ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Tahavi Şerhi > Şefaat ve Çeşitleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şefaat ve Çeşitleri  (Okunma Sayısı 791 defa)
10 Ocak 2012, 21:18:28
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 10 Ocak 2012, 21:18:28 »



Şefaat ve Çeşitleri


Şefaat çeşitlidir. Bunların kimisi ümmet tarafından ittifakla kabul edilmiştir. Kimisinde de Mutezile ve onlara benzer bid’at ehli olanlar muhalefet etmişlerdir.

• Birinci Türden Şefaat: Bu ilk şefaat olan büyük şefaattir. Peygamber ve rasûllerden sair kardeşleri arasından bizim peygamberimize mahsustur. Allah’ın salat ve selamı hepsine olsun.

Buharî ve Müslim’in Sahih’lerinde ve başka eserlerde, çok sayıda sahabi’den -Allah hepsinden razı olsun- şefaate dair hadisler gelmiş bulunmaktadır.

Bunlardan birisi Ebu Hureyre -Radıyallahu anh-dan rivayet edilmektedir. Dedi ki: Rasûlullah -Sallallahu aleyhi vesellem-e bir et getirildi. Bu etten ona kol kısmı verildi. O, kolu severdi, ondan bir lokma koparıp aldı. Sonra şöyle buyurdu: Kıyamet gününde ben insanların efendisiyim. Bunun niye böyle olduğunu biliyor musunuz? Allah öncekileri ve sonrakileri bir düzlükte toplayıp bir araya getirecek. Davetçi onların seslerini işitir, göz onlara nüfuz eder. Güneş oldukça yaklaşır, insanlar güç yetiremeyecekleri ve kaldıramayacakları kadar gam, keder ve sıkıntı duyarlar. İnsanlardan kimisi diğerine şöyle der: İçinde bulunduğunuz durumu görmez misiniz? Neyle karşı karşıya olduğunuza bakmaz mısınız? Rabbinizin yanında size şefaatçi olacak bir kimseyi ne diye arayıp bulmuyorsunuz?

İnsanların kimi diğerine: Babanız Âdem(e gidiniz), diyecek. Bunun üzerine Adem’in yanına giderler. Ey Adem derler, sen insanlığın atasısın. Allah seni eliyle yarattı, sana ruhundan üfledi. Meleklere emir verdi, sana secde ettiler. Haydi Rabbinin huzurunda bize şefaat et. İçinde bulunduğumuz durumu görmez misin? Nelerle karşı karşıya olduğumuza bakmaz mısın?

Adem der ki: Rabbim bugün bundan önce benzeri görülmedik ve bundan sonra da asla benzeri görülmeyecek bir şekilde gazaplanmış bulunuyor. O bana ağaca yaklaşmayı yasaklamıştı, bense emrine karşı geldim. Nefsim, nefsim(i), nefsim(i kurtarayım bana yeter.) Benden başkasına gidiniz, Nuh’a gidiniz. Bunun üzerine Nuh’a giderler ve: Ey Nuh derler. Sen Allah’ın yeryüzü insanlarına gönderdiği ilk rasûlsün. Allah seni şükreden bir kul diye adlandırdı. Rabbinin huzurunda bizim için şefaat et, içinde bulunduğumuz bu durumu görmez misin? Ne hale geldiğimize bakmaz mısın?

Bunun üzerine Nuh -Aleyhisselam- şöyle diyecek: Bugün Rabbim öyle bir gazaplanmış ki, ne bundan önce böyle gazaplanmıştır, ne de bundan sonra böyle gazaplanacaktır. Benim kabul edilecek bir duam vardı, onu da kavmime karşı beddua ederek kullandım. Şimdi nefsim, nefsim, nefsim (kurtulsun yeter, diyorum.) Benden başkasına gidiniz, İbrahim’e gidiniz.

Bunun üzerine İbrahim’e giderler ve şöyle derler: Ey İbrahim, sen Allah’ın nebisi ve yeryüzü insanları arasından Halilisin. İçinde bulunduğumuz bu durumu görmez misin? Sıkıntılarımızın ulaştığı bu dereceye bakmaz mısın? Şöyle der: Bugün Rabbim öyle bir gazaplanmış ki ne bundan önce böyle gazaplanmıştır, ne de bundan sonra böyle gazaplanacaktır. Sonra İbrahim -Aleyhisselam- söylediği yalanları zikreder.[118]

Nefsimi, nefsimi, nefsimi (kurtarayım bana yeter.) Haydi Musa’ya gidiniz.

Musa’ya giderler ve Ey Musa derler: Sen Allah’ın Rasûlüsün, Allah seni risaletleriyle ve seninle konuşmasıyla diğer insanların üstüne seçip çıkarmıştır. Rabbinin huzurunda bize şefaat eyle. İçinde bulunduğumuz bu hali görmez misin? Sıkıntılarımızın ne dereceye ulaştığına bakmaz mısın?

Musa onlara şöyle der: Bugün Rabbim öyle bir gazaplanmıştır ki ne bundan önce böyle gazaplanmıştır, ne de bundan sonra böyle gazaplanacaktır. Ben ise öldürmekle emrolunmadığım bir canı öldürdüm. Nefsimi, nefsimi, nefsimi (kurtarayım yeter.) Benden başkasına gidiniz, İsa’ya gidiniz.

Bunun üzerine İsa’ya giderler. Ey İsa, derler: Sen Allah’ın Rasûlü, Meryem’e ilka ettiği kelimesisin ve O’nun emrinden bir ruh’sun. Dedi ki: O böyledir. Beşikte iken insanlar ile konuştun, Rabbinin huzurunda bize şefaat eyle. İçinde bulunduğumuz durumu görmez misin? Sıkıntılarımızın ne derece olduğuna bakmaz mısın?

Bunun üzerine İsa onlara şöyle der: Şüphesiz Rabbim bugün öyle bir gazaplanmıştır ki ne bundan önce böyle gazaplanmıştır, ne de bundan sonra böyle gazaplanacaktır. -Ve herhangi bir günahından söz etmeyerek-: Benden başkasına gidiniz, Muhammed -Sallallahu aleyhi vesellem-e gidiniz, der.

Bunun üzerine bana gelirler ve: Ey Muhammed, derler. Sen Allah’ın Rasûlüsün, peygamberlerin sonuncususun, Allah geçmiş ve gelecek günahlarını sana bağışlamıştır. Rabbinin huzurunda bize şefaat eyle, içinde bulunduğumuz hali görmez misin? Sıkıntılarımızın ne dereceye ulaştığına bakmaz mısın?

Bunun üzerine kalkar, Arşın altına gelirim. Aziz ve Celil Rabbimin huzuruna secdeye kapanırım. Sonra Yüce Allah, bana lutufta bulunur ve benden önce hiçbir kimseye ilham etmediği türden O’na güzel övgüler ve hamd-u sena’larda bulunmayı ilham eder. Bunun üzerine Ya Muhammed denilir, başını kaldır, iste, o sana verilecek, şefaatta bulun şefaatin kabul olunacak. Bunun üzerine: Rabbim, ümmetimi, ümmetimi isterim. Rabbim, ümmetimi ümmetimi isterim. Rabbim, ümmetimi ümmetimi isterim, diyeceğim. Şöyle denilecek: Ümmetinden aleyhine hesap bulunmayan kimseleri cennet kapılarından sağ kapıdan girdir, ayrıca diğer kapılarda da onlar insanlarla ortak gireceklerdir.

Peygamber -Sallallahu aleyhi vesellem- sonra şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki cennet kapılarım her iki kanadı arasında Mekke ile Hecer yahut ta Mekke ile Busra arası kadardır."

Bu hadisi bu manada Buharî ve Müslim rivayet etmiştir. Lafız İmam Ahmed’indir.[119]

Çokça hayret edilecek bir husus var ki, o da şudur: Hadis imamları bir çok rivayet yollarıyla bu hadisi kaydetmekle beraber -bu husus Sur hadisinde varid olduğu gibi-[120] Yüce Allah’ın insanlar arasında hüküm vermek üzere gelmesi için yapılan ilk şefaati söz konusu etmezler. Çünkü burada maksat budur ve hadisin başının nakledilmesi bunu gerektirir. İnsanlar Adem ve ondan sonraki diğer peygamberlerin şefaatlerini, insanlar arasında hükmedilmesi ve bulundukları sıkıntılardan rahatlamaları için isteyeceklerdir. Nitekim hadisin diğer rivayet yollarından açıkça anlaşılan da budur. İşte onlar bu noktaya vardıktan sonra, ümmetin isyankarlarına şefaati ve cehennem ateşinden çıkartılmalarını söz konusu ederler.

Selef’in hadisin sadece bu bölümünü nakletmekle yetinmekten maksatları sanki cehenneme girdikten sonra herhangi bir kimsenin oradan çıkartılacağını inkar eden Hariciler ile Mutezile’den onlara tabi olan kimselerin görüşlerini reddetmek gibi görünmektedir. Bu sebebten dolayı onların görüşlerini açıkça reddeden ifadeler taşıyan hadisin bu kadarlık bölümünü zikretmekle yetinirler, böylelikle hadislere aykırı olan ve bid’at olarak benimsedikleri görüşlerini de nass ile reddetmiş oluyorlar.

• İkinci ve üçüncü tür şefaat Peygamber -Sallallahu aleyhi vesellem-in, hasenâtı ve seyyiâtı birbirine eşit kimseler hakkındaki şefaatidir. Bunların cennete girmeleri için şefaat edecektir. Ayrıca cehenneme götürülmeleri emrolunmuş bir takım kimseler hakkında da cehenneme girmemeleri için şefaat edecektir.

• Dördüncü tür şefaat Peygamber -Sallallahu aleyhi vesellem-in cennete giren kimselerin amellerinin mükâfatının gerektirdiği derecelerden daha yukarıya çıkartılması hususundaki şefaatidir. Mutezile sadece bu şefaati kabul etmekle (selef’e) muvafakat etmiş, bunun dışındaki diğer konumlar hakkında -bu hususlardaki hadislerin mütevatir olmasına rağmen- muhalefet etmişlerdir.

• Beşinci tür şefaat ise bir takım kimselerin hesapsız olarak cennete girmeleri için yapılacaktır. Bu tür şefaate Ükkaşe b. Mihsan’ın hadisinin delil gösterilmesi uygundur. Çünkü Rasûlullah -Sallallahu aleyhi vesellem- cennete hesapsız olarak girecek yetmişbin kişi arasına kendisinin de girmesi için Rasûlullah’ın duasını istemişti. Hadis Buharî ile Müslim’de rivayet edilmiştir.[121]

• Altıncı tür şefaat azabı hakeden kimselerin azabının hafifletilmesi için olacaktır. Amcası Ebu Talib’in azabının hafifletilmesi için şefaat etmesi gibi.[122]

Bu tür şefaati söz konusu ettikten sonra Kurtubî, et-Tezkire adlı eserinde şunları söylemektedir: Şâyet Yüce Allah: "Şefaatçilerin şefaatleri onlara fayda vermez." (el-Muddessir, 74/48) diye buyurmuştur, denilecek olursa şöyle cevap verilir: Cehennemden çıkartılıp cennete giren günahkâr muvahhidlere sağladığı fayda gibi, böylesine cehennem ateşinden çıkmak şeklinde bir faydası dokunmayacaktır denilir.

• Yedinci tür şefaat, önceden de geçtiği üzere bütün mü’minlere cennete girme izninin verilmesi için yapacağı şefaattir. Müslim’in Sahih’inde, Enes -Radıyallahu anh-dan rivayete göre Rasûlullah -Sallallahu aleyhi vesellem- şöyle buyurmuştur: "Ben cennetteki ilk şefaatçiyim."[123]

• Sekizinci tür şefaati ümmeti arasından cehenneme girmiş bulunan, büyük günah işlemiş kimselere yapacağı şefaattir. Bu şefaati sebebiyle onlar, cehennem ateşinden çıkartılacaklardır. Bu tür şefaat ile ilgili hadisler mütevatir olarak gelmiştir. Hariciler ile Mutezile ise bunu bilememişlerdir. O bakımdan hadislerin sıhhatini bilmediklerinden ve bunu bilenlerinin de inat edip, bid’atlerini sürdürmelerinden ötürü bu hususa muhalefet etmişlerdir.

Melekler, peygamberler ve mü’minler de onun gibi bu şekilde şefaat edeceklerdir.

Peygamber -Sallallahu aleyhi vesellem- bu şefaati dört defa yapacaktır.

Bu türden rivayet edilmiş hadislerden birisi Enes b. Malik -Radıyallahu anh- yoluyla gelen hadis-i şerif’tir. O dedi ki: Rasûlullah -Sallallahu aleyhi vesellem- şöyle buyurmuştur: "Şefaatim ümmetim arasından büyük günah işlemiş kimselere olacaktır."[124] Bu hadisi İmam Ahmed rivayet et...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şefaat ve Çeşitleri
« Posted on: 13 Kasım 2019, 15:30:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şefaat ve Çeşitleri rüya tabiri,Şefaat ve Çeşitleri mekke canlı, Şefaat ve Çeşitleri kabe canlı yayın, Şefaat ve Çeşitleri Üç boyutlu kuran oku Şefaat ve Çeşitleri kuran ı kerim, Şefaat ve Çeşitleri peygamber kıssaları,Şefaat ve Çeşitleri ilitam ders soruları, Şefaat ve Çeşitleriönlisans arapça,
Logged
06 Temmuz 2018, 14:48:09
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.563


« Yanıtla #1 : 06 Temmuz 2018, 14:48:09 »

Esselamu aleykum. Rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim. ..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
06 Temmuz 2018, 15:13:02
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.266



Site
« Yanıtla #2 : 06 Temmuz 2018, 15:13:02 »

Ve aleykümüsselam Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &