" "´ice ve kendisini böyle büyük ve sahip olduğu değerlerin en zirvede olanı uğrunda M İıı veren bir mücahid kılan sıfatlarla bezenmiştir. İşte onun feda ettiği en değerli ma­lı, kendi camdır.

Bu sıfatlann bir kısmı şunlardır: [1]


a) İhlas



57- İhlas. iç dünyada parıldayan bir nurdur ki, hemen etrafı aydınlatır. O bir yönel­medir Ve nefsini sırf Allah için arıtmaktır. İşte o, imanın en yüksek derecesidir.- Bun­dan dolayı Nebi (sav) şöyle buyurmuştur "Sizden biriniz sevdiği ber şeyi sırf Allah nza-sı için sevmedikçe gerçek mü´min olamaz." Şüphesiz mü´min hakkı taleb etmeye içinde hiçbir eğrilik bulunmayan dosdoğru bir yönelişle yöneldiğinde Allah Teala onun kalbine hikmet nurunu atar. Böylece idraki sapasağlam olur. aklı parıldar, kavrayışları dosdoğru olur. Kalbi ihlas gibi aydınlatan hiçbir şey bulunmadığı gibi akılların nurunu da heva ve heves gibi söndüren hiçbir şey yoktur. Kuşkusuz istek ve arzuların üstünlük sağlaması kalp gözünü dumura uğratır da, artık göremez olur. Fikri de öyle söndürür ki, algılaya­maz hale gelir.

Allah Teala İmam Zeyd (ra)a ihlasdan en son payeyi vermiştir. Nitekim ilim yolun­daki ihlası onu ilmin çeşitlerini arama konusunda hicrete zorlamıştır. Çeşitli ilimleri biz­zat kaynağından ve yerlerinden aramış, dinin fıkhı ile ilm-i füruu kendi evinden ve Me­dine´den almıştır. Fırkalarla ilgili ilimleri almak için de çeşitli islami fırkaların vatanı sa­yılan Basra´ya taşınmış ve bu ilimleri orada edinmiştir. Her ne kadar her söylediğini ve iddia ettiğini onaylamasa bile Vasıl b. Ata ile ders müzakere etmeyi gurur vesilesi yap­mamıştır. Halkın Vasıl hakkındaki görüşü ne olursa olsun, Zeyd kendisinden ilim gör­düğü sürece ilmi müzakeresinden kaçınmamıştır.

Thlas meyvelerinin ilki, takvadır, onun takvasıyla ilgili haberler birbirini kovalamış-tır. Kuşkusuz takvası onu daima Allah korkusunu hisseder duruma koymuştur. Çağdaş­larından birisi onu anlatırken şöyle der: "Onu Medine´de gördüm. O, yanında Allah anıl­dığında baygınlık geçiren bir gençtir."

Kendisini tanıtırken şöyle diyor: "Kuşkusuz Zeyd b. Ali sağını-solunu bildiğinden beri Allah için hiçbir mahrem perdeyi yırtmadı."[2]

Zeyd (ra) Allah Teala´ya olan bağlılığı ve taatıyla halkın kendisine sevgi ve itaati arasında çok ince bir bağ kurmuştu ve o şöyle diyordu: "Her kim ki Allah´a itaat ederse Allah´ın yarattıkları da ona itaat eder."

imasından dolayı müslümanlann iki yakasını bir araya getirmek, aralarım bulmak ve fırka fırka olmanın açtığı gediği kapamak için koşturuyordu. Bu çabalarıyla sünnetleri yaşatmak bid´atlan öldürmek ve azgınların hilelerini geri püskürtmek uğrunda fidye ola­rak canını verdi.

İhlasi onu müsamahakarlığa Şevketti. Öyle çok müsamahakar idi ki. amcası oğlu Ab­dullah b. Hasan b. Hasan ile ayrılığa düşüyordu. Nihayet bu durum Zeyd´in annesi konu­sunda Abdullah´ın ileri-geri konuşmasına vesile olur. Diğer taraftan Zcyd de Abdullah´ın annesi konusunda uzak bir ima ile ta´rizde bulunur. Bunun üzerine Zeyd çok, ama çok pişmanlık duyarak haklarının tümünü amcası oğluna terketmek suretiyle bu pişmanlığı­nı kapatır.

Yine ihlası onu sefih kişilerden yücelerde tutmaya ve onlara iltifat etmemeye sevke-der. Çünkü o ihlast nedeniyle ruhi açıdan çok üstün değerler kazanmış ve bunların saye­sinde yüccimişti.

Nitekim itilasının nuru onun hem yüzünde, hem sözünde ve hem de davranışlarında açıkça gözüküyordu. Çağdaşlarından birisi onun hakkında şunları söyler: "Zeyd b. Ali´yi gördüğümde yüzündeki nur huzmelerini müşahade ederdim."

Yine çağdaşlarından birisi de hakkında şöyle söylüyor: "Medine´ye giderdim. Her defasında Zeyd b. Ali´yi sorduğumda bana "O hep Kur´an´la beraberdir" denilirdi."[3]


b) Şecaat


58- O, ahlakını verimli bir bahçe durumuna getiren bu müsamahakarlığı ve kendisini hikmetle konuşur duruma sokan ihlasının yanında şecaatli idi de. Allah ona edebi şeca-atla harpteki kahramanlığı, gayreti, savaş yiğitliğini vermişti. İşte edebi şecaati onu şöy­le söylemeye itmişti: "Hak uğrunda hiç bir ayıplayıcımn ayıplamasından korkulmaz."

Hatta en çetin zamanlarda ve yumuşak davranmaya en fazla ihtiyacı olduğu anlarda bile kendini meydana attı. İşte o esnada Hz. Ebubekir ve Ömer hakkında kötü söz söyle­mesi ile ilgili görüşlerini almak isteyen bir gurup insan yanına geldi. Görüşünü onlara yardımlarını yitirmeye neden olsa bile net bir biçimde aktardı. Şüphesiz hakkı arayan kişi batılı ona ait bir ölçü olarak alamaz. Zeyd ve Ehl-i Beyt´in gözündeki gerçek yol, hiç bir zikzak çizmeyi kabul etmeyen gerçeğin ta kendisidir. Batıl ancak batılı neticelen­dirir.

Edebi kahramanlığı onu Ehl-i Beyt´in kendisine şiar edinmekle ün yaptığı takiyye İl­kesini bertaraf etmeye sürükledi. Görüşlerini apaçık ilan etmesi onun işkencelere maruz kalmasına, taraftarlarının kendisini yardımsız bırakmasına ve bir kısım aile fertlerinin kendisine muhalif kalmasına neden oluyordu. Fakat bizzat hak için hakka doğru yol alan kişiyi Allah´ın rızasından başka hiç bir şey ilgilendirmez. Halk ancak Allah´ın hosnutluğuyla hoşnut olmaları oranında onu ilgilendirir.

İkinci türden şecaate gelince: işte bu şecaat onu...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İmam Zeyd in özellikleri
« Posted on: 02 Haziran 2020, 23:31:04 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İmam Zeyd in özellikleri rüya tabiri,İmam Zeyd in özellikleri mekke canlı, İmam Zeyd in özellikleri kabe canlı yayın, İmam Zeyd in özellikleri Üç boyutlu kuran oku İmam Zeyd in özellikleri kuran ı kerim, İmam Zeyd in özellikleri peygamber kıssaları,İmam Zeyd in özellikleri ilitam ders soruları, İmam Zeyd in özellikleriönlisans arapça,
Logged
30 Nisan 2014, 21:14:24
8-D fatma zehra

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 402


« Yanıtla #1 : 30 Nisan 2014, 21:14:24 »

çok güzel anlatmışsınız rabbim sizden razı olsun

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Bir günah işlediğinde hemen tövbe et, insan suya düştüğü için boğulmaz, çıkamadığı için boğulur.
25 Nisan 2015, 21:06:03
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.060


« Yanıtla #2 : 25 Nisan 2015, 21:06:03 »

Aleykümselam.Rabbim razı olsun paylaşımdan hocam.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
25 Nisan 2015, 21:19:55
Kaan Han
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 778


« Yanıtla #3 : 25 Nisan 2015, 21:19:55 »


Ali (kv) ve uzun halifelik süresince fetva makamında tek yetkili olarak kalması do­ğaldır ki devamlı bir şekilde evladına bol ilim ve kat kat yüce fıkhi bir serveti miras bı­rakmasını sağlıyordu. Böyle bir servet, zürriyeti arasında tıpkı varisler arasında tereke­nin dağılışı gibi dağılıyordu. Kaldı ki bu servet, kalıcılığı en uzun, ürünü en çok ve ge­lişmesi en temiz bir servetti
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
30 Nisan 2015, 14:52:30
sultan aktay
Öğrenci Grubu
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 417


« Yanıtla #4 : 30 Nisan 2015, 14:52:30 »

selamun aleyuküm
allah paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &