ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > Hukuku İslamiye >  Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri  (Okunma Sayısı 1458 defa)
26 Mart 2010, 10:01:48
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 26 Mart 2010, 10:01:48 »



BEŞİNCİ KISIM
HÜKÜMLERE, ÎCTÎHADA, KAVAJDt KÜLLİYYEYE AtDDİR.



içindekiler : Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri. Rükünle, rin, illetlerin, sebeblerin, şartların ve alâmetlerin mahiyetleri ve kısma­ları. Mahkûmun bihin mahiyeti ve nevileri. Mahkûmun aleyhin ve ehliyet ile teklifin mahiyetleri. Ehliyete ait semavî ve mükteseb arızalar. İçti­hadın mahiyeti ve şartları. İçtihadın hükmü. Fetva ve istifta. Kaza ile fetva arasındaki farklar. îslâm hukukuna aid kavaidi külliyye. [34]

Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri :



520 -: Hükm, lügatte bir şeyi diğer bir şeye isnad etmektir : «Bu mal benimdir», «Bu iş faidelidir» denilmesi gibi. Usul ıstılahınca: hükmü şer´î; mükellef olan kimselerin isledikleri şeylere taallûk eden hitabı ilâ­hînin eseridir. Şâfiîlerden bazılarına göre ise bizzat hitabı ilâhîdir.

Meselâ : «Bu şey halâldir», -sBu şey haramdır» diye tarafı ilâhîden beyan buyurulsa Hanefîlere göre bu beyanın eseri olan halâl ve haram birer hükmi şer´î olmuş olur. Bazı zevata göre ise hüküm, bu beyanı ilâ­hîden ibarettir.

Kezalik: Hak Tealâ Hazretleri: «Şu işi yapınız» diye emr etse bu emrin eseri, farziyetten ibaret bir hüküm olmuş olur. Bilâkis «Şu işi yap­mayınız» diye nehy buyursa bunun eseri olan hürmet de yine bir hükmi şer´î bulunmuş olur. Bazı zevata göre iae bu emrin ve nehyin bizzat ken­disi birer hükmi şer´îdir.

Velhâsıl : bizce böyle bir enirin veya nehyin üzerine terettüb eden faide, netice, meşruiyyet veya memnuiyet birer hükümdür. Asıl hitabı ilâhiden maksat ise kelâmı ezelîdir. Kelimatı Kur´aniyye = nasların lâ­fızları ise bu ezelî kelâmı anhyabilmek için birer alâmettir.

521 -: Şer´î hükümlerin hâkim, hüküm, mahkûmun bin, mahkû­mun aleyhden ibaret olmak üzere dört rüknü vardır. Asi hakîm, Allah Tealâ Hazretleridir. Şarii mübîn odur. Şer´î hükümleri peygamberleri va-sıtasiyle kullarına tebliğ ettiren odur. Peygamberler de bu ilâhî hükümleri tebliğe vasıta, vahyi sübhanîye mazhar oldukları cihetle sari, sahibi şeriat sayılırlar. Akl ise şer´î hükümlerin hikmetini, eşyanın hüsn ve kub-hunu bir dereceye kadar idrâke kadir olur. Yoksa bu hususta hâkim değildir. Bunlara dair emr ve nehiy mebhasine müracaat!.

522 -: Şarii mübînin hitabı mükelleflerin fiillerine ya iktiza, yâni; taleb suretiyle veya tahyir suretiyle veya vaz tarikile taallûk eder. îşte bu vecihlerden birile mükelleflerin fiillerine taallûk eden bir hitabı ilâ­hînin eseri, bir hükmü geridir.

Meselâ : Şarii hakîm, «şu fîli yapınız» derse o fîli yapmak farz olur. «Şu işi yapmayınız» derse o işi yapmak haram olur. «Şu işi yapmalısınız» derse onu yapmak mendub olur. işte bunlar, iktiza yolile mükelleflerin fiil­lerine teallûk eden birer hitabdır.

Fakat şarii kerîm; «Şu işi isterseniz yapınız isterseniz yapmayınız^ derse mükellefi muhayyer bırakmış olur. îşte bu hitabda muhayyerlik yoliyle bir hitab bulunmuş olur. Bunun eseri de ibahadan ibarettir. Av hayvanlarını avlayıp avlamamak hususundaki hitab, bu kabildendir.

Vazı tarikile olan hitaba gelince bu da bir ibadet veya muamelenin sıhhati için aranılan rükniyyet, Hliyyet, şartiyyet, sebebiyyet gibi şeyler­dir. Meselâ: namazda kıyam, bir rükündür, vakit de bir sebebdir. Alış verişde de icab ve kabul birer rükündür, işte bunların bu rükniyyeti, \e sebebiyyeti, şarii mübînin vaz´iledir. Binaenaleyh bunlar da birer hükmi vaz´îdir. Nitekim ileride izah edilecektir.

523 - : Teklifi hükümler, mükelleflerin fiillerine teallûk eden tâ-tabların birer eseridir. Bu hükümler, iki kısma ayrılır. Şöyle ki :

Bir kısım, vücub ve emsali gibi mükelleflerin fiillerinin sıfatı olan şeylerdir. Namaza nazaran farziyyet gibi ki, namaz bir fîli mükelleftir. Bu farziyyet ise bu fîlin bir sıfatıdır.

Farz, vacib, sünnet, mendub, haram, mekruh mubah gibi hükümle­rin mahiyetleri yukarıda ıstılah kısmında beyan olunmuştur.

Diğer bir kısmı da mülkiyyet gibi mükelleflerin fiillerinin sıfatı de­ğil, eseri sayılan şeylerdir. Bey´e, hibeye, tevarüse nazaran vücuda ge­len mülkiyet gibi. Meselâ : alış veriş birer fîli mükelleftir. Bu fillerin eseri de satanın semene, alanın da satılan şeye mâlik olmasıdır. Bu mülkiyet ayni zamanda hitabı şariin de eseridir.

524 - : Mükelleflerin fillerinin sıfatı olan kısımda evvelen ve biz­zat ya dünyevî maksatlar veya uhrevî maksatlar muteber olur. Şöyîe ki: ibadetlerde dünyevî nıaksad, bunları emr olundukları veeihle yerine ge­tirerek bunlardan zimmeti fariğ kılmaktır. Muamelâtta da dünyevî mak-sad, ihtisasatı şeriyyedir. Yâni: akıdlere, fesihlere terettüb eden garaz­lardan ibarettir.

Meselâ : beyiden garaz, mebiin rakabesine malikiyyettir. Nikâhtan maksad, mülki müt´aya malik olmaktır. Icareden murad da mülki men­faate temellüktür, işte bütün bunlar muamelâta dair birer dünyevi mak­sattır. Birer ihtisası şer´îdir.

525 -: Dünyevî maksatlar itibarüe mükelleflerin filleri, sahih, fâ-sid, bâtıl, münakid, gayri münakid, nafiz, gayri nafiz, lâzım, gayri lâzım kısımlarına ayrılır.

Bu filler, uhrevî maksatlar itibarile de azimet ile ruhsat kısımlarına ayrılmıştır. Bunların tarifleri, yukarıda ıstılah bahsinde mevcuttur.

526 -: Hükmi vaz´î -ki, bir şeyin hükmi teküfîye münasebeti bulunmasile hâkim olan hitabın eseridir ve o şeyin bu münasebetten h£.-sıl olan bir sıfatıdır -Rükniyet, illiyyet, şartiyyet, sebebiyyet gibi şey­lerden ibaret bulunmaktadır.

Meselâ : namaza nazaran kıyamın, bir hükmi teklifî olan farziy-yeti salata taallûk ve münasebeti vardır. Bu münasebete hâkim olan ise = namazı ikame ediniz) hitabı ilâhîsidir. Binaenaleyh bu kıyam, bu hitabın bir eseridir. Ve hükmi teklifi olan farziyyeti salâ-tın bir sıfatıdır. Bu cihetle de bir hükmi vaz´îdenjbarettir. [35]

Rüknün, illetin, şartın, sebebin ve alâmetin mahiyetleri vefasından:.



527 -: Rükn, bir şeydir ki kendisile başkası .takavvüm eder, te­şekkül eder. Ve iki kısma ayrılır : Biri, rükni aslîdir ki : kendisi bulun­mayınca kendisile mütekavvim olarak şey de bulunmaz, hükümsüz kalır, îmana nazaran tasdiki kalbî gibi ki, bu tasdik bulunmayınca iman da bu­lunmamış olur.

Diğeri de rükni zaiddir ki : kendisinin bulunmamasile kendisile ta­kavvüm eden şey bulunmamış, hükümsüz kalmış olmaz, imana nazaran ikrarı lisanî gibi ki, bunun bu icbara mebnî bulunmaması, terk edilmesi, imanın bulunmamasını icab etmez.

Zaid rükünler de iki kısma ayrılır : biri, keyfiyet hasebile zaid olan rükünlerdir. îkrar gibi. Diğeri, kemmiyyet itibarile zaid olan rükünler­dir. On kişiden müteşekkil bir heyete nazaran üç, dört kişinin mevcudi­yeti gibi. Bu halde o heyetin altı, yedi âzası, bir rükni aslî, üç, dört âzası da bir rükni zaid bulunmuş olur. Aralarında ekseriyeti ârâ ile karar usn-Jü cari olunca üç, dört kişinin muhtelif karan, ekseriyetin kararını hü­kümsüz bırakmaz. Bunun içindir ki: «ekseriyet için hükmi kül vardır» denilir.

528 -: Elet, bir şeyin, bir hükmün sübut ve vücubü iptidaen ken­disine izafe edilen şeydir. Bu halde illet bulununca o hüküm de bulunur, il­let bulunmayınca o hüküm de bulunmaz.

Aklî illetlerde olduğu gibi şer´î illetlerde de -ekserin kavline gö­re __. illet, malûlden, malûl de illetten sonraya kalamaz, illet bulundu mu malûlü de hemen bulunur. Böyle olmazsa illetin sübutile hükmün sü-butüne, aralarında böyle bir rabıta bulunduğuna istidlal sahih olamaz.

Meselâ: ateş, yakmanın illetidir. Her ne zaman ateş bulunursa yak­ma hâdisesi de bulunur. Bunun gibi her ne vakit tam bir satış muame­lesi bulunursa bunun malûlü olmak üzere müşteriye mülkiyyetin sübıı-tü de bulunur. İşte bu, bir illeti tamme, bir illeti hükmiyyeden ibarettir.

529 -: İlletler, aşağıdaki yedi kısma ayrılır:

(1) : ismen, manen ve hükmen illettir. Şöyle ki: bu illet; bir şey hakkındaki hükm için vaz edilmiş, o hükümde müessir bulunmuş ve o hüküm ile beraber bir zamanda tahakkuk etmiş olan bir illettir. İşte bu, bir illeti hakîkiyedir. Mutlak saûş gibi ki, her ne zaman bir mal hıyarattan ârî olarak satılırsa derhal müşteri satılan şeye mâlik olur. Binaenaleyh bu satış muamelesi, müşteri için mülkiyetin sübutüne hem ismen, hem manen, hem de hükmen ilettir. Sahih ve lâzım olan bir ni­kâh da zevç ile zevce arasında meşru münasebetin husulü için böyle bir illettir. Kısasa nazaran amden kati de böyle bir illettir.

(2) : İsmen ve manen illettir. Şöyle ki: bu illet; hükme vaz edil­miş, hükümde müessir bulunmuş olduğu halde hükme mukarin olmayıp hükümden mukaddem mevcut bulunan bir illet demektir. Fuzulî satış gibi. Çünkü bu satış ile müşteriye hemen mâükiyyet sabit olmaz. Bel­ki bu mâlikiyet husulü, bu satıştan sonra asıl mal sahibinin icazetine tevakkuf eder. Binaenaleyh böyle bir illete «illeti ismiyye», «illeti mâ-neviyye» adı verilirse de «illeti hükmiyye» adı verilemez.

Marazı mevt dahi marîz hakkında bazı hükümlerin tağyiri itibari-le bu kabilden bir illettir. Zira bu hükümlerde tağyir, marazı mevt ile beraber hemen vücude gelmez. Belki ölüm zamanına kadar teehhür eder. Vasiyet hükmü gibi.

Bir vakte muzaf olan akidler de bu kabildendir. İcarei muzafede olduğu gibi.

Kezalik: bir kimse, memlûk olan karibini, meselâ: validesini satın alsa bu satın alma muamelesi, o karibin azad olması için böyle ismen ve manen bir illet olmuş olur. Fakat hükmen illet olmaz. Çünkü bunun hükmen illeti, o kimsenin o karibine mâlik olmasıdır. Binaenaleyh o sa­tış muamelesi ile bu azad keyfiyeti arasında zamanen değilse de rütbe-ten bir teehhür vardır. Yâni: o kimsenin mâlikiyetinin araya girmesi vardır. Bu cihetle o muamele, bir «illeti hükmiyye» sayılamaz.

(3) : Manen ve hükmen illettir. Şöyle ki: bu i...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri
« Posted on: 06 Haziran 2020, 13:11:12 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri rüya tabiri, Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri mekke canlı, Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri kabe canlı yayın, Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri Üç boyutlu kuran oku Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri kuran ı kerim, Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri peygamber kıssaları, Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri ilitam ders soruları, Şer´î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &