ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Efendimiz > Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı  (Okunma Sayısı 1174 defa)
06 Mayıs 2011, 11:44:16
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 06 Mayıs 2011, 11:44:16 »



HZ. ÖMER'İN GELİŞİ VE İBN ERKAM'IN EVİNDEN ÇIKIŞ

~

Bir Çarşamba akşamıydı. Efendiler Efendisi, İbn Erkanı'ın evinde bir akşam ellerini kaldırmış; dua dua yalvanyordu. O kadar içten ve ısrarcıydı ki, bu durum yanındakilerin gözün­den kaçmadı. Kanncalanmış avuçlannı semaya kaldınp göz­lerini semaya dikmiş, içtenlikle şöyle dua ediyordu:

- Allah'ım! Şu, iki adamda dinini aziz kıl: Ömer İbn Hat­tab ve Amr İbn Hişam!347

Ömer İbn Hattab. sert yapılı bir adamdı; gözü pekti ve kimseden çekinmezdi. Bu tavır, adeta ona babasından kalan bir mirastı. Onun için eniştesiyle kız kardeşi, Müslüman ol­duklannı Ömer'den gizlemişlerdi, kimseye fark ettirmeden namaz kılıp Kur'an okuyor; gizliden gizliye de tebliğde bulu­nuyorlardı.

Aslına bakılırsa Hz. Ömer, gelişmeleri uzaktan izliyor; üzerindeki baskılan bir türlü atıp da Müslüman olamasa da, en azından bu dini tercih edenlerdeki fazileti görüp takdir edi­yordu. Bir akşam, Kabe'ye gelmiş ve orada geeelemeye karar vermişti. Bu sırada Allah Resülü (sallallahu aleyhi ve sellem) buraya

347 Hakim, Müstedrek, 3/574 (6129)

geldi ve Kur'an okumaya başladı; Hakka suresini okuyordu. Hz. Ömer, ilk defa duyuyordu ve sözdeki cezbe çok hoşuna gitmişti. Etkisinden kurtulmak için bir kulp takması gereki­yordu ve tepki olarak Kureyş'in dediği gibi:

- Şair, deyiverdi. Ancak gelen ses devam ediyordu:

- Şüphesiz ki o, kerim bir elçi olan Cibril'in sözüdür; asla

bir şairin kavli değildir. İnanmamak için ne kadar da ayak di­retiyorsunuz!

Olacak şey değildi! Aklından geçirdiği yakıştırmaya he­men cevap gelmişti. Bu sefer:

- Kahin, diye geçiştirmeye çalıştı. Ses gelmeye devam ediyordu:

- O, bir kahin sözü de değil; siz ne kadar da az zikredi­yorsunuz! O, alemlerin Rabbi tarafından indirilen ulvi bir ke­lamdır.348

Bu şekilde Allah Resülü (sallallahu aleyhi ve sellern), sureyi so­nuna kadar okumuş ve Ömer de bunu, büyük bir şaşkınlık ve merak içinde dinlemişti. O gece bir hayli ve uzun uzun dü­şündü. Zihnen gelgitler yaşıyordu. Ama bunlar, henüz Ömer'i harekete geçirip saf değiştirecek güçte değildi. Onun için er­tesi sabah, yeniden eski arkadaşlannın arasına dalmış, eski alışkanlıklanna geri dönmüştü.

Amr İbn Hişam (Ebu Cehil) ise, her fırsatta Allah Resü­lü'ne karşı çıkan ve din adına her gelişmeyi engelleme yanşı­na girişen ve bundan da haz duyan bir adamdı. Bugüne kadar Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellern), onun da Müslüman olması için çok uğraşmış, ama ona bu, bir türlü nasip olmamıştı. De­falarca kapısına kadar gitmiş; fakat her defasında hakaretle karşılaşıp mübarek yüzünde tükürükle geri dönmüştü. Buna rağmen Allah Resülü (sallallahu aleyhi ve sellern), Ebu Cehil'in pe­şini bırakmıyor ve bir de dualanna alarak, her şeye rağmen

348 Bkz. Hakka, 69/42

onun da kalbine iman koyması için Allah'a dua ediyordu. An­cak bu dua, Ömer için kabul görecek ve kaybeden Ebu Cehil olacaktı.

Efendimiz'in dua ettiği günün ertesi sabahında Ömer, Safa tepesine yönelmiş; İbn Erkam'ın evinde buluşan mü'minlere kötülük yapma niyetiyle yola düşmüş; kılıcı belinde, tam tek­mil yürüyordu. Yolda giderken karşısına, Müslüman olduğu halde imanını giZıeyen bir başka sahabe Nuaym İbn Abdullah çıkıverdi. Gördüğü manzara Nuaym'ı endişelendirmişti; zira Ömer, o kadar öfkeliydi ki, burnundan soluyordu. Ne yapıp edip onu yolundan çevirmeli ve böylelikle şerrinden emin ol­malıydı. Onun için:

- Nereye gidiyorsun ey Ömer, diye sordu.

- Şu Kureyş'in arasına iftirak salan, atalan ve ilahlan hak-

kında kötü sözler söyleyen ve onlan ayıplayan sabi Muham­med'i öldürmeye gidiyorum, cevabını verdi.

Zannında isabet etmişti; Ömer gerçekten çok kötü bir ni­yet taşıyor ve bu niyetini icra etmek için de yola koyulmuş, İbn Erkam'ın evine gidiyordu. Ne yapıp edip onu bu yolda çevir­.meliydi. Aklına ilk gelen şey, Ömer'in eniştesiyle kız kardeşi oldu.

- Vallahi de nefsin seni aldatmış ey Ömer! Abdimenafo­ğullannı kendi halinde bırakıp da gidiyor; Muhammed'i öl­dürmek için yol alıyorsun? Bari, kendi evine dön de, önce on­ların işini hallet!

Ömer, büyük bir şok geçirmişti. Olamazdı; onun haberi olmadan kendi ailesinden birisi gidip de Müslüman olamazdı! Onun için hemen sordu:

- Kendi evimde ne var ki? Yoksa? ..

Evet... Kendi ailesinden de bu tatlı su kaynağına uğra­yan ve o pınardan doya doya içmeye başlayanlar vardı. Ancak Ömer bunlardan habersizdi ve çabuk söylemesi için Nuaym'ı sıkıştınyordu. Nihayet Nuaym, en azından hedef değiştirmiş
ve bir müddetliğine de olsa zaman kazanmıştı. Şimdi ise, ger­çeği söylemek durumundaydı:

- Enişten ve amcaoğlun Said İbn Zeyd349 ile kız karde­şin Fatıma Binti Hattab. ValIahi onlar da Müslüman olup Muhammed'e tabi oldu, O'nun dinine girdiler; sen önce kendi meseleni hallet, dedi Ömer'e.

Ömer'in beyninde ardı ardına şimşekler çakmıştı. Nasıl olur da, haberi olmadan kendi hanesinden birileri gider ve bu akıntıya kapılabilirdi? Meseleye hemen müdahil olmalı ve el koymalıydı. Onun için, anında yön değiştirdi. Adeta uçarak gidiyordu. Ancak, bu seferki hedefi, Allah Resülü değil; eniş­tesiyle kız kardeşiydi.

Tam kapıya yaklaşmıştı ki, içeriden yürek yakan bir ses duydu. Kabe'de geçirdiği geceyi hatırlatan bir sesti bu. Her ne kadar bu sesin sahibi farklı olsa da, kaynağı aynıydı. Habbab İbn Erett'in sesiydi bu:

- Ta-ha. Biz Sana bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik. ..

Henüz farkında olmasa da koca Ömer erimeye başlamıştı.

Ancak o, bir anda teslim olacak gibi gözükmüyordu. Kendini toparlayıp şiddetle kapının tokmağını dövmeye başladı. Bir taraftan da gür sesiyle bağınyor, bir an önce kapıyı açmalarını istiyordu.

Ömer'in sesini kapıda duyan ev halkında büyük bir telaş başlamıştı. Zira niçin geldiği belli olmuştu. Evde kendileri­ne Kur'an öğreten Habbab'ı bir kenara gizlediler ilk olarak. Ardından da, ellerindeki Kur'an ayetlerini dizinin altına aldı kardeşi Fatıma. Evin hali, Ömer'in gelişine müsait hale gelir gelmez de kapıyı açtılar, ürpererek.

Ömer çok zeki bir insandı; kapının geç açılması da onu iyice işkillendirmişti. Hemen sordu:

349 Said İbn Zeyd, aynı zamanda Hz. Ömer'in amcaoğlu oluyordu.

- Biraz önce duyduğum o ses ne idi? "Sesfalan duymadzn Id" manasında: - Ne sesi duydun ki, demeye çalıştılar.

- Hayır, duydum, dedi ve ardından; hiddetle üzerlerine

yöneldi. Bir taraftan söyleniyor, diğer yandan da ateş püskü­rüyordu:

- Duydum ki, sizler de Muhammed'in dinine girmiş, O'na tabi olmuşsunuz, dedi ve hızını alamayıp eniştesi Said İbn Zeyd'e şiddetle vurdu. Kız kardeşi Fatıma, Ömer'e engel olmak isteyince bir darbe de ona indirdi. Ömer gibi birinin sillesine dayanmak zordu ve Hz. Fatıma, kanlar içinde kala­kalmıştı. Ancak bu, onun için yeni bir hamlenin başlangıcıydı. Zira, artık kaybedeceği bir şeyi kalmamıştı. Nasılolsa ağabeyi her şeyden haberdardı. Hem, Hz. Fatıma da aynı toprağın se­meresi, Hattab ailesinin bir kızıydı. Öyleyse hala gizlemenin bir anlamı olamazdı ve yiğitçe bir tavırla dikildi ağabeyinin karşısına:

- Evet, biz de Müslüman olduk! Ne var bunda! Allah ve Resülü'ne iman ettik biz. Haydi şimdi istediğini yap bakalım!

Ömer, üçüncü vurgununu yemişti. Normal şartlarda bir insanın kendisine böyle tavır takınmasının imkanı olamazdı. Hele bir kadın çıkacak ve Ömer'e karşı koyacakh! Nasılolu­yordu da kız kardeşi, Ömer'e cevap yetiştiriyor ve meydan okurcasına bir tavır sergileyebiliyordu? Ortalığı derin bir ses­sizlik bürümüştü. Uzun uzun kardeşinebaktı Ömer; kanlar içinde kalmıştı; ama duruşunda ayn bir asalet vardı. Yaralı aslan gibi bir duruşu vardı; her şeye rağmen onurunun peşin­deydi. Bakışlannda, hayatı istihkar vardı: "Öldürsen ne çıkar, biz, gerçek huzuru Muhammed'in yanında bulduk." mesaj­lan gizliydi. Belli ki bu vurgun, koca Ömer'i dize getirmişti. Demek ki bunun için, enişte ve kız kardeşin Ömer' den şiddet görmesi gerekiyordu. Anlaşılan kader, o güne kadar karşı cep­he adına kök söktüren bir gücü, enişte evinde eritrneyi takdir

buyurmuştu. Yaptıklanna bin pişman olmuştu. Ömer'deki de­ğişim, gün yüzüne çıkmak üzereydi; ses tonunu kontrol altına almış bir şekilde kız kardeşine seslendi:

- Ben buraya gelirken okuduğunuz şu sayfayı bana ver de, Muhammed'e gelen şey ne imiş bir bakayım.

Onlar da şaşırmışlardı. Bir aralık, vermekle vermemek arasında tereddüt yaşadılar. Çünkü Ömer, sayfayı alıp yırta­bilir, ağzını bozup Kur'an ve Efendileri hakkında uygunsuz sözler sarfedebilirdi. Onun için Hz. Fatıma:

- Ona bir kötülük yapmandan endişe ediyoruz, diye ce­vapladı.

- Korkma, diyordu Ömer, alttan alarak. Ardından da, hiç­bir zarar vermeden, okuduktan sonra geri vereceği hususunda yemin ederek güvence verecekti.

Biraz önce kanlar içinde kalan kız kardeşin sevincine di­yecek yoktu; ağabeyinin gelişini sezmişti artık. Tanıyordu onu zira ... Ömer çözülmüştü. Onun için bir adım daha attı:

- Ey kardeşim! Sen, hma şirkin kirliliği içindesin; halbuki bu Kur'an'a necis olanlar el süremez!

Peki, o zaman ne yapmak gerekiyordu?

Hemen guslü anlattı Hz. Fatıma ... Zira bu, Allah kelamıy­dı ve Allah'ın razı olacağı şekilde ele alınmalıydı.

Ömer için bu, büyük bir imtihandı. Ancak, bu büyük vur­gunun ardından o, kesin karannı vermiş ve son tercihini yap­mıştı. Gitti ve kardeşinin anlattığı şekilde abdest aldı. Biraz önceki kasvet, yerini cennet bağlanndaki huzura bırakmış, yüzlerden mutluluk akıyordu.

Bu arada Hz. Fatıma, Ta-ha suresinin yazılı o...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı
« Posted on: 13 Kasım 2019, 04:57:29 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı rüya tabiri,Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı mekke canlı, Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı kabe canlı yayın, Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı Üç boyutlu kuran oku Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı kuran ı kerim, Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı peygamber kıssaları,Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışı ilitam ders soruları, Hz Ömer in gelişi ve İbn Erkam ın evinden çıkışıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &