ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Bidayetül Müctehid > Evlilik Hakları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Evlilik Hakları  (Okunma Sayısı 718 defa)
25 Ocak 2011, 16:48:30
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 25 Ocak 2011, 16:48:30 »



77. Evlilik Hakları


Ulema, kadının yiyecek ve giyeceğinin kocasına ait olduğunda mütte­fiktirler. Zira Cenâb-ı Hak, "Anaların uygun bir şekilde yiyecek ve giyece­ğini sağlamak, çocuk kendisinin olan babalara aittir" [159] buyurduğu gibi, Peygamber (s.a.s) Efendimiz de «Kadınların yiyecek ve giyeceklerini sağla­mak size aittir» ve Ebû Süfyan'ın karısı Hind'e,

«Kocanın malından sana ve ço­cuklarına uygun bir şekilde yetecek kadar al» [160] buyurduğu sabittir. Ancak kocaya vacib olan bu yiyecek ve giyeceğin ne zaman, ne kadar, hangi kocaya ve hangi kadın için vacib olduğunda ihtilâf etmişlerdir. îmam Mâlik «Kadı­nın nafakası kocasına -ancak eğer koca baliğ ise ve gerdeğe girdikten veya­hut- kadın davet edildikten sonra vacib olur» demiştir. îmam Ebû Hanife ile İmam Şâfıi ise, «Kadın baliğ olduktan sonra -erkek baliğ olsun olmasın- na­fakası ona vacibtir» demişlerdir. Erkek baliğ ve kadın küçük olduğu zaman ise, îmam Şafii'nin iki kavli vardır: Birinde îmam Mâlik gibi, birinde de «Ka­dın ne durumda olursa olsun, nafakası lâzım gelir» demiştir.

Bu ihtilâfın sebebi, nafakanın vücubu, erkeğin cinsi arzusunu ka­dınla tatmin ettiği için midir, yoksa -kadının kocası kayıp veyahut hasta ol­duğu zamanlarda olduğu gibi- kadın onun nikâhı altında olduğundan başka­sıyla evlenemediği için midir diye ihtilâf etmeleridir.

Nafakanın miktarına gelince:
îmam Mâlik'e göre nafakanın belli bir miktarı yoktur. Kocanın durumuna, kadının durumuna, zamana, mekâna ve değişen durumlara göre değişir. îmam Ebû Hanife de bu görüştedir.

îmam Şafii'ye göre ise, belli olup zengine günde iki, orta halliye birbu-çuk ve fakire bir avuçtur.

Bu ihtilâfın sebebi, bu babtaki nafaka, yemin keffaretinde lâzım gelen yiyeceğe mi, yoksa giyeceğe mi hamlolunur diye tereddüt etmeleridir. Zira keffarette verilmesi gereken giyecek miktannın belli olmadığında ve yiyecek miktarının belli olduğunda ittifak vardır.

Bu babta, «Kadının hizmetçisine de nafaka lazım gelir mi, gelmez mi? Şayet lazım geliyorsa kaç hizmetçiye lazım gelir?» diye ihtilâf etmişlerdir. Cumhura göre, eğer kadın bizzat kendine hizmet edecek kimselerden değilse, hizmetçisinin de nafakası kocasına düşer. Kimisi de «Kendi hizmeti şöy­le dursun evin hizmeti bile kadına aittir» demiştir. «Hizmetçinin nafakası da düşer» diyenler, «Kaç hizmetçiye nafaka düşer» diye ihtilâf etmişlerdir. Bir grup «yalnız bir hizmetçinin», bir grup da «Eğer kadın, iki hizmetçisi bulu­nan kadınlar tipinden ise, iki hizmetçinin nafakası düşer» demişlerdir. İmam Mâlik ile Ebû Sevr bu görüştedirler. Ben şahsen hizmetçiye de nafaka ver­menin vücubuna -kadına hizmetçi tutmayı da, ona kalacak yer sağlamaya kı­yas etmekten başka- şer'i bir delil bulamıyorum. Zira kadının kocasına, kadı­na kalacak yer de sağlamanın vücubunda -ric'i talak ile boşanan kadına kala­cak yer sağlamanın vücubu hakkında nas [161] bulunduğu için- müttefiktir­ler.

Nafakanın hangi kadına düştüğüne gelince: Kocasının emrinde ve hür olana nafaka düştüğünde ihtilâf yoksa da, kocasının emrinde olmayan kadı­nın nafakasında ihtilâf etmişlerdir. Cumhur, düşmediği görüşündedir. Kimi­si de şâzz bir görüşte bulunup düştüğünü söylemiştir.

Bu ihtilâfın sebebi, umum ile mefhum arasında bulunan çelişme­dir. Zira Peygamber (s.a.s) Efendimiz, «Kadınların yiyecek ve giyeceklerini sağlamak size aittir» hadisindeki umumdan, kocasının emrinde olan ve olmayan kadınlar arasında fark bulunmadığı, nafakanın, kadınla cinsî arzuyu tatmin etmenin karşılığı olmasından ise, kocası emrinde olmayan kadına na­faka düşmediği anlaşılmaktadır.

Cariyeye gelince: İmam Malik'in tabileri cariye hakkında büyük bir ih­tilâfa düşmüşlerdir. Kimisi «Ona da -hür kadın gibi- nafaka düşer» demiştir ki, meşhur olan görüş budur. Kimisi «cariyeye nafaka düşmez», kimisi «Eğer kendisi kocasının yanına gidiyorsa, düşer. Eğer kocası onun yanına gidiyorsa, düşmez» kimisi «Yalnız, kocasının yanma gittiği zaman düşer» kimisi «Eğer kocası hürse, düşer, köle ise düşmez» demiştir.

Bu ihtilâfın sebebi, umumun kıyas ile çelişmesidir. Zira umum -hür kadına düştüğü gibi- ona da düşmesini, kıyas ise, nafakasının kendisini çalıştıran efendisine düşmesini veyahut efendisiyle kocasının, aralarında müştereken nafakasını vermelerini iktiza eder. Zira kocasıyla efendisinden her biri bir yönden ondan yararlanırlar. Bunun içindir ki kimisi, «Yalnız, ko­casına gittiği zaman düşer» demiştir. îbn Habib «Evli olan cariyenin efendi­si, dört günde bir onu kocasına göndermek zorundadır» demiştir.

Nafakanın hangi kocaya vacib olduğuna gelince: Ulema, nafakanın hür ve hazır olan kocaya vacib olduğunda müttefik iseler de köle ve hazır olma­yan kocalara vacib olup olmadığında ihtilâf etmişlerdir. Îbnü'l-Münzir «Fetvasına başvurulan bütün ilim erbabı, köleye karısının nafakasının vacib ol­duğunda müttefiktirler» demişse de, İmam Malik'in tabilerinden Ebû Mus'ab «Vacib değildir» demiştir.

Bu ihtilâfın sebebi, umumun, köle malının hacir altında bulunuşu ile çelişmesidir.

Hazır olmayan kocaya gelince; Cumhur kendisine vacib olduğu görü­şündedir. İmam Ebû Hanife de «Ancak hakimin kararıyla ona vacib olur» demiştir.

Ulemanın, kan ile kocanın nafaka konusunda anlaşamadıkları zaman hangisinin sözünün dinlendiği hususundaki ihtilâfı da -Allah izin verirse-ahkâm bahsinde gelecektir.

Ulema, birden çök karısı bulunan kimsenin, kanlarını bir tutup sıra ile yanlarında yatmasının vacib olduğunda da müttefiktirler. Zira Peygamber (s.a.s) Efendimiz «Kişinin ifa karısı olduğu zaman eğer birisine fazla meyle­derse, kıyamet günü o kişi mahşer yerine bir tarafı sarsak olarak gelir» [162] buyurmuştur. Ayrıca Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in, bütün kadınlarını bir tutup sıra ile yanlarında yattığı ve bir yolculuğa çıkmak istediği zaman kadınları arasında kur'a çektiği de sabittir[163].

Ulema, yeni evlenen kimsenin evlendiği kadının yanında, kız ise kaç gece, dul ise kaç gece yatmasının gerektiği ve eğer bu adamın bir başka kansı varsa, yeni kansı yanında yattığı gecelerin sıradan sayılıp sayılmadığı ve bu yatmanın vacib olup olmadığı hususlannda ihtilâf etmişlerdir. İmam Mâlik ile İmam Şafii ve bu iki imamın tabileri, «Kızın yanında yedi gece, dulun ya­nında üç gece kalır ve eğer başka kansı varsa bu geceler sıradan sayılmaz» demişlerdir. İmam Ebû Hanife de «Kız ile dul arasında fark yoktur ve geceler sıradan sayılır» demiştir.

Bu ihtilâfın sebebi, Enes b. Mâlik ile Ümmü Seleme (r.a-)'nin ha­disleri arasında bulunan çelişmedir. Enes'in hadisi, «Peygamber (s.a.s) Efendimiz bir kızla evlendiği zaman yanında yedi, dulla evlendiği zaman üç, gece yatardı» [164] mealindedir. Ümmü Seleme'nin hadisi de şöyledir: «Pey­gamber (s.a.s) Efendimiz Ümmü Seleme ile evlendiği günün sabahında ona, 'İstersen senin yanında yedi gece kalayım, ondan sonra yedişer gece de on­larda kalayım. İstersen, seninyanında üç gece kalayım da, eskisi gibi dolaş­maya devam edeyim' dedi. Ümmü Seleme de 'Yanımda üç gece kal' dedi»[165]

Medineli ravilerin naklettikleri Ümmü Seleme'nin bu hadisini İmam

Mâlik, Müslim ve Buhârî [166] kaydetmişlerdir. Basralı ravilerin naklettikleri Enes'in hadisini de Ebû Dâvûd kaydetmiştir. Medine fukahası Basralıların, Küfe fukahası da Medineîilerin hadisine dayanmışlardır.

îmam Mâlik'in tabileri kızın yanında yedi ve dulun yanında da üç gece yatmanın hükmünde ihtilâf edip Ibnü'l-Kasım «Vacibtir», İbn Abdilberr «Sünnettir» demiştir.

Bu ihtilâfın sebebi, Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in fiilini kiminin vücuba, kiminin nedbe hamletmesidir.

Kocanın kan üzerindeki hakkına gelince: Ulema bu haklardan, evin hizmeti ile çocukların emzirilişinde ihtilâf etmişlerdir. Kimisi «Her kadın buna mecburdur», kimisi «Hiçbir kadın buna mecbur değildir», kimisi «Mevkii düşük olan kadınlar mecburdur. Mevkii yüksek olanlar -eğer çocuk başkasının memesini tutuyorsa- buna mecbur değillerdir» demiştir ki, İmam Mâlik'in meşhur olan görüşü budur.

Bu ihtilâfın sebebi, "Anneler, çocuklarını iki yıl emzirirler" âyet-i kerimesi, emir mânâsında olan ihbarlardan mıdır, yoksa sadece çocu­ğun süte muhtaç olduğu yaşl bildirmek midir diye ihtilâf etmeleridir. «Emir mânâsında olan ihbarlardandır» diyenler «Mecburdur», «Mücerred ihbar­dır» diyenler ise «Mecbur değildir» demişlerdir. Mevkii düşük ve yüksek olan kadınlar arasında ayırım yapanlar ise, örf ve göreneklere itibar etmişler­dir. Boşanan kadın ise, emzirmek zorunda değildir. Ancak eğer çocuk ondan başka bir kadının memesini tutmuyorsa, o zaman çocuğu emzirmek ve -Cenâb-ı Hak "Eğer boşadiğimz kadınlar çocuğunuzu emzirirlerse ücret­lerini verin" buyurduğu için- kocası da ona ücret vermek zorundadır.

Cumhur, kocası boşadığında ve çocuk da küçükse hidânenin (terbiye hakkının) anneye ait olduğu görüşündedir. Çünkü Rasûlullah (s.a.s) «Kim ana ile çocuğunu ayırırsa, Allah da kıyamet günü onunla sevdiklerinin ara­sını ayırır» buyurmuştur. Ayrıca cariye ile esir kadının çocukları aynlama-dığma göre, hürlerinki evleviyetle ayrılamaz. Çocuk temyiz yaşma.ulaşınca ne olacağı ihtilaflıdır. İçlerinde îmam Şafii'nin bulunduğu gruba göre, çocuk seçeneklidir. Bu konudaki eserle delil getirmişlerdir. Bir grup ise asla göre hareket etmiştir. Çünkü onlara göre bu hadis sahih değildir. Cumhura göre; kadının babadan başkasıyla evlenmesi hidâne hakkım düşürür. Çünkü Rasû­lullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: «Evlenmediğin sürece sen onda daha çok hak sahibisin». Bu hadisi sahih görmeyenler, aslı almıştır. Hidâne hakkının babadan başkasına taşınmasında güvenilir bir şey yoktur. [167]


[159] Bakara, 2/233.

[160] Müslim, Hacc, 15...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Evlilik Hakları
« Posted on: 12 Kasım 2019, 22:46:00 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Evlilik Hakları rüya tabiri,Evlilik Hakları mekke canlı, Evlilik Hakları kabe canlı yayın, Evlilik Hakları Üç boyutlu kuran oku Evlilik Hakları kuran ı kerim, Evlilik Hakları peygamber kıssaları,Evlilik Hakları ilitam ders soruları, Evlilik Haklarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &