ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > Hukuku İslamiye > Mevlel´müvalatın Tevarüsü
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mevlel´müvalatın Tevarüsü  (Okunma Sayısı 978 defa)
16 Mart 2010, 15:21:00
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 16 Mart 2010, 15:21:00 »



Mevlel´müvalatın Tevarüsü



182 - : Mevlel´müvalât namını alan kimseler? velâ sebebiyle altıncı derecede birer vârisdirler.

Şöyle ki : (velâ) bahsinde mufassalan yazıldığı üzere iki kimse arasında şeraitine tevfikan velâi müvalât münâkid olursa mevlâyi âlâ namım alan şahıs, mevlâyi esfel namını alan şahısın vefatında dereceten mukaddem hiç bir vârisi bulunmazsa terikesinin tamamına irsen müstahik olur. Yalnız zevci veya zevcesi bulunursa bunların muayyen hislerinden baki kalan terikeyi ahz eder.misal [22]

Mukarrun Leh Binnesebolanların Tevarüsü



183 - : Bir kimse, bir şahsın nesebini veya zevç veya zevce olduğunu ikrar etmiş olsa bakılır: eğer bu ikrarı kendi hakkında ise -şeraitine mu-karin olduğu takdirde -sahih olur, mukarrün leh olan şahsın nesebi veya zevciyyeti kendisinden sabit olarak o vech ile aralarında tevarüs cereyan eder. Fakat bu ikrarı başkası hakkında ise mücerred bununla ne neseb, ne de zevciyyet sabit olmaz. Şu kadar var ki bu ikrar, mal hususuna münha­sır olmak üzere mukir hakkında muteber ve sahih olur.

Meselâ : bir kimse mechulünneseb bir şahıs hakkında, tasdikine muka-rin olarak : «Bu benim oğlumdur» diye ikrar edip zahiri hal de kendisini mükezzib bulunmasa vefatında o şahıs kendisine diğer vârisleri gibi tevarüs eder.

Kezalik bir kadın hakkında : «Bu benim zevcenidir» diye tasdikine mu-karin ikrarda bulunsa vefatında o kadın kendisine vâris olur.

Amma : «Fülân şahıs benim kardaşımdır, veya amcamdır» diye ikrar etse bu ikrarı babası ve ceddi hakkında sahih olmayacağından bununla o şahsın nesebi sabit olmaz. Şu kadar var ki bu mukirre babasından veya ceddinden intikal edecek bir mala, iştirak eder, ve mukirrin kendisi de ve­fat eder de yukarıda beyan olunan altı sınıf vârislerden hiç birini bırak­mazsa terikesinin tamamına bu mukarrün leh nail olur. Yalnız zevcesini veya zevcini terk etmiş olduğu takdirde de bunların muayyen hisselerinden mütebaki terikesi mukarrün lehe aid olur. İşte bu itibar ile mukarrün leh binneseb alel´gayr, vârislerin yedinci mertebesinde bulunmaktadır.

Mukarrün leh binneseb. nefsinden tabire gayri kadir, yani : gayri mü­meyyiz, nesebin mahiyetini gayri müdrik ise vaki olan ikrarı tasdik etme­si lâzım gelmez, ikrar ve neseb bahislerine de müracaat!

(Hanbelî fukahası diyorlar ki : mukarrün leh gayri mükellef ise mükel­lef oldukdan sonra ikrar edilmiş olan nesebi inkâr etse de mesmu olmaz, ikrar zamanına itibar olunur, hattâ mukarrün leh, mukirre yemin teklif edemez, mukir için istihlâf lâzım gelmez. Çünkü mukir, nükûl etse nükûliyle hükm olunamaz. Fakat mukarün leh mükellef ise mukirri tasdik etmesi lâzım gelir.)

184 - : Bir müteveffanın vârislerinden bir kısmı, bir şahsın neseb veya zevciyyet itibariyle vereseden olduğunu ikrar ettiği halde diğer bir kısmı bunu inkâr eylese terike, evvelâ bu iki kısım verese arasında taksim edilir, sonra mukir olan vârise isabet eden sehimler kendisiyle mukarrün leh ara­sında muayyen hisselerine göre taksim edilir.

Meselâ : bir müteveffanın iki oğlundan yalnız biri, bir şahıs hakkın­da : tbu da bizim lieb kardaşımızdır» diye ikrar etse bununla o şahsın ne­sebi müteveffadan sabit olmaz, fakat o şahıs, mukirrin sehimlerine müna-safaten iştirak eder. Bir misal :

Görülüyor ki : bu misalde evvelâ iki ibn için mesele ikiden tashih edil­miş, bundan her birine bir sehim verilmiştir. Sonra üç ibn farz edilmekle mesele üçten tashih edilerek her birine bir sehim düşmüştür. Bu üç ile bi­rinci meselenin tashihi arasında mübayneet bulunduğundan biribirine zarp edilerek hâsılı zarp, altı olmuştur. Fakat sabitünneseb iki ibinden yalnız bi­ri, üçüncü ibnin vücudunu ikrar e4ip diğeri inkâr etmekle mesele yine ikiden tashih edilerek bundan bir senimi münkire, diğer bir senimi de münkir ile mukarrün lehe verilmiş, fakat bu bir sehim. bu ikisine kabili kısmet olma­dığından adedi rüûsleri olan iki, mezkûr meseleye zarp edilerek hâsıl olan dörtten ikisi münkire, birerden ikisi de mukir ile mukarrün lehe verilmiş ve muvazeneyi temin için yukarıdaki meseledeki (6) ile bu son meseledeki (4) arasında muvafakati binnisıf bulunduğundan dördün nısfı mezkûr altı ile ve altının nısfı da bu dört ile zarp edilerek hâsıl olan (12) iki ibnin elle­rindeki hisselere göre mezkûr üç adedinin zarbı suretiyle taksim edilmiş, bunun (6) sehimi münkire, üçerden altı senimi de mukir ile mukarrün lehe isabet etmiştir. Eğer münkir de mukir bulunsa idi, her üçü, on iki sehimden yalnız dörder senime müstahik olacaktı. Nitekim ikinci mesele bunu göster­mektedir.

Buna (mukaseme) tariki denilmektedir, budur.

Hanefiyyece muhtar olan da

(îbni Ebî Leylâya, Malikiyyeye göre mukir, terikeden yalnız fazla al­mış olduğu mikdarı mukarrün lehe verir, bundan fazlasını vermeğe mecbur olmaz, tabiri diğerle mukarrün leh, mukirrin hissesine tamamen iştirak edemez. Bu halde mesele şöyle tasvir olunur :

Mecellenin ikrara dair (1642) inci maddesinde de bu hazıl tariki kabul edilmiştir. Bazı fükahaya göre de diğer vârisler mukirri tasdik etmeyince mukarrün lehe hiç bir hisse verilmesi lâzım gelmez. Fakat bu kavi, kabule şayan görülmemiştir.)

185 - : Bir müteveffa, hali hayatında müteaddit kimselerin nesebini ik­rar etmiş olduğu takdirde bakılır : Eğer bu ikrarı bunların cümlesi hakkın­da -sübuti neseb bakımından -sahih ve muteber ise veya hiç biri hak­kında sahih ve muteber değilse terikesi bunların arasında usulen taksim olunur.

Meselâ : «Fülân ve fülân benim oğullanmdır, veya şu ve şu kimseler benim ana baba bir kardeşlerimdir» diye ikrar etmiş olsa vefatında terike­si bunların arasında taksim olunur.

Fakat haklarında neseb´ itibarile ikrar, sahih olanlar ile olmayanlar cem edilmiş olsa bakılır : eğer hakkında ikrar sahih olan şahıs, terikenin tamamım ihraz eden vârislerden ise hakkında ikrar sahih olmayan şahıs sakıt olur, Böyle bir ikrara meÖhi vâris olamaz.

Meselâ : bir kimse : «Fülân benim kızımdır, fülân dî. oğlumun kızıdır» diye ikrar edip başka vâris terk etmeden vefat etse terikenin tamamı farz ve red tarikiyle «kızımdır» diye ikrar ettiği kadına ait olur. Çünkü bu ik­rarı sübuti neseb itibariyle sahihdir. Diğeri ise vâris olamaz, zira anın hak­kındaki bu ikrar sahih değildir, anın nasebi bu ikrar ile müteveffanın oğ lundan sabit olamaz.

Fakat hakkında ikrar sahih olan şahıs, terikenin yalnız muayyen bir kısmını ihraz eden takımdan bulunursa, yani yalnız zevç veya zevceden İha? ret olursa bu muayyen hissesini alır, terikenin mütebakimi başka vâris bu­lunmayınca haklarında ikrar sahih olmayan sair mukarrün lehlere ait olur.

Meselâ : Bir kimse : «Fülân benim zevcemdir, füîân ile fülân da benim ana baba bir kardeşlerimdir» diye ikrar etmiş, başka da vâris bırakmamış olunca terikesinni rub´u, «zevcenidir» diye ikrar etmiş olduğu kadına ve­rilir, mütebaki üç rub´u da «kardeşlerimdir» diye itiraf ettiği iki şahsa mü-nasafeten ait olur. Sureti :

mukarrün leha bi ikrarin Görülüyor ki, bu meselede zevce hakkındaki ikrar sahih olduğundan rubu, hisseye nail olmuş, diğerleri hakkındaki ikrar ise gayri sahih olmak­la beraber başka vâris bulunmadığından bunlara da alesseviye mütebaki üç rubu´ verilmiş ve kesre meydan verilmemesi için mesele sekize çıkarıl­mıştır.

186 - : Kaklarında ikrar sahih olanlar ile olmıyanlar içtima edip de sehimleri muhtelif bulunduğu takdirde mesele bir kere ikrarın sadık, bir kerre de kâzib olduğuna göre tasvir edilir, haklarında ikrar sahih olmayan eşhasın kâzib meselesinden ellerinde bulunan - baki ile sâdık meselesinden aldıkları hisselerinin mecmuu arasında muvafakat var ise işbu hisselerin vafkı- ve mübayenet var ise bu hisselerin mecmuu kâzib meselesinin tashi­hine zarp olunur, sonra ikinci meseledeki bu mazrup ile hakkında ikrar sa­hih olan varisin elindeki sehim zarp edilir, haklarında ikrar sahih olmayan şahısların birinci meseleden ellerinde bulunan sehimlerde ikinci meseleden baki kalan aded ile zarp edilerek bu veçhile hisseleri tayin edilir. Bir misal:

Görülüyor ki, birinci meseleden bintüTibnin elinde (4), uht liebeveynin elinde de (3) vardır ki mecmuu (7) dir. îkinci meseleden bunlara ait olan baki ise (3) dür. Bu üç ile yedi arasında mübayenet bulunduğundan yedi adedi ikinci meselenin tashihine zarp edilerek (28) hâsıl olmuştur. Bilâhare bu yedi ile zevcenin elindeki bir zarp edilmiş, sonra da birinci meseleden bintül´ibnin elindeki dört, ikinci meselenin bakisi olan üç ile zarp edilerek hâsılı (12) olmuş, ve uhti liebeveynin elindeki üç de mezkûr baki ile zarp edilerek (9) bulunmuştur.

Müteveffanın ikrarı, zevcesine ait sümün hisseden baki kalan kısmın bunlara ait olması hakkında olduğundan bunlar bu nisbet dahilinde baki terikeye müstahik bulunmuşlardır. Böyle olmasaydı ikinci meseledeki üç-den ibaret olan bakinin ikisi bintül´ibne, biri de uht liebeveyne verilirdi, ya­hut bu bakinin nısfı bintül´ibne. diğer nısfı da usubet tarikiyle uht liebe­veyne verilmek lâzım gelirdi.

187 - : Vereseden bazısı bir vâris, diğer bazısı da başka bir vâris ik­rar edip her biri diğerinin ikrar ettiğini inkâr eylese, meselâ : bir ölünün iki oğlundan biri Ölünün bir oğlu daha olduğunu, diğeri de ölünün bir zev­cesi bulunduğunu ikrar etse yine evvelce beyan ettiğimiz veçhile muamele yapılır, her mukarrün lehe, mukirrinin hissesinden senim ifraz edilir, teri-ke hisselerine göre usulen taksim olunur.

Mukaseme tarikiyle bir misal :

Görülüyor ki, zevceyi ikrar eden oğul, kendi hissesi olan 24 sehimin se­kizde birini zevceye vermiş, bir cgulu ikrar eden diğer oğul da, kendi his­sesi olan 24 sehimin nısfını, ikrar eylediği oğula vermiştir.

Bu meselenin fazl tarikiyle tasviri :

Görülüyor ki, bu tarika nazaran iki oğuldan birinin (24) h...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Mevlel´müvalatın Tevarüsü
« Posted on: 22 Kasım 2019, 15:23:13 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mevlel´müvalatın Tevarüsü rüya tabiri,Mevlel´müvalatın Tevarüsü mekke canlı, Mevlel´müvalatın Tevarüsü kabe canlı yayın, Mevlel´müvalatın Tevarüsü Üç boyutlu kuran oku Mevlel´müvalatın Tevarüsü kuran ı kerim, Mevlel´müvalatın Tevarüsü peygamber kıssaları,Mevlel´müvalatın Tevarüsü ilitam ders soruları, Mevlel´müvalatın Tevarüsüönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &