ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri >  el İtisam > Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar  (Okunma Sayısı 973 defa)
04 Haziran 2011, 16:08:07
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 04 Haziran 2011, 16:08:07 »



Uydurma Görüşleri Kötülemeye Delalet Eden Naslar


Nakli delillerin beşincisi mezmum olan re'yin kötülüğü hakkında gelen delillerdir. Mezmum re'y, bir temel üzerine oturmayan ya da Kur'an ve sünnetten bir dayanağı olmayan fakat yasamayla ilgili bir yönü için Bid'atin bir çeşidi haline gelen, hatta Bid’atin içinde bir cins olan görüştür. Çünkü bütün bid'atler sadece Kitab ve sünnetten dayanağı olmayan görüşlerden ibarettir. Bu sebeple sapıklıkla vasıflandırılmışlardır. Sahih'te geçen rivayette Abdullah ibn Amr ibn el-As şöyle demektedir:
Rasulullah'ı (s.a) şöyle derken işittim;
"Şüp­hesiz Allah Teala ilmi insanlara verdikten sonra onlardan bir anda çekip almaz. Lâkin ilmi âlimleri aralarından almakla alır. Âlimler kalmayınca geride câhil insanlar kalır, onlara fetva sorarlar, onlar da kendi reylerine göre fetva verirler; hem kendileri saparlar, hem de onları saptırırlar."
Durum böyle olunca, re'yin kötülenmesiyle şüphesiz bid'atler de kötülenmiş olur.
İbn el'Mübarek ve daha başkaları Avf ibn Mâlik el-Eşceî'den tahriç etmişlerdir:
Avf şöyle dedi:  Rasulullah (s.a) buyurdu ki:
"Benim ümmetim yetmiş küsur fırkaya ayrılacak. Bunlardan fitnesi en büyük olan fırka kendi reyleri ile dinde kıyas yaparak Allah'ın helâl kıldığı şeyleri haram, haram kıldığı şeyleri de helal yapanların fırkasıdır."[250]
İbn Abdilherr şöyle der:
Bu, bir dayanağı olmadan kıyas yapmak ve din konusunda zan ve tahminle konuşmak demektir. Hadisi şerifteki "haramı helal, helâli haram sayarlar" ifadesini görmüyor musun? Malumdur ki helâl, Allah'ın Kitabında ve Peygamber'in sünnetinde helal olan şeydir. Haram da Allah'ın Kitabında ve Peygamber'in sünnetinde haram olan şeydir. Kim bunu bilmez de kendisine sorulan soruya bilgisizce cevap verir ve kendi görüşüyle sünnetin dışına çıkacak şekilde bir kıyas yaparsa işte bu kendi re'yine dayanan bir kıyas olur; hem kendisi sapmış, hem de başkalarını saptırmış olur. Kim ki kendi bilgisi dahilindeki füru'u Kitap ve sünnetteki bir asla dayandırırsa re'yiyle konuşmamış olur.[251]
İbnu'l-Mubarek şu hadisi tahriç etmiştir:
Üç şey vardır ki bunlar kıyametin alâmetlerindendir. Bunlardan birincisi, ilmin küçüklerin yanında aranmasıdır.
İbnu'l-Mubarek'e: Küçükler kimlerdir?  Diye sorulunca şöyle cevap verdi:
Kendi reylerine göre konuşanlardır. Büyükten rivayet eden küçüğe gelince, o küçük değildir.[252]
İbn Vehb, Ömer ibn el-Hattab'tan (r.a) onun şöyle dediğini tahriç etmiştir:
Rey sahipleri sünnetlerin düşmanı haline gelirler ve hadis­leri akıllarında tutmakta çaresiz kalırlar, rivayet edecekleri hadisler zihinlerinden kaçar.[253](Neticede kendi kafalarından görüşler türe­tirler). Sahnûn der ki:
Rivayette sözü edilen rey sahipleriyle, bidatçiler kastedilmiştir. Bir rivayette şöyle denilir:
Rey sahiplerinden sakınınız. Çünkü sünnetlerin düşmanıdırlar. Hadisleri ezberlemekte çaresizdirler. Bu yüzden rey ile konuşurlar. Neticede hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar.[254]
İbn Vehb'e ait bir rivayette şöyle denilir:
Şüphesiz rey sahipleri sünnetlerin düşmanıdırlar. Onları ezberlemekten âcizdirler. Onlar zihinlerinden kaçıverir. Kendilerine bir şey sorulduğu zaman da "bilmiyoruz" demeye utanırlar. Bu yüzden kendi görüşleriyle sünnet­lere ters düşerler. Bu rey sahipleriden sakınınız. Onlar da sakınsın­lar.[255] Ebû Bekir ibn Ebi Dâvud der ki:
Ehl-i rey, ehl-i bid'attir.[256]
Reyciler, bid'atçilerdir. İbn Abbbas'tan (r.a) rivayet edilir:
Kim Allah'ın Kitabında olma­yan ve Peygamber'in (s.a) sünnetiyle de onaylanmayan bir görüş ileri sürerse Allah'a kavuştuğu zaman başına ne geleceğini bilemez.[257] İbn Mes'ud'dan (r.a) şöyle rivayet edilir:
Sizin âlimleriniz gidiyorlar ve insanlar câhilleri kendilerine önder ediniyorlar, onlar da işleri reyleriyle kıyas ederler.[258]
İbn Vehb ve daha başkaları Ömer ibn el-Hattab'tan tahriç ettiler: Ömer ibn el-Hattab şöyle dedi:
Sünnet Allah ve Rasûlünün koyduğu bir kanundur. Reyin payını ümmet için sünnet haline getirmeyin.[259]
Yine İbn Vehb, Hişam ibn Urve'den, o da babasından şöyle dediğini tahriç etti:
İsrailoğullarının durumu, onların evlatları diğer milletlerin esiri haline gelinceye kadar hep doğru ve düzgün idi. Onların içinden reye yapışanlar oldu ve bunlar İsrailoğullarını saptırdılar.[260] Sa'bi'den nakledilmiştir:
Sizler ancak eserleri (rivayetleri) terk ettiğiniz ve kıyaslara sarıldığınız zaman helak oldunuz.[261]el-Hasen'den nakledilmiştir:
Sizden öncekiler ayrı ayrı yollara parçalandıkları ve hak yoldan saptıkları zaman helak oldular. Onlar eserleri terk ettiler ve din hakkında kendi reyleriyle konuştular. Bu sebeple hem kendileri saptılar, hem de başkalarını saptırdılar.[262] Derrac ibn es-Sehm ibn Esmah'dan rivayet edilmiştir: O şöyle dedi:
İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, bir adam binitini iyice besleyecek, hatta binitini yağ bağlayacak. Sonra onun üzerinde hayvan iyice bitkin düşünceye kadar diyar diyar gezecek, amel ettiği sünnetle kendisine fetva verecek birisini arayacak, fakat zan ile fetva verenden başka hiç kimseyi bulamayacak.[263]
Alimler bu haberler ve rivayetlerle kastedilen re'yin ne olduğu konusunda ihtilaf ettiler.
Bir grup ilim adamı dedi ki:
Bununla kastedilen, sünnete muhalefet eden bid'atçilerin reyidir, fakat bunlar Cehm'in mezhebi ve diğer kelamcıların mezhebleri gibi itikadi konu­larda bid'at çıkaranlardır. Çünkü onlar kendi reylerini (görüşlerini) Hz. Peyganıber'den (s.a) geldiği sabit olan hadislerin reddinde kullandılar. Hatta onlar reddi ve tevili gerektirecek hiçbir sebep olmaksızın Kur'an'ın zahiri anlamlarını reyleri ile reddederler. Nitekim Allah Teala'nın âhirette görüleceğine delalet eden âyetlerin zahiri anlamını, kabir azabını, mizan ve sıratı teviller yaparak reddederler. Şefaat ve havz konusundaki hadisleri ve burada zikre­dilmesi uzun sürecek daha pek çok şeyi de reddederler. Bunların hepsi kelam kitaplarında zikredilmişlerdir.
Bir grup ilim adamı da şöyle dedi:
Ayıplanan ve kötülenen rey, sonradan uydurulan reydir ve onun gibi olan diğer bid'at çeşitleridir. Çünkü gerçekte Bid'atlerin tamamı reye dayanmak ve şeriatın dışına çıkmak demektir. Bu daha açık ve net bir görüştür. Çünkü yukarıda geçen deliller, ayıplanmış rey ile kastedilen şeyin bid'atlerden bir kısmını dışarıda bırakıp sadece bir çeşit Bid'atin kastedilmesini gerektirmiyor. Bilakis bu delillerin zahiri, itikadi konular gibi İslamın ister temel konularında olsun, isterse ameli konular gibi fer'i konularında olsun kıyamete kadar meydana gelmiş ve gelecek bütün Bid'atlerin kastedildiğini gösterir.
Nitekim el-Kâdı İsmail de:
"Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur."[264] ayetinin Hâriciler hakkında nazil olduğunu ifade eden rivayetleri de sıraladıktan sonra kendisi âyetin bütün bid'atleri kapsamına aldığını söylemiştir. Allah bilir ama belki, bu ayetin Hâriciler hakkında olduğunu söyleyenler de birinci gruptaki âlimlerin görüşünü kastetmemişlerdir; sadece âyetin kapsamına giren şeylerden bir misal getirmişlerdir. Çünkü onların zamanında Hâriciler meşhur olduğu için misalin de onlardan verilmesi uygundur. Diğerlerinin zikredilmemesi de normaldir. Genelinden sorulsaydı onu da söylerdi. Bazı bid'at ehli ile ilgili olarak yukarıda geçen diğer sözlerin durumu da böyledir. Bunlar ihtiyaca göre yapılan birer tefsir olarak kabul edilir. Görmüyor musun, bu bölümün başında naklî delillerin birincisi olarak zikrettiğimiz Âli İmran süresindeki ayet'i kerime Necran Hıristiyanlarının kıssası hakkında nazil olmuştur. Sonra Hâriciler hakkında nazil olduğu söylenilmiştir. Bu ayet-i kerime hakkında tefsirlerde daha başka şeyler de zikredilmiştir. Müfessirler söz konusu âyeti, lafzın lügavi gereğine göre değil, o andaki ihtiyaca göre kapsadığı şeylerle tefsir ediyorlardı. Eski müfessirlerin sözlerinin bu şekilde anlaşılması gerekmektedir. Böyle bir anlayış, onların ilimdeki mevkileri, kitap ve sünneti anlamadaki mertebeleri sebebiyle daha uygundur. Bu düşünce, daha başka yerlerde de ifade edilmiştir.
Bir grup ilim adamı ise -ki İbn Abdilber'in iddiasına göre ilim adamlarının çoğunluğu- şöyle dedi:[265]
Yukarıdaki rivayetlerde sözü edilen rey, dinin şer'i hükümleri konusunda istihsan ve zanlarla görüş beyan etmek, çetrefilli ve polemik konusu olan şeyleri ezberleyerek, kitap ve sünnetten dayanağı olmaksızın, illetlerine ve geçerliliklerine bakmaksızın fer'i meseleleri ve çeşitli eğilimleri birbirine kıyas ederek meşgul olmak demektir. Bu sebeple çetrefilli ve polemiğe açık meseleler hakkında onlar vuku bulmadan ve ortaya çıkmadan önce zanna dayanarak görüş beyan edilir, ayrıntılara girilir ve geleceğe dâir ahkam kesilir. Yukarıda sıralanan rivayetlerde sözü edilen kötülenmiş reyle bunun kastedildiğini söyleyen âlimler derler ki:
Çünkü bu tür şeylerle meşgul olmak ve bunlara fazlaca dalmak demek, sünnetleri ihmal etmek ve onları bilinmezliğe sevk etmek, onlardan, Allah'ın Kitabından ve onun manalarından üzerinde durulması gereken şeylerin üzerinde durulmasını terk etmek demektir. Bu görüşte olan âlimler bunun için pek çok şeyle de delil getirirler. Hz. Ömer'in (r.a), meydana gelmemiş şeyler hakkında soru soran kimseleri lanetlemesi, mugalatayı, yani çetrefilli meseleler hakkında polemik yapmayı ve çok soru sormayı yasaklayan rivayetler onların delillerindendir. Hz. Ömer çok soru sorulmasını hoş karşılamamış ve ayıplamıştır. Seleften pek çokları da olaylar vuku bulmadıkça onlarla ilgili sorulan sorulara cevap vermezlerdi.[266]
Bu görüş, önceki görüşe muhalif değildir. Çünkü bunlar da, kötülenmemiş de olsa reyi yasaklamaktadırlar. Çünkü her ne kadar soru sormak caiz de olsa çok fazla soru sormak, kötülenmiş reye g...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar
« Posted on: 19 Kasım 2019, 14:04:43 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar rüya tabiri,Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar mekke canlı, Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar kabe canlı yayın, Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar Üç boyutlu kuran oku Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar kuran ı kerim, Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar peygamber kıssaları,Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslar ilitam ders soruları, Uydurma görüşleri kötülemeye delalet eden naslarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &