ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Peygamberin Savasları > Bedr harbi sırasında haber alma işi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bedr harbi sırasında haber alma işi  (Okunma Sayısı 863 defa)
07 Ocak 2011, 14:47:27
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Ocak 2011, 14:47:27 »



Bedr Harbi Sırasında Haber Alma İşi: 


233.  Hz. Peygamberin amcalarından biri olan Ab-bâs hicret etmemiş, Mekke'de   kalmıştı.   Büyük   bir banker ve zengin bir tüccar   olarak birçok yerlerde meselâ Tâ'if ve   Medine   gibi şehirlerde geniş şekilde temaslarda bulunuyordu; bu arada    devamlı olarak Mekke'de cereyan eden hâdisatın aldığı son şekillere dâir Hz. Peygambere yazıyor ve onu bunlardan haber­dâr ediyordu. Nitekim bu durumu izah eden bir riva­yete îbn Sa'd'ın eserinde raslanmaktadır: «Kureyş ker­vanları Suriye'ye doğru yola çıktıkları vakit Hz. Pey­gamber de onlara manî olmak için Medine'den hare­ket ediyordu. Çünkü kervanın hareketlerine dair Mek­ke'den kendisine haber geliyordu». [324] Yine aynı eserin­de s. 6 da: «Hz. Peygamber Medine'den hareketle Yan-bû limanına çıkan yol üzerindeki Zu'I-Uşeyre'ye ka­dar gitti... Talhat'ubri Ubeyd'illah ve Saîd'ubn Zeyd isimli iki casusunu kervanın peşini    Suriyeye kadar nereye giderse takip etmek, orada kalmak ve kerva­nın ne zaman dönüş seyahatine çıkacağını kendisine bildirmek üzere vazifelendirdi. Onlar da aynen böyle yaptılar, fakat Medine'ye döndükleri vakit Hz. Pey­gamberin diğer kaynaklar vasıtasıyla kervanın dönü­şünü öğrenmiş olduğunu ve daha onlar şehre dönme­den evvel ordusu başında hareket ettiğini öğrendiler» demektedir.

234. Hz. Peygamber Muhammed  (S.AJ, kervanın gelmekte olduğu kuzeye düşen Suriye cihetine doğru ilerlemedi; bilakis "kervanın varış yeri olan Mekke'ye doğru yani güneydeki Bedr tarafına hareket etti. Bu, kervanı tam zamanında ele geçirmek için en emni­yetli hareket tarzıydı. Bundan başka bir dağ geçidi —ki Bedr'de mevcuttur— düşmana üstünlük sağla­mak hususunda açık araziye nazaran daha mürec­cahtır.

235. Hz. Peygamber Bedr'e doğru yola çıktığı va­kit Basbas ve Adî isimli iki casusunu düşmanın nere­de bulunduğunu araştırmak gayesiyle önden yola çı­karmıştı.[325]

236. Yolda düşman hakkında doğru ve tam bilgi edinebilmek için elinden gelen her şeyi yaptı. [326] Bazan yürüyüş halindeki ordudan ayrılıp, bizzat dağ geçit­lerinde dolaştığı oluyordu. Bir defasında yaşlı bir ada­ma raslamış ve ondan kervanın nerede bulunduğunu sormuştu. O da buna dair bilgisi olduğunu, fakat bu­nu ancak muhatabının  (yani Hz. Peygamberin)   kim olduğunu ve nereden    geldiğini   öğrendikten   sonra, söyleyebileceğini söyledi.    Hz. Peygamber bunu söy­leyeceğine söz vermesi üzerine geveze Bedevi dedi ki: «aldığım haberlere göre kervan filân filân tarihlerde filân yerlerde görülmüştür. Şayet bu haberi bana ve­ren yalan söylememişse şimdi    kervanın filân yerde olması gerekir» ve ilâve etti:    »Aynı zamanda, şunu da öğrendim ki, Hz. Peygamberin   ordusu şu tarihte şuradan hareket etmiş şayet bu doğru ise şimdi filân yerde bulunması lâzım gelir». Hakikaten de öyleydi; bu adam doğru söylemekteydi. Hz. Peygamber ceva­ben şöyle dedi: «Biz su kaynağından yani ırak'dan ge­liyoruz-    (Nâhnu   min  mâ', Mâ mâ'? el-irak). «'ırak» akar su manasına gelen bir kelimedir.

237. Bedr yakınlarına varıldığı vakit Hz. Peygam­ber (S.A.), tekrar en son haberleri toplamak gayesiyle iki tane develi süvari yola çıkardı [327] Bu ikisi Bedr ka­sabasının içine kadar girdiler,  gayeleri  güya' içecek su te'min etmekti. Burada kuyu başında iki hizmetçi kızın lâkırdılarına kulak misafiri oldular. Kızlardan biri diyordu ki: «Yakında kervan geliyor; onlara hiz­met edip kazandığım parayla borcumu ödeyeceğim»: Bu kadarı kâfi idi.    Casuslar derhal geri dönüp Hz. Peygambere «daha henüz kervanın Bedr'den geçme­miş»  olduğunu    bildirdiler ve strateji de buna göre tesbit olundu.

238. Bu arada kervan da Suriye'de bulunduğu es­nada Hz. Muhammed'in  (S.A.)  kendi yolunu kesece­ğine dâir bazı haberler almıştı; bu yüzden herhangi bir pusu için hazırlıksız değildi.     Dönüşte,  kervanı sevk ve idare eden Ebû Sufyân, Bedr'in dağlık Vadi­lerine girmeden evvel Huneyn'de mola için durdu. [328] Ve tek başına Bedr'e doğru geldi. Ebû Sufyân gerek ara­ziyi ve gerekse ahâliyi gayet iyi tanıyordu. Bedr'e ge­lince herhangi bir haber olup olmadığını soruşturdu. Boşboğaz bedeviler herhangi bir mutad harici hâdise­ye tesadüf etmediklerini    sadece az evvel develi iki süvarinin su içmek için gelip    gittiklerini söylediler. Ebû Sufyân bu iki süvarinin izlerini takip etti ve ne­ticede hayvanlara ait. tezekleri buldu. Bunları aldı ve içini tetkik ettiğinde hurma çekirdeklerine rasiar ras-lamaz haykırdı: «AHaha yemin ederim ki bu havali hayvanları bu çeşit yemle yemlenmezler; bunlar mut­laka Medine vahasının    develeridir ve süvarileri de Muhammed (A.S.)'m casuslarıdır». Hemen acele ker­vana katıldı ve dönüş yolunu değiştirerek Bedr etra­fından dolaşacak şekilde istikamet verdi ve sahil yolu­nu takibe başladı. İki gecelik yolu bir hamlede alarak muhtemel tehlikeden böylece kaçtı. Ayrıca Ebû Suf­yân çok süratli bir haberciyi (nezir üryan) Mekke'ye göndererek  ordunun  yardıma  koşmasını talep  etti.[329]

239. Neticede kervan bu suretle kaçıp kurtulunca Hz. Peygamber Bedr kasabasına döndü geldi; gayesi, anlaşılıyor ki bu havali kabileleriyle istikbâle matuf ittifaklar akdetmekti. Az sonra da Mekke ordusunun Bedr'e doğru gelmekte olduğunu öğrendi ve ona kar­şı koymaya karar verdi. Hz. Peygamberin Ordusuna mensub birliklerden biri, iki Mekkeli süvariyi yakala­yıp esir ettiler. Onlar buraya kadar su için gelmişler­di. Bu iki esir Hz. Peygamberin huzuruna çıkarıldık­ları vakit kendisi namaz kılıyordu. Onlar da cevaben Kureyş ordusuna su taşıyan askerler olduklarını söyle­diler. Subaylar dediler ki: «Hayır! Yalan söylüyorsu­nuz; siz Ebû Sufyân'm kervanına mensub adamlarsı­nız- ve sorgu esnasında şiddet usûlü tatbik etliler: Onları evvelâ dayakla söyletmek istediler, bunlarsa aynı şeyi söylemede ısrar ettiler. Sonra tatlı dille sor­dular gene aynı şekilde .Kureyş ordusunun askerleri olduklarım tekrar ettiler. Hz. Peygamber namazını bitirdiği zaman şahsen bu işle meşgul oldu ve arka­daşlarına ahvâl ve şeraitin birçok malla gelen bu ker­vanın artık iyice uzaklaştıktan sonra geriye su için adam göndermesini veya onun bu yakınlarda olduğu­nu insana pek düşündürmediğini izah etti. Sonra bu esirlerden düşman  ordusunun kaç kişi olduklarını sordu. Onlar da bunu bilmediklerini söylediler. Hz. Peygamber sormaya devam etti: «Günde orduda ye­mek için kaç deve kesiliyor?»; cevaben dediler ki: «Bir gün on, bir gün dokuz olmak üzere değişiktir.» Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.) düşmanın 900 1000 arasında olduğu hükmünü çıkardı; hakikaten düşman 950 askerden müteşekkildi.[330]

 

 

Diğer Seferlerde Ve Uhud Savaşında Haber Alma:
 

240. Karkarat'ul-Kudr seferine çıktığı zaman Hz. Peygamber, düşman kabileye mensub bazı çobanları esir aldı ve onlardan kabilelerin nerede bulunduğu­na dâir malûmat edindi.[331]

241. Gatafan'a karşı girişilen seferde İslâm Or­dusu müfrezelerinden biri, Zu'l-Qassa!da, Sa'lebe ka­bilesinden bir şahıs ile karşılaştılar ve onu Hz. Pey­gamberin (S.A.) huzuruna çıkardılar.. Bu zatın ismi Cabbâr'di; kendisi düşman hakkında Hz. Peygambe­re epey malûmat vermiştir... Ve sonunda İslâmı ka­bul etti.[332]

242. Bedr savaşından Müslüman ordusunun mu­zaffer çıkması, Medine'de yaşayan Yahudi sermaye­darlar için beklenilmeyen ve hiç de arzu edilmeyen bir şeydi. Yahudi Benû'n-Nadîr kabilesinin şeflerin­den biri olan Kâ'b'ubn'ul-Eşref, bu zafer üzerine hiç vakit kaybetmeksizin Mekke'ye hareket etti ve ora­da Mekkelileri intikam için hazırlanmaya teşvik etti, hattâ onlara elinden gelen her yardımı da yapacağını vadetti. Bunun haberi Hz. Peygambere ' (S.A.) gelin­ce küçük bir askeri birliği bu Yahuçlinin şatosuna gönderdi. Bunlar mezkûr kabile şefini kendi evinde öldürmeye muvaffak oldular. Bu suretle hazırlanan fesat hareketi henüz tomurcuk halinde iken koparı­lıp atıldı".[333]

243. Bedr mağlûbiyetinin intikamını almak üze-. re Mekkeliler hazırlığa girişmişlerdi.  Bunun için in­san ve malzeme topluyor, yeni yeni ittifaklar akde­diyorlardı. Hz. Peygamberin (S.A.)' amcası Abbâs bü­tün bu olan bitenleri Medine'de bulunan Hz. Peygam­bere   (S.A.)   yazmış ve o bu suretle gafil avlanma-mıştır.[334]

244. Düşmanın  Medine   yakınlarına  geldiği   an­laşıldığı vakit Hz. Peygamber  (S.A.)  onların izlerini takip etmek üzere iki  casus  gönderdi.  Bunlar düş­manın   Medine   yakınlarından   geçerek   daha ileriye kuzeye çıktığını ve hâlen Uhud dağının takriben kuzey batısına düşen el-Ureyd'de [335] karargâh kurmuş ol-duklarinı, düşman develerinin buralarda otlamakta oldukları haberini Hz. Peygambere (S.A.) getirdiler. Hz. Peygamber (S.A.) bunun üzerine diğer bir casu­sunu tahrik etti; el-Hubâb'ubn'ul-Munzır ismindeki bu zat düşman karargâhına kadar nüfuz edip onla­rın hakiki sayıları hakkında ayrıntılı malûmat edin­di.[336]

245. «Hz.   Muhammed   (S.A.),   Sufyân'ubn   Hâ~ İid'il-Huzâlî  (bu zatın kabilesi Urana civarında yaşı­yordu)'nin İslâm Devletinin bütünlüğü aleyhinde sa­vaşacak gönüllüler topladığını öğrenmişti...». Atılan adımlar da bu habere göre ayarlanmıştır.[337]

246. «Medine'ye   bir   tüccar » mallarıyla   beraber geldi.  Anmâr ve Salebe kabileleri  halkının Müslü­manlara karşı çıkmak üzere hazırlandıklarını beyân ve ifade etti.» Bu haber üzerine Hz. Peygamber (S.A.) Zât'ur-Riqâ' seferinden vazgeçti.[338]

247. Benû  Mustaliq isimli büyük bir kabilenin reisi olan el-Hâris'ubn Dirâr, gerek kendi kabile ef­radını ve gerekse etraflarında bulunan, üzerinde nü­fuz sahibi olduğu şâir kabileler ahâlisini Medine'ye karşı bir hücuma geçmek üzere toplanmaya çağırdı. Onlar da buna müsbet cevap verip hemen hazırlığa giriştiler. Bu ri...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Bedr harbi sırasında haber alma işi
« Posted on: 03 Nisan 2020, 23:10:03 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bedr harbi sırasında haber alma işi rüya tabiri,Bedr harbi sırasında haber alma işi mekke canlı, Bedr harbi sırasında haber alma işi kabe canlı yayın, Bedr harbi sırasında haber alma işi Üç boyutlu kuran oku Bedr harbi sırasında haber alma işi kuran ı kerim, Bedr harbi sırasında haber alma işi peygamber kıssaları,Bedr harbi sırasında haber alma işi ilitam ders soruları, Bedr harbi sırasında haber alma işiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &