ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Yeniden kıssaya dönüş
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yeniden kıssaya dönüş  (Okunma Sayısı 659 defa)
17 Nisan 2011, 13:54:11
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Nisan 2011, 13:54:11 »



Yeniden Kıssaya Dönüş


Bekkâî, İbni İsha'tan naklediyor:


-Hıcr da kaldıkları gece sabah olunca, insanlar sabaha yanlarında bir damla su olmadan erişmişlerdi. Resûlullah duâ etti, Allah (c.c.) de bir bulut gönderip yağmur yağdırdı. İnsanlarda sularım aldılar.[616]

İbni îshâk der ki: Bana Asım (b. Amr b. Katâde) Mahnıûd b. Lebîd yoluyla Abdu'l Eşhel oğullarından bir takım adamlardan şöyle nakletti: Ben Mahmûd'a: "İnsanlar kendi aralarındaki münafıklığı biliyorlarmıy di?" diye sordum. "Evet, Vallahi! Bana kavmimden bazı adamlar biz­zat münafıklardan birinden şunu naklettiler:

-Hıcr'a varıp da olanlar olup da, Peygamber (s.a.v.) dua edince Al­lah bir yağmur bulutu göndermişti, o bulut, yağmuru yağdırdı. Bunun üzerine Münafıkların yanına geldiler ve: Yazık size, bundan sonra da­ha geriye ne kaldı? dediler. O münafık ta: "O yağmur da ne var sanki o gelip geçen bir yağmur bulutu idi" dedi. İbni îshâk devamla der ki:

-Sonra Resûlullah yola devam etti. Bir ara devesi kayboldu. Ashabı onu aramaya gittiler. Peygamberin yanında ashabından Umara b. Hazm denen Bedir harbinde ve Akabe biatında bulunan biri vardı. Umara'nın kafilesinde Zeyd b. el-Lusayt el-Kaynukâî denen münafık biri de vardı. Bu Zeyd'de Umara'nın kafilesinde idi. Umara'ya, "Muhammed gerçekten kendinin Peygamber olduğunu iddia etmiyor mu idi. Halbuki O gökten haber veriyor, oysa devesinin nerde oldu­ğunu bile bilmiyor." dedi. Umara Nebi (s.a.v.)'in yanında iken Nebi (s.a.v.) Ona:

"Adamın biri şöyle şöyle söyledi. Vallahi ben Allah'ın bana öğ­rettiğinden başkasını bilmem. İşte şimdi Allah bana devemin ye­rini gösterdi. O şimdi falan vadideki şu koyakta yuları bir ağaca takılıp onu alıkoymuş" dedi. Hemen gidip deveyi getirdiler. Umara hemen kafilesinin yanına gitti ve: Vallahi bize Resûlullah az önce acaib bir şey haber verdi. Birinin dedikodusunu Allah ona haber ver­miş. Umara'nın gurubunda olup da Resûlullah'ın yanına gitmemiş (ve ne dediğini duymamış) bir kişi kalktı ve: "Vallahi bu dediğin sözleri, sen buraya gelmeden az önce Zeyd b. el-Lüsayt söylemişti." dedi.

Umara bunu duyunca fırlayıp Zeyd'in boğazına vurup, "Ey Allah'ın kulları! Meğer benim kafilemde bir belâ varmış da benim haberim yokmuş! Ey Allah düşmanı çık benim kafilemden" dedi. Bazı insanlar daha sonra Zeyd'in tevbe ettiğini iddia ettiler.[617]

İbni İshâk der ki: Bu seferde, Münafıklardan da bir gurup vardı ki, Vedîa b. Sabit ile Muhaşşin b. Humeyyir de bunlardan idiler. Bunlar Resûlullah (s.a.v.) Tebuğe doğru giderken onu gösterip biri diğerine, "siz bu Rumların savaşma gücünü arabın birbiriyle çarpışmasındaki gibi bir güç mü sanıyorsunuz? Vallahi biz .sanki yarın sizi -esir olarak-iplere bağlanıp mü'minleri titretmek ve korkutmak üzere getirildiğinizi görür gibiyiz" dedi. Muhaşşin b. Humeyyir de, "vallahi herbirimize yüz değnek vurulacağına hükmedilip de, böylece sizin şu sözünüzden dolayı bizim hakkımızda Kuran ayetinin inmesinden kurtulmayı ne kadar isterdim" dedi.[618]

İbni İshâk devamla der ki:

- Bana ulaştığına göre o zaman Ammar b. Yâsir'e: "Haydi git ve şu guruba yetiş! Zira onlar fitne ateşini tutuşturdular. Onlara söyledikleri sözleri sor. Eğer inkâr ederlerse "tabi şöyle şöyle dediniz de!" buyurdu. Ammar (r.a.) onlara varıp bunları söyledi. Onlarda Resûlullah (s.a.v)'a özür dilemeye geldiler. Vedîa b. Sabit: "Yâ Resûlallah! biz la­fa dalmış, eğleniyorduk-kasdi değildi- dedi de bunun üzerine Allah (c.c.) Tevbe 65. Ayeti olan;

"Onlara soracak olursan "kesinlikle bir lafa dalmış eğleniyor­duk" derler. De ki: Siz Allah'la, ayetleriyle ve Resulü ile mi alay ediyorsunuz.?" ayetini indirdi. Muhaşşim b. Humeyyir, "Yâ Resûlallah benim adımla babamın adı, münafık olarak artık benim elimi kolumu bağlamış oldu ne yapayım?" diye sordu. Muhaşşin Tevbe 66. ayetinde "fil* 4i*Ua £p liu o] Eğer sizden bir gurubun suçunu affedersek..." şeklinde bildirilen affa dahil edilenlerden biriydi. Resûlullah (s.a.v)'de onu Abdurrahman diye isimlendirdi. Muhaşşin Allah'a dua edip kendisine şehitlik vermesini ve şehid olarak gömül­düğü yerinde bilinmemesini dilemişti. Yemâme harbinde şehid oldu ve bilinebilecek hiçbir izi kalmadı.[619]

Resûlullah (s.a.v) Tebuğe varınca, Eyle kiralı Yuhanna b. Ru'be kendisine ziyarete geldi. Resûlullah onunla kendisine cizye vermek şartıyla sulh yaptı.

Yine (Amman civarındaki) Cerbâ ile, (Belkâ civarındaki) Ezruh halkı da Nebi (s.a.v) geldi. Resûlullah onların da cizye teklifini kabul etti, sonra da onlara bu anlaşmayı içeren bir vesika yazdı. Bu vesika onların yanında kaldı.[620]

Ibnı Ishak der ki:

-   Resûlullah (s.a.v) Eyle halkına bu vesika ile birlikte bir de Bürdesini hediye etmişti. Daha sonra bu eibiseyi Ebu'l Abbas Abdul­lah b. Muhammed es-Seffâh üçyüz dinara onlardan satın almıştı.[621]

Musa b. Ukbe, İbni Şihâb-ı Zührî'den naklediyor:

- Bana ulaştığına göre, Resûlullah bu gazvesinde Tebuğe varıp daha Öte geçmemişti. Orada on küsur gün eğleşmiş idi.[622]

Yahya b. Ebî Kesîr, Muhammd b. Abdirrahman b. Sevbân yoluyla Câbir (r.a.)'tan şöyle dediğini nakleder.

- Resûlullah (s.a.v) Tebuk'te yirmi gün eğleşip namazlarını kısalta­rak kılıyordu. Bu hadisi Ebû Dâvûd rivayet ediyor. Hadisin isnadı sa­hihtir.[623]

 

Halid B. Velıd'în Dümetü'l-Cendel Emiri Ukeydir'e Gönderilişi
 

Yunus b. Bükeyr, İbni İshâk'dan naklediyor: Bana Abdullah b. Ebî Bekr ve Yezîd b. Roman şöyle anlattı:

-Resûlullah (s.a.v) Efendimiz Halîd b. Velîd'i, Kinde kabilesinden Ükeydir b. Abdilmelik'e yolladı. Ükeydir, Dumetü'l Cendel[624] kiralı olup (Bizansa bağlı bir) Hıristiyan idi. Resûlullah (s.a.v), Halîd b. Velîd'e: "Sen onu yaban Öküzü avı yaparken bulacaksın" buyur­muştu. Hz. Halid yola çıkıp, pırıl pırıl parlayan bir ayın aydınlattığı bir gece onun kalesine gözle görecek kadar yaklaşıp gelmişti. Ükeydir o esnada hanımıyla beraber sarayının balkonunda idi. Bir yaban öküzü gelip boynuzu ile sarayın kapısına sürtünmeye başladı. Hanımı, "sen daha önce böyle birşeyi hiç gördün müydü?" deyince, "hayır vallahi!" dedi. Hanımı da, "böyle bir avı kim bırakır?" deyince, Ükeydir, "hiç kimse bırakmaz" deyip hemen balkondan indi ve emir verip atma eğer vuruldu. Ailesinden bir gurup da onunla beraber atlarına bindiler. Kardeşi Hassân'da aralanndaydi. Kaleden çıkar çıkmaz onları Pey­gamberin süvarileri karşılayıp,' Ükeydir'i yakaladılar. Kardeşini ise çarpışırken Öldürdüler. Süvariler Ükeydir'i Peygamber (s.a.v)'e getir­diler. Resûlullah onun kanını bağışladı ve cizye vermek şartıyla, sulh anlaşması yapıp, Ükeydir'i serbest bıraktı.[625]




[616] İbnü Hişam 4/176; Taberî 3/105.

[617] Beyhakî Delâil 5/232; İbni Hişâm 4/176, 177 Taberî 3/106; Vâkidî 3/1010; Vâkidî aynı konuyu tevbeye getirip, "Harice b. Zeyd b. Sabit onun tevbe ettiğini inkar eder ve o ölene kadar bu rezilliğini sürdürdü derdi" diye nakleder.   

[618] İbni Hişâm 4/177; Taberî 3/108; Vâkidî 1003, 1004.

[619] Vâkidî 3/1004, 1005; İbni Hişâm 4/177; Taberî 3/108; Nihayetü'l İrab 17/360.

[620] Beyhakî Delâil 5/241; İbni Hişâm 4/178; Taberî 3/108; Vâkidî Meğazî 3/1031. Bu kaynaklarda Zehebî'nin kısaltmak için almamış olduğu bu vesika metinde vardır. Metin şudur.

"Bismillahirrahmanirrahim. İşte bu vesika Allah ve Allah'ın Nebisi Muhammed ta­rafından Yuhanna b. Ru'be'ye ve Eyle halkına verilen bir Eman'dir. Bu eman onla­rın karadaki arabaları ve denizdeki gemileri içinde geçerlidir. Allah'ın ve Rasûlü Muhammed'in zimmeti, onlar ve onlarla beraber olan Şam, Yemen ve Bahr halkına verilmiştir. Onlardan kim bir olay yaparsa malı kendini koruyamaz. Zira onu alan için artık helal ve temiz olur. Artık onlar istedikleri sulara ulaşmaktan alakonulamaz, denizde ve karada gitmek istedikleri yoldan men edilemezler.

[621] Bu konu daha Öncede geçmişti.

[622] Taberî3/109.

[623] Ebû Dâvûd Salat 1235; Müsned 3/295.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam Meğazi 4/355-358

[624] Burası Kuzey Arabistan'da Tebûk'ten Irak'a giden yol üzerinde, bu gün bağlık bah­çelik olan çok eski bir şehirdir.

[625] İbni Hişâm 4/178, Vâkidî Meğazî 3/1025; İbni Sa'd 2/166; Taberî 3/109; Beyh. Süneni Kübra 9/187; Beyhakî Delâil 5250.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam Meğazi 4/358-359

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Yeniden kıssaya dönüş
« Posted on: 21 Eylül 2019, 05:27:56 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yeniden kıssaya dönüş rüya tabiri,Yeniden kıssaya dönüş mekke canlı, Yeniden kıssaya dönüş kabe canlı yayın, Yeniden kıssaya dönüş Üç boyutlu kuran oku Yeniden kıssaya dönüş kuran ı kerim, Yeniden kıssaya dönüş peygamber kıssaları,Yeniden kıssaya dönüş ilitam ders soruları, Yeniden kıssaya dönüşönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &