ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Benî Kureyza seferi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Benî Kureyza seferi  (Okunma Sayısı 3664 defa)
19 Nisan 2011, 13:51:05
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 19 Nisan 2011, 13:51:05 »



Benî Kureyza Seferi

 

Benî Kureyza yahudileri, Kureyş'e destek verip onların Nebî (s.a.v.) ile yaptıkları harbe yardım etmişlerdi. İşte onlar hakkında:

"Kitab ehlinden (olduğu halde) Onlara (müşriklere) destek ve­renleri de kalelerinden indirdi ve kalblerine korku saldı, bir bölü­ğünü öldürüyor bir bölüğünü de esir ediyordunuz. (26) Ve sizi on­ların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve -daha önce- ayak bas­madığınız bîr araziye mirasçı yaptı. Allah her şeye kaadirdir." (27) âyetlerini indirdi.

Hişâm, babası Urve vasıtasıyla Hz. Âişe (r.3.)'den şöyle nakleder:

- Rasûlüllah (s.a.v.) Hendek harbinden dönüpte silahını soyunup yı­kandığı zaman, Cebrail kendisine gelmiş ve: "Sen silahı bıraktınmı? Vallahi biz melekler bırakmadık. Haydi sende onlarla harbe çık!" de­mişti. Rasûlüllah (s.a.v.) Cebrail'e: "Nereye haıbe?" diye sordu. Ceb­rail'de Kureyza oğullan yurdunu işaret ederek, 'İşte şuraya" dedi. Böylece Nebî (s.a.v.) oraya sefer etti.

Bu hadisi Buharî ve Müslim rivayet ediyor.[531]

Humeyd b. Hilâl, Enes (r.a.)'den:

- Sanki ben hâlâ, Kureyzaoğulları üzerine yürüdüğü zaman, Cebra­il'in meleklerden müteşekkil alayının Ğanmoğulları sokaklarında kal­dırdığı tozun yayılışını görür gibiyim, dediğini nakleder.[532]

Cüveyri'ye, Nârı' aracılığıyla İbni Ömer (r.a.)'in şöyle dediğini nak­leder:

- Rasûlüllah (s.a.v.) Hendek'ten döndüğü gün aramıza gelip: "Hiç kimse Kureyza oğulları yur­duna varmadan önce ikindi namazını kılmayacak" diye ilan etmiş­ti. Bir kısmı vakit geçecek korkusuyla Kureyza'ya varmadan yolda ikindiyi kıldılar. Diğerleri, "vakit geçse bile biz Rasûlüllah (s.a.v.)'in emrettiği yere varmadan namazı kılmayacağız" dediler. Rasûlüllah iki gurubu da azarlamadı. Hadisi Buharî ve Müslim rivayet ediyor.[533]

Müslim'in naklettiği tarîk'in birinde "ikindi" yerine "öğle" demek­tedir ki, sanki bir vehm olmuş gibi.[534]

Bişr b. Şuayb babasından naklediyor: Bîze Zührî, Abdürrahman b. Abdillah b. Ka'b b. Mâlik'ten nakleder ki, amcası Ubeydullah b. Ka'b ona anlatmış ki: "Rasûlüllah (s.a.v.) Hendek sonrası Mekkeye dönen­lerin peşi sıra bir müddet gidip sonra geri geldiğinde üstündeki harp aletlerini soyup çıkarmış, yıkanıp kurulanarak koku sürünmüştü. Ceb­rail kendisine görünerek, "haydi muhariplerden seni ma'zur görecek birini bul! Görüyorum ki sen silahları çıkartmışsın, halbuki biz henüz çıkarmadık" dedi.

Bunu duyan Rasûlüllah (s.a.v.) titreyerek yerinden fırladı ve in­sanların Kureyza oğulları yurduna gelmeden ikindi namazlarını kıl­mamalarını emretti. Derhal silahlarını kuşandılar ve yola çıktılar ama Kureyza oğulları yurduna varmadan güneş battı.

İnsanlar gün batarken ihtilafa düştüler. Bir kısmı "Rasûlüllah (s.a.v.) Kureyza yurduna gelmedikçe kılmamamızı emretti. Biz Rasûlüllah'ın emri içindeyiz, bize bir günah yok" derken diğer gurup Allah'tan sevab ümidiyle namazlarını kıldılar. Diğerleri ise kılmayıp gün batana kadar devam edip kureyza yurduna varınca kıldılar. Pey­gamberimiz iki gurubdan hiç birine birşey demedi.[535]

Bu haberin bir benzerini de Abdullah b. Ömer (r.a.) kardeşi Ubeydullah aracılığıyla Kasım'dan o da Hz. Âişe'den nakleder. İşte o rivayette şu izahlar vardır: Biz evde olduğumuz bir sırada bir adam gelip bize selam verdi. Rasûlüllah ürpererek ayağa kalktı. Ben de peşi sıra kalktım, bir de ne göreyim selam veren zat Dıhyetü'l Kelebhi değilmi! Rasûlüllah (s.a.v.):                                 

"İşte bu Cebrail'dir Bana Kureyza oğullarına saldırmamı em­rediyor ve "siz silahları bıraktınız mı, lakin biz silahları bırakma­dık. Müşrikleri takib ederek tâ Hamrâ'üI'Esed'e kadar gittik di­yor" buyurdu. Bu hadise Rasûlüllah'ın Hendek'ten dönüşünün hemen ardında olmuştu. Efendimiz kalkıp ashabına: "Kureyza oğullarına ula­şıncaya kadar ikindi namazım kılmamanızı emrediyorum" buyurdu. Hz. Âişe kıssanın burasını aynen yukardaki gibi anlatıp, sözüne şöyle devam ediyor:

- Nebî (s.a.v.) yola çıkıp Kureyza oğulları ile kendi bulunduğu ye­rin ortası sayılan bir meclise gelince orada oturanlara: "Size hiç bir kimse uğradı mı?" diye sorunca, "Evet der bir katır üzerinde, altında ipek kadife bulunan Dıhye el-Kelebî geçti" dediler. Efendimiz (s.a.v.): "O Dıhye değildi. O Cebrail idi ve güçlerini sarsmak ve kalblerine korku salmak için Kureyza oğullarına gönderilmiştir" buyurdu.

Nebî (s.a.v.) Yahudileri kuşatıp, onlara kendi sözünü duyurabilmek ve atılan taşlardan korunmak için kendisini kalkanlarla korumalarını ashabına emretti. Onlara, "Bre maymun ve domuz kardeşleri!" diye seslenince, yahudiler; "Yâ Ebe'l Kasım! Sen asla kötü sözlü değildin" (sana ne oldu) dediler. Efendimiz (s.a.v.) onları muhasaraya devam ederek, kendileriyle arasında dostluk anlaşması bulunan Sa'd b. Muâz'ın vereceği hükme razı olarak kalelerinden indiler. Sa'd (r.a.)'da, onlardan bizzat Hendek harbinde Kureyş'e yardıma gelerek harbe ka­tılmış bulunan savaşçıların Öldürülmesine, çocuklarıyla kadınlarının esir alınmasına hüküm verdim.[536]

Muhammed b. Amr, babası Amr b. Alkame aracılığıyla, Alkame'nin Hz. Âişe (r.a.)'den şöyle dediğini anlatır:[537]

"Hendek harbinde insanların peşisıra bende harp meydanına doğru gidiyordumki, arka tarafımdan yerin altından sesler gelmeye başladı. Geri dönüp baktım ki Sa'd b. Muaz ile kardeşinin oğlu Haris b. Evs sırtında kalkanını taşıyor. Ben onlara yol vermek için yere oturdum.

Sa'd yanımdan geçti üzerinde bir zırh vardı ve kısa olduğu için elleri dışarı çıkıyordu. Ben içimde Sa'd'ın ellerine birşey olur diye korku geçirdim, Sa'd insanların en iri, en uzun boylularından biriydi. Sa'd geçerken recez söylüyordu.

Allah rüzgar gönderip Mü'minlerin imdadına yetişmişti. Ebû Süfyan ve beraberindekiler Tihame mevkiine kaçarken Uyeyne b. Bedr ve yandaşları Necde geri döndüler. Benî Kureyza yahudileri de köylerine dönüp kalelerine sığındı. Rasûlüllah Medineye gelip silahını bıraktı ve daha iyi ihtimam olsun diye yaralanan Sa'd b. Muâz için Mescitle bir çadır kurulmasını emretti."

İşte o sırada Cebrail başı toz içinde gelip, "silahım bıraktın mı? Vallahi Melekler henüz silah bırakmadı. Haydi Kureyzaoğullarına hücuma geç" dedi. Rasûlüllah (s.a.v.) derhal miğferini giyinip insan­lara "gidiyoruz" ilanını verdi. Yola çıkıp az ilerde bulunan Ganm oğulları mahallesine uğradı ve onlara:

"Size kim uğrayıp geçti?" diye sorunca "Dıhye uğradı"

dediler. Gerçekten Dıhye'nin sakalı ve yüzü Cebrail'in (insan şek­lindeki) haline çok benziyordu, Rasûlüllah yola devam edip Kureyza oğullarına geldi ve onları yirmibeş gün gece ve gündüz muhasara al­tında tuttu. Sonra onlar Sa'd b. Muâz'ın vereceği hükme razı olmak şartıyla Kaleden indiler".

Hz. Âişe hadisin gerisini Müsnedde olduğu üzre baştan sona anla­tır.[538]

Yunus b. Bükeyr, îbni İshâk'ın, "Rasûlüliah (s.a.v.), beraberinde bayrağı ile Hz. Ali (r.a.)'yi Kureyza oğullarına yolladı. İnsanlarda bayrağın peşisıra acele olarak yola çıktılar" [Hz. Ali yoluna devam rağin peşisıra acele olarak yola çıktılar" [Hz. Ali yoluna devam edip, kaleye yaklaştığı sırada oradan Rasûl-ü Ekrem aleyhine çirkin şeyler söylendiğini işitti. Hemen geri dönüp yolda Rasûlüllahla karşılaştı ve ona "Yâ Rasûlellah şu pis heriflere yaklaşman gerekmez" dedi. O da, "Niçin? Sanıyorum sen onların bana kötü söylediklerini işittin" buyur­du. Hz. Ali, "Evet Yâ Rasûlellah!" deyince Nebî (s.a.v.): "onlar beni görmüş olsalardı böyle birşey demezlerdi." buyurdu.

Nebî (s.a.v.). Onların kalelerine yaklaşınca: "bre domuz kardeşleri! Allah sizi rezil edip başınıza intikamını indirmemişmiydi?" buyurunca onlar: "Ya Ebe'l Kasım, sen cahil biri değilsin" dediler] dediğini nak­leder.[539]

Musa b. Ukbe (Meğazî adlı eserinde) konuyu şöyle anlatır: - Rasûl-ü Ekrem (s.a.v.), Cebrail'in arkasından yola çıkıp, giderken Ganm oğulları meclisine uğradı. Onlar da zaten Rasûlüllah'i bekliyor­lardı. Efendimiz onlara, "az önce yanınızdan bir atlı gelip geçtimi?" diye sordu. Onlar, "bize Dıhye, beyaz bir at üzerinde, ipek kadife veya Nemtten bir eğere oturmuş olarak geçti. Üzerinde harp edevatı vardı" dediler. Nebî (s.a.v.)'de: "O Cebrail idi" buyurdu. Rasûlüllah (s.a.v.), Dıhye'yi Cebrail'e benzetirdi.

Ali b. Ebî Tâlib (r.a.) Peygamber (s.a.v.)'in geldiğini görünce onu karşılayıp, "Yâ Rasûlellah, geriye dön! Allah Yahudilere karşı sana yetecektir" dedi. Ali (r.a.), yahudilerin Peygambere ve eşlerine söv­düklerini duymuştu. Bu sözleri Efendimizin de duymasını istemiyordu. Peygamber (s.a.v.) ona, "bana niye geri dön diyorsun?" diye sorduğunda yahudilerden duyduğu sövmeleri gizlemek istedi ama Raşûl-ü Ekrem, "sanıyorum sen onların bana kötü söylediklerini duy­dun. Hiç aldırma ve oraya yürü. Çünkü bu Allah düşmanları, beni gör­düklerinde senin duyduğun türden hiçbir şey söylemeyeceklerdir" bu­yurdu.

Rasûl-ü Ekrem onların kalelerine ulaştığında yahudiler kalenin burcu üzerindeydiler. Efendimiz yahudilere duyurmak için onların eşrafından birinin adını vererek olanca sesiyle:

"Ey Yahûdî guru­bu! haydi bize cevap verin bre domuz biraderleri. Allah'ın rüsvay etmesi şimdi tepenize indi" buyurdu.

Onları Müslümanlardan müteşekkil bir alay (ordu) ile on küsur gün onları kuşattı. Allah, Huyey b. Ahtab'ı geri getirdi. O da Benî Kureyza'lıların kalesine girdi. Allah onların kalblerine müthiş bir kor­ku saldı. Kuşatma da çok çetin geçti. Yahudiler iyice daralınca, Ebû Lübâbe b. Abdi'Imünzir'den yardım etmesi için çağrı yaptılar. Onlar'ın Ensar ile önceden anlaşmaları vardı. Ebû Lübâbe onların da'vetini du­yunca, "Rasûlüllah (s.a.v.) bana izin vermedikçe onların yanına gitme­yeceğim" dedi.

Peygamber (s.a.v.) de...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Benî Kureyza seferi
« Posted on: 04 Nisan 2020, 11:34:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Benî Kureyza seferi rüya tabiri,Benî Kureyza seferi mekke canlı, Benî Kureyza seferi kabe canlı yayın, Benî Kureyza seferi Üç boyutlu kuran oku Benî Kureyza seferi kuran ı kerim, Benî Kureyza seferi peygamber kıssaları,Benî Kureyza seferi ilitam ders soruları, Benî Kureyza seferiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &