> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Çeşitli Konularda Eserler > Din Psikolojisi > Çocuklukta din
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çocuklukta din  (Okunma Sayısı 1912 defa)
10 Kasım 2010, 12:36:40
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 10 Kasım 2010, 12:36:40 »



A- ÇOCUKLUKTA DİN
 
1- Çocukta Dini Kabiliyet ve Hazırlık
 
Çocuk dindar olarak dünyaya gelmez, fakat o dinî bakımdan tamamen boş da değildir. Çocukta tabii bir dinî kabiliyet ve eğilimin varlığı, bilimsel araştırmaların [426] ulaştığı   ortak  bir sonuç olarak açıkça anlaşılmaktadır. Her türlü dış müdaheleden, taklit, telkin ve öğrenmeden bağımsız olan, içten gelen tabii, içgüdüsel ve duygusal bir tarzda beliren dinî kabiliyet ve eğilim, çevredeki uyarıcılarla et­kileşim içerisinde, yaşın ilerlemesine bağlı olarak kendisini açığa vurmaktadır. Küçük çocuk güçsüz ve muhtaç durumdadır; kendine yetecek ve ken­disini   yönlendirecek   güç   ve   imkânlardan   yok­sundur. Bu da onu yetişkinlere bağımlı kılmaktadır. Yetişkinler  karşısında  genel  olarak  çocuğun  ge­liştirdiği itaat, başeğme, hürmet, uyum., gibi dav­ranış özellikleri onun dinî verasete katılımını ko­laylaştırır. Şüphesiz çocukta tepki gösterme, karşı koyma, tenkit etme ve bağımsız davranma tavırları da aynı şekilde gelişmektedir; fakat belli bir yaşa kadar çocuğun bağımsız kararlar alması ve bunları uygulamaya koyması mümkün görünmemektedir. Bu bakımdan onun biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişmeleri, dindar bir kişilik sahibi olmasına el­verişlidir. Geliştirmiş olduğu tepkilerin çeşitleri onu sosyal çevreye karşı geniş ölçüde  sorumlu yap­maktadır.  Bu ise onun kişiliğini dine doğru yö­neltmektedir. Her şeye rağmen, Allah fikri çocuğun düşüncesinde kendi kendine filizlenmez; ancak bazı psikolojik özellikler onun dinî verasete girişini kolaylaştırabilir. Din çocuğun bütün ruhî fonk­siyonlarıyla içice girmiş durumda olmasına rağmen, gelişimini onlardan ayrı olarak gerçekleştirir.

Çocuktaki dinî hazırlık ve eğilimin açığa çık­masında ve dinî inancın gelişmesinde bir başlangıç noktası olarak, “himaye   altında   bulunma”   şu­urunun gelişmesi kabul edilebilir [427]. Çocuğun yeni yeni  gelişmeye  başlayan   organizması ile birlikte henüz çok ileri fakat çok gerçek olan bir “himaye al­tında bulunma” ihtiyacı da kendisini göstermeye başlar. Bu duygu, az ya da çok insanın bütün hayatı boyunca devam eder. Himaye altında bulunma, başkalarından sevgi, şefkat, yardım ve ilgi görme, ken­dini rahat ve güvenlik içinde hissetme ihtiyacı in­sanın temel güdülerindendir. Ana-babanın varlığı, bu anlamda çocukta bir “güven duygusu” yaratır. Bu durum,  dinî yaşayışın esas çekirdeğini teşkil eden,  “Allah'ın yardımına  sığınma ve  O'na  bağ­lanma” duygusuna çok benzer. Çocuğun kendine ve içinde yaşadığı dünyaya karşı güven duygusu ge­liştirmesi, çerçevesinde olup biten şeylere karşı sağ­lıklı tepkiler göstermesi, çevresini tanıma ve yeni tecrübeler elde  etme  faaliyetine  aktif olarak ka­tılması, kendine sağlam bir dayanak noktası bul­masına bağlıdır. Böylece, başlangıçta ana-babanın varlığı tarafından sağlanan temel güven duygusu, çocukta Allah'la ilgili bilgi ve inancın gelişmesine bağlı olarak güç ve süreklilik kazanır. Kendisini ko­runma ve güvenlik altında hisseden, sevgi, şefkat ve ilgi ile beslenen çocuk “ruhî tatmin”e ulaşır; bu da onda bir “kimlik duygusu”nun temelini oluşturur. Onun için, çocuğun bu duygu ve ihtiyacının tatmini, hemen hemen alacağı gıdalar kadar önem taşır.

Öte yandan, güçsüz ve başkalarının ilgi ve yar­dımına muhtaç durumdaki küçük çocukta bitmez tükenmez bir “anlama isteği” ve “merak duygusu” vardır. Nesneleri, olayları, bütün bir yaşadığı dış çevreyi anlamak, mâhiyetlerini kavramak, ilk ve asıl sebebe nüfuz etmek için gösterilen çabalar ve şuurdışı arayışlar, çocuğun sonsuzluğa yönelik bo­yutunu ortaya koyar. Sonsuzluğa karşı duyulan bu özlem, çocuktaki dinî inancın ve Allah'ı arayışının bir başka hareket noktası olarak görünmektedir. Böylece sevgi ve şefkat, korunma ve güvenlik, merak ve arayış ve benzerî daha birçok duygu ve tecrübeler, esasen gelişmeye hazır olan dinî duygu ve inancın uyanmasında, dinî şuurun oluşmasında ayrı ayrı rol oynarlar. [428]

 

2- Çocukta Dinî İnancın Oluşması
 

Çocukta dinî inancın oluşması uzun bir gelişim dönemi içerisinde ve aşağıda belirtilen faktörlerin karşılıklı etkileşimi içerisinde gerçekleşir. [429]

 

a) Çocuk Ruhunun Tabiî Gelişimi :
 

İnanmak, çocuk için tabiî bir iştir; o “kolay inanırlılık” özel­liğine sahiptir. İlk çocukluk veya okul öncesi (2-6 yaş) devresinde çocuk, inancının sebebini araş­tırmaya güç yetiremez. Çünkü onun zihni henüz soyut şeyleri kavrayabilecek derecede gelişmemiştir. Bu bakımdan dinî inançlar çocuk için çoğu zaman anlaşılmaz ve sırla kaplıdır. Bununla birlikte çocuk, düşünmeden, şüphelenmeden ve itiraz etmeden inanmaya hazır olduğundan söylenenlere içtenlikle inanır. Onun inancı bu dönemde duygusal yönden ağırlık kazanır. Çocuğun duyguları düşüncelerine oranla daha yaygın ve belirgindir; bu bakımdan o akıl yürütmeden kabul eder.

İlk yaşlarda çocukta henüz dinî mahiyette bir duyguya  rastlanmaz. Çocuk ancak  3  yaşından sonra dinî mahiyette bir söz, bir korku ya da bir davranışla ilgilenir. Allah'a mahsus dinî saygının anlamı, O'nun yüceliği karşısındaki saygı ve korku, yani kutsallık duygusu yaşla birlikte daha iyi his­sedilmektedir. Çocuğun Allah inancı ile kar­şılaşması böylece erken yaşlarda olmakta ve bu da kendisine duygusal bir zenginlik kazandırmaktadır.

Çocukta dil gelişmesine bağlı olarak, ye­tişkinlerin kullandıkları dinî kelime, deyim ve ifa­deler onda yer etmeye başlar. Fakat şüphesiz ço­cuğun öğrendiği bu kavramlar henüz din sayılmaz. Onun bu dinî kavramların ifade ettiği anlama nüfuz etme gücü yoktur; bunları daha çok ana-babanın tasvibini kazanmak için kullanır. Bununla birlikte çocuk, yetişkinlerin dinî dünyasına bu dinî kavram ve deyimlerle girer ve kendine has dinî şuuru bu yolla şekillenmeye başlar. Daha sonraları şuurlu olarak hissetmeye başlıyacağı dinî duygu ve yaşantılarını, bu kavramların içerisine yerleştirerek kendisi için anlamlı hâle sokacaktır.

Küçük yaşlardan itibaren çocukta dine karşı ilgi ve istek vardır. Başlangıçta dinî kavramların muh­tevasını anlayamasa da, onun dualara ve ibadetlere karşı ilgisi oldukça yüksektir. Evde büyüklerin namaz kıldığını gören çocuk, onlar gibi yatıp kal­kar, dudaklanı dua okuyormuş gibi kıpırdatır. Sofraya “besmele” ile oturup, “hamd” ile kalkar. Böylece o, dindar yetişkinin davranışlarını dıştan taklit eder. Yetişkinlerin dinî söz, tavır ve davranışlarını kendine model olarak alır. Çocuk bun­ları tekrarladıkça daha çok öğrenir ve alışkanlık ka­zanır. Böylece taklit ve özdeşleşme yoluyla başlayan dinî yaşayış, çevrenin dinî havasına ve çocuğun ferdi kabiliyetine göre yavaş yavaş gelişip de­rinleşerek kişiliğe malolur.

Çocukta gittikçe gelişen ve tükenmek bilmeyen öğrenme ve anlama merakı ve özlemi dinî alanda da kendisini gösterir. 5-6 yaşlarına doğru hayal gü­cünün gelişmeye başlamasıyla birlikte, düşünce imkânları da genişlemeye başlar. Bu yaşlarda çocuk yaratıcı gücün mahiyetini anlama denemelerine gi­rişir. Allah'ın varlığı ile ilgili sorular her geçen gün çocuğun zihninde ve dilinde daha da çoğalır; bunlara tatmin edici cevaplar bekler. Bu döneme dinî inanç­ların “peri masalı devresi” diyenler olmuştu [430]. Çünkü çocuk, bu dönemde dinî hikâye ve menkîbeleri çok sever, bunlar onun son derece ilgisini çeker. Cennet, cehennem, melek, şeytan, cin, doğum, ölüm.. gibi konulara karşı büyük bir merak duyar.

6-7 yaşlarından   sonra,   zekanın   gelişmesine bağlı olarak,  olayların ve görünüşlerin arkasında yer alan gerçeği araştırma eğiliminin kendini gös­termeye başlamasıyla, “ruhî bunalım” denebilecek sıkıntılı bir dönem başlar. Bu yaşlardaki bütün ço­cuklarda çok karakteristik olan ve kendiliğinden uyanan bir fızikötesi ilgi ve merak başlar. Herşeyin kaynağını,   ilk  insanı ve  yeryüzünün  yaratılışını, hatta Allah'ın nasıl varolduğunu bilmek, anlamak isterler.   12 yaşındaki çocuklarda bile bu  ilginin canlı bir şekilde varlığını koruduğu görülmektedir [431]. Bunlara, bu yaştaki çocuklarda pek belirgin olan, insan hayatının başlangıcı, doğum, cinsiyet farkları gibi konulardaki ilgilerini de katabiliriz. Ço­cuğun birdenbire nesnelerin herbirinin ayrı ayrı ve hepsinin birden kaynağını öğrenmeye  merak etmesi, o âna kadar bu nesneler hakkında tamamen hazır, kendiliğinden ve içgüdüsel bir cevaba sahip olduğunu ve bu cevabın artık yetersiz kaldığını an­lamaya başladığını gösterir [432]. Bundan böyle çocuk artık dini sadece çevresinden aldığı dış telkinler çer­çevesinde yaşamakla yetinmez; bunları içselleştirmeye, kendi içinde işlemeye ve kendine maletmeye başlar. Bu bakımdan çocuk ruhunda dinî inancın uyanma ve gelişmeye başlaması 7-9 yaş­larında ilk denemelerini yapmakla birlikte, bu durum 10-12 yaşlarında daha belirgin ve daha ka­pasiteli bir hâl alır [433].

 

b) Çocuğun Dinî Gelişiminde Ana-Babanın Önemi :
 

Bütün araştırma ve gözlemler dinî inanç ve tutumların teşekkülünde ilk çocukluk dönemindeki aile ilişkilerinin en etkili faktör olduğu hususunda birleşmektedirler [434]. Çocukta dinî uyanış, ye­tişkinlerin ilgi, teşvik, destek ve örnek olmalarına büyük ölçüde bağlı bulunmaktadır. Eğer çocuk ön­celikle ailede huzurlu bir manevî ortam içerisinde yaşama imkânı bulabilirse, onda güçlü bir dinî uya­nış görülebilir. Ancak, aile içinde çocuğun teneffüs ettiği dinî hayatın mahiyeti ve içeriği ile, aile yapısı, aile üyelerinin dine ilgi dereceleri ve ayrıca dinî eği­timde izlenen yöntem ve alışkanlıklara bağlı olarak, farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Çocuk ailede dini ya annesinden ya babasından veya bunların her iki­sinden ya da eğer varsa nine ve dedesinden görüp öğrenecektir. Çocuk bunların dinî söz, tavır ve davranışlarından algıladıklarını kendi tecrübeleri, ka­biliyetleri ve ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Çocuklukta din
« Posted on: 04 Aralık 2020, 08:23:09 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Çocuklukta din rüya tabiri,Çocuklukta din mekke canlı, Çocuklukta din kabe canlı yayın, Çocuklukta din Üç boyutlu kuran oku Çocuklukta din kuran ı kerim, Çocuklukta din peygamber kıssaları,Çocuklukta din ilitam ders soruları, Çocuklukta dinönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &