> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Çeşitli Konularda Eserler > El-Akl ve Fehmül Kuran > İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî  (Okunma Sayısı 1060 defa)
06 Temmuz 2011, 18:03:27
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 06 Temmuz 2011, 18:03:27 »



İslâm Düşüncesinin Gelişiminde Muhâsibî'nin Rolü


Burada, Muhâsibî'nin kendi eseri olan tasavvuf okulu üzerindeki büyük etkisine ve Eş'arilerin öncüleri olan Sıfatiye'nin ve sufî cema­atin temel aldığı kelama ilişkin görüşlerine dikkat çekmemiz gerekir.

İslâm'ın temel ilkeleri doğrultusunda, Hz. Peygamber'in ve selef ulemasının açtığı yolda hareket etme arzusundaki Muhâsibî okulu İslâm dünyasında önemli bir hizmeti yerine getirmiştir. Muhâsi­bî'nin bu dengeli tutumu; tasavvuf anlayışının genel kabul görmesi­ne ve bu okulun kurucusu ve ilk şeyhi olarak onun değerini göz önünde bulunduran Eşarilerin bu düşünceleri benimsemesine yol açmıştır. İbn-i Teymiye taraftarlarının ağır eleştirilerine rağmen hâlâ el-İhya isimli eseri ile İslâm coğrafyasının bir çok bölgesinde hakim olan el-Gazalî düşüncesi bu iki okulu meczetmiş durumdadır.

Bu arada özellikle nefsin gizli yönlendirmeleri, riyanın tehlike­leri, kalp ve uzuvların tehlikeli davranışları vb. çok sayıda tasavvufî konu ve ıstılahın yerleşmesinde öncülük yapan bu eserlerin diğer sufî gruplar arasında geriye bıraktığı genel etkiye de dikkat çekmek gerekir.

er-Riaye’de geçtiği gibi Hâris'in öğrencisi ve dostu olan Ahmed b. Asım el-Antakî'ye keskin feraseti nedeni ile "kalplerin casusu" derdi.

Takvanın mahiyeti, [230] nefis muhasebesi, [231] düşüncenin kalp üzerindeki ağırlığı, [232] vesvese şekilleri ve bunların tasnifi, tevbenin dereceleri, riyanın mahiyeti, kısımları, dereceleri, yer ve zamanları, niyetin mahiyeti, nefsin heva ve hevesleri, kötü ameller, [233] ucb (kendini beğenme), kibir (büyüklenme) ve tefahur (övünme) ara­sındaki farklar vb. kavramlar er-Riaye ve Bidu men Enabe İlellahi gîbi eserlerinde ve daha önce -ama daha az bir itina ile- el-Mesail ve el-Mekasib'te ele aldığı, araştırdığı, belirlediği ve çözümlediği, daha sonra tasavvufî çevrelerde yaygınlaşan yeni ıstılah, kavram ve terimler; Hâris'in eserlerinin tasavvufî çevrelerde yaptığı genel et­kinin boyutlarını kavramak bakımından yararlı olabilir.

Görülüyor ki Hâris'in sufî çevrelere getirdiği yenilik ve orijina­lite sadece kavramlarla sınırlı kalmamış, bu çevrelerin ele aldığı konulara da yansımıştır.

Sahabe arasında akıtılan kanı selefi bir anlayışla ve kapsamlı bir şekilde ele alıp değerlendiren ilk müellif Hâris'tir. O, Hz. Ali ve taraftarlarının haklı ve ona karşı olanların içtihatlarında hatalı oldukları kanaatindedir. Onun bu sorunu işlediği eserinin daha sonraki kuşaklar üzerinde bıraktığı etki son derece büvük ve çok boyutludur. Nihai çözüm sadedinde Hâris'in kendi tasavvuf okulu bu eseri ölçü alırken, ona karşı olanlar da bu esere saldırmış ve sa­vunduğu fikirleri reddetmişlerdir. Değişik ilmî çevrelerde bu ese­rin bıraktığı etkileri, diğer eserleri de kendi alanlarında aynıyla bı­rakmıştır. İbn-i Haldun döneminde el-İhya düzeyinde sufîlerin başvuru kaynağı olan er-Riaye Bağdat kaynaklı tasavvuf okulları üzerinde doğrudan ve son derece güçlü etkiler bırakmıştır. Nitekim el-Kuşeyri'nin er-Risale'sinde dikkatle izlediği Bağdat ekolüne mensup sufîlerde bu etki son derece açıktır. Ayrıca şeyhi İbn-i Salim'in vefatından sonra liderliğini Ebu Talib el-Mekki'nin (H. 380) yaptığı Salimiye okulu üzerinde de Muhâsibî'nin düşüncelerinin çok büyük etkileri olmuştur.

İbn-i Teymiye şunları söylüyor:

el-Gazâli el-İhya isimli eserinde; Muhâsibî'nin er-Riaye ve Ebu Talib el-Mekki'nin Kutu'l-Kulub isimli eserlerinden yararlanmıştır.

Mahmut Arnus ise şunları söylemektedir:

el-Gazâlî, el-İhya isimli eserinde [234] Ebu Talib el-Mekki'nin Kutu'l-Kulub'unu aynen aktarmaktadır. Şükür konusunda her birinin yaz­dıklarını birbiri ile kıyasladığımda el-Gazâlî'nin her konuda el-Mekki'yi izlediğini gördüm.

Henri Gorben ise şunları söylemektedir:

Biz burada, başında Ebu Talib el-Mekki'nin bulunduğu Salimiye okulunun oynadığı muhteşem role kısaca değineceğiz. Bu okulun kurucusu Sehl b. et-Tusteri'dir (H. 283). Başına, daha sonra liderliği bilahare Ebu Talib el-Mekki'ye bırakacak olan et-Tusterî'nin öğren­cisi İbn-i Salim geçmiştir. Mensupları arasında en fazla eser vermiş şahsiyet olan Ebu Talib el-Mekki'nin el-Gazâli (H. 505) üzerinde büyük etkisi vardır.[235]

el-Mekki'nin Kutu'l-Kulub'undâ Muhâsibî'nin sadece er-Riaye'de de­ğil aynı zamanda el-Mesail fi Amali'l-Kulub ve'l-Cevarih isimli ese­rinde savunduğu görüş ve kullandığı ıstılahlardan da belirgin bir şe­kilde; hemen hemen satır satır aktaracak düzeyde yararlandığına ilişkin kesin delillere sahibiz.[236]

Gazâlî'nin el-İhya'da. yazdıklarının büyük bölümünü; Kutu'l-Kulub'tan aldığı ve açıklama, tertib ve bölümlere ayırma dışında kendisine ait bir şey olmadığı doğrudur. Ne var ki Muhâsibî'nin eserlerini de birinci elden tanıdığı ve el-Mekki'nin Kutu'l-Kulub'undan yaptığı gibi Muhasibî'den de bir takım nakiller yaptığı kesindir. el-Munkız isimli eserinde Kutu'l-Kulub'tan nakiller yaptı­ğını söylediği gibi, Haris el-Muhâsibî'nin eserlerini de okuduğunu söylemesi bunun bir delilidir. el-İhya'daki el-Akl isimli bölümden anladığımız kadarı ile el-Gazalî, Muhâsibî'nin el-Akl isimli risale­sinden ileri derecede etkilenmiştir. Hâris'in er-Riaye ve el-Mesail isimli eserleri el-Gazalî döneminde yaygın bir biçimde biliniyor­du. Ayrıca el-İhya isimli eserinden anlaşılabileceği gibi el-Gazâ-lînin el-Akl dışında Hâris'in başka eserlerinden de yararlandığı kesindir.[237]

O dönemde eserlerinin hâlâ yaygın bir biçimde tanınıyor olma­sından yola çıkarak İbn-i Teymiye; Hâris'in Riayetu Hukukullah isimli eserinin el-İhya'nın kaynaklarından biri olduğu sonucuna ulaşmıştır. Sufî eğilimleri ve selef anlayışına son derece yakın kelamî düşünceleri aynı olan her iki müellifin bu durumlarına ilaveten el-Gazâlî'nin bu konuya ve bu konuda yazdığı esere verdiği özel önem bilindiğine ve özellikle de Rafizîlere reddiye yazan ilk müellifin Hâris olduğunu bildiğimize göre; biz kelama ilişkin fi­kirlerinde de; özellikle başka mezhep mensuplarına reddiye yazma konusunda el-Gazâlî'nin başka müelliflerden ziyade Hâris'ten etki­lendiği ddiasını kabulden yanayız.

Muhâsibî'nin ilk kez ortaya atıp daha sonraki düşünürleri etki­lediği orijinal durumlardan biri de el-Vasaya veya en-Nasaih'in gi­rişinde yaptığı gibi eserlerinde kendinden ve psikolojik deneyimle­rinden bahsetmesidir. Daha önce de değindiğimiz gibi bu eserin girişinde hadisçîlerin, fıkıhçıların ve Mutezilî kelamcıların izlediği metodu terkedip, bütün fırkalar arasında kurtuluşa eren tek fırka olarak gördüğü tasavvufa yöneldiği dönemin arefesinde yaşadığı psikolojik krizleri tekrar tekrar anlatmaktadır. Hâris bu konuda el-Gazâlî'yi, İbn-i Hazm ve İbn-i Haldun'u etkilemiştir. İbn-i Hazm Tavku'l-Hamame fi'l-Ülfeti ve'l-Alaf isimli eserinde psikolojik bazı hallerini tahlil ederken; İbn-i Haldun da kendisinden, batıya ve do­ğuya yaptığı seyahatlerden söz etmiştir. Muhâsibî'nin el-Vasaya isimli eserinin daha sonraki müellifler üzerindeki etkisi daha da belirgindir. Bu eserin el-Gazâlî düşüncesi ve el-Munkızu mine'dDalal üzerindeki etkisi son derece açıktır. Şayet Hâris'in; el-Gazâ-lî'nîn başka eserlerinde bir etkisi varsa bu etki işlediği konularla il­gili değil eserdeki genel psikoloji ile ilgilidir. Ama bu eserde el-Gazâlî nerede ise kelimesi kelimesine Hâris'ten etkilenmiştir.

el-Gazâlî el-Munkız'da tam anlamı ile Haris gibi konuşmakta­dır. Çevresindeki grupları incelemekte, mezhepleri araştırmakta ve görüşlerini anlamaya çalışmaktadır.

Muhasibi şunları söylüyor:

Ömrümün bir bölümünü ümmetin içine düştüğü anlaşmazlıkları dü­şünüp, izleyebileceğim açık bîr yol ve program arayarak geçirdim. Ben izleyeceğim yolun hem ilim hem de ameli bir araya getirmesini istiyordum. İlim sahiplerinin irşadı ile ahirete giden yol sonunda ba­na gösterildi. Fıkıhçıların bakış açısı ile Yüce Allah'ın emirlerini çok düşündüm. Ümmetin halini, mezhepleri ve iddialarını değerlen­dirdim ve benim payıma düşeni aldım. İhtilaflı konuların derîn bir deniz olduğunu, pek çok insanın bu denizde boğulduğunu ve kurtulmayı çok azının başarabildiğini gördüm. [238] el-Gazâlî ise şunları söylemektedir:

Daha yirmi yaşıma henüz basmıştım, kendimi bildiğim andan elli yaşamı aştığım bu güne kadar; sakınıp korkanlar gibi değil, gözükara dalgıçlar gibi bu engin denizin derinliklerine dalmakta, her karanlık noktaya girmekte, her soruna el atmakta, her girdaba atılmak­ta ve kimin batıl, kimin sünnet ehli, kimin bid’atçi olduğunu anlaya­bilmek için bütün mezheplerin inanç ve akidelerini araştırmaktayım.[239]

Hâris'in el-Vasaya isimli eseri ile el-Gazâlî'nin el-Munkız'ını karşılaştıran bir okuyucu kullandığı yöntem ve işlediği konular iti­barı ile el-Gazâlî'nin Muhâsibî'yi temel aldığını gösteren şaşırtıcı delillerle karşılaşacaktır.

Belki bu karşılaştırma el-Gazâlî'nin; "Haris el-Muhâsibî'nin eserlerini okudum" ifadesi ile bir araya getirildiğinde Hâris'in el-Gazalî düşüncesine olan etkisinin boyutları net olarak ortaya çıka­caktır. Buna Hâris'in; el-Gazâlî okulu üzerindeki büyük etkisi ile; el-Mekkî ve Salimiye okulu üzerindeki etkisini de ilave edersek onun sufî ekoller üzerindeki önemli etkisine ilişkin somut bir fikir edinebiliriz.

Muhasibi etkisinin başka bir boyutuna; kelamdaki etkisine ge­lince:

Muhâsibî'nin et-Tevehhüm isimli eseri, hem müslümanların hem de başka müelliflerin ahiret tasvirlerine kaynaklık etmiştir. Ebu'l-Ala, Risaletu'l-Ğufran isimli eserinde Hâris'ten alıntılara yer vermiş; İbn-i Şehid de et-Tavabi' ve'z-Zevabi'sinde ondan yarar­lanmıştır. Her ne kadar İbn-i Şehid'e olan etkisi aynı çerçevede ele alınamaz ise de bu düşüncenin kaynağı olan Haris; Ebu'l-Ala'nın yolculuğunda ayrıntılara varıncaya kadar...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî
« Posted on: 25 Eylül 2022, 02:26:55 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî rüya tabiri,İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî mekke canlı, İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî kabe canlı yayın, İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî Üç boyutlu kuran oku İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî kuran ı kerim, İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî peygamber kıssaları,İslâm Düşüncesi ve Muhâsibî ilitam ders soruları, İslâm Düşüncesi ve Muhâsibîönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &