ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Hz. Ömer in şehit edilişi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Ömer in şehit edilişi  (Okunma Sayısı 29684 defa)
13 Nisan 2011, 14:34:26
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 13 Nisan 2011, 14:34:26 »



Hz. Ömer'in Şehit Edilişi




Said b. Müseyyeb anlatıyor: Hz. Ömer (son haccmda) Mina'dan ay­rıldıktan sonra Mekke'deki EI-Ebtah denen yerde devesini çökertip oradaki çakılları toplayıp istif yaptı, sonra sırtını yaslayıp ellerini se­maya kaldırarak "Allah'ım yaşım ilerledi, gözüm azaldı, tebaam yer­yüzüne dağıldı. Daha fazla yoyulmadan, terk edilmeden beni huzuruna al!" diye dua etmişti. Daha Zilhicce ayı çıkmamıştı ki vurularak şehit oldu.[945]

Ebu Salih es-Semmân anlatıyor: Ka'bu'l-Ahbar, Hz. Ömer'e: Ben seni Tevratta "şehid olarak öldürülecek" şeklinde buluyorum, dedi. Ömer (r.a.)da: Ben Arap yarımadasında oturuyorum -savaş olan yer­lerde değil- bana şehitlik nereden nasib olacak, dedi.[946]

Eşlem de, Ömer'in: "Allah'ım bana senin yolunda şehitlik ver, ölü­mümü Peygamberinin beldesinde nasib et."dediğini, Bu haberi Buhari nakleder.[947]

Ma'dân b. Ebu Talha el-Ya'murî der ki: Hz. Ömer Cuma günü hut­beye çıktı. Peygamber (s.a.v.)'i ve Ebu Bekr'i andı sonra da: Rüyamda sanki bir horozun beni bir ya da iki defa gagaladığını görür gibi ol­dum. Ben bu rüyayı ecelimin geldiğine yorumluyorum. Bir kısım in­sanlar benden yerime halife atamamı istiyorlar. Allah dinini ve hilafe­tini zayi edecek değildir. Eğer bana ölüm acele gelecek olursa hilafet işi, şu Peygamberin ölürken kendilerinden razı olduğu altı kişilik gru­bun şûra yapmasıyla belirlenecek. (Ben kesinlikle biliyorum ki, ben­den sonra bazı kimseler bu işe karşı geleceklerdir. Ben onları şu elimle İslâm üzerine dövmüştüm. Eğer böyle yaparlarsa bunlar Allah düş­manı sapıklardır. Sonra ben. bana göre Kelâle (çocuğu babası olmayan kimsenin ölümündeki mirashk)'den daha önemli bir mesele bırakma­dım. Bu konuda hiçbir meselede, bununla kadar ısrarla Peygambere gidip gelmedim. Hatta Peygamber parmağım karnıma dürtüp: "Sana Nisa süresindeki son ayetler yeter." buyurdu. Yaşarsam bu konudaki hükmü öyle bir belirleyeceğim ki, Kuran'ı okuyan da okuyamayan da onunla hüküm verebilecek. Sonra Hz. Ömer şöyle devam etti: "Al­lah'ım şehirlerdeki valilerine seni şahit tutarım. Zira ben onları bu gö­reve sadece, insanlara dinlerini, Peygamberin sünnetini öğretip, halka adaletle davranıp, ganimeti aralarında pay etsinler, kendilerine zor gelen işleri bana havale etsinler, diye getirdim.)[948]

Zühri der ki: Hz. Ömer müşrik esirlerinden buluğ çağına gelenlerin Medine'ye girmesine izin vermezdi. Bu iş ta Muğira b. Şu'be'nin Küfe valisi iken Hz. Ömer'e bir mektup yazarak onda birçok sanatı bulunan bir köleyi anlatarak Medine'ye girmesi için izin isteyinceye kadar sürdü. Muğira mektupta "Bu gençte çok işler var ki, insanlar bundan çok yararlanır. Zira o demircidir, süslemecidir, oymacıdır ve maran­gozdur." diyordu. Hz. Ömer de izin verip göndermesini istedi. Muğira b. Şu'be ona her ay yüz dirhem vergi vermesi şartını koymuştu. Medi­ne'de Hz. Ömer'e bu haracın ağırlığını şikayete geldi. (Hz. Ömer ona ne iş yaptığını sorup o da sanatlarını söyleyince) işine göre bu vergi çok değil", deyince, öfkeyle homurdanarak geri döndü.

Bir kaç gün sonra köle yine uğradı. Hz. Ömer onu yanına çağırıp, senin "Ben dilesem, yel ile dönen bir değirmen bile yaparım", dediğini duymadım mı? deyince köle asık bir suratla Ömer'e bakıp "Ben sana öyle bir değirmen yapacağım ki hep insanlar onu konuşacak." dedi. Köle gidince Ömer yanındakilere: "Az önce köle beni tehdit etti!" dedi. Bir kaç gün sonra bu Ebu Lü'lü denen köle kabzası ortada, iki uçlu bir hançeri kuşandı. Sonra seher vakti mescidin bir köşesinde gizlendi.[949]

Amr b. Meymun el-Evdî anlatıyor: Bu Ebu Lü'lü denen kişi Muğİra b. Şu'benin kölesi olup, yanında taşıdığı iki uçlu bir hançerle Hz. Ömer'i yaralayıp, onunla beraber namaza gelen on İki kişiyi daha ya­ralamıştı. Onların altısı bu yaradan öldüler. Irak halkından biri, kaç­maya çalışan katilin üzerine bir bornuz attı. Etrafı sarıldığını gören köle kendini de öldürdü.[950]

Abdullah b. Zübeyr'in torunu Âmir, babası Abdullah'tan rivayet ediyor: Ömer bana dayanarak çarşıdan gelmişti. Ebu Lü'lü'e yanımıza uğradı. Ömer'e öyle çirkin bir bakışla baktı ki, eğer ben orada olma­sam ona saldıracak sandım. Daha sonra şafak vakti mescide geldim. Ben uykuyla uyanıklık arası bir haldeyken bir de Ömer'in "Köpek! Beni öldürdü." dediğini duydum. İnsanlar bir müddet dalgalanıp dur­dular. Daha sonra bir de Abdurrahman b. Avf in sabah namazmdaki okuyuşunu duyduk. [951]

Sabit el-Bünanî anlatıyor: Ebu Rafı der ki: Ebu Lü'lü'e denen köle Muğira'nın kölesi olup değirmen yapardı. Muğira ondan her gün dört dirhem elde ediyordu. Köle Hz. Ömer'e rastladı ve: "Ya Emira'l-Mu'minin, Muğira bana çok ağır vergi koydu, onunla konuşsan!" dedi. Hz. Ömer'in niyeti konuyu Muğira ile konuşmak idi. Ona "Sen Efen­dine iyi davran!" dedi. Köle öfkelendi ve "Adaleti benden hariç bütün insanlara yetiyor" deyip, içinden Hz. Ömer'i öldürmeye karar verip bir hançer satın alarak onu bileğledi ve zehir içirdi. Ömer tekbir almadan önce cemaata "saflarınızı düzeltin" diyordu. Ebu Lü'lü'e gelip safta tam karşısına durdu ve hançeri hem omuzuna hem de böğrüne sapladı.

Ömer (r.a.) yere yığıldı. Adam Ömer'in yanındakilerden on üç kişiyi daha bıçakladı. Onların altısı öldü. Ömer hemen ailesinin yanına götü­rüldü, neredeyse gün doğacaktı. Sabah namazını iki kısa sûre ile Abdurrahman b. Avf (r.a.) kıldırdı. Hz. Ömer'e hurma şerbeti getirip içirdiler. Onu içti. Nebiz onun yarasından dışarı çıktı ama tam anlaşı lamadı. Sonra süt içirdiler. O da yaradan çıktı. Kendisine "Yaran o ka­dar kötü değil" dediler. Hz. Ömer de: "Eğer katil de bir sakınca varsa işte ben öldürüldüm." dedi. Etrafındakiler ona övgüler yapmaya baş­layıp: "Sen şöyle idin, sen böyle idin!" dediler. Bunun üzerine o da: "Ama vallah ben bu işten ne lehime ne aleyhime, bana yetecek kadar kurtulabilmeyi ne kadar isterdim. Zira Rasulullah'ın sohbeti benim için daha selametliydi." dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Abbas da onu överek "Sen vallahi bu işten sadece kendine yetecek kadar çıkma­yacaksın sen Peygambere en iyi arkadaşlık yapıp şu şu işleri yaptın. O senden razı olarak öldü. Sonra Ebu Bekr'le arkadaşlığı aynen öyle sür­dürdün. Sonra bu işi omuzladın öyle güzel şeyler yaptın ki...." diye konuştu. Hz. Ömer onun bu sözleriyle biraz rahatladı da "Bir daha tek­rar et!" dedi. Sonra Ömer (r.a.):

-Yeryüzünün her tarafı benim için altın olsaydı kıyamet gününün (herkesin seyrettiği) o dehşetli görünümünden kurtulmak için onu kurtuluş fidyesi olarak verirdim. Neyse ben hilafet işini, şu Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Abdurrahman ve Sa'd'a havale ettim danışacaklar. Sonra Suheybe insanlara namaz kıldırmasını emretti. Bu altı danış­mana da üç gün süre verdi.[952]

Amr b. Meymun Ömer (r.a.)'tan nakleder: (Hz. Ömer'i ilk ziyarete gelen İbni Abbas olmuştu. Ona: "Git de, bana kimin hançer vurdu­ğunu bir öğren gel!" dedi. O da gidip bunu tesbit ederek geriye geldi ve Muğira'nın sanatkar kölesi." dedi. Hz. Ömer "Allah onu kahretsin ona ne olmuş, oysa ben onun işine yarayacak olan iyiliği emretmiş­tim." deyip sonra da) "Benim ölümümü müslüman olduğunu iddia eden birinin eline vermeyen Allah'a hamd olsun." dedi. Sonra Abdul­lah b. Abbas'a "Sen ve baban Abbas bu acem kafirlerinin Medine'de çoğalmasını çok istiyordunuz." dedi. (Abbas içlerinde bunlara en yu­muşak davrananı idi.) Sonra öleceğini anlayınca "Ya Abdullah! Bak bakayım ne kadar borcum var?" dedi. Hesaplanınca seksen altı bin dirhem olduğu anlaşıldı. "Eğer Ömer'in malı yeterse borcu bu maldan kapat. Yetmezse Adiy oğullarından iste. Yine yetmezse Kureyş'ten olanlardan iste. Ama başkalarına gitme, sonra Hz. Aişe'ye var ve "Ömer iki dostuyla beraber defnedilmek için senden izin istiyor!" de" dedi. Abdullah ona vardı ve "Ömer'in sana selamı var...." diye izin is­tedi. Hz. Aişe "Ben o yeri kendim için istiyordum. Ama artık bugün onu kendime tercih ediyorum." dedi. Abdullah gelip "sana izin verdi" dedi. Ömer de Allah'a hamdu sena etti.

(Sonra kızı Ümmu'l-mü1 minin Hafsa (r.a.) geldi. Kadınlar çevre­sinde ona sütre oluyorlardı. Biz onu görünce Ömer'in yanından ayrıl­dık. Hafsa bir süre yanında kaldı. Sonra adamlar giriş izni istediler de Hafsa öte odaya girdi, sonra ağlayışını duyduk.)[953]

Hz. Ömer'e: Ya Emira'l-Mu'minin bize tavsiyeni yap ve halifeyi ta­yin et!" denildi. O da: "Ben bu işe adam tayin etmeye Rasulullah'ın kendilerinden razı olarak öldüğü şu gruptan daha hak sahibi birini gö­remiyorum." deyip, Ali, Talha, Osman, Zübeyr, Abdurrahman ve Sa'd adını saydı. Abdullah b. Ömer de onlara şahid sıfatıyla katılacak ama bu işte onun hiçbir yetkisi olmayacak. Sanki taziyeci gibi orda olacak. Eğer başkanlık Sa'd'a verilirse ne alâ, o öyle olur. Yoksa içlerinden hangisi seçilirse, ona yardım edilsin. Zira artık ben onu acizlikten ya da hainlikten dolayı görevden azledemem." dedi.

Sonra Ömer (r.a.): Benden sonra halife olacaklara: "Allah'tan korkmalarını, muhacirlere Ensarın hak ve hürmetlerine riayeti, diğer şehir halklarına hayırla davranmalarını tavsiye ederim. Zira onlar İs­lâm destekçileri, verginin tahsildarları, düşmana yönelen öfkedir. Arapların aslı olan bedevilere de iyi davranın, zira onlar İslâm'ın ilk maddesidir. Mallarının fazlalarından alınıp yine onların fakirlerine ve­rin. Allah ve Rasulünün zimmetinde bulunan, içinizdeki gayri müslim zimmilere verdiğiniz sözünüzü tutun. Hududlarından ötedeki düş­manlarıyla savaşın. Zimmilere güçlerinin üstünde vergi teklifinde bu­lunmayın." derim, dedi.

Hz. Ömer ölünce cenazesini çıkarıp yürümeye başladık. Hz. Aişe'nin hücresine gelince Abdullah b. Ömer, Hz. Aişe'ye selam verdi ve "Ömer müsaade istiyor! dedi. Aişe de: "İçeriye alın!" deyince ce­naze içeri alınıp iki dostuyla beraber gömüldü.

Defin tamamlanınca döndüler. Ş...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Ömer in şehit edilişi
« Posted on: 06 Nisan 2020, 02:16:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Ömer in şehit edilişi rüya tabiri,Hz. Ömer in şehit edilişi mekke canlı, Hz. Ömer in şehit edilişi kabe canlı yayın, Hz. Ömer in şehit edilişi Üç boyutlu kuran oku Hz. Ömer in şehit edilişi kuran ı kerim, Hz. Ömer in şehit edilişi peygamber kıssaları,Hz. Ömer in şehit edilişi ilitam ders soruları, Hz. Ömer in şehit edilişiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &