ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Bidayetül Müctehid > Müflisin tahsil edilebilen malları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Müflisin tahsil edilebilen malları  (Okunma Sayısı 634 defa)
22 Ocak 2011, 21:17:25
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 22 Ocak 2011, 21:17:25 »



2. Müflisin Tahsil Edilebilen Malları;



Alacaklılann, müflisin hangi malını alabildikleri mes'elesine gelince: Eğer alacaklının müflise verdiği mal bizzat durmuyorsa, o kimsenin alacağı müflisin zimmetine geçmiştir. Eğer bizzat duruyor, ancak onun karşılığını alamamış ise, bizzat duran bu mal hakkında dört çeşit görüş vardır. Birinci görüş şudur: Mal sahibi eğer malım geri almayıp diğer alacaklılarla birlikte taksime girmek istemezse, kendisi malını geri almakta öncelik sahibidir. Bu­nu imam Şafiî, imam Ahmed ve Ebû Sevr söylemişlerdir, ikinci görüş de şu­dur: Eğer adamın iflasına hükmedildiği tarihte malın değeri satıldığı bedel­den daha az ise, mal sahibi malım geri almakla, diğer alacaklılarla birlikte taksime girmek arasında muhayyer olup hangisini isterse onu yapar. Eğer malın o tarihteki değeri satıldığı bedelden çok yahut onun kadar ise mal sa­hibi bizzat malını geri alır. Bunu da îmam Mâlik fie Mâliki uleması söyle­mişlerdir. Üçüncü görüşe göre de adamın iflasına hükmedildiği günkü malın değerine bakılır. Eğer satıldığı bedel kadar veyahut ondan az ise, sahibine geri verilmesine hükmedilir. Eğer satıldığı bedelden çok ise, ona satış bede­linin miktarı verilir. Artan miktarda da diğer alcaklılara -hissesi oranında-ortak olur. Bunu da hadis ulemasından bir cemaat söylemiştir. Dördüncü gö­rüşe göre ise, mal sahibi mutlaka malını geri almak için öncelik sahibidir. Bu görüşün sahipleri de imam Ebû Hanife ile Küfe fu kah asıdırlar.

Bu ihtilafın sebebi Ebû Hüreyre (r.a.)'nin «Peygamber Efendimiz,

'Hangi adam iflas edip de alacaklısı bizzat malına yetişirse, malım geri almakta kendisi başkalarından daha hak sahibidir'
buyurdu» [8]mealindeki sabit olan hadisidir. Bu şekildeki metni imam Mâlüc'in olan bu hadisi Buhârî, Müslim ve imam Mâlik birbirine yakın ifadelerle rivayet etmişlerdir. Birinci grup, hadisi umuma hami etmişlerdir. Kimisi de «Akla öyle geliyor ki, Pey­gamber Efendimiz, mal sahibi -malı olduğu gibi durduğu zaman- hakkına kolaylıkla kavuşsun diye, böyle buyurmuştur. Mal sahibinin hakkı ise, malı­nı kaça satmış ise odur. Malın değerinde meydana gelen artışta onun hakkı yoktur. Çünkü eğer alıcı iflas etmemiş olsaydı, ona malını satın aldığı bedel­den fazla bir şey vermezdi» demiştir. Küfe fukahası ise, bu hadisi -mütevatir olan asıllara aykırı olduğu için- her zaman yaptıkları gibi, «Haber-i Ahâddır» (bir kişinin rivayet ettiği hadis) diyerek reddetmişlerdir. Çünkü onlara göre tek kişiler tarafından rivayet olunan hadisler ancak zan ifade ederler. Mütevatir olan asıllar ise kesindirler. Nasıl ki Hz. Ömer (r.a.), Fatma binti Kays'dan usûle aykırı bir hadis işitince 'Biz bir kadının hadisi için Al­lah'ın kitabı ile Peygamberimizin sünnetini bırakamayız' demiştir. Rivayet olunduğuna göre Hz. Ali (r.a.) de iflas eden kimsede, olduğu gibi duran eşya­yı satıcısına değil de, müflise hükmetmiştir. Tabiînden ibn Şîrîn ile ibrahim Nehaî de bu görüştedirler. Küfe fukahası, kanaatimce bu hadisin değişik ifa­delerle varid olduğunu da delil göstermişlerdir. Zira Zührî'nin Ebû Bekir b. Abdurrahman tarikiyle Ebû Hüreyre'den rivayetine göre bu hadisin metni,

«Hangi adam ölür veyahut iflas eder de, alacaklılarından kimisi malı­nı bizzat bulursa, o kimse alacaklıların biridir» [9]şeklindedir, ki bu şekil -sabit olan asıllara uygun olduğu için- doğruya daha yakındır. Bunlar, birinci hadisi, müflise emanet bırakılan veyahut emanet olarak verilen şeye hamlet­mek suretiyle bu iki metni telif etmişlerdir. Fakat cumhur, bu yorumu -bu ha­disin bazı rivayetlerinde SATIŞ deyimi geçtiği için- reddetmiştir.

Bu ihtilafların hepsi, müflisin malı teslim aldıktan sonra iflas etmesi ha­lindedir. Satın aldığı malı, henüz teslim almamışken iflas ettiği zaman ise malın, sahibine geri verilmesi gerektiğinde ne Hicaz, ne de Irak fukahası ih­tilaf etmişlerdir. Zira satın alman herhangi bir malın, teslim alınmadan uğra­dığı ziyan, satıcısına aittir.

Bu hadisin hükmünü benimsemiş olanlar da, satıcı malın satış bedelin­den bir kısmını aldığı zaman malını geri alabilip alamadığında ihtilaf etmiş­lerdir, îmam Mâlik «isterse aldığını geri verir de, malını geri alır. isterse aldığını geri vermez ve diğer alacaklılarla birlikte sıraya girer» demiştir, îmam Şâfîî ise, «Malın hepsini geri alamaz. Ancak bedelini alamadığı kısmı geri alabilir» demiştir. îmam Dâvûd, îshak ve îmam Ahmed de «Satış bedelinin bir kısmım alan kimse, diğer alacaklılarla birlikte sıraya girmek zorundadır» demişlerdir. Bunların dayanağı, îmam Mâlik'in İbn Şihâb yolu ile Ebû Bekir b. Abdurrahman'dan Peygamber Efendimiz'in buyurduğunu rivayet ettiği,

«Herhangi bir adam bir şeyi sattığı zaman, eğer o şeyin bedelinden da­ha bir şey almamışken onu satın alan kimse iflas eder ve kendisi malını oldu­ğu gibi bulursa, malı üzerinde daha hak sahibidir. Şayet o şeyi satın alan kimse ölürse, o zaman o şeyin sahibi diğer alacaklılardan biridir» [10]hadisi­dir. Bu hadisi her ne kadar îmam Mâlik, mürsel olarak kaydetmişse de, Ab-dürrezzak müsned olarak rivayet etmiştir. Zührî tarikiyle Ebû Hüreyre'den rivayet olunan bu hadiste ise,

«Eğer malını satan zat, sattığı malın satış bedelinden bir şeyi teslim al­mış ise, o zaman kendisi de diğer alacaklılardan biridir»
ziyadesi vardır. Bunu Ebû Ubeyd fıkıha dair kitabında söylemiş ve bu ziyadeyi kendisi kay­detmiştir.îmam Şafiî de, «Herhangi bir şeyin tamamı veyahut bir kısmı arasında hüküm bakımından fark yoktur» demiştir.

îflas eden alıcının malın bir kısmını zayi ettiği zaman, geri kalan kısmın sahibine geri verildiğinde ise -Atâ'dan başka- kimse ihtilaf etmemiştir. An­cak Atâ, «Eğer alıcı malın bir kısmını zayi etmiş ise, mal sahibi diğer alacaklılardan biri olur» demiştir.

İmam Şafiî ile îmam Mâlik, ölümün de hüküm bakımından iflas gibi olup olmadığında ihtilaf etmişlerdir. îmam Mâlik «Alıcının Ölümü halinde mal sahibi diğer alacaklılardan biridir. Fakat iflas ettiği zaman öyle değildir» demiştir. îmam Şâfıî ise, «İflas ile ölümün ikisi de hüküm bakımından aynı­dır» demiştir.

îmam Mâlik'in dayanağı, kendisinin -yukarıda geçtiği üzere- İbn Şihab tarikiyle Ebû Bekir b. Abdurrahman'dan rivayet ettiği hadistir. Zira bu hadis kendisinin görüşünde-nasstır. îmam Mâlik aklî yönden de, «Ölen kimse ile iflas eden kimsenin zimmetleri arasında fark vardır. Zira iflastan sonra tekrar zenginleşip alacaklıların hakkım tamamen ödemek mümkündür. Ölümde ise, böyle bir şey düşünülemez» demiştir. îmam Şâfıî ise, îbn Ebî Zi'b tari­kiyle Ebû Hüreyre (r.a.)den Peygamber Efendimiz'in buyurduğunu rivayet ettiği,

«Hangi adam ölür veyahut iflas ederse, elinde bulunan malm sahibi malını geri almakta daha hak sahibidir» hadisine dayanmıştır. Zira bu ha­diste ölüm ile iflas halleri arasında ayırım yapılmamıştır, İmam Şafiî «İbn Ebî Zi'b'in hadisi İbn Şihâb'm hadisinden daha kuvvetlidir. Çünkü îbn Şihâb'ın hadisi mürseldir. Bu ise müsneddir» demiştir. îmam Şâfıî aklî yön­den de, «Ölen kimsenin borçlan ödenmeden malına dokunulamaz. Şu halde ölenin de malı, iflas edenin malı gibidir» diye bir kıyas yapmıştır. Fakat İmam Mâlik'in kıyası İmam Şafiî'nin kıyasından kuvvetlidir. îmam Mâlik'in kendi hadisini îbn Ebî Zî'b'in hadisine tercih etmesi de -kendi hadisi kıyasa uyduğu için- keza daha kuvvetlidir. Çünkü İmam Şafiî'nin hadisi şebeh kıya­sına, îmam Mâlik'in hadisi ise, mânâ kıyasına uymaktadır. Birbirleriyle çeli­şen hadislerden, mânâ kıyasına uyan hadis ise, şebeh kıyasına uyan hadisten kuvvetlidir. Buna göre ihtilafın sebebi, hem rivayetlerin, hem kıyaslann bir­birleriyle çelişmesidir. Aynca asıl da, îmam Mâlik'in ölüm hali hakkındaki görüşüne şahitlik etmektedir. Zira asıl şudur: Herhangi bir şeyi satan bir kim­se, sattığı şeyi -alıcının muvafakati olmaksızın- bir daha geri alamaz. Şu hal­de îmam Mâlik bu mes'elede daha güçlüdür. Fakat îmam Şâfîî, rivayet ettiği hadisi daha kuvvetli gördüğü için onun görüşüne katılmamıştır. Çünkü imam Şafiî'ye göre mürsel hadislerin gereğiyle amel etmek gerekmez.

îmam Mâlik ile îmam Şâfıî, müflisin elinde değişikliğe uğrayan malın, mesela: İçinde ağaç dikilen tarlanın veyahut üzerinde bina inşa edilen arsanın hükraü hakkında ihtilaf etmişlerdir. İmam Mâlik, «Malın, müflisin elin­de değişliğe uğraması, müflisin elinden çıkması hükmündedir. Yani mal sa­hibi, malının değişikliğe uğraması halinde diğer alacaklılara ortak olur» de­miştir, îmam Şafiî ise, «Mal sahibi, isterse alıcının malda meydana getirdiği ilavelerin kıymetini vererek malı, ilaveleriyle birlikte geri alır. îsterse malın yalnız aslını geri alır da, ilavelerde diğer alacaklılara ortak olur» demiştir. Malın, Mâliki mezhebinde müflisin elinden çıkması hükmünde olan ve olmayan değişiklikleri, bu mezhebin meşhur kitaplarında açıkça belirtilmiş­tir.

Mal sahibinin, alıcının ölümü ile iflası hallerinde veyahut yalnız iflası halinde kendi malı üzerinde diğer alacaklılardan ne ile daha hak sahibi oldu­ğu konusunda Mâliki mezhebinin görüşü kısa olarak şöyledir:

Başkasından veresiye olarak herhangi bir şeyi satın aldıktan sonra İflas eden veyahut ölen kimse, ya o şeyi sahibinden henüz teslim almamışken, ya teslim aldıktan sonra iflas etmiş veyahut ölmüş olur. Eğer teslim almadan if­las eder veyahut ölürse, o şeyin eski sahibine ait olduğunda ihtilaf yoktur. Eğer o şeyi teslim aldıktan sonra iflas eder veyahut ölürse, o zaman da o şey ya eşyadır, ya paradır, ya hizmettir. Eğer eşya ise ve alıcı iflas ettiği veyahut öldüğü zaman elinde duruyorsa, alıcının iflası halinde yine eski sahibinin hakkı olduğunda ihtilaf yoktur. Ancak bu durumda diğer alacaklılar eski sa­hibine satış bedelini verirlerse o şeyi aralarında taksim edebilirler. İmam Şafiî ise, «Alac...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Müflisin tahsil edilebilen malları
« Posted on: 15 Kasım 2019, 00:18:33 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Müflisin tahsil edilebilen malları rüya tabiri,Müflisin tahsil edilebilen malları mekke canlı, Müflisin tahsil edilebilen malları kabe canlı yayın, Müflisin tahsil edilebilen malları Üç boyutlu kuran oku Müflisin tahsil edilebilen malları kuran ı kerim, Müflisin tahsil edilebilen malları peygamber kıssaları,Müflisin tahsil edilebilen malları ilitam ders soruları, Müflisin tahsil edilebilen mallarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &