ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > El Esvedül Ansi kıssası
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: El Esvedül Ansi kıssası  (Okunma Sayısı 2740 defa)
16 Nisan 2011, 17:29:52
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 16 Nisan 2011, 17:29:52 »



El-Esved’ül-Ansi* Kıssası


Yusuf b. Ömer et-Teymi der ki: Bize Müstenir b. Yezd el-Nahi. Urve b. Gaziyye, Dahhak b. Firuz ed-Deylemi isnadı ile babası Firuz'un şöyle dediğini rivayet etti:

-İslâm dininde meydana gelen ilk dinden dönme olayı, Rasulullah (s.a.v.) zamanında El-Esved lakablı Abhele b. Ka'b'm eliyle Mezhıc'lilerin genelinde meydana gelmiştir. Hadise Veda haccmdan sonra ortaya çıktı. Kendisi bir nevi sihirbazlık olan gözbağlayıcılık yapan biri olup etrafına şaşılacak şeyler gösterir, insanlardan kendini dinleyenlerin kalbini kendine bağlardı. (Bu herif Kehfı-Habban denen yerden oraya çıkıp Mezhıc'lilerle yazışıp Necran'lılarla anlaştı. Hepsi oraya saldırıp Amr b. Hazm ile Halid b. Said'i oradan çıkardı. Kays b. Abdi Yeğus da Murad şehrindeki Ferve'ye saldırıp onu oradan sürdü.) o ve Mezhic, Necrandaki mıntıkalara saldırıp tâ San'aya kadar olan yerleri ele geçirdi. Oradaki müslümanlardaıı müslümanlığı tam öğre­nenler kaçıp Ferve b. Müseyk'e katıldı. Esved, Peygamber (s.a.v.) ile yazışamadı. Çünkü beraberinde onu harbe teşvik edebilecek kimse yoktu. Böylece Yemen mülkü onun elinde kaldı.[22]

Seyf, Sehl b. Yusuf, babası isnadıyla Ubeyd b. Sahr'ın şöyle dedi­ğini anlatır:

-Biz (Yemendeki) Cened denen yerde bulunduğumuz ve onlara la­yık olan şekilde yerleştirip, onlarla aramızda bir anlaşma metni yaptı­ğımız zaman bir de ne görelim bu El-Esved denen adamdan bize: "Bi­zim topraklarımızdan aldıklarınızı bize bırakın, topladıklarınızı bize verin, zira biz ona daha layığız, siz de ne hal üzere iseniz öyle kalın." diyen bir mektup geldi. Biz nasıl bir tavır alacağımızı düşünüp ordu­muzu toplarken bize: "İşte bu el-Esved, Şeûb kalesine!gelmiş." de­nildi. Şehr b. Bâzâm da ona doğru hareket etmiş. Daha sorira bize onun, Şehr b. Bâzam'ı. öldürüp, Yemendeki İranlıları bozguna uğrat­tığı yirmi küsur gün sonra da San'a'yı ele geçirdiği haberi geldi. Muaz (r.a.) da oradan kaçarak yola çıktı ve Me'rab denen yerde Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.) ile karşılaştı, ikisi birleşip Hadramut'a saldırdılar.

Bu El-Esved denen herif Bahrayn ve diğer çevredeki Taife bağlı olan yerleri ele geçirdi. Yangının dağıldığı gibi etrafa yayılmaya baş­ladı. Şehr b. Bâzan ile karşılaştığı zaman beraberinde yedi yüz süvari vardı. Kays b. Abdi Yeğus. Yezid b. Mah'zum falan ve falanca onun komutanları idi. Böylece idaresi iyice güçlenip Yemen'in ekserisini ele geçirdi. Onun Mezhic kabilesindeki halifesi Amr b. Ma'di-kerib idi. Ordusunun işini Kays b. Abdi Yeğus'a bıraktı. Yemendeki İranlı­ları da Firuz ed-Deylemi ile Dâzeveyh denen kişiye bıraktı. El-Esved orada güçlenince, bu düşmanlarını önemsemeyip Şehr b. Bâzan'ın ka­rısı ile evlendi. Bu kadın Firuz ed-Deylemi'nin amca kızı idi.

Biz bu minvalde, El-Esved'in bize saldıracağından emin olmayan bir halde (güvensiz bir halde) Hadramut'ta günlerimizi geçirirken Muaz b. Cebel (r.a.) Sekûn kabilesinde evlenmiş idi ki, o sırada bize Rasulullah (s.a.v.)'in "muhtevası bize El-Esved ile mücadele ve onu yenmeyi emreden" mektubu ulaştı. Muaz hemen harekete geçti. Biz o zaman gücümüzü anlayıp zafere ereceğimize inandık.[23]

Seyf b. Ömer der ki: Bize El-Müstenir, Urve b. Gaziyye, Dahhak b. Fîrûz'dan, Es-Serri ise Ceşniş b. Ed-Deylemi'den şöyle dediğini an­latır:

-Veber b. Yuhannis bize Rasulullah (s.a.v.)'in mektubunu getirdi. Mektupta bize Esved'e karşı harekete geçmemiz emrediliyordu. Biz bunu çok zor bir iş olarak görüyorduk. Bu arada El-Esved'in, kendi komutam olan Kays b. Abdi Yeğus'a karşı güveni kaçmıştı. Biz de Kays'a bu durumu haber verip Peygamber (s.a.v.)'in tebliğini de ulaş­tırdık. Sanki biz ona gökten gelmiş bir imdad gibi olduk, o hemen bize müsbet cevap verdi. Veber b. Yuhannes geldi ve biz insanlarla sulh anlaşması yapıp onları hakka çağırdık. Fakat bu durumu, El-Esved'in şeytanı, Esved'e haber vermiş o da Kays'ı yanma çağırarak ona: "Melek ne diyor biliyor musun? Diyor ki, Kays'a gidip ona ikramda bulundum. Senin girecek her yerine girince senin meylin düşman tara­fına oluyormuş" dedi. Kays da yemin ederek kendini bu ithamdan sıyınp attı. El-Esved ona: "Sen Meleğin dediğini yalanlıyor musun? Halbuki o doğru söylemişti. Ama senin tevbe ettiğini anlıyorum." dedi.

Deylemi der ki: Sonra Kays bize geldi ve durumu bildirdi, biz de "nitekim biz de sakınıyoruz" dedik. El-Esved bize, "Ben sizi kavminiz üzerine şerif kılmadım mıydı? Sizin düşünceleriniz bana gelmedi mi, sanıyorsunuz?" diye haber saldı. Biz de: "Bu kere de bizi bağışla!" dedik. O: "Sakın sizden aleyhime bir haber bana ulaşmasın yoksa sizi gebertirim." Dedi. Böylece kurtulduk ama neredeyse öldürüleyazdık. O bizim tutumumuzdan şüpheye düşmüş idi. Biz Âmir b. Şehr, Zü'l Külâ ve Zû Zuleym'e yazıp, onlara hiç hareket etmemelerini bildirdik. Deylemi der ki:

-Ben Kays'ın hanımı Âzad'ın yanına varıp: "Amaca kızı! Şu koca-yın ne bela olduğunu sen de anladın, kocanı ve milletini öldürdü, ka­dınları rüsvay etti. Onun aleyhine destek imkanı var mı?" dedim. O da: "Allah bana ondan daha buğuzlu gelen birini yaratmadı, ne hak ta­nır ve haramdan sakıtındı." dedi.

Dışarı çıktığımda baktım ki Firuz ile Dâzeveyh'in beni beklediğini gördüm. Kays da geldi. Biz de zaten onu desteklemek istiyorduk. Oturmadan önce adamın biri Kays'a: "Kral seni çağırıyor!" dedi. O da on kişiyle beraber içeri girip denedi ama onu öldürmeye gücü yet­medi. El-Esved "Yâ Abhele adamlarla etrafımı sar da beni emniyete al. Ben sana doğruyu bildirdim, sen bana yalan bildirdin. Sen beni öl­dürmek istiyorsun!" dedi. O da: "Nasıl olur, sen Allah'ın elçisisin, is­tediğini emret. Korku ve dehşete gelince, ben onun içindeydim, beni ister öldür ister merhamet et." dedi. O da Kays'a acıyıp onu salıverdi. Kays yanımıza gelip: "Haydi yapacağınızı yapın." dedi.

El-Esved bir grup adamı içinde yanımıza geldi. Biz ona ayağa kalktık. Kapıda yüz inek ve sığır vardı. Onları kesti. Sonra da: "Yâ Firuz! Senden bana ulaşan şu şey gerçek mi? Ben seni katletmek arzu ediyorum." dedi. Firuz da: "Sen bizi seçip kendine akraba yaptın. Bizi İran neslinden üstün tuttun. Böylece hem dünya hem ahiretin anahtarı verilmiş oldu. Sakın sen, bizim aleyhimizde sana ulaşan bu tür haber­lere inanma!" dedi. Bunun üzerine El-Esved: "Buna yemin et." Deyip konuklar için deve, aile için de sığır kesilmesi emredildi. Sonra Esved'in hanımı ile biraraya gelindi. Kadın onlara: "O çok sıkı koru­nuyor. Muhafızlar sarayı kuşatmış durumda, sadece şu kapı hariç. Ona sadece buradan saldırın." deyip bize bir kandil hazırladı. Ben oradan çıktım. El-Esved beni sarayın dışında karşıladı ve: "Sen niye içeri girdin?" diyerek benim kafama bir darbe indirdi ve yere yuvarlandım. Bunun üzerine karısı bağırarak: "O benim amcam oğludur beni ziya­rete geldi." dedi. El-Esved ona: "Sus bire babasız kalasıca onu sana bağışladım." dedi.

Ben ayrılıp arkadaşlarımın yanına gelip: "kurtuldum" diyerek du­rumu anlattım. Ben bu hususu takib ederken bir de kadının elçisi bana gelip: "Seninle anlaştığımız sözü sakın terk etme." haberini getirdi. Biz Fîrûz'a: "Haydi kadına git ve işimizi garantiye al." Dedik. Bir gece gelip saraya girdik. Bir çanak altında bir kandil vardı. Hemen Fîrûz'un ardına sığındılar. O en cesurumuzdu. Evine yaklaştığımızda çok yüksek gürültüler geliyor. Baktık ki, kadın oturuyor. Fîrûz kapının başında durduğunda El-Esved şeytanını oturtup onunla konuşmaya başladı ve: "Benim seninle ne alıp veremediğim var ey Fîrûz!" dedi.

Bunu duyan Fîrûz, Esvedin geri gelip kendisini ve kadını mahvede­ceği korkusuna kapılıp hemen fırlayıp, ona tıpkı kızgın deve gibi sal­dırdı. El-Esved'i kafasından kavrayıp boynuna vurup öldürdü. Sonra gitmek üzere ayağa kalktığında kadın elbisesinden tutup: "Allah aşkına gitme." diye yalvardı, o da: "Onun öldürüldüğünü arkadaşlarına haber ver." dedi. O da bize geldi, hep beraber kalktık. Biz onun başını kesmek isteyince şeytan onu salladı da ceset titremeye başladı. Fîruz onu zapt edemeyince: "Şunun göksünün üzerine oturun!" dedi. İkisi üzerine çöktü, kadın da saçlarını tuttu. Biz acayip bir ses duyduk. Ben bir bezle ağzına gem vurdum, boğazına bıçak indi. Tam bir öküz gibi böğürdü. Kapı nöbetçisi gelip: "Bu ses ne, bu ses ne?" diye sorunca hanımı: "Peygamber!, Ona vahiy geliyor da!." dedi. O gece bu olayı adamlarımıza nasıl haber vereceğimizi konuştuk. Sonra aramızdaki parola ve ardından ezan okuma ile bunu duyurma kararı aldık.

Şafak sökünce Dâzeveyh parolayı seslendi. Müslümanlar ve kafirler bir korkuya kapıldılar. Muhafızlar hemen toplanıp bizi kuşattılar. Sonra ben ezan okudum. Atları muhafızlara ulaştı. Ben onlara: "Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah! Abhele yalancıdır." diyerek muhafızlara El-Esved'in başını fırlattık. Veber b. Yuhanni namaz kıl­dırdı. Toplulukta oraya saldırdı. Biz: "Ey San'â halkı, kimin yanma biri girerse onu yakalayın." Dedik. Böylece çok yağma ve vurgun oldu. San'a ve Cened kurtuldu. Allah İslâm'a izzet verdi. Biz de emir­liği bölüştük. Rasulullah'ın ashabı geri döndü. Biz Muaz b. Cebel'in başkanlığına razı olduk. Artık bize namazı o kıldırıyordu. Biz Pey­gamberimize haberi yazıp gönderdik. Elçilerimiz oraya vardığı sabah Peygamber (s.a.v.) vefat etmiş bulunuyordu. Bizim mektubumuza bu yüzden Ebu Bekr (r.a.) cevap verdi.[24]

Vakıdî, kendi ricalleri aracılığıyla şöyle nakleder:

-Ebu Bekr (r.a.) Kays b. Mekşûh'u Yemen'e gönderdi. O da Firuz'la beraber Esved el-Ansi'yi öldürdü. Bu Kays hakkında bir ta­kım haberler vardır. Daha sonra dinden dönmüştür. Sonra da müslümanlar onu esir alıp gelince, Ebu Bekr onu bağışladı. Hz. Ali ile beraber Sıffeyn harbinde öldü.[25]




[22] Taberi 2/224, 225

[23] Taberi Tarih 2/247, 248; Belazuri, Futuhu'l ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: El Esvedül Ansi kıssası
« Posted on: 22 Eylül 2019, 12:46:15 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: El Esvedül Ansi kıssası rüya tabiri,El Esvedül Ansi kıssası mekke canlı, El Esvedül Ansi kıssası kabe canlı yayın, El Esvedül Ansi kıssası Üç boyutlu kuran oku El Esvedül Ansi kıssası kuran ı kerim, El Esvedül Ansi kıssası peygamber kıssaları,El Esvedül Ansi kıssası ilitam ders soruları, El Esvedül Ansi kıssasıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &