ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Hizmetimiz var mı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hizmetimiz var mı  (Okunma Sayısı 658 defa)
04 Eylül 2010, 11:46:41
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 04 Eylül 2010, 11:46:41 »



Giderken yanımızda götürecek hizmetimiz var mı.                                                                                                                                                     Bu dünyadan neyle ayrılmayı düşünüyoruz? Ahiret için ne kadar hazırlıklıyız? En ufak bir sıkıntıda ölümü isteyenler, kendisini acaba ilahi hesap gününe ne kadar hazırlıyor?
Hayat fırtınasız ve dağdağasız yaşanamaz. Bu imtihan dünyasında iniş-çıkış vardır. Zaman olur ki sen inersin öteki çıkar, zaman olur ki öteki iner sen çıkarsın. Tıpkı temsilde olduğu gibi. Fakir adam, kapıcılığını ettiği apartmanın zengin sahibiyle konuşurken sık sık;


- Rabb’im merdiven yapıyor, dermiş.

Apartmanın mağrur sahibi de bu sözle alay eder dururmuş. Günün birinde öyle bir yangın çıkmış ki, çatısı temeliyle bir olan apartmanın sahibinin elinden bütün serveti gittiğinden, perişan olmuş, bu arada kapıcıya da Allah bir başka kapı açmış, bu defa da kapıcı apartman yaparak çekilip içine oturmuş.

Günün birinde bir dilenci, zili çalmış:

- Allah için bir sadaka, ben de sizin gibi bir apartmanın sahibiydim; fakat işte gördüğünüz hale geldim.

Eski kapıcı başını sallamış:

- Hiç üzülmedim; zira sen ta o zaman Rabb’imin yaptığını söylediğim merdivenin başına doğru tırmanırken, ben henüz dibinde sana bakıyordum. Fakat sen zirvede bulunmanın kıymetini bilemedin, muvazeneni tez kaybettin, bu yüzden de sen inmeye başladın, ben de çıkmaya... Ben senin eski kapıcınım!

Evet, hayatımız böyledir. Bugün belki çıkmaktayız; ama yarın ineceğimizi unutmamalıyız. Yahut bugün yerdeyiz; ama yarın da tırmanma sırasının bize gelmeyeceği iddia edilebilir mi?

Şu kadar var ki, ister merdivenin başında ol, istersen dibinde, bu âlem bir kibrit yanıp sönmesi gibidir, tez gelip geçer, sadece hayırlı hizmetlerimiz yanımıza kâr kalır, gerisi laf ü güzaftan ibaret olur.

Zaten Resul-i Ekrem (sas) Hazretleri de öyle buyurmaktadır:

- Kişinin cenazesini üç şey takip eder, çoluk-çocuğu ile serveti ve bir de ameli. Yani İslamî hizmetleri...

Bunlardan aile, çoluk-çocukla serveti mezarlıktan geri dönerler, ancak işlediği hayırlı işler ve faydalı ameller kendisiyle birlikte gider. İslamî hizmetleri arkadaşlık eder...

İşte koskoca bir ömrün neticesi bu amellerden ibarettir! Diğerleri, topyekûn toprağın üstünde, mirasçıların payındadır. Sana kalan bir ömrün hesabıdır.

Bir gün Hazret-i Mevlana’ya hanımı Kerra Hatun sorar:

- Ah efendi, ne olurdu keşke dört yüz sene yaşasaydınız?

Mevlana ciddileşir, hatta tatlı tebessümünü de kaybederek şu karşılığı verir:

- A hatun, biz Nemrud muyuz, Firavun muyuz ki bu süfli cihanın dört yüz sene mihnet ve meşakkatini çekelim? Esasen bizim hapishaneden farkı olmayan şu âlemde bu kadarcık kalışımız da birkaç hapsi kurtarmak içindir, yoksa ömrün bu kadarı bile bize fazladır, ne götüreceğiz yanımızda, hizmetten başka!

Evet, büyük veli hak ve gerçek söyler. Burada kalmak ve uzun ömürler sürüp, hayat uzatmak bir hedef değildir. Asıl maksat ebedi hayatta bizimle beraber olacak hizmetler görüp, ameller işlemek, kabir kapısından geri dönenlerle kalmayıp bizimle birlikte olacak hizmetler ifa etmektir.

İşte bunun içindir ki Resül-i Ekrem Hazretleri şu tavsiyede bulunurlar:

“Allah’tan ölümünüzü temenni etmeyiniz, ancak şöyle diyebilirsiniz:

- Allah’ım, yaşamam hakkımda hayırlı ise ömrümü uzat, değilse, bu ömür bana bir şey kazandırmıyorsa beni huzuruna kabul eyle!”

Çünkü uhrevi kazancı olmayan ömür yaşanmaya değmez.

Öyle ise yaşanmaya değecek bir ömre sahip olmak için İslam’ı evvela nefsimizde yaşamaya gayret etmeli, sonra ona hizmet yolunda vazife alıp ömrümüzün sayılı günlerini vicdanımıza huzur verecek şekilde kıymetlendirmeliyiz. Kendimize soracağımız sual şu olmalı:

- Ben İslam’ı nefsimde yaşıyor, sonra ona hizmet yolunda vazife almış bulunuyor muyum?

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hizmetimiz var mı
« Posted on: 15 Kasım 2019, 03:06:38 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hizmetimiz var mı rüya tabiri,Hizmetimiz var mı mekke canlı, Hizmetimiz var mı kabe canlı yayın, Hizmetimiz var mı Üç boyutlu kuran oku Hizmetimiz var mı kuran ı kerim, Hizmetimiz var mı peygamber kıssaları,Hizmetimiz var mı ilitam ders soruları, Hizmetimiz var mıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &