ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Kamil Ahlak
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kamil Ahlak  (Okunma Sayısı 1464 defa)
12 Aralık 2009, 23:15:33
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 12 Aralık 2009, 23:15:33 »



Kamil Ahlak

a- Merhamet


Eksikliklerden arınmış olan yüce Allah, şerefli peygamberine şöyle demiştir:

"Ve doğrusu sen, büyük bir ahlak üzerindesin." (Kalem: 4.) İmam Ahmed bin Hanbel´in "Müsned" adlı eserinderivayet et tiğine göre peygamber (s.a.v.) efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

"Ben ancak ahlaki güzellikleri tamamlamak için gönderil dim. "

"Rabbim beni terbiye etti. Edebimi güzel yaptı."

Ahlakın kemali ifadesi çok kısa olmakla birlikte zengin an lamlar ihtiva etmektedir. Bu kelime, fazilet sevgisini, fazilete tut kunluğu ve faziletin hakkını vermeyi kapsamaktadır. Ayrıca hüs nü muaşereti, sevginin letafetim, sıla-i rahmi, uzak-yakm komşu iyiliği, insanları sevmeyi, onlara merhamet etmeyi, mütevazi ol mayı, güler yüzlülüğü, insanları sevecen bir çehre ile karşılama yı, ağır başlılığı, yumuşak huyluluğu, kabalıktan uzak durmayı, öfkeyi bastırmayı, nefse hakimiyeti, hayayı, tanınan tanınmayan herkese selam vermeyi, elde mevcut şeylerle cömertlik etmeyi, el de mevcut bulunmayan şeylere karşı zühd göstermeyi, kabalık tan sakınmayı, kötülüklere karşı afkarhğı, hataları müsamaha ile karşılamayı, kötülüğe iyilikle karşılık vermeyi, kalbi kinden arındırmayı, cahiliyetten yüz çevirmeyi, karşılıklı sövüşme ile tartışmadan uzaklaşmayı, kolaylık göstermeyi, zorluk göster mekten sakınmayı kapsamaktadır. Özetle güzel ahlak; nefsi ter-biyelendirmeyi vicdan eğitmeyi, insanlarla ülfet peyda etmeyi, onlara yakın olmayı, onlara karşı alçak gönüllü olmayı, zayıflara şefkatli olup onlara yakın olmayı, onların acılarına ortak olmayı, sevinçlerine katılmayı, günaha karışmadan insanlarla beraber olmayı kapsamına almaktadır.

Doğrusu güzel ahlak, hakka daveti etkilemektedir. Delil ve mukayese güzel ahlakın hak yoluna daveti etkilediği oranda bir etkiye sahip değiller. Güzel ahlak, Peygamberlik niteliklerinden-dir. Muhammedi ahlakın doğurduğu olumlu sonuçlarla ilgili ola rak Cenab-ı Allaha şöyle buyurmuştur:

"Allah´ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davran-dm ve eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, gider lerdi. Öyle ise onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için mağfiret di le. (Yapacağın iş(ler) hakkında onlara danış. Bir kere de azmettin mi, artık Allah´a dayan; çünkü Allah kendine dayanıp güvenenle ri sever." (Ali İmran: 159.)



b-Af


İnsanları hak yola iletmesi, dosdoğru yola kavuşturması için Cenab-ı Allah, Muhanımed (s.a.v.)´i hazırlamıştı. Ona kamil ah lak bağışlamıştı. Kamil ahlakı sayesinde insanların kalplerini

birbirine ısındırmış, onları bir araya getirmişti. Ancak taşkınlık edip büyüklük taslayan ve heveslerini hakka tercih eden kimse ler, bu birlik ve beraberliğin kapsamı dışında kalmışlardı. Pey gamberlikle görevlendirilmesinden önceleri de aşiretini sever, dostlarını kendine yakın tutardı. Kimseye düşmanlıkla davran mazdı. Bilakis kavmi arasında temiz bir melek olmuştu. Çirkin söz ve fiillerden uzak dururdu. Heveslerine uymaz heveslerinin serkeşliğine fırsat vermezdi. Kimseye düşmanlıkla mukabelede bulunmaz, kavga ve gürültü çıkarmazdı. Söz ve fiillerinde kabalı ğa ve çirkinliğe yanaşmazdı. O doğru sözlü ve güvenilir bir insan dı. Muhtaca yardım eder, zayıfın imdadına koşardı. Zamanın mu sibetleri karşısında felaketzedelere yardım elini uzatırdı. Allah´ın yasakları çiğnenmedikçe ya da faziletler tecavüze uğramadıkça, kendisine zulmedenleri affederdi.

Meryem oğlu Isa müsamahakâr olup kötüleri affederdi. Pey gamberlerin tamamının ahlakı böyleydi. Özellikle Abdullah oğlu Muhammed (s.a.v.)´in ahlakı da böyleydi. O olumlu bir insandı. Olumsuz değildi. Hayır işler, kötülükten uzak dururdu. Sabırlı ve müsamahakar bir tacirdi. Rivayet olunduğuna göre Kureyşli-ler´den biri, bi´setten önce peygamber efendimizle bir alış veriş yapmıştı Fakat Muhammed (S.A.V.)´de bir alacağı kalmıştı. Pey gamber Efendimiz onu üç gece bekledi. Adamın kaybolup da hak­kı zayi olmasın diye alış veriş yapmış olduğu yere gidip orada bek ledi.

Onun bu ahlakı peygamberlik sonrasında da devam etmiştir. Bu güzel ahlakı, İslam davetini yaparken kendisine destek ol muştu. Kötülükleri affetmeyi kendine şiar edinmişti. Rabbinin: "Affı (kolaylık yolunu) tut, iyiliği emret, cahillere aldırış etme." Emrine uyarak cahiliyetten yüz çevirmişti. Onun bu güzel ahlakı, insanları delile gerek kalmadan imana çekiyordu. Her ne kadar hakkın kendisi asıl itibariyle açık ve net idiyse de onun bu güzel ahlakı hakka daha da açıklık ve netlik kazandıryordu. Affın, insa nı Islama davet edici bir unsur olduğunu ortaya koyan bir olayı aktaralım size

Garis bin Haris, bir ağacın altında istirahate çekilip uyumakta olan Resulüllah (s.a.v.)´i öldürmeye yeltendi. O esnada çevresinde bulunan insanlar da çevreye dağılmış dinleniyorlardı. Peygamber Efendimiz uyandığında Garis´in yanı başında dikilmiş ve kılıcını çekip kafası üzerinde durdurmuş olduğunu gördü. Garis: "Seni benden kim kurtarır?" diye soruyordu. Peygamber (sav) inanmış bir kalp ve sadık bir lisan ile: "Allah koruyacaktır." dedi. Böyle de yince de Garis´in elindeki kılıç yere düştü. Bu defa Peygamber Efendimiz kılıcı alıp Garis´e doğrultarak: "Ya seni benden kim kurtaracak?" diye sordu. Garis: "Bu kılıcı eline alanların en hayi-lısı ol." deyince Peygamber efendimiz onu bıraktı ve affetti. Ga-ris´in nefretten sonra kalbi Peygamber Efendimize ısınmaya baş ladı. Daha önceleri onu öldürmek isterken bilahare onun yoluna davet eden bir insan oldu. Kavmine dönerek insanları Muham-med´e ısındırmaya ve dinine yaklaştırmaya çalışıyor, şöyle diyor du: "Allah´ın en hayırlı kulunun yanından size geldim."

Peygamber efendimizin ahlaki güzelliklerinden söz eden ve mü´minlerin anası Hatice´nin, önceki evliliklerinden doğan oğlu Hind bin Ebi Hale şöyle demektedir: Resulülîah (sav) dilini tutar, konuşmazdı. Ancak milleti ilgilendiren, onları nefret ettirmeyen ve birbirine ısındıran hususlarda konuşurdu. Her kavmin büyü ğüne ikramda bulunur, onu onların basma emir tayin ederdi. İn sanları sakındırıp uyarırdı. Hiç kimseye kötülük düşünmezdi. Ashabının durumunu araştırır ve insanlara, halkın durumunu sorardı. İyi kimselere iyilikte bulunur ve desteklerdi. Kötü kimse leri kınar ve ayıplardı. Mutedil olup anlaşmazlık çıkaran bir insan değildi. Halkın gaflet içine düşüp batıla meyletmelerinden kork tuğu için, kendisi uyanık dururdu. Her duruma karşı hazırlıklı idi. Hakkı teslim etmede kusur göstermezdi. İnsanların seçkin ve hayırlıları ona arkadaş olurlardı. En çok nasihat tutan kimse, onun yamnda üstün kimse idi. Onun yamnda en yüksek makam da bulunan kimse, insanlara iyilikte bulunan kimse idi. [1]

Onun topluluk arasında nasıl davrandığına ilişkin bilgiler ve ren Hind bin Ebi Hale, şöyle demektedir: Halkın toplu oturduğu yere vardığında neresi boş ise oraya otururdu. Başkalarım da böy le yapmaya özendirir ve bu yolda emir verirdi. Toplantıda bulu nan herkese paymı verirdi. Yani herkesle ilgilenirdi. Birlikte ol duğu kimseler Meclis arkadaşları kadar önemsediği kimsenin ol madığım anlarlardı. Bir kimse bir ihtiyacı hususunda kendisiyle konuştuğu zaman onu sabırla dinler, hemen çekip gitmezdi. Ancak kendisiyle konuşmakta olan kimse sözünü bitirip gitmeye yö neldiği zaman oradan ayrılırdı. Kendisinden herhangi bir husus ta dilekte bulur an kimseye makul cevap verirdi. İnsanların hep sine güzel ahlak ve sabırla davranırdı. Hak hususunda herkes onun yanında eşitti. Onun oturduğu meclis, hikmet, haya, sabır ve emanet meclisi idi. Onun oturduğu meclislerde sesler yüksel-mezdi. Haram şeyler övülmezdi. Hatalar işlenmezdi. Yanında oturmakta olan herkes mutedil olup takva hususunda birbirleriy le yarışırlardı. Mütevazi kimseler olup büyüklerini sayar, küçük lerine merhamet ederlerdi. Muhtaç kimseleri kendilerine tercih eder, yabancının hukukunu korurlardı.

Resulüllah (s.a.v), her zaman güleryüzlü, yumuşak huylu, mü tevazi, merhametli bir kimse idi. Kaba, gürültücü, kavgacı, kötü söz söyleyici, ayıplayıcı, lüzumundan ziyade şakacı değildi. Hoş lanmadığı şeyleri görmezden gelirdi. Umduğu şeyler hususunda ümitsizliğe kapılmaz, elde edemediği şeylerden ötürü de hayıf-lanmazdı. Tartışmadan, kendisini ilgilendirmeyen şeylerden ve ısrardan uzak dururdu. İnsanları da bu üç şeyden uzak tutmaya çalışırdı. Hiç kimseyi ayıplayıp kötülemez, gizli taraflarını araş-tırmazdı. Ancak sevabını umduğu şeylerden sözederdi. Konuştu ğu zaman, yanında bulunan kimseler başlarını önlerine eğip din lerlerdi. Tıpkı başlarının üzerinde bir kuş duruyormuş da onu ür kütmemek için kafalarını kaldırmıyor gibiydiler. Sustuğu zaman onlar konuşmaya başlarlardı. Yanındayken birbirleriyle tartışıp çekişmezlerdi. Meclis arkadaşlarının güldükleri şeye kendisi de gülerdi. Onların beğendiklerini kendisi de beğenirdi. Garip kim seleri sabırla dinler, dileklerine kulak verirdi. Öyleki O´nun asha bı, konuşurken çok yumuşak huylu olduğunu görürlerdi. Kimse nin sözünü kesmezdi. Ancak kendisiyle konuşan kimse yanından ayrılacağı zaman kendisi de ayrılır ve sözünü noktalardı. Yumu şak huyluluk gösterir, kötülükten sakınır, takdir ve tefekkür ederdi. İnsanlara eşit şekilde bakar ve onları dinlerdi. Lüzumlu şeyler üzerinde tefekkür ederdi. Kendinde hem yumuşak huylu-luğu hem de sabrı birarada toplanmıştı. Hiç bir şey gözünden kaç mazdı. [2]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Ibn Kesir, el-Bidaye Ve´n-Nihaye, c. 6, s. 33.

[2] Ibn Kesir, el-Bidaye Ve´n-Nıhaye, c. 6, s. 33.



[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kamil Ahlak
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 10:13:18 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kamil Ahlak rüya tabiri,Kamil Ahlak mekke canlı, Kamil Ahlak kabe canlı yayın, Kamil Ahlak Üç boyutlu kuran oku Kamil Ahlak kuran ı kerim, Kamil Ahlak peygamber kıssaları,Kamil Ahlak ilitam ders soruları, Kamil Ahlakönlisans arapça,
Logged
11 Mart 2015, 19:18:13
MELİKE 7D

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 333



« Yanıtla #1 : 11 Mart 2015, 19:18:13 »

nefsi terbiyelendirmeyi vicdan eğitmeyi,onlara yakın olmayı, onlara karşı alçak gönüllü olmayı, zayıflara şefkatli olup onlara yakın olmayı, onların acılarına ortak olmayı, sevinçlerine katılmayı, günaha karışmadan insanlarla beraber olmayı kapsamına almaktadır.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 11 Mart 2015, 19:19:08 Gönderen: MELİKE 7D »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &