> Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Binbir Damla > Gençliğinde de Doğru Sözlü
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gençliğinde de Doğru Sözlü  (Okunma Sayısı 2895 defa)
16 Temmuz 2011, 07:44:02
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 16 Temmuz 2011, 07:44:02 »



Binbir Damla



Haziran 2010 138.SAYI


Yusuf YAVUZ kaleme aldı, BİNBİR DAMLA bölümünde yayınlandı.

Gençliğinde de Doğru Sözlü

Son Peygamber Muhammed Mustafa s.a.v., 12 Rebiulevvel pazartesi / 20 Nisan 571 tarihinde Mekke’de Amine Hatun’dan doğmuştur. Süleyman Çelebi’nin zarif ifadesiyle: “Amine Hatun Muhammed ânesi / Ol sadeften doğdu ol dürdânesi.” Kureyş kabilesinin Haşimoğulları kolundandır. Babası Abdullah ise onun doğumundan kısa bir süre önce henüz yirmibeş yaşında vefat etmişti.

Rasul-i Ekrem s.a.v. kırk yaşında iken, bir sabah Hira dağında melek Cebrail tarafından peygamberlik şerefiyle müjdelenmiştir (17 Ramazan pazartesi / Temmuz 610). Peygamberliğin oniki yılı Mekke’de İslâm’a davetle ve birçok sıkıntılarla geçmiş, nihayet ashabıyla hicret ederek 12 Rebiulevvel / 24 Eylül 622 cuma günü Medine şehrine girmiştir. Rasulullah Aleyhisselam 23 yıllık peygamberlikten sonra hicretin 11. yılında 13 Rebiulevvel / 8 Haziran 632 pazartesi günü Medine-i Münevvere’de vefat etmişlerdir. Kamerî seneyle 63 yaşında, şemsî yılla 61 yaşındaydılar.

Peygamber Aleyhisselam’ın peygamberlikten önceki gençlik hayatı da tertemiz ve günahsız olarak geçmiştir. Buna dair iki önemli örnek:

Allah Rasulu s.a.v. şöyle anlatır: Bir kere Mekke’nin üst tarafında bir gençle koyunlarımızı otlatıyordum. Arkadaşıma dedim ki: “Koyunlarıma bakıverirsen, diğer delikanlılar gibi Mekke’ye gidip gece sohbetlerine katılayım.” Arkadaşım “olur” deyince yola çıktım. Mekke evlerinden ilkine yaklaştığım zaman defler, düdükler ve ıslık sesleri duydum. Ne olduğunu soruşturdum, bir evlilik merasimi olduğunu anladım. Oturup onları seyretmeye başladım. Orada uyuyakalmışım. Sabah güneşin sıcaklığıyla uyandım. Hemen arkadaşıma döndüm. “Ne yaptın?” deyince, “Hiçbir şey yapmadım.” dedim ve başımdan geçenleri anlattım.

Başka bir gece daha arkadaşıma benzer bir ricada bulundum. “Olur, istediğini yap.” dedi. Yola çıkıp Mekke’ye varınca daha önceki gibi aynı çalgı seslerini işittim. Oracığa çöküp manzarayı seyretmeye koyuldum. O sırada Allah kulaklarımı tıkadı (sesleri duymaz oldum), uykuya dalmışım. Beni yine güneşin sıcaklığı uyandırdı. Hemen arkadaşımın yanına döndüm ve olanları anlattım. Bir daha da böyle bir şeye teşebbüs etmedim.

Ebu Nuaym, Delâilü’n-Nübüvve (Beyrut 1999), 1/186; el-Beyhakî, Delailü’n-Nübüvve, 2/33-34.


Hazreti Hatice’yle Evlilik

Hz. Hatice r.a., Kureyşli Hüveylid b. Esed’in kızıdır. Rasul-i Ekrem s.a.v ile evlenmeden önce iki evlilik geçirmiş, onlardan çocukları olmuş ve iki eşinin de ölümünden sonra kendisini ticaret işleriyle meşguliyete vermişti. Suriye ve Yemen’e ticaret kervanları gönderiyordu. Pek akıllı, namuslu, zengin ve güzel bir kadın olduğundan onunla evlenmek isteyenler çoktu. Fakat o farklı bir beklenti içinde, kendisine yapılan bütün teklifleri geri çeviriyordu. Hz. Peygamber 25 yaşlarında iken, Hz. Hatice Suriye’ye göndereceği ticaret kervanı için güvenilir birini araştırıyordu. Sonunda bu işe en uygun şahsın “Muhammed el-Emin” olduğunu görmüş, kölesi Meysere’yi de yanına katarak ticaret kervanını Hz. Peygamber’e teslim etmişti. Kervan Suriye’de bulunan Busra’ya gitmiş, Mekke’den gelen malları satarak oradan da yeni mallarla Mekke’ye dönmüştü. Hz. Peygamber’in idaresindeki bu ticaret kervanı öncekilere göre iki misli kâr etmişti. Bu işten çok memnun kalan Hz. Hatice, Hz. Peygamber’e iki kat ücret ödedi.

Hz. Hatice, Meysere’den de iyi bilgiler aldıktan sonra, her haliyle beğenip takdir ettiği Hz. Pegamber’e yakınları aracılığıyla evlenme teklifinde bulundu. Teklif uygun görüldü. Hatice’nin babası Hüveylid daha önce öldüğünden, onun evlenme işiyle amcası Amr b. Esed ilgileniyordu. Nikâh meclisi Hz. Hatice’nin evinde toplandı. Rasul-i Ekrem, amcaları Ebu Talip ve Hz. Hamza ile birlikte gelmişti. Hatice’nin diğer amcaoğlu Varaka b. Nevfel de oradaydı. Ebu Talip ile Varaka tarafından güzel bir konuşma yapıldıktan sonra, Ebu Talib’in istek ve vasıtasıyla beş yüz dirhem mehir üzerinden nikâh akdi yapıldı ve düğün yemeği verildi. Bundan sonra Peygamber Aleyhisselam, Ebu Talib’in evinden Hz. Hatice’nin evine taşındı. Rasul-i Ekrem yirmibeş yaşında, Hz. Hatice kırk yaşlarındaydı. Peygamber Aleyhisselam’ın onunla tek evlilik saadeti yirmibeş yıl kadar sürdü. Dördü kız altı çocuğu oldu: Kasım, Zeynep, Rukayye, Ümmü Külsüm, Fatıma ve Abdullah. En küçüğü Abdullah peygamberliğin başladığı zamanda doğmuştu. Kasım ve Abdullah küçükken ölmüş, üç kızı evlilik hayatlarından sonra babalarından önce, Hz. Fatıma ise Hz. Ali ile evliyken babasından altı ay sonra vefat etmiştir. İlâhi vahyin gelişiyle Rasulullah’a ilk olarak Hz. Hatice iman etmiş, ölünceye kadar (ö.620) onun en yakın destekçisi olmuştur.

İbn Hişam, es-Sîretü’n-Nebeviyye (Beyrut 1997), 1/224-227; İbn Sa’d, et-Tabakatü’l-Kebir (Kahire 2001), 1/109-111, 10/15-18.


Kâbe’nin Tamirinde Hakemlik

Rasulullah Aleyhisselam’ın otuzbeş yaşında olduğu sene (605), Kureyşliler hasar gören Kâbe’yi temelden yıkıp yeniden yapmaya karar vermişlerdi. O zamanki Kâbe duvarları harçsız taşlarla örülmüş, adam boyundan biraz yüksek ve tavansızdı. O sıralarda inşaat malzemeleri taşıyan bir Bizans gemisi Cidde sahillerinde fırtınadan kıyıya vurarak dağılmıştı. Kureyşliler bu geminin işe yarar ağaçlarını satın alarak Kâbe’nin inşaatı için hazır hale getirmişlerdi. O zaman Kâbe’nin içinde, bağışlanan kıymetli hediyelerin içinde saklandığı bir kuyu vardı. Kuyudakileri çalan hırsızlar da oluyordu. Kâbe içinde hediyelerin saklandığı hazine kuyusuna uzun zamandır büyük bir yılan yerleşmiş, her gün Kâbe duvarının üstüne çıkıp güneşlenirdi. Birisi yaklaşınca da ağzını açıp korkunç sesler çıkarırdı. Başı oğlak başı gibi, sırtı kapkara ve karnı beyaz olan bu müthiş yılandan herkes korktuğu için Kâbe’yi tamir etmek isteyenler oraya yaklaşamıyorlardı. Bir gün Kureyşliler Kâbe civarında toplanmışlar, bu yılan belasından kurtulmak için dua ediyorlardı. O sırada havadan süzülen, üstü siyah ve karnı beyaz, kartaldan büyük bir kuş o yılanı duvardan kaparak götürüverdi!

Nihayet Kâbe’nin duvarları İbrahim Aleyhisselam’ın koyduğu ilk temele kadar yıkıldı. Üzerine yeniden yapılan duvarları yükseltildi. Bu işte Rasulullah Aleyhisselam dahil bütün Mekke halkı yardımcı oldu. Fakat “Hacer-i Esved” denilen kıymetli kara taşın yerine konulmasına sıra gelince çetin bir anlaşmazlık çıktı. Kureyş’in bütün kolları bu taşı kendi koymak istiyor, bu hakkı aralarında paylaşamıyorlardı. Dört-beş gün süren bu mücadele sonunda neredeyse aralarında kanlı bir çatışma çıkıyordu. Sonunda Kureyş’in en yaşlısı Ebu Ümeyye dedi ki: “Mescid-i Haram’ın şu (Benî Şeybe) kapısından ilk giren kişiyi hakem yapın da işi o halletsin.” Bu teklif kabul edildi. Kapıdan içeriye ilk giren de Rasul-i Ekrem oldu. Onu gören herkes: “İşte güvenilir kişi! Onun hakemliğine razıyız.” dediler, durumu ona anlattılar. Rasulullah s.a.v. ortaya bir örtü serdi, Hacer-i Esved’i onun üstüne koydu. Kâbe’nin tamirinde çalışan her kabileden bir temsilciye örtünün birer ucundan tutturup Hacer-i Esved’i yerine taşıttı. Kendisi de eliyle taşı kaldırıp Kâbe duvarındaki yerine yerleştirdi. Böylece kavga bitti, inşaat da tamamlandı.

el-Ezrakî, Ahbâru Mekke, 1/157-164; el-Bidâye ve’n-Nihâye, 2/703-709.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Gençliğinde de Doğru Sözlü
« Posted on: 27 Ekim 2021, 10:24:57 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Gençliğinde de Doğru Sözlü rüya tabiri,Gençliğinde de Doğru Sözlü mekke canlı, Gençliğinde de Doğru Sözlü kabe canlı yayın, Gençliğinde de Doğru Sözlü Üç boyutlu kuran oku Gençliğinde de Doğru Sözlü kuran ı kerim, Gençliğinde de Doğru Sözlü peygamber kıssaları,Gençliğinde de Doğru Sözlü ilitam ders soruları, Gençliğinde de Doğru Sözlüönlisans arapça,
Logged
23 Temmuz 2016, 16:17:28
Ceren

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.536


« Yanıtla #1 : 23 Temmuz 2016, 16:17:28 »

Esselamu aleykum.Peygamber efendimiz cocuklugunda da gencligindede peygamber olmadan oncede hep durust ve doğrucu olmustur.Rabbim bizleri peygamber efendimizin yolunda olan ve onun gibi durust olan kullardan olalim inşallah..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &