ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Tencere >  Terzinin İyisi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Terzinin İyisi  (Okunma Sayısı 795 defa)
23 Ağustos 2011, 17:37:20
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 23 Ağustos 2011, 17:37:20 »



Tencere


Ocak 2008 109.SAYI


Ferzan TOPATAN kaleme aldı, TENCERE bölümünde yayınlandı.

Terzinin İyisi


Uzun zamandır bir terzi arıyordum. Evdeki tüm ceketler cep telefonu kılıfı sayesinde astarlarından oldular. Ne kadar eş dost varsa benim terzi aradığımı öğrendi, ama bir sonuç alınamadı. İyi terzi bulmak zordu.

Tunalı’da namaz kıldığım handaki terziye sordum. 50 milyon istedi, ama kaliteli astar kullanacaktı. Benim ceketime de bu yakışacaktı.

Terzi bir terziden çok kahvede kağıt oynayan kelli felli memurlara benziyordu. Sonra bizim mahallede bir terzi “30 milyona hallederiz.” dedi. Ben de gerçekten halledebileceğine kanaat edip oradan vaz geçtim. Kızılay’da bir terzi ithal astar kullanırsa 50, yerli astar kullanırsa 30 milyon istedi. Bahçeli’de sorduğum bir terziyse tek fiyat söyledi: 40.

Neden sonra “Amerikan Pazarı” denilen iş hanına gittim. Burada onlarca terzi bir arada çalışıyordu. Hanın kapısından içeri girer girmez kendimi otobüs terminalinde hissettim. Koridor boyunca sağlı sollu küçük dükkanlar vardı. Her bir dükkanın hemen kapısında oturan kadın erkek terziler ya da terzi yamakları koridora doğru kafalarını uzatıp “Buyurun, dikiş yapılır, dikiş mi yaptıracaktınız? İyi günler beyefendi..” diye bana seslenmeye başladılar. Şaşkınlıktan hemen ilk dükkana girdim.

Adam büyük bir kibarlıkla beni karşıladı. İçerde çalışan iki bayan da tek tek, bayram çocukları gibi, ezberlenmiş “hoş geldiniz” mealindeki repliklerini seslendirdiler. Ve adam şovuna başladı. Ne kadar incelikli bir iş yapacağını ballandıra ballandıra anlatıyordu. Mütevazi ceketim adına biraz mahçup bile oldum, bize bu alaka fazlaydı doğrusu.

Adamın sözünü kesip terzilikten anlamadığımı söyledim. Hemen bir ceket alıp astarını gösterdi. İşte budur diye. Ne kadar istediğini sordum. 75, dedi. Yuh dedim içimden. “Bu ceketi geçen sene 150’ye aldım ben. Allah aşkına biraz fazla değil mi? Hem ben başka terzilere de gittim, onlar şu kadar istediler.” diye örnekleri sıraladım. Ama adam tekrar sazı eline alıp işçiliğin önemini, benim ceketimin büyük olduğunu, kadife olduğunu ve daha aklıma gelmeyen pek çok detayı daha sıraladı. Bu iş bu fiyata yapılırdı. Adam bir kuruş bile söylediği fiyattan geri adım atmayacaktı.

Beni yakalamış, kıpırdayamıyordum. Dükkandaki bütün gözler benim kararsız kişiliğim üzerine çökmüştü. Bir beyefendi gibi ceketimi onlara verip, efendi efendi iyi günler diyerek çıkıp gitmeliydim. Kendimi toparladım. Teşekkür ettim. Ceketi poşetin içine tıkıp kendimi dükkandan dışarı attım. Daha kapıdan adımımı atar atmaz dışarıdaki o gürültü yeniden koptu. “Buyurun beyefendi yardımcı olalım. Ne diktirecektiniz beyefendi? Astar mı değişecek efendim? Yardımcı olalım, buyurun...”

Sonunda alt katta yukarıdaki tantanadan uzak başka terziler olduğunu keşfettim. İçlerinden birine -kendimce iyi bir kimse olduğuna kanaat ettikten sonra- selam verip ceketi gösterdim. Adam inceledi. İthal astar kullanacağını söyledi ve 40 lira da ücret istediğini söyledi. Hemen elini sıktım. Adam izah ettikçe çok sevdiğim bir abim gibi konuştuğunu fark ettim. O dakikada adama muhabbetim daha bir arttı. Dükkandan nerdeyse çıkasım yoktu. Memleketlerimizi filan öğrendik ve ben hayırlı işler deyip, memnun bir ifadeyle sokağa
bıraktım kendimi.

Ceketi alıp eve getirdiğimde fark ettim, astarın alt kısmı yetişmemiş ve kötü bir dikişle ek yapılmıştı. Canım sıkıldı. Tam bir hayal kırıklığı... Terziye gösterdim. O, dedi, hata değil! Bak, dedim, bu ceketi alır 3-4 terziye sorarım. Bir tanesi senin söylediğini söylerse özür dilerim senden. Var mısın? Adamın rengi attı, dili dolaştı. Toparlayıp, bundan bi’şey olmaz, dedi.

“Hatasız kul olmaz.” dedi. “Hata olabilir, hepimiz insanız.” dedi. Adama;

– Bak, ben terzi değilim, yazarım. Biz de hata yaparız ama hatadan dönmek, hatayı telafi etmek lazım, dedim. O dakika adam başka biri oldu. Ütü masasının üstündeki gazeteyi eline alıp:

– Ohooo, biz ne yazarlar gördük! Peeh! Bunlardan yazar olsa ne olacak, deyip elinde salladığı gazeteyi aldığı yere fırlattı. Vay canına!

– Benim yazarlığımı konuşmuyoruz burada, dedim.

– Sen buraya benimle kavga etmeye, beni millete şikayet etmeye mi geldin, diye diklendi.

“Ben bir ceket için dükkanımı kapatacak değilim” dedi.

– Hayır, dedim, gönül hoşluğuyla ayrılmaya geldim. Bu yaptığın iş benim içime sinmedi. Sen bunu hata olarak bile kabul etmiyorsun. Bu mudur yani? Ben bu ceketi alıp giderim, problem değil. Senden de hiçbir şey istemiyorum. Kimseye de gidip seni şikayet edecek değilim.

Bu arada ceketi gerisin geri çantaya koydum. Adam durdu, tane tane şu cümleler döküldü:

– Ya, haklısınız. Bu bir hata, kabul ediyorum. Ceketi bırakın. Tamamını söküp yeniden dikelim.
Çantayı elimden aldı. Ceketi çıkardı. O ana kadar sessiz bir köşede dikiş diken yamağı, “Ama usta o kadar şey için...” diyecek oldu. Adam “Sen işine bak!” dedi. Yamak elindeki dikişe döndü.

– Kusura bakmayın, dedi. Pazartesi gelip alın.

Elini uzattı. Sıktım. Kapıya varınca hayırlı işler diledim. O da ütü masasının arkasından başıyla “Allah razı olsun.” dedi.

Hanın merdivenlerini çıkarken keşke her şey böyle olabilse dedim. İnsanlar bir an haklı olmaktan vaz geçip, kaybederek kazanmayı öğrenseler. Ve kafamda pazartesi gün terziye gelirken yanımda getirebileceğim, evde terzilik kaç parça ceket, pantolon, astar olduğunu hesap etmeye başladım. Arkadaşlara da öğretmeli bu dükkanı. Tabii ya! İyi terzi kolay bulunmuyor...

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Terzinin İyisi
« Posted on: 18 Kasım 2019, 14:01:43 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Terzinin İyisi rüya tabiri, Terzinin İyisi mekke canlı, Terzinin İyisi kabe canlı yayın, Terzinin İyisi Üç boyutlu kuran oku Terzinin İyisi kuran ı kerim, Terzinin İyisi peygamber kıssaları, Terzinin İyisi ilitam ders soruları, Terzinin İyisiönlisans arapça,
Logged
12 Eylül 2011, 21:15:00
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #1 : 12 Eylül 2011, 21:15:00 »



    İlginçtir..Hikaye canımı acıttı..Öfke anında sakin kalabilmek ne güzel..Efendiliğinle karşındakini dövmek bu galiba..Rabbimiz ne kadar ''Halim''..ve biz ne kadar uzağız bu güzellikten..İnşaallah Rabbim lütfeylesin..Cümleten..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
13 Eylül 2011, 10:46:16
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« Yanıtla #2 : 13 Eylül 2011, 10:46:16 »

Amin inş ablam inş..
Bir kez daha sabrıda öğrendik bu hikayeyele karşılıksız hiç bir şey kalmıyor demek yeterki sabredebilelim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &