ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > el-İhtiyar  > Fakir kocanın nafaka vermesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fakir kocanın nafaka vermesi  (Okunma Sayısı 759 defa)
24 Mart 2011, 18:10:48
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 24 Mart 2011, 18:10:48 »



Fakir Kocanın Nafaka Vermesi:




Erkek fakir olup nafaka vermeye gücü yetmezse, karısı ile araları   ayrılmaz.   Kadına,   kocası   adına   borç alması emredilir:

Kadının aldığı bu borç kocaya havale edilir. Çünkü birbirlerinden ayrılmaları halinde kocanın hakkı iptal edilmiş, borç alması halinde ise kadının hakkı ertelenmiş olur, İptal daha zararlı olduğu için, zararın bertaraf edilmesi daha uygun olur.

Hâkim kadın için nafaka takdir eder ve borç almasını emrederse; kocası adına borç almış olur. Bu borçlan kocasının üzerine havale etmesi ve kocasının ölmesi halinde mirasçilanna müracaat edip onlardan ödeme talebinde bulunma hakkı vardır. Ama hâkimin emri olmadan borç alırsa, alacaklılar haklannı kadından talep ederler. O da bu borçlan kocasına havale edemez ve kocanın ölmesi halinde de kocasının mirasçılanna müracaat  edip onlardan bu borcu ödemeleri talebinde bulunamaz. Çünkü onun kocası üzerinde velayet  hakkı yoktur. Bu sebeple müellif; 'kadına kocası adma borç alması emredilir1 demiştir.

Kadının borç almasından kasıt; ihtiyaç duyduğu şeyleri borçla satın almasıdır.

Kadına kocasının fakir oluşuna göre nafaka takdir edilip sonra koca fakirlikten kurtulursa; ailesinin nafakasını zenginliğine göre tamamlar: Çünkü nafakanın miktan (kocanın malî) durumuna göre değişir. Farzedilen, henüz vâcib olmamış bir nafakanın takdir edilmesidir. Kocanın malî durumunda bir değişiklik meydana gelirse, kadının da onun durumuna göre bir nafaka talebinde bulunma hakkı doğar. Aynı şekilde kadına kocasının zengin oluşuna göre nafaka takdir edilip, sonradan koca fakirlerşirse, -açıkladığımız sebepden dolayı-kadına ancak yoksul kocanın verebileceği bir nafaka takdir edilir.

Hâkim tarafından nafaka takdir edilmedikçe veya kan-koca arasında nafaka miktarı üzerinde bir anlaşma olmadıkça; kadına verilmemiş olan geçmiş zamanların nafakası düşer: Hâkim tarafından takdir edilmişse veya kan-koca bir miktar üzerinde anlaşmışlarsa, o halde verilmemiş olan geçmiş zamanlann nafakası takdir edilir. Çünkü nafaka kadının cinsiyet âletinin karşılığı olarak vâcib olmuş değildir. Onun karşılığı olarak vâcib olan şey mehirdir. Bir akid iki bedelin bir şey karşılığında ödenmesini vâcib kılmadığı gibi, şehevî yararlanma karşılığında bedel ödenmesini de vâcib kılmaz. Zira şehevî yararlanma; kocanın kendi malında tasarrufda bulunmasıdır. İnsan kendi malında tasarrufda bulunursa, bir şey ödemesi gerekmez. Şu halde kadına nafaka verilmesinin vâcibliği bedel olarak olmayıp da kendini kocasının evine hapsetmesinin mükâfatı ve rızkı olarak anlaşılmalıdır. Zira Allah (cc) bunu 'nzık' olarak adlandırmıştır:

"Onların rızkı babaya aittir." (Bakara: 233). Rızık ancak bağış ve mükâfat olarak zikredilen şeylerin adıdır ki, bunlar da hibede olduğu gibi, ancak hakikaten teslim etmekle ya da hâkimin karar vermesiyle ya da karşılıklı nza ile  kocanın üstlenmesiyle mülk edinilirler. Koca, hâkimin kararıyla nafaka vermekle mükellef olduğuna göre, kendi üstlenmesiyle nafaka vermekle haydi haydi mükellef olur. Çünkü kişinin kendi şahsı üzerine velayeti daha kuvvetlidir.

Hâkim tarafından nafakaya hüküm verildikten sonra aralarındaki anlaşmadan sonra, daha nafaka kabzedilmeden taraflardan biri ölürse; tayin ve takdir edilen nafaka düşer: Zira açıkladığımız gibi nafaka bir bağıştır. Hibenin kabzdan evvel sukutu gibi, bağış da kabzdan evvel ölüm sebebiyle sukut eder (düşer).

Gerek nafaka ve gerekse elbise günü gelmeden verilip sonra taraflardan biri vefat ederse, verilenler geri alınmaz:. İmam Muhammed dedi ki; 'geçen zamanın nafakası kadın lehine mahsub edilir, artanı kocanın olur. Çünkü kadın kendisini kocanın evine kapatmakla, hakettiği bedeli önceden peşin olarak almıştır. Ölüm sebebiyle de bu hakedişi bâtıl olmuştur. Dolayısıyla bedelden o kadarı da bâtıl olur.1

Ebû Hanîfe ile Ebû Yûsuf a göre; -evvelce de açıkladığımız gibi-nafaka bir bağıştır. Kabzedilmiş olduğu için, ölüm sebebiyle geri alınmaz. Bu hibede de böyledir. Bilindiği gibi, tüketilmeksizin nafaka telef olursa, yine geri alınamaz. Bu hususda icmâ edilmiştir.

Kaybolan kocanın evinde hazır malı bulunsa veya başkasında emaneti yahut mudârabe ortaklığı kurduğu kimse elinde malı veya birisinde alacağı bulunsa, hâkimin de bu mallardan ve evlilikten haberi olsa yahut elinde mal bulunan kimse bu malın kaybolan adama âit olduğunu ve kadının o adamla evli olduğunu itiraf etse; bu maldan, kaybolan adamın karısına, ana-babasma ve küçük çocuklarına nafaka takdir edilir: Çünkü elinde veya üzerinde mal bulunan bir kimse kadının o adamla evli olduğunu ikrar edince, kadının o malda hakkı bulunduğunu da ikrar etmiş olur. Zira kadın kocasının rızası olmadan da onun malından bir kısmını kendi hakkı olarak alabilir. Malı elinde bulunduran kimsenin kendi şahsı hakkında ikrarda bulunması sahihtir. İtirafda bulunması sebebiyle hâkim onun aleyhine (yani o maldan kadına nafaka vermesine) hükmeder. Bu hüküm evvelâ onun üzerine vâki olur. Sonra da gâipdeki kocaya sirayet eder. Ama malı elinde bulunduran kişinin iki  şeyden birini inkâr etmesi halinde hüküm bunun hilâfinadır. Kadının kayradaki erkeğin karısı olduğunu inkâr ederse, aleyhindeki şâhidlere kulak verilmez. Çünkü bu evlilikde o hasım değildir. Elindeki malın kayıpdaki kocaya âit olduğunu kabul etmeyip inkâr ederse; kadın bu hususu ispatlamada hasım değildir. Hâkimin bilgisi bir hüccettir. Bilindiği gibi o salahiyetli olduğu mahalde bu hüccete dayanarak hüküm verebilir. Ebeveynin ve küçük çocuğun nafakası da zevcenin nafakası gibidir. Zira muhakeme karan olmadan da bunların nafakasını vermek vâcibdir. Bunların haricindeki akrabaların nafakalarını vermekse, muhakeme karan olmadan vâcib olmaz. Çünkü bunlara nafaka vermenin vâcibliği ihtilaflıdır.

Bu malın nafaka cinsinden olduğu takdir edilir: Dirhem, dinar, yiyecek ve giyecek gibi... Çünkü kadın kocasının nzası olmadan da nafakasını bu maldan alabilir. Ama hazırdaki mal nafaka cinsinden değilse, nafakası bu malda farzedilmez. Çünkü nafakasını alabilmesi için bu mallan satmasına ihtiyaç vardır. Oysa sahibi hazırda bulunmayan bir malı başkasının satması caiz değildir. Ebû Hanîfe'ye göre; hazırdaki bir kimsenin malını başkasının satması caiz olmadığı gibi, gâibdeki bir adamın malını da başkasının satması caiz değildir. İmameyn'e göre ise; karısının nafakasını vermemekle zulmü ortaya çıktığı için, hazırdaki kimsenin malını satmak caizdir. Ama bu kimse hazır değilse, malı satılamaz.

Hâkim kadına, nafakasını almamış olduğuna dâir yemin teklif eder. Ayrıca kadından bir de kefil talep eder: Bilahare erkeğin gelip bu kadım boşadığına veya nafakasını önceden peşin olarak kendisine teslim ettiğine dâir şâhid göstermesi ihtimaline binâen, gâipdeki erkeğin hukukunu korumak ve onun hesabına ihtiyatlı olmak için böyle yapılır.

Hâkim durumu bilmez ve elinde mal bulunan da evliliği veya malı inkâr ederse, kadının ona karşı beyyinesi kabul edilmez: Bunun sebebini açıklamıştık. Erkeğin malı yoksa, kadın da hâkim tarafından kendisine nafaka farzedilsin ya da (ihtiyacını gidermek maksadıyla) kocası adına borç almasını emretsin diye beyyine getirmek isterse; bu isteği gâipdeki bir kimse aleyhine hüküm vermek olduğundan, kabul edilmez.

İmam Züfer dedi ki; 'bu isteği kabul edilir ve nafaka verilmesine hükmolumır.1 Ulemâ bu görüşü müstahsen görmüşlerdir. Günümüzde kadılar ve hâkimler bu görüşe uymaktadırlar. Bu, üzerinde içtihad edilen ve geçerli olan bir görüştür. [107]



[107] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları: 3/248-252.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Fakir kocanın nafaka vermesi
« Posted on: 18 Eylül 2019, 06:27:29 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Fakir kocanın nafaka vermesi rüya tabiri,Fakir kocanın nafaka vermesi mekke canlı, Fakir kocanın nafaka vermesi kabe canlı yayın, Fakir kocanın nafaka vermesi Üç boyutlu kuran oku Fakir kocanın nafaka vermesi kuran ı kerim, Fakir kocanın nafaka vermesi peygamber kıssaları,Fakir kocanın nafaka vermesi ilitam ders soruları, Fakir kocanın nafaka vermesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &