ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Şafi > Şafii mezhebinde müctedit olanlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şafii mezhebinde müctedit olanlar  (Okunma Sayısı 814 defa)
11 Eylül 2010, 17:15:34
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Eylül 2010, 17:15:34 »



ŞAFİÎ MEZHEBİNDE MÜCTEHÎD OLANLAR


240- Şâfıî Mezhebinde Müctedidlerîn Çokluğu, Bunların Ül­kelere Dağılışı:


İmam Şafiî´nin Irak´da, Mekke´de ashabı vardı; Mısır´da ashabı var­dı. Bu sonuncu İslâm dünyasının ortasına düşmektedir, Doğuyu Batıya bağlar. Şafiî´nin fıkhını alıp yaymak isteyenler Mısır´daki talebesi Re-bî´a koşup gelirlerdi. Şafiî mezhebini alanlar çoğaldı. Bunlar muhtelif di­yarlara yayıldı. Bunların içinde Iraklılar, Nisâborlular, Horasanlılar var­dı. Şafiî mezhebinin yayıldığı bu ülkelerde İslâm medeniyetleri doğdu, İs­lâm, devletleri kuruldu. Bunlardan ÂI-i Büveyh ve Selçukîler devletleri Çağlarında en kuvvetli İslâm devleti idiler.

Şâfiî´lik Suriye´de ve Yemen´de de yayıldı. Yemen´de Zeydiyye nıez-hebiyle temas etti, o mezheb ahâlisine karıştı. İlim, birbiriyle görüşen ve .karşılaşan iki tarafa engelleri çiğneyerek geçer. İran´da da Şâfiîler vardı. Görülüyor ki, Şafiî mezhebinde olanlar birbirinden uzakta bulunan türlü ülkelere dağılmışlardır. Bunların içinde Şafiî mezhebinde müctehid olanlar vardı. Şafiî´nin usûlüne ve onun kavillerine göre fer´î nıes´eleler çıkarmakta idiler. Şüphe yok ki, onlar bu tahriclerinde muhitlerinin ve meşreblerinin tesirinde kalmışlardır. Onları saran olayların ve bunların halli yollarının da onları görüş ayrılıklarına götürdüğü şüphesizdir. On­lar her ne kadar bir kaynaktan sulansalar ve bir asıl ile mukayyed olsa­lar da, düşünce ayrılıkları, temayüller, ayrı ayrı muhitler, başka başka olaylar, bütün bunların görüşü bir yöne çevirmede ve mezhebden mes´ele tahrîc etmede te´siri olmuştur.

Eğer biz Horasan ve Nisâbor fukahâsımn görüşlerini, Irak fukahâ-sının görüşlerini incelesek ve onları bu ışık altında tahlil etsek, muhitin te´sirini ve temayüllerin ayrılığını görürüz. Belki de Iraklılar ictîhadları, Şafiî´den naklolunanlara, Horasanlıların ve Nisâborluların ictihadların-dan daha yakındır. Muhiddin Nevevî buna biraz işaret ederek şöyle de­miştir:

"Bilesin ki Şafiî´nin nasslarını ve mezhebinin kaidelerini, keza eski Şafiî fukahâsının buluşlarını nakletme hususunda bizim Irak fukahâmı-zm nakilleri, Horasanlıların nakillerinden ekseriya daha sağlam ve daha dikkatlidir. Horasan fukahâmiz ise ekseriya tasarruf, bahis, tertip ve mes´ele kurma bakımından daha iyidirler."[1]

Bundan da görülüyor ki, Nevevî, nakil işinde Iraklıları üstün görü­yor ve Horasanlıları da tasarruf, bahis ve mes´ele tefri´inde daha ileri buluyor. Bu şundan ileri geliyor: Şafiî mezhebinin eskisi de, yenisi de Irak ve Mısır muhitinde doğdu. Bu bakımdan muhitin icaplarına uyarak sonradan mes´ele tefri´ etmeğe o kadar çok ihtiyaç duyulmadı; çünkü bu muhitler mezhebin İlk doğuşunda daha yapacağı te´siri göstermişti; ve­receğini vermişti. Horasan ve diğer muhitler ise bu mezheb için yepyeni idiler, bu yeni muhitler de kendi ihtiyaçlarını karşılamak, yaralarını sar­mak için bâzı tasarruflarda bulunacak, araştırmalar yapacak, mes´eleler tefri´ edecektir. Böylelikle mezheb orada gelişecek ve tutunup yaşaya­caktır.

Şafiî´lerin Horasan, Nisâbor ve İran´da bulunmaları onları Şîamn Imâmiyye koluyla temasa getirdi. Nasıl ki Yemen´de de Şîamn Zeydiyye koluyla temasa geldiler. Bâzı cihetlerde birbirine aykırı olan mezheble-rin birbiriyle temasta bulunması, bâzı mes´elelerde boğaz boğaza gelme^ yi doğursa da, bu mezheb taraftarlarından her birinin, muhalifleri tara­fında olan iyi cihetleri de anlamalarını mümkün kılmaktadır. Çünkü maddî ve fikrî sahada birbiriyle temasta bulunmaları, isteseler de, iste­meseler de, aralarında fikir mübadelesini doğurur, fikirler insanlara te­mas yoluyla geçer. [2]



241- Müctehidlerin Envâı Ve Tabakaları, Müctehîd-i Müntesip Olanlar:


Bu nıezhebde müctehid olan fukahâ arasında, ekseriyetle Şafiî´nin yolunu tutmakla beraber, hür olarak ictihad edenler vardı. Bir kısmı da yalnız mes´ele tahrîc etmekle yetinirdi.

Muhiddin Nevevî, bu ulemâyı dört kısma bölmektedir: Her kısmın fetvada bir derecesi vardır. Nevevî´nin o taksimini kaydedelim:

Birinci kısım: Bir mezhebe intisap etmiş bulunan müctehid, bu mu-kallid değildir, çünkü ne usûlde, ne de delilde Şafiî´yi taklid etmez. Belki mutlak surette ictihad eder. Şafiî´ye nisbet edilip onun mezhebinden sa­yılması, onun yolunu muvafık bulması, ietihadda onun çığırını tutmasm-dandır. Nevevî şöyle der:

"Ustaz Ebû îshak [3]bu vasfı bizim ashabımız için iddia etmiştir.

İmanı Mâlik´in, Ahmed Hanbel´in, Dâvud Zâhirî´nin ashabı ve Hanefiyye-nin goğıı ise mezhebi e riııin imamlarını taklid edegeldiklerinden o mezhebe nisbet .olunurlar. Muhakkik ulemânın doğru görüşüne göre, bizim Şâfü ulemâsından Şafiî mezhebine intisap edenlerin bir kısmı, Şafiî´yi taklid ederek onun mezhebini tutmuş değildirler. Belki de onlar Şafiî´nin ictihad ve kıyastaki yolunu en doğru bir yol olarak bulmuşlar ve kendileri de ictihadlarında o yolu tutmuşlardır. Hükümleri Şafiî´nin yoluyla bilmek istemişlerdir. Ebû Ali Sinci de[4] buna yakın bir şey söylemektedir. Şöy­le ki: "Bizler, başkalarına değil, Şafiî´ye tabi´ olduk. Çünkü onun sözünü en râcih ve en doğru bulduk. Yoksa onu taklid etmiş değiliz." Ebû îshak´-m ve Ebû Ali Sinci´nin bu söyledikleri, Şafiî´nin kendilerine emrettikleri­ne ve Müzenî´nİn Muhtasar´mın bağında dediklerine uygun düşmektedir. Ancak Nevevî bunun icmâ´ mahalli olmadığını söylüyor. Çünkü diyor, ulemâdan bunu kabul etmeyen vardır. Zîrâ onlardan taklidi büsbütün kaldırmak iddiası gerçekle bağdaşmaz; onların bilinen hallerine veyahut çoklarının durumuna uymaz. Hattâ Nevevî: "Bizim bâzı usûl-ü fıkıh ule­mâmız, Şafiî´nin asrından sonra müstakil müctehid bulunmadığını söy­lerler." diyor ki bu israfa kaçan bir sözdür.

Bu okuduklarımız bizi şu neticeye götürüyor: Birinci ve ikinci ta­bakada bulunan Şafiî fukahâsınm hepsinin mutlak müctehid olduklarını iddia etmek, hiç şüphe yok ki, bu da israfa kaçan bir dâva olur. İşin or­tası şudur: Onların içinde mezhebe intisap etmiş müctehidler vardır. Bunlar birinci tabakada daha çokturlar, diğer tabakalarda gitgide daha azalmışlar, nihayet son asırlarda hiç kalmamışlardır. Bunlar mutlak müc­tehidler idiler. Bunlardan bâzıları, Şafiî´nin dediklerine aykırı birçok mes´eleler çözmüşlerdir, onların ayrıldıkları mes´eleler Şafiî mezhebinden sayılmazlar: Muhamnıed b. Cirîr, Muhammedi b. Nasır, Muhammed b. Huzeyme (ve Muhammed b. Münzir´dir) nin yâni dört Muhammed´lerin ictihadlan bu türlüdür. Bâzılarının ise Şafiî mezhebinden ayrıldıkları mes´eleler azdır, Şafiî´ye pek karşı gelmezler. Bunların ayrıldıkları mes´eleler mezhebden sayılır. Bâzıları ise bu iki yolun ortası bir yol tutmuştur, Müzenî bunlardandır. Onun tek başına ayrıldığı mes´eleler de mezhebden sayı´maz. Rafiî´nin El-Vecîz şerhinde şöyle deniyor: "Müzenî´nİn, Şafiî´­nin usûlüne göre tahrîc etmeyip ayrıldığı mes´eleler, mezbebden sayıl­maz."[5]

tbn-i Sübkî, Tabakât´mda, Müzeni hakkında îmâm-ı Harameyn´in şöyle dediğini nakleder: "Bana göre Müzenî´nİn bütün mes´eleleri Şafiî mezhebine ilhak olunur. Çünkü o usûlde Şafiî´den ayrılmış değildir. Usûlde Şafiî´den ayrılmadığına göre onun hükümlerini çıkardığı mes´ele­ler (tahrîcleri) imamının kaidesinin dışına çıkmış sayılmaz. Eğer bir tanrıcı mezhebe ilhak etmek gerekirse, Şafiî´nin usûlünü benimsediği ve mevki´inin yüceliği i´tİbâriyle. Müzenî´nİn tahrîci buna en lâyıktır. Zîrâ o, bir mes´elede ayrı bir yol tutarsa, mezhebden ayrıldığını duyuracak bir kelime kullanır."

Hulâsa: Şafiî mezhebini almış olan fukahâ içinde mutlak müctehid mertebesinde olanlar vardı. Bunlar, birinci tabakadakiler arasında daha çok olup sonraki tabakalara doğru gittikçe azalmışlardır. [6]



242- Müctehid-i Mukayyed Olanlar:


ikinci kısım: Şafiî mezhebiyle mukayyed olan müctehidler ki, bun­lara mukayyed müctehidler denir. Nevevî bu kısım hakkında söyle diyor: "Bizim fukahâmızdan vucuh sahibi olanların vasfı budur. Bizim imamla-rımizjn ashabı veyahut onların çoğu bu hâl üzeredir." Yâni demek oluyor ki, Şâfîı mezhebinde müctehid olanların çoğu mes´eielerin hükmünü çıka­rırken kendilerini Şafiî usulüyle mukayyed tutmuşlar, onun yoluna mu­halefette bulunmamışlardır. Onların bu hükümlerini taklid edenler, Şa­fiî´yi taklid etmiş sayılırlar; yoksa bu fukahâyı taklid etmiş sayılmazlar. Bu, İmam Haranıeyn´e göre böyledir. Çünkü Şafiî mezhebindeki müete-hidlerden birine bir şey soran kimse o mes´elenin hükmünü Şafiî mezhe­bine göre bilmek istemektedir, yoksa mücerred o müetehide göre değil. Fakat bâza ulemâ diyor ki, Şafiî mezhebinde müctehid olan bir zâtın re1-yini taklid etmesi, Şafiî´nin mukallidi sayılması veya Şafiî´nin usûlüne gö­re mes´ele çıkaranın bu tahrîcinin Şafiî´ye nisbet edilmesi konusunda ay­rılık vardır. Doğrusu bunlar İçtihadı yapana nisbet olunur. Buna göre mukayyed müetehide mes´ele soran, Şafiî´nin değil, o müetehidin mukal­lidi i´tibar edilir. [7]



243- Müntesîb Ve Mukayyed Müctehidler Sayesinde Mezhe­bin Gelişmesi, Diğer Fakîhlerin Hizmeti:


işte bu iki kısım sayesinde Şafiî mezhebi gelişmiş, tahrîc ve bahis hususunda büyümüştür. Yine bu iki kısım sayesinde mezheb, istenilen şekil ve istikamete yöneltilmiş, cemiyetin hükümlerine ve icaplarına, za­manın gidişatına ayak uydurmuştur.

Diğer iki kısma gelince, bunlar da mezhebin kavillerini toplamışlar, delillerini tertip etmişler, mes´eleleri tehzîb eylemişler, füru´u bir araya getirmişlerdir. Böylece üçüncü kısım: İctihad sahibi olan...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 11 Eylül 2010, 17:30:29 Gönderen: sidretül münteha »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şafii mezhebinde müctedit olanlar
« Posted on: 08 Temmuz 2020, 04:53:29 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şafii mezhebinde müctedit olanlar rüya tabiri,Şafii mezhebinde müctedit olanlar mekke canlı, Şafii mezhebinde müctedit olanlar kabe canlı yayın, Şafii mezhebinde müctedit olanlar Üç boyutlu kuran oku Şafii mezhebinde müctedit olanlar kuran ı kerim, Şafii mezhebinde müctedit olanlar peygamber kıssaları,Şafii mezhebinde müctedit olanlar ilitam ders soruları, Şafii mezhebinde müctedit olanlarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &