> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Uhud Sonrası
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Uhud Sonrası  (Okunma Sayısı 924 defa)
18 Aralık 2009, 22:44:21
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 18 Aralık 2009, 22:44:21 »



Uhud Sonrası


islam ordusunun Uhud´da hezimete uğramadığını açıkla mıştık. Ama kesin galip olduğunu da iddia etmiyoruz. Çünkü müşrikler müslümanlara öldürücü darbeyi vurmadan çekip git mişlerdi. Hırsızlama, geçici bir zafere razı olmuş ve savaş mey­danını terketmişlerdi. Develerine binip geri döndüklerim gören Hz. Peygamber, onların mutlaka geri döneceklerini biliyordu. Kendisi de askerlerin yaralarını tedavi etmeleri için Medine´ye döndü. Fakat daha sonra iman ordusunun müşriklerden inti kamlarını almak umuduyla Hamra´ül- Esed denen yere çıkıp ordugah kurdu.

Ama Abdullah bin Abbas hazretleri Hz. Peygamberin Uhud´da muzaffer olduğu görüşündedir. Rivayete göre, Abdul lah bin Abbas (ra) şöyle demiştir: "Cenab-ı Allah Uhud´daki kadar hiçbir günde Hz. Peygamber´e yardım etmemiştir." Onun bu sözünü kabul etmeyen kimselere karşı verdiği cevap şudur: "Benimle sizin aranızda Allah´ın kitabı hakem olsun. Allah´ın kitabında şu ifadeleri görmekteyiz:"

*(Kendi izniyle onları öldürdüğü sürece Allah, size (yardım) va´dini doğruladı." (Ali Imran: 152). Bu ayeti kerimede geçen ( "hasse" ) fiili öldürme anlamım ifade eder. Hatta savaşın ilk safhasında müslümanların durumu oldukça iyiydi. Hatta müş riklerin yedi, ya da dokuz sancaktarı öldürülmüştü. Bu durum, müslümanlarm savaş terazisindeki kefelerinin ağır bastığını, müşriklerinkinin ise hafif geldiğini göstermektedir. Müşrikle rin bütün sancaktarları öldürülmüş ve sonunda sancak bir ka dın tarafından alınıp taşınmaya başlanmıştı. Mü´minlerin san cağını ise Mus´ab bin Ümeyr taşımaktaydı. Hz. Peygamberi koruyarak savaşmış ve şehit düşmüştü. Hz. Pegyamber Uhud tepesine çıkmayı başardı. Sancağı Ebu Talib oğlu Ali´ye verdi. Böylece müşrikler, müslümanlarm sancağına ulaşamadılar ve onu ele geçiremediler. Müslümanlar yenik düşmedikleri ve Hz. Peygamber ordusunun da sancağı yere düşmediği halde, yahu-dilerle münafıklar arasında Hz.Peygamberin ordusunun hezi­mete uğradığı haberi yayılmıştı. Müslümanlara isabet eden darbenin tam bir yenilgi olduğunu söylemişlerdi. Bunu da müs-lümanlara karşı yürek soğutmak ve onları küçümsemek için fırsat bilmişlerdi. Öyle ki, sözcüleri şöyle demişti: "Muhammed eğer peygamber olsaydı, hezimete uğramazdı." Böyle dedikten sonra kendi ırkdaşlarını, kardeşlerini ve kardeşleri olmayanla rı ayıplayarak şöyle demişlerdi: "Eğer onlar bizimle beraber ol salardı öldürülmez, ya da yaralanmazlardı

Mü´minleri küçümsemekte o kadar ileriye gittiler ki, müna fıkların lideri Abdullah bin Übey, onlarla açıkça ve yüksek sesle alay etmeye başladı. "Siret" adlı eserinde İbn İshak şöy le der: "Abdullah bin Übey´in, cuma günleri mescidde oturduğu bir yeri vardı. Onun kavmi içinde itibarlı bir kimse olduğu in kar edilemez. Kavminin Önderi ve sözü geçerli kişilerinden bi riydi. Cuma günü, Resullulah hutbe için yerine geçince, kendisi ayağa kalkıp şöyle diyordu: "İşte bu Allah´ın Resulüdür ve ara nızda duruyor. Allah onun vesilesiyle size ikramda bulundu ve onunla sizi yüceltti. Siz de ona yardım edin, onu destekleyin, onu dinleyin, ona itaat edin". O, bu davranışı, münafıklığının bir gereği olarak yapardı. Bu sözleriyle güya kafirliğini örtbas ediyordu. Ama mü´minler onun kafirliğini ve münafıklığını bi liyordu. Çünkü onlar, bu adamın iman ordusu arasında yenil gi ve tereddüt havası yaydığını, sonra da ordunun kuvvetini azaltmak maksadıyla geri çekildiğini, hatta İslam ordusundaki gruplardan ikisinin bozulmaya yüz tutmasına sebep olduğunu görmüşlerdi. Ama o, içinde gizlediğini açığa vurmaya devam ediyor ve bu tutumunu sürdürüyordu. İslam ordusu her ne kadar yenilgiye uğramamışsa da, bir yara almıştı. O her cuma günü böyle söyleyerek Peygamber Efendimizle alay ediyordu. Mü´minler, onun kendilerini horladığını ve küçümsediğini an layınca yakasına sarıldılar ve "Otur ey Allah´ın düşmanı! Se nin bu sözleri söylemeye hakkın yoktur. Çünkü sen Uhud´da ya pacağını yaptın" dediler. Cuma günü Mescid´de halkın boyun larına basarak ön safa doğru ilerliyor ve :" Vallahi ben Mu-hammed´i desteklemek için böyle söylüyorum. Ama adamlar be ni tutup geri çektiler" diyordu.Ensardan bazıları ona: "Geri dön de, Resulullah senin için istiğfarda bulunsun" deyince, on lara şu cevabı veriyordu: "Hayır, vallahi benim için istiğfarda bulunmasını istemiyorum."

Çünkü kendisi mü´minlerle alay etmek için böyle konuşmuş tu. Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah, onun gibi kalbi hasta olan münafıklar hakkında şöyle buyurmuştur: "Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah´ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacak mı sandılar? Biz dileseydik, onları sana gösterir dik. Sen de onları simalarından tanırdın. Onları konuşmala rından da tanırdın. Allah bütün işlediklerinizi bilir. Andolsun ki sizi, içinizden cihada çıkanları ve sabredenleri meydana çıkarana ve haberlerinizi açıklayana kadar deneyeceğiz." (Muhammed: 29- 31)

Müslümanların Uhud savaşında yara almalarından ötürü münafıklar çok sevinmişlerdi. Öfkeleri ağızlarından taşıyordu. Nitekim noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah onlar hak kında şu ayeti kerimeyi indirmiştir: "Size bir iyilik dokunsa (bu) onları tasalandırır; size bir kötülük dokunsa, ondan dolayı sevinirler. Sabreder ve sakınırsanız, onların hilesi size hiç bir zarar vermez. Şüphesiz Allah (m bilgisi), onların yaptıklarını kuşatmıştır (onlar ne yaparlarsa Allah hepsini bilir)." (Al-i imran: 120)

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Uhud Sonrası
« Posted on: 27 Şubat 2021, 15:31:38 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Uhud Sonrası rüya tabiri,Uhud Sonrası mekke canlı, Uhud Sonrası kabe canlı yayın, Uhud Sonrası Üç boyutlu kuran oku Uhud Sonrası kuran ı kerim, Uhud Sonrası peygamber kıssaları,Uhud Sonrası ilitam ders soruları, Uhud Sonrasıönlisans arapça,
Logged
09 Şubat 2021, 01:56:05
Ceren
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.381


« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2021, 01:56:05 »

Esselamu aleyküm.binler salatu  selam peygamber efendimize ve Uhud savaşına katılan tüm sahabelerimizin üzerine olsun.rabbim razı olsun paylaşım dan kardeşim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &