ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi  (Okunma Sayısı 1630 defa)
19 Nisan 2011, 13:44:21
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 19 Nisan 2011, 13:44:21 »



Ubeyde B. El-Hâris'in Râbığ Seferi



Hamza'nın seferinden sonra Rasûlüllah (s.a.v.) bir müddet durup sonra yeniden seferlerine başladı. Kendisinin bizzat katıldığı ilk seferî, Medineye hicretlerinin on ikinci ayı başlarında Safer ayında meydana geldi. Kafile ile yürüyüp (annesinin kabrinin bulunduğu) Ebvâ denen mevkiye kadar geldi.

Sonra Medineye geri dönerek ilk Muhacirlerden altmış kişilik bir gurubu sefere çıkardı. Bu sefer de Ensar'dan hiç kimse yok idi. Bunla­rın başına Ubeyde b. El-Hâris b. el-Muttalib (r.a.)'i emir tayin etti. Rabığ vadisindeki El-Ahyâ adındaki suyun başında büyük bir müşrik müfrezesi ile karşılaştılar. Birbirlerine ok attılar. Müslümanlar mer­kezlerini bırakıp düşmana doğru saldırdılar. Bu esnada kendilerini müdafa eden bir gurup vardı. Böylece El-Mirra tepesine kadar indiler. O gün Sa'd b. Ebî Vakkas arkadaşları adına ok atıyordu. Sonra iki gu­rup da birbirlerinden ayrıldılar.

O gün Allah yolunda ilk ok atan Sa'd b. Ebî Vakkas idi. Müslüman­larla kâfirlerin harb için yüzyüze geldikleri ilk gün bu idi. O gün Utbe b. Gazvan ile Mikdâd b. el-Esved kâfir tarafından kaçıp Müslümanlara iltica etti. Daha önce Müslüman oldukları için Kureyş kendilerini hap­se atmıştı. Müşriklere katılıp böylece Ubeyde ve arkadaşlarına ulaşmış oldular.

Bu anlattığımız Musa b. Ukbe'nin ifadeîerindekilerdir. Urve b. Zübeyr hadisinde ise metin şöyledir:

-  "Bu seferde, üç yüz kişilik bir müfreze ile Ebû Cehil b. Hişâm'a rastladılar. Sonra Allah Rasûlü onbir ay cihada müfreze yollamayıp, ardından Safer ayında sefere çıkıp El-Ebvâ'ya kadar geldi" Urve hadi­sinin gerisi aynen yukardaki gibidir.[627]

Yunus b. Bükeyr, İbni îshâk'm şöyle dediğini nakleder:

- Bundan sonra Allah Rasûlü (s.a.v.) harb için hazırlığını yaptı, Al­lah düşmanlarına karşı yapılması gereken cihad konusu ile bu Allah düşmanlarını takib eden arap müşrikleri ile yapılması gereken vuruş­ma hususunda Allah'ın kendisine emir buyurduğu hususları icra etti.

Allah Rasûlü (s.a.v.) Rabîü'l-evvel ayının onikinci günü Medine'ye teşrif etti ve orada on bir ay eğleşip ardından gazaya çıkarak, ta veddân[628] denen yere kadar geldi. Bu seferi ile Kureyş ile Damra b. Bekr b. Abdimenat b. Kinâne oğullarına saldırmak istiyordu. İşte bu "Ebvâ" seferi diye bilinen gazvesidir. Orada kendisi ile Damra oğulla­rı anlaşma yaptılar. Anlaşma yapanlardan biride, Benî Damra'nın ken­di dönemindeki Seyyidi Mahşî b. Amr idi.

Sonra Allah Rasûlü Medineye döndü. Bu seferde bir harbe rastla­madı. Medine'de Safer ayının gerisi ile Rabîü'l evvel'in bir kısmını geçirip bu esnada Ubeyde b. el-Haris b. Muttalib'i altmış muhacirin başında yola çıkardı. İçlerinde Ensardan kimse yok idi.

Allah Rasûlünün ilk edindiği sancak bu seferde idi. Yine Allah Rasûlü Medinedeki bu eğleşmesi esnasında Hamza b. Abdü'l Muttalib'i, "el-Ays" taraflarındaki "Sîyfü'l Bahr" denen yere otuz sü^ varinin başında gönderdi ki, hepsi Muhacirlerden teşekkül etmiş olup içlerinde hiç Ensarlı yoktu. Ubeyde b. el-Haris ile Müşrikler, "Ahyâ" adlı suyun başında el-Mirra tepesi başında karşılaştılar. Aralarında ok atışması oldu Müşriklerin başında Ebû Süfyan b. Harb var idi. Allah yolunda ük ok atan kişi Sa'd b. Mâlik idi. Sonra insanlar birbirine doğ^ ru saldırmaya geçtiler. O gün Müslümanlara saldıran Mikdad b. el-Esved ile Utbe b. Gazvân idi.

Otuz süvari komutanı olarak Hamza b. Abdi'l muttalip deniz sahili­ne doğru yola çıktı. Üç yüz kişilik topluluğu ile Ebû Cehl b. Hişâm onlara rast geldi. İki gurubun birbirine girmesini Mecdî b. Amr el-Cühenî önledi. Mecdî her iki tarafında anlaşmalısı idi. Hz. Hamza böylece geri döndü, aralarında harb olmadı.

Alimler Hamza ile Ubeyde'ye verilen sancak hususunda ihtilaf etti­ler. Bir kısmı Hamza'nın sancağı Ubeyde'ninkinden önce idi derken bir kısım âlimlerde Ubeyde'nin sancağı Hamza'nın sancağından önce verildi görüşünü öne sürdüler. Bu çelişkinin sebebi, Efendimiz (s.a.v.)'in bu her iki gurubu beraber uğurlaması idi. İşte bu husus in­sanların konuyu karıştırmasına sebeb oldu.

Sonra Allah Rasûlü, Kureyş'i kasdederek Rabîü'l evvel ayında gaz­veye çıkıp, "Radvâ" tarafında (Yanbu yakınındaki) Büvât dağına ka­dar geldi isede, hiç bir çarpışma olmadan geri döndü.

Rabû'I evvel ayının kalanını ve Cemadiyel Ulanın bir kısmını Me­dine'de geçirip, Kureyş'e saldırmak için yeniden gazveye çıktı. Dînar bin Neccar oğullarına giden dağ yoluna saparak Yanbu' vadisindeki el-Uşeyre'ye indi ve Cemâdiye'l Ulanın geri kalanını ve Cemadiyel âhira ayının bir kaç gecesini orda geçirip Müdlic oğullan ve onların anlaşmalısı olan Damra oğullarından bir kısmıyla anlaşma yaptı.

İbni İshâk derki: Bana Yezid b. Muhammed b. Haysem, Muhammed b. Ka'b el - Kurazîden şöyle nakletti; " Bana baban Muhammed b. Haysem el - Muharibi Ammâr b. Yâsir ( r. a.)' in şöyle dediğini haber verdi.

- Yanbu vadisindeki "el-Uşeyra" seferinde ben ve A!i b. Ebî Talip yol arkadaşlığı yaptık. Allah Rasûlü oraya inince orada bir ay kadar ikâmet edip, Mûdlic oğullarıyla bunların Damra oğullarından anlaş­malıları olanlarla sulh yapıp anlaştı. Ali b. Ebî Tâlib bana: " Ne dersin ey Ebâ'l Yakazân ! -Müdlic oğullarından kuyularında çalışmakta olan­ları kastederek- şu adamların yanma gidip, nasıl çalıştıklarına bir ba­kalım mı ? dedi. Böylece onlara gittik, bir sasat kadar onları seyrettik. Sonra uykumuz geldi. Oradaki küçük bir hurma ağacının altındaki yumuşak toprağa yönelip geldik ve orada uyuduk. Vallahi bizi ancak Allah Rasûlü ayağıyla dürterek uyandırdı. Oturumumuza geldik ki, bu yumuşak toz her tarafımıza belenmiş. İşte o gün Allah Rasûlü (s.a.v.) efendimiz üzerindeki toprak yüzünden Ali (r. a.) "Ey Ebâ Türâb" (Tozlu) buyurmuştu.[629]

Orada Allah Rasûlü bizim başımıza gelecek şeyleri de haber verip:

"Sîze insanların en şakisi iki adamı haber vereyim mi?" buyurdu. "Evet, yâ Rasûlellah" dedik. O da:   

"İşte bu iki eşkiya Allah'ın mucize devesini kesen Semûd kav­minin Ühaymır'ı ile, -Allah Rasûlü elini Ali (r.a.)'nin başına koya­rak- Yâ Ali! Senin şurana -kılıçla- vurarak -sonra elini Ali'nin sakalına koyarak- şuradan akan kan ile şurayı kana boyayan kimselerdir" buyurdu.[630]

İbni İshâk derki:

- El-Üşeyre dönüşü Allah Rasûîü (s.a.v.), Medine'de on gün eğleş-memişti ki Kürz b. Câbir el-Fihrî, Medîne otlağına saldılar. Efendimiz (s.a.v.) derhal onu yakalamk üzere harekete geçip Bedir taraflarında bulunan Sefevân vadisine kadar geldi. İşte ilk Bedir gazvesi budur. Kürz daha evvel kaçtığı için Efendimiz ona yetişemedi. Böylece Medineye dönen Rasûlüllah (s.a.v.) Cemâdiye'l âhir, Receb ve Şa'ban aylarını Medine'de geçirdi. İşte bu esnada Sa'd'ı (r.a.) sekiz müfreze­nin başında sefere göndermiş, oda hiçbir çarpışma olmadan geri dön­müş idi.[631]

Mücâlid, Ziyâd b. Alâka aracılığıyla Sa'd b./Ebî Vakkas (r.a.)'ın şöyle dediğini anlatıyor:

- Peygamber (s.a.v.) Medine'ye hicret ettikten sonra bizi sayısı yüz kişiye ulaşmayan bir müfreze olarak sefere göndermiş ve bize Kinâne veya Cüheyne oğullarından bir kabileye saldırmamızı emretmiş idi. Bizde onlara saldırdık. Sayıları pek çok idi. Bizde Cüheyne kabilesine iltica ettik ve kılıçlarımızı çektik. Bize "niçin Haram ayda bizimle savaşıyorsunuz?"   dediler.    "Biz   bu   haram   ayda   bizi   Allah'ın

Harem'inden çıkaranlarla harbediyoruz" dedik. O zaman harp ganime­ti "kim bir şeyi ele geçirirse ona sahib olur" şeklinde idi. İçimizden bir kısmı; "Kureyşten başka kabilelere gidip, mallarına el koyup onu ala­lım" demişlersede bir kısmı, "hayıf, yerimizde kalacağız" dediler.

Ben de o sırada arkadaşlarımdan bir gurup içinde idim. "Nebî (s.a.v.)'e gidip haber verelim" deyip Efendimize doğru yola çıktık. Efendimiz bizi görünce yüzü öfkeden kıpkırmızı olarak kalkıp:

"Siz yanımdan toplu olarak yola çıkıp param parça olarak geri döndünüz. Sizden evvelki toplulukları helak eden şey en hayırlınız olmayan, ama açlık ve susuzluğu karşı en sabırlınız olan birini yollayacağım" buyurup başımıza Abdullah b. Cahş'ı (r.a.) ta'yin etti. Bu zat Efendimizin İslâmî dönemde tayin ettiği ilk askerî emir ol­muştu.[632]

Kutbe b. Malik'in rivayetinde:

Yine Sa'd b. Ebî Vakkâs anlatıyor: Rasûlüllah (s.a.v.) Medine'ye geldiğinde... diyerek aynen üst haberi verir. Ancak burada "harp ga­nimeti" bahsini anlatmayıp sonunu şöyle bitirir: "Bir takım kimseler Nebî (s.a.v.)'in yanına geldi. Ben de bizden bir gurup ile Kureyş ker­vanım yakalayabilmek için gözetlemede kaldık.[633]

Hz. Hamza ile aynı kabre gömüldü. Annesi Abdü'l Muttalib'in kızı Ümeyme dirki Efendimi­zin Halası idi.

Vakidî derki: Rasûlüllah (s.a.v.)'in ilk bağladığı sancak Hz. Hamza b. Abdi'l muttalib için olmuştu. Peygamberin Medineye gelişinin ye­dinci ayı başlarında bir Ramazan ayında Kureyş kervanını ele geçir­mek için sefer edilmişti.[634]

Zeyd b. Harise ile Ebû Râfî'yi de eşi Şevde bin Zem'a ile kızlarını alıp getirmek için Mekke'ye yolladı. Bu hicretin ilk yılında idi.

Vakidî derki: Rasûlü-Ekrem'in Sa'd b. Ebî Vakkas için akdettiği sancak olayı hicretinin dokuzuncu ayında Zilkade ayında vuku bul­muştu. Rasûlüllah (s.a.v.) hicretinin ikinci yılında ashabından seksen kişinin başında Kureyş kervanım ele geçirmek için Radvâ denen yere sefer etmişti ki bu Kureyş kervanına Ümeyye b. Halef reislik ediyor­du.

Medine idaresine de Sa'd b. Muâz (r.a.) vekil etti. O gün Rasûlüllah'ın Sancağını Sa'd b. Ebî Vakkas taşıyordu. Herhangi bir çarpışma olmadan Medineye geri döndü.

Yine Vakidî'nin deyişine göre Rasûlüllah (s.a.v.) ilk Bedir seferini hicretin ikinci yılında yapmıştır. Medine otlağı koruluk idi. Oradaki...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi
« Posted on: 04 Nisan 2020, 11:27:01 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi rüya tabiri,Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi mekke canlı, Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi kabe canlı yayın, Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi Üç boyutlu kuran oku Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi kuran ı kerim, Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi peygamber kıssaları,Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferi ilitam ders soruları, Ubeyde B. El Hâris in Râbığ seferiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &