ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri >  el İtisam > Cimriliğe gelince 2
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cimriliğe gelince 2  (Okunma Sayısı 707 defa)
31 Mayıs 2011, 16:41:41
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 31 Mayıs 2011, 16:41:41 »



Cimriliğe gelince

İbn Batta, Evzâi’den[36] rivayetle Hz. Peygamber'in şöyle buyur­duğunu bildiriyor:
"İnsanlar öyle bir zaman yaşayacaklar ki bu zamanda faizi alış veriş  yoluyla  helâl  sayacaklardır."[37]
Bazıları bununla lyne alışverişi kasdedilmiştir, demiştir.
Faizin helâl sayılacağına dair bir başka hadisi İbrahim el Harbi[38] Ebû Sa'lebo'den[39] rivayet, etmiştir. Buna göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
"Dininizin ilk zamanı nübüvvet ve rahmettir!. Sonra krallık ve zorbalıktır. Daha sonra halkın zulüm ve eziyet gördüğü bir krallık, Bu dönemde zina ve (erkeklerin) ipek giymesi helal sayılacaktır."[40]
Buradaki zina kelimesini ifade eden lafızdan maksat (nikahsız ilişilmesi) haram olan kadının ırzıdır. Âlimler diyor ki -Allah'u â'lem bununla, ilişilmesi haram olan kadınların ırz ve namusunu hülle nikah ile helal saymak murad edilmiştir. Muhammed ümmetinden olan hiç kimse açıktan zinayı helal saymaz. Sonra helal saymak anlamındaki kelime, bir şeyin aslının helal olduğuna inanılması durumunda kullanılır. Gerçekde böyledir,. Hadiste ifade edilen "halkın zulüm ve eziyet gördüğü krallık" bir zorbalık ve krallık döneminden sonra tâbîûn döneminin sonlarında olmuştur. Bu zamanda yöneticiler hülle yapanın nikahının helâl olduğuna fetva verirlerdi. Bundan önce buna hiç bir surette fetva veren olmamıştı.
İbn Mes'ud'dan rivayet, edilen hadis bu anlayışı destekle tedir. Bu hadiste:
"Hz.Peygamber faiz yiyene ve faiz işlemine şahitlik edene, hülle yapana ve yaptırana lanet etmiştir." buyurulmuştur.
Ahmed b. Hanbel'in[41] İbn Mes'ud'dan rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
"Bir toplulukta faiz ve zina açık şekilde ise onlar kendilerini Allah'ın cezasına atmışlardır."[42]
Bu da gösteriyor ki hülle yapmak zina gibi, lyne satışı da faiz gibidir.
İbn Âbbas'tan mevkuf ve merfu olarak şu rivayet nakledilmiştir:
“İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki bu zamanda beş şey helal sayılacaktır. İnsanlar bu zamanda şarabı, ona verdikleri başka isimlerle, haramı hediye ile öldürmeyi şüphe ile zinayı nikah ile faizi satış ile helalleştireceklerdir."[43]
Hadiste geçenlerden ilk üçü gerçekleşmiştir. Bunlardan haramın hediye ismi ile helâlleşmesi yöneticilere verilen hediyelerdir. Öldürmenin helâlleşmesi de zâlim yöneticilerin siyaset ve sultanın heybeti dedikleri devlet terörüdür. Bu da açıktır ki sonradan icad edilen öldürme yollarından biridir.
Hz. Peygamber, Haricîleri bu tür özelliklerle vasıflandırmıştır. Allah'ın Rasûlü şöyle buyuruyor:
"Muhakkak bunun soyundan[44] bir topluluk (gelecek ki onlar) Kur'an'ı okuyacaklar, fakat okudukları gırtlaklarını geçmeyecek. Bunlar, müslümanları öldürecek, puta tapanları bırakacaklar. Bunlar okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar."[45]
Muhtemel ki Hz. Peygamber'in ".... Adam imanlı olarak sabaha çıkacak, kâfir olarak akşamlayacaktır." hadisinde kasdedilenler bunlardır. Bu manaya Hasen Basrî'nin tefsiri delâlet etmektedir. H. Basri şöyle diyor: "Din kardeşinin kanını ve ırzını sabahleyin haram sayıp, saygı değer olarak değerlendirirken, akşamleyin onu helâl saymaktadır."
Hadislerle geleceği müjdelenen kişi olduğuna inanan sahte mehdi, Allah'ın ve Peygamber'in yoluna aykırı olarak adam öldür­meyi kanun olarak koymuştur. Bu adam bir ceza olarak 18 çeşit suça ölüm cezası belirlemiştir. Bu suçlardan bazıları şunlardır: Yalancılık, dalkavukluk, kendisine itaat, etmek üzere bîat edenin emrini dinlememesi. Sahte mehdi, adamlarına her vakit öğütler verir hatırlat­mada bulunurdu. Bu toplantılara katılmayan cezalandırılır, hu hâli devam ederse öldürülürdü. Önceleri yapılan cezalandırmadan ders almayan, kırbaç ile bir iki kere dövülürdü. Emirlere uymamakta direnirse öldürülürdü. Kardeşini, babasını, kendisine ikram eden birini veya kendisinden önde gelen birini aldatan ve zarara uğratan kimse de öldürülür. Mehdinin ma'sum/günahsız olduğunda veya geleceği müjdelenen mehdi olduğunda şüphe eden de öldürülürdü. Onun emrine kim karşı çıkarsa, adamlarına onunla ilgili emir verir, adamları ona musallat olurdu. Görüldüğü üzere bu adamın verdiği cezanın çoğu ölümdür. Bu sahte mehdi, görüşlerinden birine göre, ücret alarak imam ve hatiplik yapan kimsenin arkasında namaz kılmazdı. Bir diğer görüşüne göre ise, her ne kadar helâl şeyler giyse de kaliteli elbise giyen kimsenin arkasında namaz kılmazdı.
Hikaye edildiğine göre görüşleri yaygınlaşmazdan önce, bu sebeple Ağmat[46] hatibinin arkasında namaz kılmayı bırakmıştı. Bir başka hatip geldi. Onun da üzerinde basit olmayan giysiler vardı. Onlar elbisenin böyle olduğunu sanmışlardı. Onun arkasında da namaz kılmadı. Bir başka görüşü, akıl yürütmeyi bırakmak ve zahiri mezhebine tâbi olmak idi. Alimler diyor ki; Bu hicri 200 yılından sonra dinde ortaya çıkan bir bid'attır. Bir diğer görüşüne göre, zerre kadar hak olmayan bir şeyi devam ettirmek tamamen hak olmayan şeyde devam etmek gibidir.
Sahte mehdi "İmamet" isimli kitabında kendisinin "İmam" oldu­ğunu, adamlarının da "İslam'a garip olarak başlanıldı.[47] Gelecekte de garip olarak dönecektir. O gariplere müjdeler olsun."[48] Hadisindeki garipler olduğunu bildirmiştir.
Sahte mehdi, adı geçen kitabında şöyle demiştir: "Allah mehdiyi ve ona itaat edilmesini berrak ve açık seçik bir şekilde beyan et­miştir. Bunun bir benzeri önce görülmemiş, sonra da görülmeye­cektir. Gökler ve yer onunla (ayakta) durdu ve onunla ayakta duracaktır. Onun ne zıddı, ne benzeri ne de eşi yoktur." O bu sözü ile yalan söylemiştir. Mehdi İsa aleyhisselâm'dır.
Adı geçen kişi adamlarına sabah ve akşam namazlarından sonra devamlı belli dualar okumalarını emrederdi. Müezzinlere tan yeri ağardığmda "Sabah oldu! Allah'a hamd olsun" diye nida etmelerini emrederdi. Bunu şu yersiz inançtan dolayı yapıyorlardı: Tan yeri ağardı hemen ibadete sarılmalıdır, cemaate gitmelidir ve emrolunan her şeyi yerine getirmek üzere harekete geçmelidir.
Bu mehdi denilen adamın söylediklerimizden başka uydurma icatları vardır. Bunların hepsi, ibadetlerde ve âdetlerde kendi arzusuna göre hüküm vermesinden doğmaktadır. Bununla beraber keyfi bir hüküm vermediğini sanmaktadır. Bu çelişkinin ta kendisidir. Böylece bu yaptığı şeylerin bid'at üzere cereyan ettiği ortaya çıkmıştır.
Zekâtın zorunlu bir angarya gibi olmasına gelince, bazı yöne­ticiler insanları zekât vermekle yükümlü tutarlardı. Bunu yaparken zekatı verilecek malın azlığına çokluğuna, nisap miktarından eksik olup olmadığına bakmazlardı. Bilakis zekâtı ölünceye kadar alırlardı. Bunun bid'at olduğu açıktır.
Camilerde seslerin yükselmesine gelince, bu davranış dini konuların tartışılmasından kaynaklanmaktadır. Dini konularla ilgili bilgileri okumak, okutmak ve dinlemek (genellikle) camilerde olmaktadır. Bilgi öğrenmekte edep, cami dışında dahi olsa yüksek sesle olmamaktadır. Cami içinde ilim öğrenirken nasıl davranmalı sanırsın? Cami içerisinde kavga edercesine tartışmak daha ziyade keyfî davranmaktır. Çünkü aslında bu, meşru olmayan bir şeydir.
Alimler dini konularda üstünlük sağlamak üzere didişip tartışmayı terk etmeyi İslam inancından saymışlardır. Bu, Allah'ın sıfat ve fiillerinden ve Kur'an'dan müteşâbihat kabilinden olanlar üzerinde söz edilmesine izin verilmeyen konulardan söz etmektedir. Bunun içindir ki Hz. Aişeden rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber "Sana kitabı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar kitabın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir..." (Âl"i İmran, 6) ayetini okudu ve şöyle buyurdu:
“Bu hususta tartışma içinde olanları gördüğünüzde (biliniz ki) onlar Allah Teâla'nın (ayetin devamında) kasdettiği kimselerdir. Onlardan sakınınız."[49] Bir başka hadiste şöyle buyurulmuştur: 
"Hidayetten sonra sapıtan topluluk, ancak tartışma/çekişme derdine uğramıştır."[50]
Yine Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Kur'an hakkında çekişip tartışmayınız. Bunu yapmak küfür­dür."[51] Bir başka hadiste şöyle buyurulmuştur: "Kur'anın bazı bölümleri, diğer bazı bölümlerini tasdik eder. Siz Kur'an'dan bazı şeyleri bilmekle (bilmediğiniz) bazı kısımlarını yalanlamayınız. Bildiklerinizi kabul ediniz. Bilmediklerinizi onu bilene havale ediniz."[52] Yine Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Gönlünüz Kur'an'a yatkın olduğu sürece onu okuyunuz. (Kur'an hakkında) bir aykırılık içinde olursanız okumayı bırakınız."[53]Nehaî diyor ki:
"Aralarına düşmanlık ve kin soktuk" (Mâide 64) âyetinden maksat, dini konulardaki çekişme ve düşmanlıktır.
İbn Vehb, Muaviye b. Kurre'den şu rivayeti nakletmiştir:
"Din hususunda düşmanlık içeren davranışlardan sakının. Çünkü bu, amelleri yok eder." Ma'n b. İsâ[54] diyor ki:
Bir gün İmam Mâlik camiye yönelmişti. Mâlik benim ellerime dayanıyordu. Ebu'l Cedire denilen ve irca[55] görüşünde olan birisi Mâlik'e yetişti ve şöyle dedi:
"Ey Abdullah'ın babası! Sana bir şey söyleyeceğim. Konuştuğum şeyde seninle tartışıp görüşümü bildireceğim." İmam Mâlik ona:
"Beni aleyhinde şahit göstermekten sakın." dedi. Adam şöyle dedi:
Ben gerçekten başka bir şey arzu etmiyorum. Beni dinle, eğer söylediğim doğru ise sen de bu görüşe katıl ve aynı şeyi söyle. Daha sonra İmam Mâlik ile aralarındaki konuşma şöyle devam etti: Mâlik:
Bana üstün gelirsen? Adam:
Bana tabi ol. Mâlik:
Ben sana üstün gelirsem? Adam:
Ben sana tâbi olurum. Mâlik:
Yanımıza bir adam gelip onunla konuşsak ve o bize üstün gelse ne olacak? Adam:
O'na tabi oluruz. Mâlik:
Ey Allah'ın kulu! Hz. Allah Muhammed Aleyhisselam'ı bir tek din ile gönderdi. Görüyorum ki sen oradan oraya gidip geliyorsun. Ömer b. Abdül Aziz şöyle diyor:
Dinini birtakım düşmanlıklara maruz bırakan kimsenin (inanç hayatında) gel-gitleri çok olur. İmam Mâlik de şöyle demiştir:<...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Cimriliğe gelince 2
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 10:09:52 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Cimriliğe gelince 2 rüya tabiri,Cimriliğe gelince 2 mekke canlı, Cimriliğe gelince 2 kabe canlı yayın, Cimriliğe gelince 2 Üç boyutlu kuran oku Cimriliğe gelince 2 kuran ı kerim, Cimriliğe gelince 2 peygamber kıssaları,Cimriliğe gelince 2 ilitam ders soruları, Cimriliğe gelince 2önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &