ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Nedir ?  > Sizden Gelenler (Tasavvuf)  > Zenginlik mi Fakirlik mi?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zenginlik mi Fakirlik mi?  (Okunma Sayısı 829 defa)
14 Kasım 2010, 18:35:51
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 14 Kasım 2010, 18:35:51 »



Zenginlik mi,Fakirlik mi?


Doç. Dr. Süleyman Derin

Soru:
Sufi olmak için illa da fakir mi olmak gerekiyor, zengin olmak tasavvuf yoluna girmeye bir engel mi?

Tasavvuf kitaplarında sıkça zühdden ve fakirlikten bahsedildiği doğrudur, zira sufiler çok kere dünyanın insanları maneviyattan uzaklaştırdığını görmüşlerdir. Ayrıca maneviyata yönelenlerin daha çok fakirler, zayıflar ve ezilmişler arasından çıktığı da bir gerçektir. Bununla birlikte tasavvufun amacı ne zenginliği ortadan kaldırmak, ne de fakirliği terviç etmektir. Sufilere göre önemli olan varlıkta ve darlıkta Rabbimize sâdık bir kul olabilmektir. Şeyh Zerruk bu durumu fakirlikleri ile meşhur olunan ashab-ı suffe hakkında inen şu ayetle ortaya koyar: Allah Teâlâ ashab-ı suffeyi överek Peygamberimize (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme.” (Kehf Suresi, 28) Şeyh Zerruk’a göre Allah Teâlâ bu ayette ashab-ı suffeyi fakirlik özelliği ile değil de onların başka iki önemli vasıfları ile övmüştür. Bunlar “1- Sabah akşam Allah’ı zikretmek, 2- Daima her işte Rabbin rızasını/veçhini aramak.

Zaten ashab-ı suffe daha sonra içinde bulundukları tecrid halinden kurtulmuş pek çoğu bir şehre vali veya bir orduya komutanlık gibi yüksek mevkilere getirilmiştir. Bazıları fakirliğini korusa da, bir kısmı ilerleyen zamanlarda makam ve mal sahibi olmuştur. Bütün bunlara rağmen onların manevi durumları asla değişmemiş, hem yoklukta hem de darlıkta Rablerini zikretmekten ve O’nun rızasını aramaktan bir an bile geri durmamışlardır. Bu durumda zengin olsun, fakir olsun Rabbinin rızasını arayan, varlıkta Rabbini unutmayan herkes ashab-ı suffe için nazil olan ayetin şümulüne girer ve onlar gibi Hakk katında makbul olur.1

Peki, bu durumda niçin sufiler zühdü tavsiye ederler. Bu tutumun belli başlı iki sebebi vardır. Birinci sebep, manevi terbiye almamış kimselerin çoğunlukla dünyevi zenginliği hazmedememesi, onun cazibesi ile nefislerinin kontrollerine girerek ahireti unutmalarıdır. Pek çok insan kendini zengin ve ihtiyaçsız gördüğünde Kuranî tabirle azmaktadır. Yüce kitabımız, “Gerçek şu ki, insan azar. Kendini kendine yeterli gördüğü için.” (Alak, 6-7) buyurarak bu durumu bizlere anlatır. İşte insanları bu tehlikeden sakındırmak için sufiler dünyayı kötülerler. İmam Gazali bu hali, dalgıç bir babanın çocuğunu deniz ile korkutmasına benzetir: Kendisi denizin derinliklerinden inciler ve kıymetli cevherler çıkarır, ama çocuğunun yanında denize dalmadığı gibi onu denizden de uzak tutmaya çalışır. Zira bilir ki babasını dalgıçlık yaparken gören çocuk onu taklid ederek denize dalacak ve boğulacaktır.

İkinci sebep ise süluka giren müridleri ilgilendirmektedir. Özellikle sülukun başlarında salikin dünya ile meşgul olup vaktini zayi etmemesi için dünyadan yüzçevirmek elzemdir. Salik kemale erer de yokluk ve varlık gözünde eşit hale gelirse, dünya Allah’ın izni ile ona zarar veremez. Salik bu hali yakalayamazsa zenginlik kadar fakirlik de ona zarar verir. Halini, rızkını, kendine verilen imkânları beğenmez, hep başkalarına özenir, devamlı olarak Rabbinden şikâyet eder.

Ruhanî metodu benimseyen Nakşîliğin varlık ve yokluk konusundaki yaklaşımına gelirsek bu konuda salik şeyhinin işaretine göre hareket etmeli, mürşidinin tavsiyelerine göre dünya ile meşguliyetini ayarlamalıdır. Mesela mürşid bir kısım müridden Hakk yolunda ilimleri ve bedenleri ile hizmet etmelerini ister. Onları uzak diyarlara ilimleri, halleri ve bedenleri ile hizmet etsin diye gönderir. Bu tür salikler mürşitlerinin kendilerinden istediği işi bırakır da, zengin olmak için sebeplere sarılır, ticarete dalarsa çift yönlü -hem manen hem de madden- kaybederler. Zira mürşid bu tür müritlerden vakitlerini yani dünya malından çok kıymetli olan hayatlarını harcamasını istemiştir.

Bir kısım zengin müridandan da, zamanın gereklerine göre mürşidleri Allah yolunda mallarını harcamasını isteyebilir. Bu durumda onlar da helalinden daha çok kazanmalı ve Allah yolunda daima infakta bulunmalıdır. Gönül gözü açık olan bir salik mürşidinin tutumundan ve sözlerinden kendinden ne istendiğini anlar ve o şekilde hayatını düzenler. Anlayışı eksik veya tarikatta ihlâslı olmayan salikler ise her zaman ters işler yaparlar, kendilerinden istenmeyen işlere merak sararlar. Özetle her iki durumda da müridin eli karda, gönlü yarda olmalıdır.

Soru:

Tevekkül sebeplere sarılmamak diye mi tarif edilir?

Sözlükte “dayanmak, güvenmek, vekil tutmak” anlamlarına gelen tevekkül, dini bir terim olarak her hususta Allah’a güvenmek, dayanmak, işlerini O’na havale etmek demektir. Tevekkül bazılarının anladığı gibi çalışmadan, sebeplere sarılmadan işi Allah’a havale etmek değildir. İnsan her ne iş yapıyorsa yapsın, o işini kurallarına uygun olarak yapacak, çalışacak, sabredecek, Allah’tan başarısı için yardım isteyecek ve Allah’ın kendisini muvaffak kılacağına itimat edecektir. Buradaki ince nokta, sebeplere sarılmak fakat onlara değil de Allah’a güvenmektir. Nebevî tabirle kul eşeği sağlam kazığa bağlayacak ama kazığa değil Hakk’a tevekkül edecektir. İmam Rabbanî’ye göre bütün peygamberler her daim sebepleri gözetmişlerdir. O bu konuda Bünyamin’i aramaları için oğullarını Mısır’a gönderen Hz. Yakub’un Kur’an’da bizlere anlatılan misalini delil getirir. Oğullarının toplu halde görülerek dikkat çekmesinden ve başlarına bir bela gelmesinden korkan Hz. Yakub, onlara şu nasihatte bulunur: “Ey oğullarım! Şehre hepiniz aynı kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.” (Yusuf, 67) Yakup a.s burada sebepleri dikkate alırken diğer yandan işini de Allah’a ısmarlamaktan geri kalmamış “Ama Allah’tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah’tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O’na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O’na dayansınlar.” (Yusuf 67)  demiştir. Bu açıklamalardan anlaşmaktadır ki sebeplere sarılmak bazı kıt görüşlü kimselerin iddia ettiği gibi tevekküle mani değildir. Hatta gerçek tevekkül sebeplere sarıldıktan sonra olur. (266. mektup)

Bununla birlikte Allah’a olan sonsuz tevekkülleri sebepleri ile hiç azıksız uzun yolculuklara çıkan veya hacca giden bazı sufilerin halleri kendilerine teslim edilir. Bu tür cezbeli sufilerin halleri ne inkâr edilir, ne de bu hususta onlara uyulur. Zira tasavvufi terbiyede uyulması gereken kimseler, temkin ehli, telvinden kurtulmuş kemalat sahibi mürşidlerdir. Tasavvuf yolunda cezbesine ve haline mağlup sufiler başkalarına örnek olamaz.

Dipnotlar:

1) Şeyh Ahmed Zerruk, Kavâidü’t-tasavvuf,  tahkik Osman el-Huveymidi, Beyrut, Derul Vahyul kalem, 2004, s.27.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Zenginlik mi Fakirlik mi?
« Posted on: 29 Mayıs 2020, 23:14:50 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Zenginlik mi Fakirlik mi? rüya tabiri,Zenginlik mi Fakirlik mi? mekke canlı, Zenginlik mi Fakirlik mi? kabe canlı yayın, Zenginlik mi Fakirlik mi? Üç boyutlu kuran oku Zenginlik mi Fakirlik mi? kuran ı kerim, Zenginlik mi Fakirlik mi? peygamber kıssaları,Zenginlik mi Fakirlik mi? ilitam ders soruları, Zenginlik mi Fakirlik mi?önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &