ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Zeyd B. Suvhan El Abdî
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zeyd B. Suvhan El Abdî  (Okunma Sayısı 1319 defa)
11 Nisan 2011, 14:39:51
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 11 Nisan 2011, 14:39:51 »



Zeyd B. Suvhan El-Abdî:[599]

 

-Zeyd meşhur Sa'sa'a'nın kardeşidir. Rivayete göre 1'eygambfF (s.a.v.)'e kavmini temsilen elçi olarak gelmiştir.[600]

Ömer (r.a.) ile Ali (r.a.)'tan rivayeti vardır. Kendisinden de Ebu Vnil ve el-Ayzâr b. Hureys rivayette bulundular.[601]

Gündüzü oruçlu, gecesi namazlı, son derece ibadete düşkün bir 2it idi. Bu aşırılığı sebebiyle Selman-ı Farisî ona: "Vücudunun sende hukkl var. Hanımının senin üzerinde hakkı var. Yaptığın bu ibadetleri birn azalt." demişti.[602] O da Cemel savaşı günü öldürüldü.[603]

Selman-I Farisî (R.A.):[604] Ebu Abdillah, Ramehürmüz'lü... İsfahan'lı olduğu da söylenir iranlılardan İslam'a ilk giren zat. Peygamber (s.a.v.) ile sohbette bu­lunmuş, Ona hizmette bulunmuştur.

Kendisinden, Abdullah b. Abbas, Enes b. Malik, Ebu't-Tufeyl, Ebu Osman en-Nehdî, Ebu Ömer Zâzân ve bunlardan başka nice kimseler hadis rivayetinde bulundular.[605]

Sükbân der ki: Bize Ya'kub b. Süfyan el-Fesevî, Zekeriyya b. Nafi el-ErsÛfî es-Sırrî b. Yahya, -Süleyman et-Teymî isnadıyla Ebu Osman en-Nehdı'den şöyle dediğini haber verdi:

-Selman-ı Farisî (r.a.) (İrandaki) Ramehürmüz halkından biri idi. (O /.umanlar korkudan şehirlerde ibadet edemeyen Hıristiyan) bir rahip Ramehürmüz dağlarından birine ibadet etmeye gelmişti. Köyün muhtarının oğlu ona gelip gidiyordu. Selman (r.a.) anlattı ki:

-Ben onu nereye gidip geldiğini anladım ve ona: "Beni de beraber götür!" dedim. "Hayır, ta ki rahibe danışırım öyle." dedi ve ona danıştı. Rahip ona "Sen onu beraberinde getir." dedi. Artık biz ona gelip gitmeye başladık. Sonunda köy halkı bu durumun farkına vardı. Köy­lüler toplanıp gittiler ve ona: "Ya Rahip! Sen bize gelip komşu oldun, biz de sana iyi komşuluk ettik. Şimdi görüyoruz ki, sen çocuklarımızın

bize karşı ahlakını bozuyorsun, artık sen bizim topraklarımızdan çek git." dediler. Rahib de orayı terk etti, ben de beraber terk ettim. Yer­yüzünde giderken azıklanmayı bir ihtiyaç değil, sadece marifet ve kerameten yapıyordu. Nihayet Musul şehrine geldik. Musul dağlarından birine çıktı. Bir de baktık ki, orada yedi tane ruhban daha var. Her birinin ibadet edebileceği bir mağara vardı. Altı gün geceleriyle beraber oruç tutuyorlar. Yedinci gün olunca hepsi toplanıp yemek yiyor ve sohbet ediyorlardı.

Ben yanında geldiğim rahibe: "Dilersen beni bunların yanında bı­rak." dedim. O yoluna yürüyerek "Sen bunların dayandığı şeye daya­namazsın." dedi. Duyduğuma göre gideceğimiz Şam'da insanları öl­düren zalim bir kral varmış. Fakat rahip benim talebimi reddedip be­raberce gidelim, diye direndi. Ben de "Seninle geleceğim!" dedim ve beraberce yola çıktım. Beytu'l-Makdis'in (Kudüs'ün) kapısına vardı­ğımda oturak olmuş (felçli) bir adam bize: "Ey Allah kulu, Bana bir sadaka!" dedi. Lakin rahibin yanında ona verebileceği hiçbir şeyi yoktu. Rahip mescidi Aksa'ya girip üç gün üç gece namaz kıldı. Sonra dışarı çıktı, eliyle yere bir şey çizerek "Gölgenin şu çizgiye geldiğini görürsen beni uyandır!" deyip uykuya daldı. Ben ona uzun süredir uykusuz kaldığı için acıyıp, gölge çizdiği hattı geçmesine rağmen uyandırmadım. O uyandı ve "ben sana beni uyandır diye tenbih etmemiş miydim." dedi. Ben de "Uzun süredir uykusuz kaldığın için sana acıdım!" dedim. O da "Vay sana!, ben bir gecenin veya gündüzün içindeki saatlerin birini, Allah'ı zikretmeden kaçırmaktan Allah'tan utanırım!" dedi, sonra dışarı çıktı. Yine aynı kötürüm kişi "Sen salih bir adamsın buna rağmen bana ne girerken bir sadaka verdin ne de giderken." dedi. Rahip sağına soluna kimse var mı diye bakındı. Kimseyi göremeyince kötürüme "Bana elini göster!" dedi. O da çıkarıp gösterince rahip "Allah'ın izniyle kalk!" dedi. Kötürüm yerinden kalktı, ne kötürümlük ne bir dert var. Bu adama şaşkın şaşkın bakarken meşgul olmuşum, arkadaşım rahip yürüyüp Kudüs sokaklarından birine girdi. Ben onun gittiği tarafa dönüp baktımsa da onu göremeyip onu aramaya çıktım.

Onu ararken Irak'tan gelen bir arkadaş grubuna rastladım. Onlar alıp beni Medine'ye getirdiler.

Nebi (s.a.v.) Medine'ye hicret edince ben "O yol arkadaşlarımın daha

önce Peygamber hakkında söyledikleri "O asla sadaka malı yemez, ancak hediye alır!" dediklerini hatırladım. Hemen ilk fırsatta ona bir yemek götürdüm. Bana "bu ne" diye sordu. "Sadakadır" dedim. Hemen ashabına "siz yiyin" buyurup kendisi tatmadı. Sonra ben geri dönüp biraz yiyecek toplayıp yine getirdim. Bana "Bu ne Ya Selman?' diye sordu. "Hediye" dedim. O da onu yedi.

Ben: "Ya Rasulallah! Bana Hıristiyanlar hakkında bilgi ver." dedim. O da "Onlarda hayır yok." buyurdu. Ben oradan bu sözden dolayı ağırlaşmış hoşnut olmayarak kalktım gittim.

Sonra Nebi (s.a.v.)'e bir kerre daha geldim ve: "Ya Rasulallah! Bana Hıristiyanlar hakkında bilgi ver." dedim. Nebi (s.a.v.) yine "onlarda hayır yoktur. Onları sevende de hayır yoktur" buyurdu. Ben yine sevinemeden yanından kalkıp gittim. Allah.cc.

"(Ya Habibim) İman edenlere karşı insanların en amansız düşmanca davrananları, Yahudiler ve müşrikler olarak bulacaksın. Onların (iman edenlere) dostlukça en yakın olanlarını da "biz Hıristiyanlarız" diyenler olarak bulacaksın." (Maide ayet 82) ayetini indirdi. Rasulullah da bana haber saldı. Yanına geldiğimde "Ya Selman! Senin arkadaşın veya arkadaşların işte Allah'ın Kur1 an'da bahsettiği (dost) insanlardandır." buyurdu.[606]

Bu hadisin isnadı "Ceyyif'dir. Zekeriyya el-Ersufî, inşaallah "Sadûk" mertebesinde bir ravidir.[607]

Biz Selman (r.a.)'ın hikayesini, hidayet aramak için ülke ülke nasıl dolaştığını, Medine'ye esir olarak gelişini, Medine'de sahibi ile hürri­yeti için nasıl yazılı bir anlaşma yaptığını daha önce -Sîre'de- anlat-

mıştık.[608]

Ebu Abdirrahman lakaplı Kasım (b. Abdirrahman) der ki: Sel mim (r.a.) Şam'ı ziyaret etti. İmam öğle namazını kıldırdı. Sonra Selm«n (r.a.) mescitten çıktı. İnsanlar onu görebilmek için tıpkı hal ile karşılar gibi peşinden çıktılar.

Biz ona rastladığımız zaman Selman arkadaşlarına ikindi namazını kıldırmış çıkmış yürüyordu. Ona selam vermek üzere durduk. Onu evine davet etmeyen hiçbir zengin şerif kimse kalmamıştı. O da "Ben bu kere Beşîr b. Sa'd'ın yanına ineceğim." diyerek Beşîr'i yani libu'd-Derdâ'yı sordu. Ona "o şimdi hudutta nöbet bekliyor" dediler. Sclmıın "nöbet yeriniz nere" diye sordu. Onlar da "Beyrut" dediler. Selmun (r.a.) da hiç eğleşmeden Beyrut'a hareket etti.[609]

Buharî'nin nakledişine göre; Ebu Osman en-Nehdî, bizzat Selmnn (r.a.)'tan "Beni bir sahipten öbürüne -ta Medine'ye gelene kadar- on yedi tane insan elden ele alıp sattılar." diye nakleder.[610]

Ebu Hüreyre, Peygamber (s.a.v.)'in

"Cennet, Selman'ın ona olan arzusundan, Selman'a kavuşmaya çok daha fazla arzuludur." buyurduğunu söyler.

Hz. Ali (r.a.)'ın da: "Selman önceki ve sonraki ilme ermiştir." de­miştir.[611] Yine onun "Selman derinliği anlaşılamayacak bir ilim denizi­dir. O bizden, ehli Beyt'tendir." dediği nakledilmiştir.[612]

El-Alâ b. Abdirrahman, babası Abdurrahman, Ebu Hüreyre (r.a.)'tan naklediyor: Rasulullah (s.a.v.):

"Eğer yüz çevirecek olursanız -Allah dinini temsil işinde- sizden başka bir toplumu bu işe değiştirip getirir. Artık bir daha onlar gibi olamazsınız." (Muhammed suresi ayet 38) ayetini okumuştu. Ashab-ı kiram "Ya Rasulallah! Bunlar kimlerdir?" diye sordu. Peygamber (s.a.v.) de elini Selman-ı Farisi'nin uyluğuna koydu sonra da:

"Eğer din Süreyya yıldızının yanında bile olsa İran halkından bazı kimseler kesinlikle ona ulaşıp alacaklardır." buyurdu.[613]

El-A'meş (Ebu Hüreyre'nin talebesi olan) Ebu Salih'ten nakleder: -Selman-ı  Farisî'nin  (Peygamberimiz  onları  ahiret kardeşi  yapıp Selman onun evinde gecelediğinde) Ebu'd-Derdâ'ya söylediği: "Aileyin senin üzerinde hakkı var..." sözünü Peygamber (s.a.v.) işitince:

"Anası Selman'ı yitirsin, ilimde çok genişlemiştir." buyurmuştur.[614] Katade:

Bu hadisin cereyan ettiği aslı buradaki gibi mevkuf değil, merfu bir hadis olup onu sahabeden doğrudan rivayet ederler. Haberin aslını Buhari ve diğerleri nakleder.

Hz. Ali Dönemi

"Ve yanında kitab bilgisi bulunan" ayetindeki kimsenin Selman-i Farisî ve Abdullah b. Selam olduğu şeklinde yorumlar.[615]

Selman-ı Farisî bahsedilince Hz. Ali: "O Lokman hekim gibidir, suyu çekmekle bitmez tükenmez bir deniz." dedi.[616]

Ebu İdris el-Havlanî, Yezid b. Humeyr'den rivayet ediyor: Bi/, Mim/ b. Cebel (r.a.)'a: "Bize bazı öğütlerde bulunsan." dedik. O da "ilini şu dört kimsenin yanında, Selman-j Farisî, Abdullah b. Mesud, libu'd-Derdâ ve Abdullah b. Selam'ın yanında arayın!" diye tavsiye etti.[617]

Rivayete göre Selman-ı Farisî bir keresinde: Size her bildiğim an­latacak olsaydım -birileri beni öldürür- sonra da Allah Selnıaıı'i öldü­renlere rahmet etsin." derlerdi.[618]

-Nesâî tarafından zayıf sayılan Haccac Ferruh el-Vasitî der ki: BİM İbnu Cüreyc Ata'dan, o da İbnu Abbas (r.a.)'tan şöyle dediğini nakletti;

Selman-Farisî bir yere gidip geri dönmüştü. Ömer (r.a.) onu karşıladı ve Selman'a "Allah için bir köle vererek seni razı edeyim!" dedi. O d»! "Öyleyse beni evlendir" dedi. Ömer ona cevap vermedi. Butum üzerine Selman Ömer'e: "Beni Allah için bir köle ile razı edeceksin. Ama kendi nefsin için beni razı etmeyeceksin." dedi.

Sabahleyin Ömer (r.a.)'ın akrabaları Ömer'e düğür olmaktan vuz geçirmek için Selman'a geldiler. Selman onlara: "Vallahi beni bu düğürlüğe Ömer'in ne idareciliği ne de saltanatı itti. Ama ben kendi kendime: "Ömer salih bir adam. Belki Allah benimle onun neslinden salih bir evlat dünyaya getirir." d...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Zeyd B. Suvhan El Abdî
« Posted on: 20 Ekim 2019, 08:44:33 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Zeyd B. Suvhan El Abdî rüya tabiri,Zeyd B. Suvhan El Abdî mekke canlı, Zeyd B. Suvhan El Abdî kabe canlı yayın, Zeyd B. Suvhan El Abdî Üç boyutlu kuran oku Zeyd B. Suvhan El Abdî kuran ı kerim, Zeyd B. Suvhan El Abdî peygamber kıssaları,Zeyd B. Suvhan El Abdî ilitam ders soruları, Zeyd B. Suvhan El Abdîönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &