ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Dünya Hali > Milletçe Uyuyoruz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Milletçe Uyuyoruz  (Okunma Sayısı 677 defa)
22 Eylül 2011, 20:02:37
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 22 Eylül 2011, 20:02:37 »



Dünya Hali



Ağustos 2007 104.SAYI


Halil AKGÜN kaleme aldı, DÜNYA HALİ bölümünde yayınlandı.

MİLLETÇE UYUYORUZ


Türkiye İstatistik Kurumu’nun ilk kez yaptığı Zaman Kullanım Anketi’ne göre Türkler en çok uykuya vakit ayırıyor. Boş zamanlarında ise bol bol televizyon seyrediyor.

Araştırma için 5 bin 70 hanede 15 yaş ve üzerindeki 11 bin 815 kişi ile anketler yapılmış. 2006 yılına ait bu verilere göre ankete katılanlar günde ortalama 8 saat 32 dakika uyuyor. En az vakit spora ayrılıyor. İnsanımız okumaya da vakit ayırmıyor. Sosyal yaşam adı altında en çok yapılan faaliyet, televizyon seyretmek.

Yani ortalama bir Türk vatandaşının 24 saatini nasıl kullandığına baktığınızda, gerçekten sağlıksız bir toplumla karşı karşıya olduğunuzu anlı- yorsunuz. Hem fizikî hem de zihnî ve ruhî açıdan sağlıksız bir toplum. Okumayan, düşünmeyen, konuşmayan, sadece uyuyan ve TV seyreden bir toplum.

Modern tüketim kültürü zaten insanların pasişeştirilmesi fikri üzerine kurulu. Çünkü pasif aktörleri teslim almak daha kolay. Teslim aldığınız insanları istediğiniz tüketim kalıbına sokmanız mümkün. Biz modernleşmeden tüketmeyi anladığımız için önümüze konan her yeni şeyin iyi olacağını zannediyoruz.

Televizyon genel olarak sorunlu bir iletişim aracı. Ama özellikle Türkiye’de çok kötü bir etkisi var. İnsanların zihinlerini iğdiş eden, nezaketten uzak, kaba saba bir ekran. Zaten okumayan bir toplum TV karşısına geçince tefekkür eder mi?

Televizyon sadece bireysel zekâyı köreltmiyor. Sosyalleşmeyi de öldürüyor. TV’nin açık olduğu bir ortamda sohbet etmek mümkün değil. Bunu hepimiz defalarca yaşamışızdır. Bazen aynı aile fertlerinin TV yüzünden birbirileriyle saatlerce konuşmadığı oluyor.

İnternet ortaya çıktığında onun çok iyi bir sosyalleşme aracı olacağı söyleniyordu. Öyle olmadığı kısa sürede ortaya çıktı. İnternet müptelası olan insanlar ve özellikle gençler, giderek sosyal hayattan kopup içlerine kapanı yorlar. İnternetin sanal dünyasında kendilerine hayalî mekanlar buluyorlar. Bu ise onların hem bireyselliğini hem de sosyalliğini köreltiyor. Hep uyuyan, gözünü açınca da sadece televizyon seyreden bir toplum olmak övünülecek bir şey olmasa gerek.

HALKÇI OLMAK


Bir sol partinin lideri “Sol, inançlara saygılı laiklik de neymiş demenin olumsuz sonuçlarını yaşıyor. Halkın kültürüne, inancına yakın durarak yerli sorunlara nasıl çözüm bulacağımızı ve evrensel sol değerleri tartı şmamız gerek..” demiş. Eh, biz de günaydın diyelim. Kendini hem solcu, hem halkçı, hem de Türkiyeli diye tanımlayan bir partinin adeta Türkiye’de değil de uzayda yaşıyor olmasına ne demek gerekir? Halkın temel değerleriyle kavgalı bir parti kendine “halkçı” diyemez.

Fakat bizim devletçi, oligarşik, laik solcularımız halkı bir türlü anlamadığı için, 22 Temmuz seçimlerinin sonucunu da yine milletin hatası olarak yorumluyorlar. Millet onlara oy vermeyince hata yapmış oluyor. Öyle ya, onlar hiç yanılmazlar. Böylesine elitist, adeta halk düşmanı bir zihniyetin milletin tercihlerinden önce kendi meşruiyetini sorgulaması gerekir

ÇETELER ÜLKESİ


Hep söylenegelir “Türkiye çeteler ülkesi” diye. Çeteler, mafyalar, organize suç grupları ortalıkta cirit atar, vatandaşı haraca bağlar ama kimse ses çıkartmaz. Sanki çeteleşmek normal bir şeymiş gibi, yetkilisinden normal vatandaşına herkes buna adeta seyirci kalır. Yetkililer “evet var ama bir şey yapamıyoruz” der. Bu söz karşısında sizin, benim gibi normal vatandaş ne desin? Ne yapsın?

Fakat son iki aydır çetelerin üzerine ciddi bir şekilde gidilmeye başladı. Ümraniye’den Mersin’e ele geçirilen silahlar, bombalar, planlar, sahte kimlikler, listeler, bağlantılar derken, çete içinde çetelerin olduğu ortaya çıktı, çıkıyor. Tabii herkesin bildiği gibi asıl sorun devletin içindeki çeteler. Onlarca faili meçhul cinayetin, kirli ilişkinin adresi devlet içindeki bu çetelere çıkıyor.

Peki devlet kendini ele verir mi? Vermez. Bu yüzden temizlenmesi en zor çeteler, tinerci çocukların küçük çetecikleri değil, devletin içindeki gerçek çetelerdir. Üstelik bu çeteler devletin bütün imkanlarını sonuna kadar kullanırlar. Sonra da güçlü abiler tarafından kollanırlar. Ve hepimiz çetelerle yaşamaya alıştırılırız. Bu alışkanlığın milli menfaatlerimize aykırı olduğu yeteri kadar açık değil mi?

IRAK CEHENNEMİ

Irak’ta kan akmaya devam ediyor. Hem de insanlık sınırının ötesine taşarak. Kelimeler Irak’taki acıyı anlatmakta kifayetsiz kalıyor. Ölen insanların sayısını kimse bilmiyor. Kimin nereden, ne zaman saldıracağı bilinmiyor. Ölüm her yerde. Ölüm masum insanları her yerde buluyor. Sokakta, abdest alırken, namazda, uyurken, bahçede otururken... Akıl almaz, insanlık dışı bir durum. Ve her gün biraz daha rutinleşiyor, sıradanlaşıyor.

Son hadise en az diğerleri kadar iç karartıcı. Irak milli futbol takımı Asya Kupası’nda finale kalıyor. Acıdan, gözyaşından, ölümden bıkmış Irak halkı sokaklara dökülüyor. Bu sevinci herkesle paylaşmak istiyor. Ve acımasız ölüm onları orada, sokak ortasında buluyor. Gözü dönmüş caniler, milli bir başarıyı kutlamalarını bile çok görüyor Iraklılara. Saldırıda 50’den fazla insan ölüyor. Onlarcası yaralanıyor. Bu ne bitmez acıdır! Ya Rab, sen onlara yardım et. Çünkü senden başka yardım edenimiz yoktur.

ÇOCUKLAR YAZIN NE YAPIYOR?


Yaz tatilinin son ayındayız. Çocuklarımız tatil boyunca ne yaptılar? Eğer anne ve babalar iyi kılavuzluk yaptıysa, çocuklar verimli bir yaz tatili geçiriyor olmalı. Kur’an kursuna gitmek, kitap okumak, ailece yürüyüşe çıkmak, beraber namaz kılıp tespih çekmek, yaz tatilinde düzenli olarak yapılması gerekenlerin başında geliyor. Yaz tatili çocukların ortalığa salındığı aylar olmamalı. Okul tatili, çocuklarla daha fazla vakit geçirmek için iyi bir fırsattır. Ders ve ödev stresinden uzak bir şekilde çocuklarımızla iyi vakit geçirmeye çalışmak, yaz aylarındaki önceliklerimiz arasında yer almalı.

Uzun yaz tatilini verimli ve eğlenceli hale getirmek bizim elimizde. Bunun için pedagog olmaya yahut pahalı planlar yapmaya gerek yok. Gelin, yaz tatilinin şu son haftalarını çocuklarımıza ayıralım. Onlara önemsendikleri ve bizim için değerli oldukları hissini verelim. Onlara özgüven kazandıralım. Bu güzel ilişkiye çocuklar kadar anne babaların da ihtiyacı olduğunu unutmayalım.

ORTADOĞU ELÇİSİ

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair 10 yıllık görevinden ayrıldıktan sonra Ortadoğu sorununu çözmek için yeni bir görev üstlendi. Amerika, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Rusya’dan oluşan Ortadoğu Dörtlüsü’nün temsilcisi olan Blair, bundan sonra Filistin sorununun çözümü için çalışacak. En azından bunu yapacağını ümit ediyor.

11 Eylül saldırılarından sonra George Bush’un peşine takılan Tony Blair, siyasi kariyerini de böylece harcamış oldu. 10 yıl önce Avrupa’nın en parlak liderlerinden biri olan Blair, şimdi yıpranmış, itibar
kaybetmiş bir siyasetçi. Terörle mücadele adı altında Irak’ın işgalini destekleyen Blair, İngiltere’de o kadar büyük bir tepkiyle karşılandı ki, lideri olduğu İşçi Partisi bile ondan desteğini çekti. Ve Blair genel başkanlık ve başbakanlık süresi bitmeden görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Blair şimdi şansını Ortadoğu barışında arayacak.

Siyasi sermayesi neredeyse kalmamış bir devlet adamı, Ortadoğu gibi bir yerde başarılı olabilir mi? Biz pek ihtimal vermiyoruz ama yine de Blair’e bol bol şans diliyoruz.

KISA KISA


İstanbul’un 90 günlük suyu kalmış. Ankara’da da su kesintileri başladı. Güzel ülkemizi zaten kurak bir çöle çevirdik. Şimdi artık su da yetmiyor. Verimsiz alt yapı, israf ve bilinçsiz su kullanımı, bu
yılki sıcaklarla birleşince ortaya susuzluk çıktı. Gelin, yazın şu kavurucu sıcaklarında biraz daha dikkatli olalım ve suyumuzun kıymetini bilelim.

Türkiye İran’daki üç doğalgaz kuyusunu işletme hakkını aldı diye Amerikalılar yine surat asıyor. “Umarız bu iş daha ileri gitmez” diye beyanat verdi ABD sözcüsü. ABD bizim kiminle ne iş yapacağımıza karışacağına, kendisinin yol açtığı felaketleri önlemeye çalışsa daha iyi eder. İran bizim komşumuz ve biz İsviçre’nin güneyinde bir ülke değiliz. Belki de Amerikalılara coğrafya dersi vermek gerekiyor.

ÖSS imtihan sonuçları açıklandığından beri dershaneler hummalı bir çalışmanın içinde. Yüzlerce ‘birinci’, reklam panolarına taşındı. Gittikleri dershanelerin logoları altında tebessüm eden öğrenciler...
Resim onların sevincini yansıtmaktan çok, dershanelerin reklamını yapıyor. Milli eğitim sistemimizin işas ettiğinin belgesi olan bu reklamlar her tarafta. Ve hepimiz hiç bir şey olmamış gibi izliyoruz.

Seçimlerin kazasız belasız atlatılması en çok piyasaları sevindirdi. Eylül ayında da emlak fiyatlarının yükseleceği tahmin ediliyor. Faizler düşünce emlak talebi artıyor. Yaz aylarını keyifsiz
geçiren emlak piyasası, belli ki önümüzdeki aylarda canlanacak. Ev sahibi olmak herkesin rüyası. Fakat herkes ayağını yorganına göre uzatmalı. Kredi kartlarında yaşanan dram umarız ev kredilerinde yaşanmaz.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Milletçe Uyuyoruz
« Posted on: 05 Haziran 2020, 18:46:11 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Milletçe Uyuyoruz rüya tabiri,Milletçe Uyuyoruz mekke canlı, Milletçe Uyuyoruz kabe canlı yayın, Milletçe Uyuyoruz Üç boyutlu kuran oku Milletçe Uyuyoruz kuran ı kerim, Milletçe Uyuyoruz peygamber kıssaları,Milletçe Uyuyoruz ilitam ders soruları, Milletçe Uyuyoruzönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &