> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı  (Okunma Sayısı 2524 defa)
18 Aralık 2009, 17:11:59
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 18 Aralık 2009, 17:11:59 »



Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı


Kur´an-ı Kerim Uhud savaşını çok ince ifadelerle tasvir et miştir. Hz. Peygamberin askerlerini, özellikle savaşta ganimet peşine düşenleri ve onların savaşa etkilerini veciz bir şekilde açıklamıştır.

Şöyle ki: "Bu (Kur´an) insanlara bir açıklama, (Allah´tan) korkanlara yol gösterme ve öğüttür. Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer (gerçekten) inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz. Eğer siz (Uhud´da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Bedir´de) benzeri bir yara almıştır. Allah´ın gerçekten inanan ları belirtmesi ve içinizden şahitler edinmesi, Allah´ın inanan ları arıtması ve inkar edenleri yok etmesi için, insanlar arasın da bu günleri bazen lehe, bazen aleyhe döndürür dururuz. Al lah zalimleri sevmez. Yoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri belirtmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz? Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni edi yordunuz, işte onu gözlerinizle bakarak gördünüz. Muhammed ancak bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döne ceksiniz? Ökçesi üzerinde geriye dönen, Allah´a hiçbir zarar ve remez. Allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır. Allah´ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) belirli bir süreye bağlanmış tır. Kim dünya nimetini (menfaatini) isterse, kendisine ondan veririz; kim ahiret sevabını isterse ona ondan veririz. Şükre-denlerin mükafatlarını vereceğiz." (Ali İmran. 138-145)

Bu ayeti kerimeler, savaşın müslümanlarm aleyhinde mey dana getirdiği sonucu tasvir etmektedir. Aslında bu sonuç, mü´minleri denemek, sabırlı mücahitleri, mütereddit zayıflar dan ayırd etmek içindi. Bu da, İslam ordusunun askerleri ara sında mütereddit kimseler bulunduğuna işaret etmektedir. Ni tekim askerlerin niteliklerinden bahsederken, buna değinmiş tik. Bu yüce ifadelerde bazı sabit gerçeklere işaret vardır. Me sela bir defa darbe yemekle müslümanın hemen gevşememesi ve üzülmemesi gerekir. Çünkü gevşeklik ve üzüntü insanı Al lah´ın rahmetinden ümit kesmeye yöneltir. Oysa inananlara Al lah´tan ümit kesmek yaraşmaz. Çünkü kafir kavimden başka ları Allah´ın rahmetinden ümit kesmezler.

Bu sabit gerçeklerden biri de, mü´minlerin geçmişte Bedir savaşında elde ettikleri zaferle, Uhud´da uğradıkları yenilgiyi birbirine kıyaslamaları gerektiğidir. Birinde nefisleri sürura gark eden bir zafer, diğerinde ise insanı üzüntüye boğan bir ye nilgi vardı. Cenab-ı Allah´ın kainatta uyguladığı kanunlardan biri de değişimdir. Bu değişim gereğince insanlar nihai zaferi her zaman elde edemeyebilirler. Oysa gerçek zafer, ancak yüce ve hikmet sahibi olan Allah katından gelir.

Yukarıdaki Kurani ifadelerin işaret ettiği sabit gerçeklerden bir diğeri de şudur: Peygamber efendimizin ölümlü bir insan ol duğu, ölebileceği veya öldürülebileceği kabul edilmelidir. Onun, Allah tarafından seçilmiş bir elçi olması dolayısıyla Ölümsüz ol duğunu düşünmek elbette ki doğru olmaz. Aksine mü´minlerin, onun irtihalinden sonra ziyan içinde geri dönmeleri gerekir. Ondan sonra da hiç gevşeklik ve fütur göstermeden risalet bay rağını taşımaları ve getirdiği hakikatleri insanlara tebliğ etme­leri, bu uğurda her şeyleriyle savaşmaları gerekir.

İşte Uhud savaşından sonra müslümanlarm durumu buydu. Bundan ibret alınacak noktalar vardır.

Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah,Uhud savaşının başlangıcını ve ortalarını tasvir ederken o savaşa katılan müs-lüman askerlerin mütereddit olanlarıyla, sebatkâr olanların durumlarını açıklamış, o savaştaki acizlik sebeplerini beyan buyurmuştur. Şöyle ki: "Kendi izniyle onları öldürdüğünüz sü rece Allah, size (yardım) vadini doğruladı: Nihayet siz korktu nuz, Allah size sevdiğiniz (galibiyet)i gösterdikten sonra savaş iş (in) de birbirinizle çekiştiniz ve isyan ettiniz: Kiminiz dünya yı istiyordu, kiminiz de ahireti, sonra Allah sizi denemek için geri çevirip yenilgiye uğrattı. Andolsun ki, O sizi bağışladı. Al lah, müzminlere karşı çok lütufkardır. Peygamber arkanızdan sizi çağırırken siz boyuna (düşmandan) uzaklaşıyor, hiç kimse ye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size gam üstü ne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzel-meyesiniz, Allah yaptıklarınızı duymaktadır. Sonra o üzüntü nün ardından (Allah) size güven ve huzur indirdi.Oysa bir ta kımınız kendi dertlerine düşmüşlerdi. Haksız yere, Allah hak kında, cahiliye zannı gibi bir zanda bulunuyorlar; "(hani) bu işten bize birşey var mı? " diyorlardı. De ki: "bütün iş, Allah´a aittir," Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. Diyorlar ki: "Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürül-mezdik." De ki: "Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı." Bu Al lah´ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir. İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenleri, yaptıkları bazı işlerden do­layı şeytan, (yoldan) kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah, onları affetti. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, halimdir." (Al-i İmran: 152-İ55)

Bu açıklamaları, kalblerde bulunan düşünceleri bilen Allah yapmıştır. Yine bu ayeti kerimelerde savaşın başlangı-cının ne şekilde olduğu da beyan edilmektedir. Bu savaşta iman ordusu şirki Öldürüyor, yok ediyordu. Müşriklerin canlarını ve hayat unsurlarım alıyordu. Fakat savaşın ortalarına doğru iş değişti; mü´min askerler ganimet etrafında anlaşmazlığa düştüler. Ki misi alalım, kimisi almayalım dediler. Ganimetleri alma halin de büyük komutan Hz. Peygambere karşı gelmiş olacaklardı. Almamaları halinde ise kendi nefislerine isyan etmiş olacaklar dı. Ama şüphesiz, o büyük kumandana itaat etme, nefse boyun eğmekten daha iyiydi. Fakat her çekişmenin sonunda acizlik vardır. Bu sebeple Kur´an-ı Kerim bunun bir gevşeme ve köklü yenilgi olduğunu açıklamıştır. Ganimetleri alıp almama husu sundaki ihtilaf, nefislerde gizli olan duyguları açığa çıkardı. Bazıları dünyalık elde etmek istediklerinden ganimetlerin peşi ne düşerek mü´minlerin safları arasında boşluk meydana getiriyorlardi. Cenab-ı Allah zahirde muvahhit olan askerleri gani metlere yöneltti ki, bu hezimet meydana gelsin. Sonuçta durum müslümanlar aleyhine döndü. Müminler düşmandan kaçıyor, Hz. Peygamber de arkalarında durup onları tekrar cepheye ça ğırıyordu. Fakat bundan sonra büyük bir pişmanlık meydana geldi. Mal elde edemedikleri gibi, canlarını da koruyamadılar. Kendilerine büyük bir üzüntü isabet etmişti. Gam üstüne gam gelmişti. Daha doğrusu işi zamanından önce yapmak istemiş ler, ganimet elde etmek için acele davranmışlardı. Mü´min kar deşlerini şehit vererek kaybetmişlerdi, ilerisi görünmeyen bir karanlığa düşmüşlerdi. Yorgun düşen nefislerine büyük bir ke der ve üzüntü isabet etmişti. Bu, her ne kadar dünyalık peşine düşenler Allah katındaki sevabı elde etmek isteyenler için ge nel bir üzüntüyse de, özellikle Allah katındaki sevabı elde et mek isteyen mücahitler kendi adlarına olaya daha fazla üzül müşlerdi. Tek tesellileri, olanlardan ibret almaktı. îşte bu te sellinin bir görüntüsü olarak da, onlar hafif bir uykuya daldırıl mışlardı. Geçici bir sükunete kavuşturulmuşlardı. Allah´ın tak dirine rıza göstermişlerdi. Cihad ederken zafere kavuşmak için bütün sebeplere sarılmışlar, ama kesin zafer ellerinden kaçıp gitmişti. Şeytan, ganimet elde etmek isteyen askerlerin ayakla rını kaydırmış ve onları hataya sürüklemişti. Diğer grup ise bu huzur ve sükuna kavuşmamışlardı. Çünkü orduya isabet eden sarsıntı ve ürküntünün sebebi, bizzat kendileri olmuştu. Elde etmek istedikleri malı yitirmişlerdi.

İslam ordusunun uğradığı geçici hezimetten dolayı bazı kim seler kötü bir düşünceye kapılarak, kendi nefislerini ve canları nı emniyete almak için, münafıkların lideri Abdullah bin Übey´e mektup yazmayı düşündüler. Ona karşı çıktıkları için pişman olduklarını ve emrine gireceklerini bildirmek istediler.

İbn Kesir´in tarihinde anlatıldığına göre, bozulmaya yüz tu tan islam askerleri arasındaki bazı müteredditler şöyle demiş lerdi: "Keşke Abdullah bin Übey´e bir elçi göndersek de bizim için Ebu Süfyan´dan teminat alsa... Ey millet! Doğrusu Mu-hammed Öldürülmüştür. Onlar size gelip sizi öldürmeden Önce siz kendiniz, kavminize dönün." Onların böyle demelerine kar şılık Enes bin Nadir hazretleri şu cevabı vermişti: "Ey millet! Muhammed öldürülse bile, Muhammed´in Rabbi bakidir. Siz Muhammed´in savaştığı dava uğruna savaşın. Allah´ım! bunların söyledikleri sözlerden dolayı senden özür diliyorum. Ve bunların yaptıklarından uzak olduğumu sana arzediyo-rurn." Böyle dedikten sonra kılıcını kuşanıp şehit edilinceye kadar savaştı.

Buna daha önce işaret etmiştik. Burada işaret etmek istedi ğimiz şey, yenilgi ruhuna kapılanlar kendi nefislerinin kaygısı na düşmüşlerdir. Onların manevi hastalığı ordunun bozulması na sebep olmuştur. Her ne kadar ordunun tam bir hezimete uğ radığı söylenemezse de, bunların tereddütlü davranmaları or duya sarsıntı vermişti. Bunlar sadece ganimet elde etmek mak sadıyla îslam ordusunun araşma katılmışlardı. Bedir savaşma katılan mücahitlerin elde ettiklerini kendilerinin de elde etme leri gerektiğine inanıyorlardı. Yoksa maksatları gerçekten ve ihlasla cihad etmek değildi.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı
« Posted on: 28 Ocak 2021, 12:10:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı rüya tabiri,Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı mekke canlı, Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı kabe canlı yayın, Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı Üç boyutlu kuran oku Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı kuran ı kerim, Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı peygamber kıssaları,Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşı ilitam ders soruları, Kur´an-ı Kerim´de Uhud Savaşıönlisans arapça,
Logged
31 Aralık 2020, 02:50:37
Ceren
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.272


« Yanıtla #1 : 31 Aralık 2020, 02:50:37 »

Esselamu aleyküm.rabbim razı olsun paylaşım dan kardeşim..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
05 Ocak 2021, 07:31:33
Sevgi.
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 16.446



« Yanıtla #2 : 05 Ocak 2021, 07:31:33 »

Aleyküm Selâm. Bilgiler için Allah razı olsun kardeşim
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
06 Ocak 2021, 17:07:16
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 17.502



Site
« Yanıtla #3 : 06 Ocak 2021, 17:07:16 »

Ve aleykümüsselam Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &