ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Peygamberimiz (S.A.V) > Sizden Gelenler (Peygamber Efendimiz ) > Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı  (Okunma Sayısı 372 defa)
14 Ekim 2010, 12:04:42
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 14 Ekim 2010, 12:04:42 »



Resûlüllah'ın (s.a.s.) İbâdet ve Kulluk Hayatı


O, bütün hayatı boyunca dini Allah'a tahsis ederek sadece O'na kulluk yaptı.. gönlü sadece O'nun mârifetiyle doldu-taştı.. gözü her yerde O'nun âsârını süzüp durdu.. bütün duyguları O'ndan gelen mânevî zevklerle coştu ve köpürdü.. O, Hakk'a uyanmış, hakikate yelken açmış ve doyma bilmeyen bir iştiha ile hep "Allah" deyip dolaşmıştı.
 
Allah'ın (c.c.) emirlerini yerine getirme, O'na kulluk etme ve kulluğun şuurunda olma gibi mânâlara gelen 'ibâdet' ve 'ubûdiyet (kulluk)' kavramları; bazılarına göre her ne kadar aynı mânâya hamledilmiş ise de, çoğunluğun kabulüne göre, bu kelimelerin lâfızları gibi mânâları da birbirinden farklıdır. İbâdet, 'Yüce Mevlâ'nın emirlerini yerine getirip yaşama ve kulluk sorumluluklarını temsil etme' mânâlarına geldiği hâlde; ubûdiyet, 'kul olma ve kölelik şuuru içinde bulunma' şeklinde anlaşılmıştır.1 Her ne şekilde olursa olsun ibadet ve kulluk, Hâlık-ı Zülcelâl'in insana bahşettiği en büyük pâyedir.

Bu münasebetledir ki, Allah Teâla, Habîb-i Edîb'ini kelime-i şahâdet gibi kutlu bir cümlede anarken, önce "عَبْدُهُ - kulu" demiş, sonra da"رَسُولُهُ - peygamberi" sözüyle bunu taçlandırmıştır. Yine O (c.c.), Resûl-i Ekrem'i Miraç'a dâvet ederken, "أَسْرَى بِعَبْدِهِ - kulunu seyr ü sefer ettirdi." (İsrâ sûresi, 17/1) kaydını koymuş ve bununla ubûdiyetinin üstünlüğüne ve ayrıcalıklı oluşuna işaret buyurmuştur. Haddizâtında bu eşsiz sema yolculuğunda, övgüye layık bin bir vasfı arasında kulluğu öne alınarak "فَأَوْحَى إِلَى عَبْدِهِ مَا أَوْحَى - Kuluna vahyetti ha vahyetti." (Necm sûresi, 53/10) denilmesi de oldukça mânidardır!..

Allah Resûlü (s.a.s.), hayatın her alanında olduğu gibi bizler için, "ibadet ve kulluk hayatı"nda da en güzel örnektir. O'nun Allah'a kul oluşunu en kâmil mânâda anlayabilmek için hayatının bazı kesitlerine bakmamız gerekir. Zira kulluk, her yönüyle hayatı kuşatan, kapsamlı bir mânâ dokusunu barındırmaktadır.

Binaenaleyh O'nun kulluk ve ibadet konusundaki örnek yaşantısını, 1)"Zikir ve ibadet hayatı", 2) "Zühd hayatı (Dünya hayatına bakışı)", 3) "Allah korkusu" gibi hususları tahlil etmek suretiyle ortaya koymak mümkündür.

1) Zikir ve İbadet Hayatı

 Allah'a kul olmanın en önemli tezahürlerinden biri hiç şüphesiz O'nu (c.c.) anmak ve zikretmektir. Efendimiz de kulluğunu ve gönlündeki Allah sevgisini, O'nu sürekli zikretmek suretiyle göstermiştir. Allah Resûlü her hâlinde, her nefes alış-verişinde, ayakta iken, otururken, yatarken, kalkarken, uyurken, uyanıkken dâima Allah'la beraber olduğunun şuurundadır ve O'nu zikirle meşguldür. Emrettiği ve yasakladığı şeyler, koyduğu kaideler, verdiği hükümler, yaptığı işler, Allah'ın isim ve sıfatlarıyla alâkalı söz ve duaları, O'nun Allah'ı zikri olarak kabul edilir.

Efendimiz'in zikir ve ibadet hayatı, bu konuda ifrat ve tefritten uzak, Allah'ın rızasına uygun bir hayat sürmek isteyen mü'minler için güzel bir örnektir. O (s.a.s.) bu konuda özellikle bazı hususlara riayet edilmesine itina gösterirdi:

Resûlullah (s.a.s.), toplu hâlde Allah'ın anılıp zikredildiği meclisleri "cennet bahçeleri" diye tavsif etmiş ve onlardan azamî ölçüde istifade edilmesini istemiştir. (Tirmizi, Daavât 82) Ashab'ın önde gelenlerinden Ebû Saîd el-Hudrî'nin (r.a.) naklettiği bir hadîs-i şerîfte Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: "Bir topluluk Allah'ı zikretmek için bir araya gelirse, melekler onları kuşatırlar, üzerlerini rahmet kaplar, onlara sekîne (gönül huzuru) bahşedilir ve Allah onları nezdindekilere (melekler vb.) iftiharla zikreder." (Müslim, Zikir 39)

Gece İbadetlerine İtina Göstermek

Allah Resûlü, her gece uyanarak Allah'ı zikretmiş, dua ve istiğfarda bulunmuş ve namaz kılmıştır. Yüce Allah, Resûlü'ne hitapla geceyi en güzel şekilde ihyâ etmesini ifade buyurmuştur: "Sana mahsus bir namaz olmak üzere gecenin bir kısmında kalkıp Kur'ân oku, teheccüd namazı kıl. Böylece Rabb'inin seni makam-ı mahmûda eriştireceğini umabilirsin." (İsrâ sûresi, 17/79)

Efendimiz (s.a.s.), Ashab'ını ve mü'minleri de gece ibadetine teşvik etmiş; gece boyunca hiç uyanmaksızın uyumayı hoş karşılamamıştır. En çok hadîs rivayetiyle tanınan sahabîlerden Hz. Ebû Hüreyre'nin naklettiği bir hadîs-i şerîfte, Efendimiz;"İnsan uyuyunca Şeytan'ın, onun ense köküne üç düğüm attığını, uyanıp Allah'ı zikrettiği zaman bu düğümlerden birinin çözüldüğünü, abdest alıp namaz kıldığında da düğümlerin kalan ikisinin çözüleceğini" ifade buyurmuştur. (Buharî, Teheccüd 13.)

Sahabe'den İbn Abbas'ın (r.a.) anlattığına göre, o bir gece Resûlüllah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında kalmıştı. Geceleyin Allah Resûlü (aleyhisselâm) uyanarak önce misvakla ağzını temizleyip abdest almış; akabinde Âl-i İmrân sûresinden bazı âyetleri okumuş; sonra on üç rekat namaz kılmış; Hz. Bilâl'in sabah ezanını okuması üzerine kalkıp iki rekat namaz kılmış ve sonunda da şu duayı yapmıştı: "Allah'ım! Benim kalbime nûr, dilime nûr, kulağıma nûr, gözüme nûr, arkama nûr, önüme nûr, üstüme nûr ve altıma nûr halk eyle! Yâ Rabbi! Bana nûr lutfeyle!" (Buhârî, Daavât 10)

Allah Resûlü, bazı geceler ayakları şişinceye kadar namaz kılar, Allah'ı (c.c.) zikrederdi. Ashab'dan Muğîre b. Şu'be (r.a.): "Ey Allah'ın Elçisi! Allah senin gelmiş geçmiş bütün günahlarını bağışladığı hâlde, neden hâlâ kendini bu kadar zorluyorsun?" diye sual edince: "Şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurmuştu. (Buhârî, Rikâk 20)

Efendimiz (s.a.s.) nafile ibadetler için çoğunlukla gece saatlerini seçerdi. Bu durum, gündüz saatlerinde daha çok devlet işleri ve insanlarla meşguliyetin, O'nun bütün zamanını almasından kaynaklanmış olabilir. Ayrıca gece ibadetinin sâir zamanlarda yapılan ibadetlerden daha faziletli olduğunu da Peygamberimiz haber vermişlerdir. (Nevevî, Ezkâr, s. 83–84) Allah Resûlü, Vitir namazını da gecenin başında, ortasında veya sonunda kıldığı olmuştur. (Ebû Dâvûd, Tefrîu ebvâbi'l-vitr 7,8)

Efendimiz (s.a.s.), gündüzleri de nafile ibadet yapardı. Farz namazların önce veya sonrasındaki sünnet namazları, duhâ namazı, yağmur duası ve namazı, kusûf ve husûf namazları (güneş ve ay tutulmasına binaen kılınan namazlar), sefer namazı, mescide girildiğinde kılınan tahiyyetü'l-mescid namazı gibi nafile namazları da îfâ etmiştir. Nitekim Hz. Âişe Vâlidemiz'e O'nun nafile ibadetleri sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir: "Allah Resûlü öğle namazını(n farzını) kılmadan önce evinde dört rekat namaz kılardı (yani öğlenin sünnetini). Sonra mescitte Ashab'ına farzı kıldırır, evine geldiğinde tekrar iki rekat namaz kılardı…" (Ebû Davud, Tatavvu 1)

İbadet, zikir ve dua ile meşguliyet, kalbin susuzluğunu giderip dünyayı hor ve hakir göstermektedir. Dolayısıyla insan, dünyayı kaybetmekle üzülmemeli, kazanmak ve bulmakla da sevinmemelidir. Mü'min bir kul şunu iyi bilmelidir ki, ibadet şuuruyla yapılan amellerden elde edilecek mânevî/uhrevî kazanımlar, Allah katında daha hayırlı ve daha makbuldür. (Şûrâ sûresi, 42/20)

İbadet Hayatında Devamlılık ve İtidal

Allah Resûlü (aleyhisselâm) bütün geceyi veya zamanı ibadetle geçirmeyi tavsiye etmemiştir. (Nesaî, Sıyâm 35) Hattâ Ashab'ın gece nafile namaz kılmak için mescide devamını da hoş karşılamamıştır.

Resûl-i Ekrem'in vahiy kâtiplerinden Zeyd ibn Sâbit'ten (r.a.) rivayete göre, Hz. Peygamber (s.a.s.) Ramazan'da birkaç gün teravih namazlarını Ashab'ıyla birlikte cemaatle kılmıştı. İlerleyen günlerde cemaatin çoğaldığını görünce, mescide çıkmamış ve sonra onlara şöyle hitap etmişti:

"Görüyorum ki, cemâatle terâvîh namazı kılma konusunda çok isteklisiniz. Fakat böyle cemâat hâlinde bu ibâdete devam ederken, bu namazın farz kılınmasından ve farz kılındığı takdirde de hepinizin bu namazı cemâatle edaya muktedir olamamanızdan korkarım. Onun için ey insanlar! Sizler bu namazı kendi evlerinizde kılınız. Çünkü farz namaz müstesna, bir kimsenin kıldığı en faziletli namaz, kendi evinde kıldığı namazdır." (Buharî, İ'tisam 3)

Efendimiz'in (s.a.s.) bazı gecelerde yaptığı uzun ibadetlerin yanı sıra, Hz. Âişe Vâlidemiz'in anlattığına göre, O'nun bütün gece sabaha kadar namaz kıldığı veya ibadet ettiği, Ramazan orucu dışında aralıksız bir ay boyunca oruç tuttuğu görülmemiştir. (Müslim, Müsâfirîn 141) Ayrıca ibadetler konusunda ifrat ve tefritten kaçınmak gerektiği mesajını vermiştir: "(İbadetlerinizde ve işlerinizde) ifrat ve tefritten sakının! Şunu iyi bilin ki, (Allah'ın rahmetiyle muamelesi olmadıkça) hiç kimse yapmış olduğu amellerle Cennet'e giremez. Allah katında amellerin en makbul olanı, az da olsa devamlı olanıdır." (Buhârî, Rikâk 18)

Dolayısıyla Allah Resûlü, insanların amellerine güvenmeleri yerine, güçleri nispetinde yaptıkları amelleriyle Allah'a yakınlaşmanın, O'nun rahmetine sığınmanın yollarını aramalarını istemiştir. Mü'min bir kul, az da olsa süreklilik arz eden ve samimiyetle îfâ edilen ibadet ve taatın makbul olduğunun şuurunda olmalıdır. O hâlde Allah'a ibadet ve zikir, sadece O'na kulluğun, O'nu sevmenin, O'nun karşısında kendini aciz hissetmenin, O'na karşı sonsuz saygı duymanın ve itaatın en son neticesidir.

2) Zühd Hayatı (Dünya Hayatına Bakışı)

Zühd, dünyaya ve dünyalık şeylere karşı hırs ve rağbeti terk etmek mânâsına gelir. Zühd olarak isimlendirilen hâl, bir şeye olan arzu ve isteği ondan daha iyisine çevirmekten ibarettir. Zühdde, daha iyiye yönelme söz ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı
« Posted on: 09 Nisan 2020, 14:27:37 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı rüya tabiri,Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı mekke canlı, Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı kabe canlı yayın, Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı Üç boyutlu kuran oku Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı kuran ı kerim, Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı peygamber kıssaları,Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı ilitam ders soruları, Resûlüllah ın s.a.s. ibâdet ve kulluk hayatı önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &