ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Dört Mezheb Fıkhı > İhram
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İhram  (Okunma Sayısı 1471 defa)
01 Şubat 2010, 17:25:42
Eflaki
Gökte oturan melek
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.997



« : 01 Şubat 2010, 17:25:42 »




Fıkıh ıstılahında ihram, Hac ve Umre’ye girmeye niyet etmektir. İhramın gerçekleşmesi için telbiye, kurban şevki veya bunlara benzer şeylerle bir arada yapılması şart değildir. Şâfiîlerle Hanbeiîier bu gö­rüştedirler. Mâlikîlerle Hanefîlerin buna ilişkin görüşleri ise aşağıya alınmıştır.

Hanefiler dediler ki: İhram, bir takım özel yasaklara uymayı kabullenmektir. Bu da niyetle ve ihramın telbiye eşliğinde giyilmesiyle ta­hakkuk eder. Her ne şekilde olursa olsun zikir etmek, bedeneyi (deve veya sığırı) işaretleyip hacca sevketmek, telbiye yerine geçerli olur. Bir kişi telbiyesiz veya telbiye yerine geçen bir fiili işlemeksizin ihrama girerse veya ihram giyerken telbiye getirip de niyet etmezse, ihrama girmiş ol­maz.

Bir kişi deveyi, sol hörgücünü yaralamak suretiyle işaretlerse (ki bu işaret deveye mahsustur) veya üzerine çul koyarsa veya onu Mekke’ye gönderirse kendisi de Umre ile Temettü yapmış değilse; gönderdiği deve­nin peşine düşüp ona da kavuşmamışsa veyahut da bir davarı işaretlese ihrama girmiş olmaz.

Malikiler dediler ki: İhram, haccın yasaklarına girmektir. Mûtemed görüşe göre ihrama girmek, niyetle tahakkuk eder. İhramın telbiye veya tehlil gibi bir sözle veyahut da hacca yönelme, ya da deve veya sığırı (bedeneyi) işaretlemekle bir arada yapılması sünnettir.

İhramın sadece telbiyeye bitiştirilmesi, yani telbiye getire­rek ihrama girilmesi sünnettir.[243]

İhram’ın Mîkatları:

Mîkat’ın lügat anlamı, hacca giden kişinin ihrama gireceği yer ve zaman demektir. Zaman mîkatı, ‘Haccın vakti’ kısmında anlatıldığı için burada mekân mîkatını e!e alacağız. Mekân mîkatlan, yönlere göre de­ğişiktirler. Mısır, Şam, Batı Afrika (Fas) ve bunların ötesindeki Endülüs, Anadolu ve Tekrûr halkının mîkatları Cuhfe’dir. Burası Mekke ile Medîne arasında bulunan bir köydür ki şu an harâb durumdadır. Rabiğ diye tanınan köy de buraya yakındır. Rabiğ’de ihrama girmek, kerahetsiz olarak sahihtir. Yukarıda sayılan mıntıkaların insanları, deniz yolculu­ğuyla hacca giderlerken, denizde bu mıntıkanın hizasına geldiklerinde ihrama girerler. Çünkü ihrama girerken mîkat yerine kara yoluyla uğra­mak gerekli değildir. Bu hususta asıl olan; mîkat yerine uğramak veya denizde de bulunulsa o hizaya gelmektir. Iraklıların ve diğer doğulula­rın mîkatlan Zât-ı Irk’tır. Burası Mekke’ye iki konak mesafede bulunan bir köydür. Zat-ı Irk denmesi, burada Irk adlı bir dağın bulunmasından ileri gelmektedir ki, bu dağ Akik vadisine bakar. Peygamber (s.a.s.) in nuruyla nurlanan Medîne halkının mîkatı, Zülhuleyfe’dir. Medîneye beş mil mesafede bulunan bu mîkat, Cüşemoğullarının su yeridir. Ki burası mîkatların Mekke’ye en uzak olanıdır. Çünkü burayla Mekke ara­sında dokuz konaklık mesafe vardır. Yemen ve Hindistan halkının mî­katlan Yelemlem’dir. Bu, Tihame dağlarının, Mekke’ye iki konaklık me­safedeki bir uzantısıdır. Necidlilerin mîkatı, Karn’dır. Bu, Mekke’ye iki konak mesafede bulunan ve Arafat dağına bakan bir dağdır. Karnü’l-Menâzil de denilir. Bütün bu mîkatlar, anılan mıntıkaların insanları için­dir. Ayrıca bu mıntıkalardan olmayan bir insan, bu mıntıkaya özgü mîkata geldiğinde ihrama girer. Bu mîkatlardan birine uğrayan veya hizasına gelen kişi, hac ibadetini kasdetmişse ihrama girmesi vâcib olur. Burasını ihramsız olarak geçmesi caiz olmaz. İhramsız olarak burasını geçen kişinin; yolda güvenlik varsa ve geri döndüğü takdirde hac iba­detini kaçırmayacak kadar vakit genişse geri dönüp burada ihrama gir­mesi vâcib olur. Aksi takdirde kendisine kurban lâzım gelir. Çünkü mî­katı ihramsız olarak geçmiştir. Bu kişinin geri dönmesinin mümkün ol­ması, ya da yolun korkulu olması veya zamanın dar olması nedeniyle mümkün olmaması aynı hükme tâbi olur. Yalnız, mîkata geri dönmesi mümkün olup da dönmezse günahkâr olur. Bu kişinin önünde, yolda başka mikât olsa da, olmasa da hüküm değişmez. Bu hükümle ilgili detaylarda Şâfiîlerle Hanbelîler görüş birliği etmişlerdir. Hanefîlerle Mâlikîlerin buna ilişkin görüşleri aşağıya alınmıştır.

Hanefiler dediler ki: İhramsız olarak mîkatı geçmek haramdır. Böyle yapan kişinin yolunda daha sonra uğrayacağı başka bir rnîkat yok­sa kendisine kurban lâzım gelir. İleride uğrayacağı başka bir mîkat varsa ve ihramlılık hâline ters düşecek bir işi yapmamaktan da eminse, ilk mîkatta ihrama girmesi daha fazîletli olur. Emin değilse ihrama girmeyi, uğrayacağı en son mîkata ertelemesi daha faziletli olur.

Malikiler dediler ki: Kişi, bu mîkatlardan birine uğrarsa, orada ihrama girmesi vâcib olur. İhramsız olarak mîkatı geçen kişi, haram bir fiil işlemiş olduğundan kendisine kurban kesmek gerekir. Meğerki ileride uğrayacağı başka bir mîkat bulunsun. Böyle olunca ilk mîkatta ihrama girmesi sadece mendub olur. İlk mîkatta ihrama girmeyen kişi günahkâr olmaz ve kendisine kurban da gerekmez. Sadece menduba muhalefet et­miş olur.

Ahâlisinden olsun olmasın, Mekke’de bulunan kimsenin mîkatı Mekke’nin kendisidir.

Mekke’li olmadığı halde Mekke içinde bulunan kişinin, vakit geniş olsa bile kendi beldesine özgü mîkat yerine gidip İhrama girmesi isten­mez. Meskeni, mîkat yeriyle Mekke arasında bulunan kişi, bulunduğu yerde ihrama girer. Üç mezheb imamına göre bu kişinin mîkatı, kendi bulunduğu yerdir. Mâlikîlerin bu husustaki tafsilâtı aşağıya alınmıştır.

Malikiler dediler ki: Mekke’nin yerlisi olmadığı halde Mekke’­de bulunan kişinin, hac için Mekke’de ihrama girmesi günahsız olarak sahîh olur. Ama vakit genişse ve mîkata gittiği takdirde canına ve malına bir zarar gelmiyeceğinden emîn olursa, kendi beldesine özgü mîkata gidip orada ihrama girmesi mendub olur. Canına ve malına bir zarar geleceğin­den korkarsa, mîkata gitmesi mendub olmaz.

İhram’a girmek isteyen kimsenin ihram’dan önce yapması gere­ken işler:

İhrama girmek isteyen kişiden istenen bazı şeyler vardır ki, bunla­rın bir kısmı sünnet, bir kısmı da mendubtur. Bunları tafsilâtlı olarak her mezhebe göre ayrt ayrı anlatmayı uygun gördük.

Hanefiler dediler ki: İhrama girmek isteyen kişinin şu hususları yerine getirmesi gerekir:

a. Gusletmelidir. Bu gusül, müekked sünnettir. Bu sünnetin aslını yerine getirmek için abdest almak da gusül yerine geçerli olur. Ama gus­letmek daha faziletlidir. Bu gusül, taharet için değil normal temizlik için­dir. Şu halde ihrama girmek isteyen kadın, hayızlı veya nifash da olsa gusletmelidir. Suyu bulamayan kişinin, ihram için gusletme gereği orta­dan kalkar ve yerine teyemmüm etmesi de meşru olmaz. Çünkü teyem­mümle normal temizlik yapılmaz.

b. Tırnaklarını kesmelidir. Alışkanlık haline getirmiş olduğu, saç ve bıyık gibi koparılmasına izin verilen tüylerini tıraş etmelidir. Alışkan­lık hâline getirmemişse olduğu gibi bırakmalıdır. Bu tıraş, müstehab olup -gusülden önce yapılmalıdır.

c. Engelleyici bir durum yoksa ihramdan önce hanımıyla cinsel ilişki kurmalıdır. Zamanın uzamasıyla, ihramı bozacak bir davranışta bu­lunmamak için böyle yapmak müstehab olur.

d. İzar ve ridâ giymelidir. İzar, göbekle diz arasını örten giysidir. Ridâ ise, sırta konulup göğüs ve omuzları kaplayan örtüdür. Bu da müstehabtır. İhramını düğmeleyen veya bağlayan kişi, kendisine bu davranı­şından ötürü dem gerekmese bile, iyi yapmamış olur. İzar ve ridânın yeni veya temiz yıkanmış olması ve renginin de beyaz olması müstehabtır.

e. İhrama ve vücûda, ihram giyildikten sonra her ne kadar koku­su kalsa da cismi kalmayacak olan güzel koku sürülmesi. Bu, kişinin yanında esans bulunması halinde müstehabtır.

f. Buraya kadar sayılan şeyleri yaptıktan sonra, vakit kerahet vakti değilse iki rek’at namaz kılmalıdır. Kerahet vaktiyse kılmaması gerekir. Sahîh olan görüşe göre bu namaz sünnettir. Efdal olan, bunun birinci rek’atinde Fâtiha’dan sonra Kâfirûn sûresini, ikinci rek’atteyse Fatihayla birlikte İhlâs sûresini okumaktır. Hemen ardısıra ihrama girilmesi hâlinde farz namaz da bu namazın yerine geçerli olur.

g. Kalbindekine uygun olarak diliyle de şöyle demelidir:

“Allah’ım! Ben haccetmek istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve ben­den kabul buyur.”

Bunu söyledikten sonra da telbiye getirmelidir. Telbiyenin metni şu­dur:

“Buyur Allah’ım! Emrine hazırım. Buyur. Senin şerikin yoktur. Öv­güler, nimetler ve mülk elbetteki sana özgüdür. Senin ortağın yoktur.”

Telbiyeden sonra hafif sesle Peygamber (s.a.s.) e salât getirmelidir. Her farz namazın peşisıra, her hacı kafilesine rastladıkça, yüksek yerlere çıkarken, vadilere inerken, yapabildiği kadar çok sayıda telbiye getirmeli­dir. Kişinin kendini zorlamaksızın telbiyelerin tümünde sesini yükseltmesi müstehab olur.

Malikiler dediler ki: İhrama girecek olan kadın, hayızlı veya nifâslı da olsa gusletmesi sünnet olur. Çünkü bu, ihram için yapılması iste­nilen bir davranıştır ki, her şahıs tarafından yapılması gerekir. Guslün sünnetliği, ancak ihramla bir arada yapılması hâlinde tahakkuk eder. Bir kişi gusledip örfe göre uzun süre bekledikten sonra ihrama girmek isterse guslü yenilemesi gerekir. Zülhuleyfe’de ihrama girmek isteyen Medîne’li bir kimsenin guslünü Medine’de yapması mendubtur. Gusül için su bula­mayan kişinin, bunun yerine teyemmüm etmesi meşru...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İhram
« Posted on: 16 Eylül 2019, 02:59:23 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İhram rüya tabiri,İhram mekke canlı, İhram kabe canlı yayın, İhram Üç boyutlu kuran oku İhram kuran ı kerim, İhram peygamber kıssaları,İhram ilitam ders soruları, İhramönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &