ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Fıkhus Sahabe  > Hz. Hatice
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Hatice  (Okunma Sayısı 1944 defa)
03 Mayıs 2011, 16:35:42
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 03 Mayıs 2011, 16:35:42 »



Hz. Hatice (R.Anha)
 



Hz. Hatice, Hz. Muhammed (sav)'in temiz, iffetli ve yüce ahlâk sahibi olan hanımlarının ilki.

O, Arapların en asil kavmi olan Kureyş kavminden ve Kureyş kavminin de, en asil, pak ailelerinden idi. Babası Huveylid, annesi Fâtıma'dır. [70]

Hz. Hatice'nin baba tarafından soyu Kusay'da Peygamberimizin baba tarafından soyu ile birleştiği gibi, annesi tarafından da soyu yine Peygamberimizin baba tarafından dedesi olan Lüey'de bileşmektedir. [71]

Hz. Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam'a ticaret kervanları düzenlerdi. Hz. Muhammed (sav)'in doğru sözlü, güzel ahlâklı ve son derece kendisine güvenilen bir insan olduğunu öğrenince, O'na ticaret ortaklığı önerdi. Hz. Muhammed (sav) Hz. Hatice'nin bu teklifini kabul etti. Hz. Hatice O'nun başkanlığında bir ticaret kervanını Şam'a gönderdi. Aynı zamanda kölesi Meysere'yi de O'nunla beraber gönderdi. Meysere, yolculuk sırasında Hz. Muhammed (sav)'de harikulade hallere şahid oldu. Gittikleri yerde, Peygamberimiz (sav) satacaklarını sattı ve alacaklarını da aldı. Ondan sonra geri döndüler. Hz. Hatice bu ticaret kervanından çok memnun oldu. Daha önce gönderdiği ticaret kervanlarına nazaran, bu sefer daha fazla kâr elde etti. Hz. Peygamber (sav) hakkında Meysere'yi de dinleyince, O'na olan itimadı ve sevgisi daha da arttı. O'na anlaştıkları ücretten fazlasını verdi ve Hz. Muhammed (sav)'e evlenme teklifinde bulundu. [72]

Hz. Peygamber (sav) durumu amcası Ebu Talib'e anlattı. Ebu Talib Hz. Hatice'yi Hz. Muhammed (sav) için istedi. İki aile anlaşti. Düğünleri o zamanın örf ve adetlerine göre, Hz. Hatice'nin evinde yapıldı. Düğünde Ebû Talib ve Hz. Hatice'nin amcası Amr b. Esed birer konuşma yaptılar. İkisi de konuşmalarmda hikmetli ifadelerde bulundular ve evlenecekler hakkında güzel şeyler söylediler. Ondan sonra misafirlere ikram yapıldı, yemekler yenildi. EbûTalib nikâhlarını kıydı. Mehir olarak 500 dirhem altın tesbit edildi. [73]

O zaman, rivayetlerin ekseriyetine göre, Hz. Muhammed (sav) 25 ve Hz. Hatice 40 yaşında idiler. Aralarında 15 yaş fark vardı.[74] Bazı rivayetlerde bu yaş farkının daha az olduğu kayıtlıdır.

Rasûlüllah (sav)'m evlendiği ilk kadm, Huveylid'in kızı Hatice'dir. Hz. Hatice ilk olarak Atik b. Aziz'le evlendi, ondan bir kızı oldu. Onun ölümünden sonra, Temimoğullarından Ebü Hale ile evlendi. Ondan da bir oğlu ve bir kızı oldu. Onun da ölümünde sonra, Rasûlüllah (sav) ile evlen­di. [75]

Hz. Hatice'nin Rasûlüllah (sav)'den Fâtıma, Ümmü Gülsüm, Zeyneb ve Rûkiyye adında dört kızı, Kasım ve Abdullah adında da iki oğlu dünyaya geldi. Kelbî'nin rivayet ettiğine göre, önce Zeynep, sonra Kasım, sonra Ümmü Gülsüm, daha sonra Fâtıma, ondan sonra Rûkiyye ve en sonunda Abdullah dünyaya geldi. Ali b. Aziz el-Cürcânî de, Kâsım'm Zeynep'ten daha önce doğduğunu nakletmiştir. [76]

Hz. Hatice(r.anha), Rasûlüllah (sav)'e, Peygamberliğinden evvel son derece saygı gösterip onu mutlu ettiği gibi, Peygamberliği döneminde de, ona ilk inanan, onunla beraber namaz kılıp ona ilk cemaat olan kişi vas­fını kazandı. Daima Hz. Muhammed (sav)'e destek oldu, ona moral verdi, son derece güzel davranış ve sözleri ile, onun başarılarına katkıda bulun­maya çalıştı.

Hz. Hatice, Rasûlüllah (sav)'e Allah kendisini Peygamberlikle şere­flendirdiği zaman teskin etmek için;

"Ey amcam oğlu, beni melek geldiği zaman haberdar edebilir misin?" "diye sordu. Rasûlüllah (sav);

"evet" cev­abını verdi. Bir gün Hatice'nin yanında iken, ona Cibril geldi ve;

"Ey Hatice! İşte bu Cibril'dir, bana geldi" dedi. Hatice

"Şu anda onu görüyor musun?" diye sordu.

"Evet" karşılığını verdi. Hatice bu kez sağ tarafına oturmasını söyledi. Rasûlüllah (sav) Hatice'nin sağ tarafına oturdu. Hz. Hatice;

"Şimdi görüyor musun" sorusunu tekrarladı. Rasûlüllah (sav) yine olumlu cevap verince, Hz. Hatice örtüsünü çıkarıp attı. O sırada Rasûlüllah (sav)in hâlâ kucağında oturuyordu.

"Onu, şimdi görüyor musun?" diye tekrar sordu. Rasûlüllah (sav) bu kez

"hayır" cevabını ver­ince, Hz. Hatice; "Bu şeytan değil; bu kesinlikle melek, ey amcam oğlu! Sebat et, seni müjdelerim" dedi.[77]

Hz. Hatice (r.anha), Allah'ın selâmına ve Rasûlüllah (sav)'in övgüsüne nail olacak derecede faziletli ve şerefli bîr kadındı. O, imanda, sabırda, iffette, güzel ahlâkta, kısacası her yönü ile örnek olan bir anneydi. Rasûlüllah (sav); "Hristiyan kadınlarının en hayırlısı İmrân'ın kızı Meryem, müslüman kadınlarının en hayırlısı ise, Hüveyüd'in kızı Hatice'dir" buyurdu. Bu konudaki diğer bir hadisinin meali şöyledir: "Dünya ve âhirette değerli dört kadın vardır. İmran'm kızı Meryem; Firavun'un karısı Asiye, Huveylid'in kızı Hatice ve Muhammed (sav)'in kızı Fâtıma."[78] Bir gün Cebrail (a.s.) Rasûluîlah (sav)'e gelerek şöyle buyurdu:

"Hatice'ye Allah'ın selâmlarını söyle." Rasûlüllah (sav):

"Ya Hatice, bu Cebrail'dir, sana Allah'tan selam getirdi" deyince, Hz. Hatice, Allah'ın selamını büyük bir memnuniyetle kabul etti ve Cebrail'e de iadei selâm­da bulundu. [79]

Hz. Hatice, semavî dinlerin en mükemmelinin ilk mümini, Son Peygamber'in ilk ve en sevgili zevcesi, malını İslam ve Peygamber uğruna seferber eden ilk insan, Mustafa Ehiibeyti'nin annesi ve nihayet, seyidlerin ve şeriflerin büyük annesi olma gibi eriş ve oluşların sahibidir.

Hz. Hatice'yi bu genel ve mâna çizgisinde tespitten sonra, madde plansnda ve tarihsel açısından ele alacak olursak, ana çizgiler halinde şun­ları görüyoruz:

Miladî asrın başlarında Mekke... Allah kelamının beşiği, iniş yeri olmanın hazırlık sancılan içinde kıvranan on bin nüfuslu bir site-devlet... Kur'an-ı Kerim emanetine iniş yeri olabildiğine göre, coğrafyadan metafiziğe kadar sayısız alanda, birçok meziyetlere sahip bulunduğunu kabul etmek gereken Mekke... "Yeryüzünün göbeği"... "Şehirlerin anası"[80] gibi vasıflarla anılan bu belde, vahye vasıtalık yapacak dili, korkuyu tanımayan insanlarıyla, gerçekten "emin bir belde" idi. Çağımız İslam alimi Muhammed Hamidullah, Mekke ve civarının vahyin inişine Allah'ın takdiri tarafından merkez seçilmesindeki hik­metlere şöyle temas ediyor:

"Dünya yarım küresinde, üç kıtanın kesiştiği yerlerde bir nokta bulmak için haritaya bakalım: Hemen gözümüze çarpan, Asya'nın olduğu kadar, Avrupa ve Afrika'nın da yanıbaşındaki Arabistan Yarımadası olacaktır. İnsan medeniyeti üzerinde iklimlerin de bir tesiri olduğuna bir önem atfedilecek olursa, Mekke-Medine-Taif komşu şehirlerinin teşkil ettiği üçgen üzerinde, insanı şaşırtan bazı şeyler buluruz. Mekke, Afrika çöl­lerini temsil etmekte, Medine, ılık üİkelerin bereketliliğine sahip bulun­makta; Taif, Avrupa'nın güney memleketlerinin iklimini göstermektedir. Daha İslam'dan evvel bile bu üç şehir, pek yakın bağlarla birbirlerine bağlanmış bulunuyorlardı. En azından ayrı menfaatler, onları bir konfe­derasyon halinde toparlamıştı ki, bunda Mekke, ticarî organizasyonuyla birleştirici unsur rolünü oynamaktaydı...

İslam'a beşiklik vazifesi görmüş olan Mekke, Kur'an-ı Kerim'in kendi ifadesine göre, "Ziraat yapılmayan bir vadi"dir. [81] Böylesine bir mülkte, sanayi de söz konusu olamaz. Mekkeliîer, bütün bu söylenenlere rağmen, hiç de göçebe değillerdi. En azından iki bin seneden beri, yerleşik hayat sürüyorlardı. En büyük meşgaleleri de, kervan ticaretiydi. O devirde, Avrupa'nın Hindistan ve Çin ile olan ticareti ise Arabistan üzerinden geçmekteydi. Mekkeli Kureyşliler, İslam öncesi Arabistan'ın milletlerarası ticarî bir organizasyonunun başına yer­leşmişlerdi. Onlardır ki, Bizans imparatoru, Habeşistan hükümdarı, Yemen'in Kindî hümkümdarları ve diğerleri ile ticarî anlaşmalar imza­lamışlardır. Her yıl âdetleri olduğu veçhile Mekkeliîer, Suriye, Irak, Yemen ve Habeşistan'a kervanlarla gidiyorlardı.

Sahil kısımlarındaki bazı bölgeler bir yana, Mekke de dahil, Arabistan'ın büyük kısmı daima müstakil kalmıştır. Roma, Bizans, İran ve diğer bazı ülkeler tarafından birçok teşebbüslerde bulunulmasına rağ­men, yabancıların bu ülkeyi ele geçirmeleri asla mümkün olmamıştır. Evrensel bir hareket için genel karargâh olarak hiçbir yer, Mekke'den 'daha uygun olamazdı.[82]

İşte Mekke... Bu şehrin asalet, nezaket, zenginlik ve cömertliği ile dillerde dolaşan bir hanımefendisi vardı: Huveylid'in kızı Hatîce... Ticaretle uğraştığı için, Tacire, ruh ve madde güzelliklerini benliğinde topladığı için Tâhire diye anılan ve künyesi, Ümmü Hind olan Hatîce...

İslam'ın doğuşundan sonra "müminlerin annesi" unvanıyla anılacak olan Hatice'nin, Son Peygamber'in cedlerinden Kusayy'da, Allah Resulü ile birleşen soyları şöyle: Kendisi, babası Huveylîd, babası Esed, babası

Hatîce, Resûlüllah ile tanışmadan önce, iki evlilik daha yapmış ve bu evliliklerin ilkinden bir oğlu, ikinciden de bir kızı olmuştu. Hz. Peygamber'le tanıştıkları sırada, bütün Mekke ileri gelenlerinin ken­disiyle evlenmek istedikleri, zengin ve asil bir duldu.

Hatîce ile Hz. Peygamber'in münasebetleri, iş münasebetleri şeklinde başladı. En eski kaynağımız İbn İshak'ın beyanına göre, seçkinlik ve dürüstlüğü ile bütün Mekkelilerin dikkatini üstünde toplayan "Abdullah'ın oğlu Muhammed", Hatice'nin ticaret kervanının başına getirilmek üzere bir teklife muhatap oldu. Bir başka rivayete göre bu talep, bir ara maddî sıkıntı içine düşmüş olan Ebû Talip'in teşvikiyle, biz­zat Resûlüllah tarafından belirtildi. Hangi şekli kabul edersek edelim, Resûlüllah'm Hatîce yanında büyük bir itibara sahip bulunduğu anlaşıl­maktadır. Ve Resul, Hatîce'nin kervanı başında ve onun Meysere adlı kölesiyle Huzey...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Hatice
« Posted on: 21 Eylül 2019, 05:27:20 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Hatice rüya tabiri,Hz. Hatice mekke canlı, Hz. Hatice kabe canlı yayın, Hz. Hatice Üç boyutlu kuran oku Hz. Hatice kuran ı kerim, Hz. Hatice peygamber kıssaları,Hz. Hatice ilitam ders soruları, Hz. Haticeönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &