ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Sevgi Saygı Şefkat
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sevgi Saygı Şefkat  (Okunma Sayısı 626 defa)
02 Kasım 2010, 20:32:12
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 02 Kasım 2010, 20:32:12 »



Sevgi, Saygı, Şefkat...

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu


Birbirinin hakkına, hukukuna, hayat tarzına, kişiliğine, onuruna karşı saygılı olmak, onlara yardımcı olmak; elle, dille ve olumsuz davranışlarla başkalarına zarar vermemek, başkalarının iyiliği için de gayret göstermek hüsn-û muâmele yani insanlara karşı güzel davranmak demektir. Bizlere örnek olarak gönderilen Hz. Peygamberimiz, sadece insanlara değil, canlılara ve doğaya karşı da en güzel davranış modelleri sunmuştur.

Hz. Peygamber, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.1 İnananların sıkıntıya uğraması ona çok ağır gelirdi. O, şefkat ve merhamet dolu bir peygamber2 olduğundan dolayı  çevresindekilere dâima iyi davranmaya özen göstermiştir.

“İnsanlarla iyi geçinmeyen ve kendisiyle geçinilmeyen kişiden hayır yoktur.” buyuran sevgili Peygamberimizin, çevresindekilerle çok güzel ilişkiler kurduğunu görüyoruz. Bunlardan bazılarını hatırlatmak istiyoruz.

Hz. Peygamber, ayırım yapmaksızın çevresindekilerle yakından ilgilenir, yokluğunu farkettiği kişileri arayıp sorardı. Hastaları ve komşularını ziyaret eder, onların problemlerini çözümler, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacını gidermeye gayret ederdi. Cenazelere katılır ve ailelerine taziyede bulunurdu. Nitekim Mescidi süpürüp temizliği ile ilgilenen kişiyi göremeyince ne olduğunu sormuş: “Öldü” demeleri üzerine kabrinin başına giderek onun cenaze namazını kılmıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v), akraba ziyaretine önem veren, tanıdığına ve tanımadığına selam veren3 büyük bir tevazu içerisinde musâfaha eden, izinsiz hiçbir kapıyı açmayan, güler yüzlü olan ve hiçbir kimseyle çekişmeyen, bağırıp çağırmayan ve cimrilikten, çok konuşmaktan hoşlanmayan, boş şeylerle meşgul olmayan, daima çalışmayı teşvik eden bir Peygamber’dir.

O, insanların hatalarını yüzlerine vurmaz, isim vermeden, genele konuşarak hataları düzelttirirdi.4

Çocuklara ve kadınlara daha hassas davranırdı. Zaman zaman onlarla şakalaşırdı.5 İnsanların kusurlarının araştırılmasını, dedikodu yapılmasını hoş görmezdi. Borçların ödenmesi konusunda titiz davranırdı. Toplumda çıkacak fitneye her zaman engel olurdu.6

Hz. Muhammed (s.a.)sadece mü’minlere karşı değil kendisine inanmayanlara karşı da hassas davranırdı. O, kendisine eziyet edenlere, kendisini öldürmeye kastedenlere bile beddua etmemiştir. Resûlüllah, Taif dönüşü, Taif halkının ona yaptıkları hakaretler karşısında Cebrail gelerek, “Dilediğini emretmen için Allah beni gönderdi. İstersen şu iki dağı kapayıvereyim” demiş, ancak bu teklifi kabul etmemiş, bu toplumun Allah’a ibadet edecek bir toplum olması için dua etmiştir.7 Uhud Savaşı’nda dişlerinden biri kırılan ve yüzü yaralanan Resûlüllah’a ashabı; müşrikler için beddua etmelerini istemiş, ancak Resûlüllah: “Ben lanetleyici olarak değil, davetçi ve rahmet olarak gönderildim” buyurmuştur.8

“Merhamet etmeyene merhamet edilmez”9 prensibini yerleştiren Resûlüllah, “küçüğe şefkat ve büyüğe hürmet etme”yi dini bir prensip olarak ortaya koymuş, buna uymayanın dinden uzak kalacağını bildirmiştir.10

Kadın-erkek ilişkilerine büyük önem veren Peygamberimiz iyi bir aile reisiydi. “Hanımlara iyiliği tavsiye ediniz”, “Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben aileme karşı hayırlı olanınızım.” buyurmuştur.

Sevgili Peygamberimiz, erkeklerin kadınlara karşı güleryüzlü olmalarını isterdi. İnsanlar arasında güleryüzlü olup da evine eşinin yanına gittiğinde asık suratlı bir zorba olmayı asla tavsiye etmemektedir. O, ailesine ev işlerinde yardım eder, eşleriyle şakalaşır hatta yarış bile yapardı. Kadınların yanından geçerken onlara selam veren Resûlüllah, haftanın bir gününü kadınların eğitimine ayırmıştır.

Kadınlardan şikayet eden birisine: “Her kadının sevilecek bir tarafı vardır” diyerek onlarla ilişkilerin sağlamlaştırılmasını ve onlara karşı anlayışla davranılmasını istemiştir. Hanımlarını asla dövmeyen Resûlüllah, Veda Hutbesi’nde: “Kadınların haklarını gözetmeyi ve bu hususta Allah’tan korkmayı tavsiye ederim. Siz onları Allah’ın emaneti olarak aldınız, onların namuslarını ve iffetlerini koruyunuz.” buyurmuştur.11

Peygamberimiz çocukları sever, öper,okşar, selam verir, onların hal ve hatırlarını sorardı. Hastalandıklarında ziyaret eder, hatta kucağına aldığı çocuğun üstünü kirletmesine dahi kızmazdı. Bütün çocukları severdi ve “Küçüklerimize şefkat göstermeyen bizden değildir” buyururlardı.

Akrâ b.Hâbis, Peygamberimizin Hz. Hasan’ı öptüğünü görünce

- Benim on tane çocuğum olduğu halde, hiçbirini öpmedim dedi. Bunun üzerine peygamberimiz;

- “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” buyurdu.

Hz. Peygamber, çocuklarla şakalaşır ve onlarla eğlenirdi. Bir defasında Mahmud b. Rabi’ adındaki çocuğa bir kovadan su alarak üzerine püskürtmüştür. Yine Resûlüllah da’vete giderken torunu Hüseyin’i götürmek istemiş, çocuk Resûlüllah’ı görünce kaçıp sallanarak koşunca, Resûlüllah da çocuk gibi sallanıp arkasından koşmuştur.

Çocukların yanına gittiğinde onlara selam veren Resûlüllah, onları kendisine doğru koşturarak müsabaka yaptırır ve hediyeler verirdi. Bir defasında amcası Abbas’ın çocuklarından Abdullah b. Übeydullah’ı koşturarak “Kim önce gelirse ona şu var” demiştir.”12

 

O, insanlardan öte, hayvanlara ve tabiata karşı da iyi davranmış ve ümmetinin de iyi davranmasını istemiştir. Örneğin hayvanları aç susuz bırakmamayı, onlara güçlerinin üstünde yük yüklememeyi tavsiye etmiştir. Ağacı ve yeşili sevmiş, onların korunmasını talep etmiş; çevrenin ve özellikle suların kirletilmemesini istemiştir.

Çevresindekilere bu şekilde güzel davranan bir peygamberin takipçileri olarak bizlerin de, etrafımızdakilere sevgi, saygı ve şefkat dolu olarak davranması gerekmektedir.

Dipnotlar:

1. Enbiya, 107.

2. Tevbe, 128.

3. Buhari, İman, 20.,

4. Ebu Davud, Edeb, 6.

5. İbn Hanbel, VI/264; İbn Mâce, Mukaddime, 11.

6. Rûdânî, Cemu’l-Fevâid, 9764 vd.

7. Buhari, Bedü’l-Halk, 7.

8. Müslim, Birr, 87.

9. Müslim, Fedâil, 65.

10. Ebu Davud, Edeb, 58.

11. Ebu Davud, Menâsik,56; Müslim, Rıda’, 61; İbn Hanbel, VI/264.

12. Tirmizi, Birr, 15; Gazâlî, İhyâ, II, s. 184; İbn Mâce, Mukaddime, 11; İbn Hacer, el-İsâbe, III/311.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sevgi Saygı Şefkat
« Posted on: 08 Nisan 2020, 17:21:57 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sevgi Saygı Şefkat rüya tabiri,Sevgi Saygı Şefkat mekke canlı, Sevgi Saygı Şefkat kabe canlı yayın, Sevgi Saygı Şefkat Üç boyutlu kuran oku Sevgi Saygı Şefkat kuran ı kerim, Sevgi Saygı Şefkat peygamber kıssaları,Sevgi Saygı Şefkat ilitam ders soruları, Sevgi Saygı Şefkatönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &