ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > İbnü Nübeyh in öldürülüşü
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İbnü Nübeyh in öldürülüşü  (Okunma Sayısı 771 defa)
19 Nisan 2011, 13:41:54
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 19 Nisan 2011, 13:41:54 »




İbnü Nübeyh'in Öldürülüşü


 

İbnü Lehîa derki: Bize Esved, Urve'nin şöyle dediğini nakletti: - Rasûlüllah (s.a.v.) efendimiz, Abdullah b. Üveys es-Selemî'yi, Halid b. Süfyan b. Nübeyh el-Hüzelî  el-Lihyâniyi  Mekke'deki (Arafattaki) Ürene vadisine geldiğinde öldürmesi için yolladı.[642]

Muhammed b. Seleme, İbni İshâk'dan naklediyor: Bana Muhammed b. Ca'fer b. Zübeyr. Abdullah b. Abdillah b. Üneys aracı­lığıyla babası Abdullah b. Üneys'in şöyle anlattığını haber verdi:

-  Rasûlüllah (s.a.v.) beni çağırdı ve: "Bana ulaştığına göre Süfyan b. Nübeyh el-Hüzelî'nin oğlu Hâlid benimle savaşmak için Nahle ya da Urene'de adam topluyormuş. Git ve onu öldür" buyurdu. Ben, "Yâ Rasûlellah! Onu tamyabilmem için şeklini bir tarif etsen" dedim. E-fendimiz de:

-   Onu gördüğünde sana şeytanı hatırlatacak. Seninle onun ara­sındaki alamet de, senin onu görünce tüylerin ürpermesi olacak, bu­yurdu.

Hemen kılıcımı kuşanıp yola çıktım. Gide gide bir gün ikindi vakti onun yanına vardığımda o hanımları arasında onlara kalacak yer hazır­lıyordu. Onu görür görmez Rasûlüllah'ın bana bildirdiği gibi tüylerim ürperdi. Ona doğru yöneldim ama, aramızda meydana gelebilecek olan bir uğraşının beni namazdan alakoyacağından korktum ve ona doğru giderken başımla ima ile namazı kıldım.

Yanına varınca bana, "bu adam kim?" dedi. Ben ona, "Araplardan biri, senin namını ve şu -Peygamberlik iddia eden- adama karşı asker topladığını duydum da, bunun için sana geldi" dedim. Bana; "Evet, işte biz bu işle meşgulüz" dedi. Ben onunla beraber yürümeye başla­dım. Elime ilk imkan geçer geçmez üzerine kılıçla saldırarak onu öl­dürdüm. Hanımlarını onun üzerine kapanıp ağlaşır bir halde ben onu bırakıp yola çıktım. Medine'de Rasûlüllah (s.a.v.)'ın yanma gelince: "Şeref kurtuldu!" buyurdu. Ben de, "Onu öldürdüm. Yâ Rasûlellah!" dedim. Efendimiz de: "doğru söyledin" buyurdu.

Sonra beni kaldırıp evine götürdü ve bir baston verip: "Yâ Abdul­lah b. Üveys bu asayı yanında muhafaza et" buyurdu. Bende oradan asa ile ashabın yanma çıktım. Bana:

- Bu âsâ ne? diye sordular. Bende:

- Bana onu Rasûlüllah verdi ve yanımda muhafaza etmemi emretti, dedim.

-  "Tekrar girip Rasûlüllah'a niye böyle olduğunu sorsan olmazını, dediler. Bende girip Efendimize, "Yâ Rasûleliah! Bu âsâ'yı bana niye verdin?" diye sorunca Nebî (s.a.v.):

"Kıyamet günü be­nimle senin aranda bir alâmet olsun diye. Zîra o gün insanların en azı asa'ya dayananlar olacaktır" buyurdu.

Muhammed b. Ca'fer derki: Abdullah b. Üveys bu âsâ'yı kılıcıyla beraber bağladı. Ölünceye kadar beraber taşıdı. Öleceğinde vasiyet etti de kefeninin yanma ilave edilip birlikte defnedildiler.[643]

Aynı haberi Abdü'l Vâris b. Saîd'de İbni İshâk'dan rivayet eder ve bu adamın adım "Halid b. Süfyan el-Hüzeli" olarak nakleder.[644]

Musa b. Ukbe'de (senetsiz olarak): Rasûlüllah (s.a.v.), Abdullah b. Üveys es-Stilemî'yi, Süfyan b, Abdullah b. Nübeyh el-Hüzelî' el-Lihyânî'ye yolladı. [O sırada bu adam Mekke'nin arkasındaki veya Arafattaki Urene'de idi. Etrafında Rasûlüilahla savaşmak için insanları toplamıştı. Rasûlüllah, onu öldürmesini emretti.

Abdullah, Efendimizden adamın tarifini aldı "ben hiç kimseden korkmam" deyip yola çıktı, kendini Huzâa'h gösterip Süfyan'a ulaştı.

O etrafındaki karışık gurupla yürüyordu. Onu görünce bir ürperti ge­çirip, "Allah Rasûlü doğru söylemiştir" dedi. Gizlendi, insanlar uyu­yunca onu gafil avlayıp öldürdü.[645]


Benî Mustaliq Seferi

 

Buna Müraysî1 Seferi de denir.

İbni İshâk derki: Rasûlüllah (s.a.v.), Bu seferi Huzâ'a kabilesinin bir boyu olan Mustalıkoğuüarma karşı hicri altıncı yılın Şa'ban ayında yapmıştır.[646]

Nitekim yine İbni İshâk, [Muhammed b. Yahya b. Habbân, Asım b. Ömer b. Katâde ve Abdullah b. Ebî Bekr'den yaptığı ve birbirini ta­mamlayan haberlerde, yine hicri altıncı yılda] demektedir.[647]

İbnü Şihâb-ı Zührî ile Urve ise bu seferin, hicrî beşinci yılda ya­pıldığını söylerler.[648]

Katade'nin bu görüşte yani beşinci yılda yapıldığına kail olduğu ri­vayet ediliyor.[649]

Vakıdî'de bu görüşe katıldığını şöyle açıklamaktadır:

- Müraysî' gazvesi beşinci yılda gerçekleşmiştir. Rasûlüllah (s.a.v.) hicrî beşinci yılın Şa'ban ayının ikinci günü olan Pazartesi günü ger­çekleştirmiştir.[650]

Derim ki: İFK. hadisesi de bu sefer esnasında oldu. Bu hadise'den daha Önce hicrî beşinci yıl olayları anlatılırken bahsedilmiştir ki, doğ­ru olanı da beşinci yılda olduğudur.[651]

 


[642] Beyhakî 4/40; İbni Hişâm 4/237.

[643] İbni Hişâm Sîre 4/297; tbni Su'd 2/50; Vakidî Megazî 2/531; Beyhakî Delâil 4/42; Müsned 3/496.

[644] Müsned 3/496; Beyhakî 4/43; Ebû Davud da bunu Ebû Ma'mer aracılığıyla Abdü'l-Vâris'den nakleder.

[645] Beylıakî Delâil 4/41; İbni Sa'd Tabakat 2/50; Vakidî Meğazi 2/531, 533. Parantez arası Beyhaki rivayetidir. Zehebî orayı atlamış. Vakîdî bu hadiseyi İsmail b. Abdullah b. Cübeyr aracılığıyla Musa b. Cübeyr'den daha tafsilatlı olarak anlatır. îbni Sa'd da isim vermeden aynı kıssayı kısaltarak nakleder. Orada Abdullah'ın kaçıp bir mağaraya sığınışı, mağaranın kapısına örümceğin ağ örüşü ve bu olayın hicretten 54 ay sonra Muharrem a-yında olduğuna yer verir. Allah daha iyi bilir.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/493-496

[646] İbni Hişâm 4/6; Beyhakî Delâil 4/46.

[647] Beyhakî Delâil 4/46; îbni Hişâm 4/7.

[648] Urve'nin rivayeti Beyhakî Delâil 4/44; Mustalıkoğulları ve Lihyanoğulllan seferi beşinci yılın Şa'ban ayında idi" şeklindedir. Bu aynı zamanda Taberî ve Halife b. Hayyat'ında gö­rüşüdür. Zührî'nin rivayetini yine Beyhakî Delâil 4/45'te Musa b. Ukbe -Zührî isnadıyla "Sonra Rasûlüllah beşinci yılda Mustalık oğulları ve Lihyaıı oğullarıyla savaştı" diye nak­leder.

[649] Beyh. Delâil 4/45.

[650] Vakidî Meğazî 1/404; Beyhakî Vakidî'den naklen 4/45.

[651] Görüldüğü üzere bu hadisede ekseriyet 6. ve 5'ci yıl diyor. Buharî'de İbni Ukbe'den "hicrî dördüncü yılda oldu" diye de bir rivayet varsa da bu bir kalem hatası olsa gerek. Yine Buharîde İbni Ömer'in Benî Mustalıq seferine gitmesi beşinci yılı doğrular. Hem Hz. Âişe'ye yapılan İftira hususunda Sa'd b. Muaz ile Sad b. Ubâde'nin çekiştiği bir gerçektir. Eğer hicrî 6'cı yılın Şa'ban ayında olsaydı Sa'd b. Muâz'tn adı geçemezdi zîra o Beni Kureyza gazvesini takİb eden günlerde vefat etmişti. O da hicri beşinci yılda idi.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/497-498

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İbnü Nübeyh in öldürülüşü
« Posted on: 30 Mart 2020, 12:08:56 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İbnü Nübeyh in öldürülüşü rüya tabiri,İbnü Nübeyh in öldürülüşü mekke canlı, İbnü Nübeyh in öldürülüşü kabe canlı yayın, İbnü Nübeyh in öldürülüşü Üç boyutlu kuran oku İbnü Nübeyh in öldürülüşü kuran ı kerim, İbnü Nübeyh in öldürülüşü peygamber kıssaları,İbnü Nübeyh in öldürülüşü ilitam ders soruları, İbnü Nübeyh in öldürülüşüönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &