ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > El-Bidaye Ven Nihaye >  Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler  (Okunma Sayısı 643 defa)
22 Kasım 2010, 12:12:38
Esila

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 967


« : 22 Kasım 2010, 12:12:38 »



Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler


Hicretin Doksansekizinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler

Abdullah B. Abdullah B. Utbe

Hicretin Doksandokuzuncu Senesi

Ömer B. Abdülaziz´in Halifeliği

Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler

Hasan B. Muhammed B. Hanefiyye.

Abdullah B. Muhayriz.

Mahmud B. Lebid B. Ukbe.

Nafl B. Cübeyr B. Müt´im..

Küreyb B. Müslim..

Muhammd B. Cübeyr B. Müt´im..

Müslim B. Yesar.

Haneş B. Amr Es-San´anî

Harice B.Zeyd.

Hicretin Yüzüncü Senesi

Abbasi Propagandasının Başlaması

Hicretin 100. Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler.

Salim B. Ebi´l-Ca´d El-Eşcaî

Ebu Ümame Sehl B. Hanif

Ebüz-Zahirîye Hadir B. Küreyb El-Humusı

Ebu Tufeyl Amir B. Vasile.

Ebu Osman En-Nehdî

Hicretin Yüzbirinci Senesi

Ömer B. Abdülaziz´in Biyografisi

Ömer B. Abdülazîzin Geleceğinin Bilinmesi Ve Bu Sebeble Gelişinin Beklenmesi

Fasıl



Hicretin Doksansekizinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler

Abdullah B. Abdullah B. Utbe


İmam ve hüccet bir zattı. Ömer b. Abdülaziz´in müeddibi, yani terbiyecisi idi. Onun, sahabelerden çok sayıda

rivayetleri vardır.

Ebu Hafs en-Nehaî ile Abdullah b. Muhammed b. el-Hanefiyye de hu sene de vefat etmişlerdir. Bunların biyografilerini, "Tekmil" adlı eserde anlatmışız dır. Doğrusunu, noksanlıklardan münezzeh olan yü­ce Allah daha iyi bilir. [1]



Hicretin Doksandokuzuncu Senesi


Bu senede halife Süleyman b. Abdülmelik, safer ayının onuncu gününde veya bu ayın bitimine on gün kala cuma günü kırküç yaşın­da veya kırkbeş yaşında vefat etti. Kırk yaşını geçmediği de söylenir. İki yıl sekiz ay süreyle halifelik yaptı.

Ebu Ahmed el-Hakim´in ifadesine göre Süleyman b. Abdülmelik, bu senenin ramazan ayının bitimine onüç gün kala cuma günü vefat etmiştir. Üç sene üç ay, beş gün süreyle halifelik yapmıştır. Vefatında otuzdokuz yaşındaydı. Ama sahih olan kavil, cumhura ait birinci ka­vildir. Doğrusunu Allah bilir.

Süleyman b. Abdülmelik b. Mervan b. Hakem b. Ebi´l-As b. Ü-meyye b. Abdişems el-Kuraşi el-Ümevî Ebu Eyyüb, Medine´ye bağlı Beni Cezire´de doğdu. Babasının yanında Şam´da büyüdü. Babasın­dan, dedesinden ve dolayısıyla müminlerin annesi Hz. Aişe´den iik hadisesi ile ilgili hadisi rivayet etti.

Abdurrahman b. Hüneyde´den rivayet olunduğuna göre o, Abdul­lah b. Ömer´le birlikte bir ormanlığa gitmiş, kendisi susmuş, İbn Ömer, ona niçin sustuğunu sorunca o da: «Ben birşey temenni ediyo­rum.» demiş. İbn Ömer: «Ey Ebu Abdirrahman, ne temenni ediyor­sun » diye sorunca Abdurrahman, şu cevabı vermiş: «Şu Uhud dağı­nın tümüyle altın olarak bana verilmesini ve altınların sayısını tesbit edip zekatını çıkarmayı isterdim. Bundan hoşnutsuzluk duymazdım. Bunun bana zararı olacağından da korkmazdım.»

İbn Asakir dedi ki: Süleyman b. Abdülmelik´in Şam´da Ciron fe­neri yanındaki meydanlıkta bir evi vardı. Babüssağir bitişiğinde bü­yük bir ev de yaptırdı. Orayı hükümet konağı yaptı ve orada Kubbe-i Hadra´ya benzesin diyerek san bir kubbe inşa ettirdi.

Süleyman b. Abdülmelik, fesahat sahibi bir kimse olup adaleti tercih eder, gaza yapmayı severdi. Kuşatmak üzere İstanbul´a bir or­du göndermiş ve bu ordu, orada bir cami yaptırmak şartıyla Bizanslı­larla barış antlaşması yapmıştı.

Ebu Bekir es-Solî´nin rivayetine göre Abdülmelik, oğulları Velid, Süleyman ve Mesleme´yi huzuruna çağırmış, onlara Kur´ân okutmuş, nePsi de Kur´ân´ı güzelce okumuşlardı. Sonra şiir okumalarını iste-mi§> şiiri de güzelce okumuşlardı. Yalnız A´şa´nın şiirim sağlam ve güzl bir şekilde okuyamamışlar. Bu nedenle Abdülmelik, onları kinamış, sonra da şöyle demişti: «Sizden herbiriniz bana Arapların söy­ledikleri en ince beyiti okusun, ama hata yapmasın, haydi bakalım ey Velid! Önce sen oku.» Velid, şu beyti okumuştu:

«Ata veya herhangi bir bineğe binmek, pazubend ile halhal ara­sındaki bineğe binmek kadar hoşuma gitmez.»

Abdülmelik: «Bundan daha ince bir şiir olabilir mi Şimdi de sen oku ey Süleyman.» dedi. Süleyman da şu beyti okudu:

«O kadının ellerini kendine geri döndürmesi ne güzeldir ki, Onun zırhı benim elimdedir ki, peştemalını çözerim»

Abdülmelik: «İsabetli olmadı, şimdi sen oku ey Mesleme.» dedi. Mesleme de İmru´l-Kays´ın şu beytini okudu:

«Gözlerimin yaşarması, ancak yorgun kalbimin iç kısımlarına ok­larını (bakışlarını) vurman içindi.»

Abdülmelik de şöyle dedi: «İmru´1-Kays yalan söylemiş, isabetli söylememiştir. Çünkü sevgilinin gözleri aşk ile yaşannca, artık geride sadece vuslat kalır. Aşıkın, sevgilisinin cefasına göz yumması ve ona katlanıp sevgi giysisini giydirmesi icabeder. Şimdi ben bu beyit için size üç gün mühlet veriyorum. Mühlet bitiminde kim bana bunun doğru şeklini getirirse, hükümdarlık onun olacaktır. Yani ne zaman isterse onu veliaht tayin ederim.»

Oğulları Abdülmelik´in yanından kalkıp gittiler. Bir zaman sonra Süleyman yolda giderken, devesini güden bir bedevinin şu beyti te­rennüm etiğini işitti:

«Onun sevgisi uğruna eğer başımı vursalar, başım düşer düşmez o sevgiliye doğru uçup gider.»

Süleyman, bedevinin yakalanıp yanına getirilmesini emretti. Ya­nına getirilen bedeviyi alıp babasına götürdü ve: «Babacığım, istediği­ni getirdim.» dedi. Babası: «Haydi getir bakalım.» deyince mezkur beyti okudu. Bunun üzerine babası da: «Güzel okudun, bunu nereden buldun » diye sorunca Süleyman, bedevinin hikayesini ona anlattı. Abdülmelik de, Süleyman´a: «Ne isteğin varsa söyle, arkadaşın bede­viyi de unutma.» dedi. Süleyman: «Ey mü´minlerin emiri, senden son­rası için Velid´i veliahd tayin ettin. Ben de ondan sonrası için veliahd olmak istiyorum.» dedi. Abdülmelik, Süleyman´ın bu isteğini kabul etti Onu hicretin seksenbirinci senesinde hacca gönderdi. Ayrıca ona 100.000 dirhem para verdi. Süleyman, bu parayı mezkur beytin sahi­bi bedeviye verdi.

Babası hicretin seksenaltmcı senesinde, vefat edince kardeşi Velid halife oldu. O da kardeşinin veziri ve danışmanı oldu. Emevi camiinin yapılması için kardeşi Velid´i o teşvik etti. Kardeşi Velid, hicretin doksanaltmcı senesinin cemaziyelahir ayının ortasında cumartesi gü­nü vefat ettiğinde kendisi Remle´de idi. Şam´a geldiğinde emirler ve eşraf onu karşıladılar. Başka bir rivayette anlatıldığına göre emirler, kumandanlar ve eşraf, Kudüs´e giderek orada kendisine bey´at ettiler. Kendisi de Kudüs´te ikamete niyetlendi. Tebrik heyetleri Kudüs´e gi­derek onu orada tebrik ettiler. Ancak orada başka heyetler göremedi­ler. Süleyman, Kayalık mescidinin kuzeyinde, mescidin sahnında kubbe altında oturmaktaydı. Halkın ekabiri de kürsüler üzerinde otu­ruyorlardı. Onlara malları paylaştırıyordu. Sonra kendisi Şam´a dön­meye karar verdi. Nihayet Şam´a gitti ve Emevi camiinin inşaatını ta­mamladı.

Onun zamanında camideki hükümdar mahfeli (maksure) yenilen­di. Amcası oğlu Ömer b. Abdülaziz´i kendine müsteşar ve vezir tayin ederek şöyle dedi: «Biz idarenin başına geçtik, ama idare hususunda fazla bir bilgimiz yoktur. Halkın yararına gördüğün şeyleri bize tav­siye edip yaz.»

Süleyman´ın yaptığı yararlı işler arasında Haccac´ın tayin ettiği kaymakamları görevden azletmek, Haccac tarafından hapse atılan kimseleri serbest bırakmak, esirleri salıvermek, Irak halkına bağış­larda bulunmak, daha önceleri namazı geç vakitlere erteleme âdetini kaldırarak namazları ilk vakitlerinde kılmak gibi işler gelir. Ayrıca Ömer b. Abdülaziz´den duyduğu güzel olan başka işleri de yaptı. Kos-tantiniyye´ye gazaya gidilmesini emretti. Oraya Şam´dan, Cezire´den ve Musul´dan topladığı 120.000 kara askerini gönderdi. Ayrıca Mısır ve Kuzey Afrika´dan da 1.000 kadar deniz askerini Ömer b. Hübeyre komutasında yola çıkardı. Hem kara, hem deniz askerlerinin başko­mutanı da kardeşi Mesleme idi. Mesleme´nin beraberinde Süleyman´­ın oğlu Davud da vardı. Bunlar, kendi aile efradından bazılarını da yanlarına almışlardı. Bütün bu sevkiyat işlemi, Musa b. Nusayr´ın Kuzey Afrika´dan Şam´a gelişi esnasında onunla yapılan istişare neti­cesinde kararlaştırılmıştı. Sahih kavle göre Musa b. Nusayr, Süley­man´ın kardeşi Velid´in hilafeti zamanında Şam´a gelmiştir. Doğrusu­nu Allah bilir.

Ibn Ebi´d-Dünya, Cabir b. Avn el-Esedî´nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Süleyman b. Abdülmelik, halifeliğe geçtiğinde ilk olarak şu konuşımayı yaptı:

«Dilediğini yapan, dilediğini yükselten, dilediğim alçaltan, diledi­ğine veren, dilediğini mahrum bırakan Allah´a hamdolsun. Doğrusu dünya, aldanma yurdudur, boş bir menzildir, dolanıp durma süsüdür. Ağlayanı güldürür, güleni ağlatır. Güvendekini korkutur, korkulu olana güven verir. Servet sahibini yoksul, yoksulu da servet sahibi kı­lar, meyillidir insanlarla oynar. Ey Allah´ın kullan! Allah´ın kitabını rehber edinin. Onun hükmüne razı olun. Onu kendinize lider yapın. O kitab, kendisinden önceki kitablan yürürlükten kaldırmıştır. Sonra gelecek kitablar, onu yürürlükten kaldıramazlar. Ey Allah´ın kulları! Bilesiniz ki bu Kur´ân, şeytanın tuzak ve kinini, sabah aydınlığının çekip gitmekte olan gece karanlığını silip ortalığı aydınlatışı gibi ay­dınlığa çıkartır.»

Yahya b. Main, Abdülmelik oğlu Süleyman´ın bir hutbesinde şöy­le dediğini rivayet etmiştir: «Kur´ân´ın diğer sözlere üstünlüğü, Al­lah´ın kendi yaratıklarına üstünlüğü gibidir.»

Hammad b. Zeyd, Yezid b. Hazim´in şöyle dediğini rivayet etmiş­tir: Süleyman b. Abdülmelik, her cuma günü bize hutbe, irad ederdi. Her hutbesinde şu sözü mu...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 13:02:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler rüya tabiri, Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler mekke canlı, Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler kabe canlı yayın, Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler Üç boyutlu kuran oku Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler kuran ı kerim, Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler peygamber kıssaları, Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler ilitam ders soruları, Hicri Doksandokuzuncu Senede Vefat Eden Meşhur Şahsiyetlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &