ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Peygamberimiz (S.A.V) > Sizden Gelenler (Peygamber Efendimiz ) > O manevi yaralarımızı iyileştiriyor
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: O manevi yaralarımızı iyileştiriyor  (Okunma Sayısı 503 defa)
07 Mayıs 2010, 11:11:30
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Mayıs 2010, 11:11:30 »



O Manevi Yaralarımızı İyileştiriyor

Kim, İslam’dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek.” “Her doğan çucuk İslam fıtratındadır.”

“Aşkı aşıktan öğreniyoruz. Gerçek bir aşık her haliyle Peygamber Efendimizin sünnetine sarılır.

Evliyânın en büyüklerinden İmam Gazâlî şöyle der; “Aklımı o kadar genişlettim ki neredeyse kopacaktı. O zaman anladım ki, akıl sınırlıdır. Bir tür cinnet geçirdim ve neredeyse aklımı kaybediyordum. Sonunda Allah Resûlünün (s.a.v.) rahmetine sığındım. Herşey berraklaştı, sırrı keşfettim ve kurtuldum.”

Hakikatin mükemmel aşığı olarak O, bütün ihtiyaçlarımızın tatminini temsil eder! O, ilâhî rahmeti yayar, en büyük mutluluğu getirir ve ruhumuzun yüzünü aydınlatır. Ona selam ve salâvat gönderme, kalbimizdeki aşkı arttırır. Hiç kimse bütün insanlığı onun kadar derinden etkileyemedi. O Mârifetullah hazinesinin anahtarıdır; kalbin gerçek gözünü ve kulağını açar. O gerçek insan kemâlinin başladığı nokta, bütün gayretlerimizin hedefidir. İnsan güzelliğine dair ne varsa, hepsi Fahr-i Kâinat Efendimizin getirdiğinden ibarettir.

Allah Kendisini, Zâtını müminlerden gizler, ancak bizim Kendi Hakikatini Hz. Muhammed’in (s.a.v.) cemâl ve fazileti aracılığıyla tatmamıza, bilmemize ve bulmamıza izin verir. Allah’ın Mârifetullah’ının anahtarı, sevgili Peygamberimizdir (s.a.v.) Rabbi ile kul arasında 70.000 perde vardır. Bu perdeler hakikati gizler. Abdülkadir Geylân’ının (k.s.) ifadesiyle; “Bütün yaratılanlar bir perdedir, Hz. Peygamber (s.a.v.) hariç. O hakikate giden yolun kapısı ve hedefe ulaştıran vasıtadır.” Muhyiddin İbn Arabî (k.s.) der ki; “Hz. Peygamber hariç, bütün mevcudat bir gölgedir, çünkü o, ilk nur, ışığın kaynağıdır. Mevcudatın kaynağı olarak gölgesi yoktur. Allah’ın hakıkatını bu nur ile görebilir ve anlayabiliriz.” Bu nedenle Peygamber Efendimiz sav; verilen her şeyi verendir, alınan herşeyi alandır, bilinen her şeyi bilendir, kendisine vahiy edilen her şeyi öğretendir, aydınlanmış herşeyin ışığıdır.

Yeryüzünde varolan tüm erdemler, O’nun erdemidir. Bir hikmet sahibi; “O faziletlerin güneşidir. Ötekiler ona nispeten geceleri insanlara ışık yayan yıldızlar gibidir.”

Hazreti Muhammed (s.a.v.) yaşayan Kuran’dır. O’nun varlığı Kelimetullah olmuştur. Bu nedenle ilahî ayetlerin hikmetini O’nun güzel ahlakının hususî vasıfları ifade eder. Böylece, İslam irfanına vasıl olmak isteyen her müminin âhlak-ı hamideyi tahsil etmesi de mecburidir. Manevi tekâmülün tamamlanabilmesi için yeryüzünde bu ilahi bereketin hayatlara aksetmesi en elzem ihtiyaçtır. Manevi tekâmülün tamamlanabilmesi mevhum benliklerden kurtularak ahlak-ı Muhammediye’nin tesis edilmesi ile mümkündür. Müminler için bu hayatta sahip olacakları en yüksek derece ve erdem Muhammedî ahlak ile donanmaktır. Bu, İslam dininin hazinesidir.

Hazreti Peygamber Efendimiz şefkat dini, rahmet dini, kulluk dini kalp, dini getirdi. Allah’ın merhametli dini bütün güçlükleri yok eder, insanlığı birleştirir, birbirimizi sevdirir, kalplerin hazinelerini açar, ortak paylaşımı güçlendirir. Sevgi dini insanlığı iktidar açlığı, bencillik ve cahaletten kurtarabilir. Peygamber Efendimiz sadece itaatte ve teslimiyette kemâli olan değil, aşkta kemâli olan bir din getirdi ve aşk makamının en yüce örneği olarak yaşadı. Yani, sadece emirlerden öğrenmiyoruz, ayrıca ebedî güzelliklerden irşad oluyoruz. Böylece insan varlığının kemâl zirvelerine varmak için ruhumuzu ihsânın nuru ile tenvir etmeli ve aşkla hizmet etmeliyiz. Ancak karakterimizdeki güzellik ve iyilikle en yüksek makama, kulluğa, ‘ubudiyete’ vararak Allah’nın bu dünyadaki gerçek temsilcileri olabiliriz.

Bilmemiz gerekir ki Efendimiz kendisi yaşadı ve insanlığa verdiği hikmet incilerinin hepsi dertlere davâ oldu. O mânevi yaralarımızı iyileştiriyor. Her probleme saadet dolu bir felâh yolu gösteriyor. Tüm kırık kalplerin tabîbidir O! O’nun bitmez tükenmez şefaati ve şefkati bütün insanlığın üstüne bir rahmet yağmuru olarak yağıyor. O; ezilmişlerin sonsuz şefkat ve merhamet buldukları pınardır. Günümüzün modern toplumları, bu dertlerine derman bulmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor; çünkü dünya ve insanlık bu ilâhi güzellik ve lütuflardan her çağdakinden daha uzak kaldı.

Kur’an-ı Kerîm de şöyle buyurulmaktadır; “Bugün dininizi kemâle erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı seçtim.” “…Allah nurûnu tamamlayacaktır.” Hadis-i şerif; “Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim.”Ahlâkın İslam’la Yüce Allah’ın vahyi tamamlanmış ve mutlak hakikat dini tesis edilmiştir. Bu, “sırat-ı müstakim”dir, mutlak doğru yoldur, kemal-i mutlak tarikidir, Allah’ın isim ve sıfatlarına ulaştıran ezelî istikamettir. Din nur yolu, Allahın güzel isim ve sıfatlarının nuru. Bu, kalbi ve ruhu saflaştırmanın yoludur. Bu yol, fedakârlık yoludur. Bu okuma yazma bilmeyen Resul-u Ekrem Efendimizin (s.a.v.) yoludur. Bu yol ilahi ilhamın ışığıdır. Bu yol sırat-ı mustakimdir. Sırat-ı mustakim ahlakı Muhammedi temsil ediyor.

İslam dini mükemmelliğe bir çağrıdır; aşkın mükemmelliğine, imanın mükemmelliğine, nuru mükemmelliğine, ahlakın mükemmelliğine, nimetin mükemmelliğine. İslam, Allah-u Teâlâ’nın ilahi ayetlerinin kapsayıcı ve birleştirici hikmetini anlatan en yüksek düşünce okuludur. Ne salt bilim, ne felsefe ne de kuru bilgidir. Hakiki ilim Allahın nuruyla beslenir, insanın en gizli derinliklerinden gelir, kalbin nurudur, kalbin gören gözüdür. İslam hayatın tümünü kuşatır. İslam geniş kapsamlı bir sorumluktur. Resullulah Efendimizi seven ve ona koşulsuz itaat eden ashab-ı kiram hazretleri bu sorumluluğu omuzlarında taşımış ve birçoğu bedelini canlarıyla ödemişlerdir. İslam koşulsuz teslimiyettir. Efendimiz bize teslimiyetin bir muhabbet işi olduğunu göstermiştir. Muhabbetten kaynaklanan teslimiyet öyle bir nurdur ki padişahları köle, zirvedekileri hizmetkâr, zengin eliti sıradan insanlar yapar.

Resulullah Efendimiz mübarek varlığıyla kâinatı şereflendirdiğinde, müminlere Mirac hediyesini, secde hazinesini, Fatiha-i şerife hazinesini, teheccüd hazinesini, esmaü’l hüsna hazinesini, ehl-i beyt-i Mustafa ve sahabeler hazinesini ve Allah’dan en yüce nimet, müjde, lütuf olan “ahlâk-ı Muhammedî” hazinesini getirmiştir. Hazzı, zevki ve manevî neşeyi getirmiştir. İşte bunlar İslam nurudur ve ümmet-i Muhammed bundan istifade eder.

İslam dini, Cenab-ı Allah’ın ümmet-i Muhammed’i ilahî rahmet ve huzura, saadete, selamete, güven ve ebedî mutluluğa çağıran davetten başka bir şey değildir.

Eğer bir kimse İslam’ın nurunu takip etmezse, dinin mükemmelliğinin tadını alamaz. Bunun sonuncu ise hüsran, acı, keder, bunalım ve sıkıntı olacaktır.

Müminlerin bayramı olan Cuma gününü, müminin miracı olan namaz ile ihya etmez, secde hazinesinin farkına varmazsak İslam dinine hakaret etmiş oluruz.

Maalesef çoğumuz ibadetleri yalnızca şekle sıkıştırıyoruz . Sünnet-i seniyyeyi ihmal ettiğimiz için ibadetlerdeki nuru ve güzelliği göremiyoruz. Mirac’ın ehemmiyetini anlasak ve manevî cehaletimizin sebebini keşfetsek, Allah’tan rekâtların sayısını artırmasını dilerdik. Modern toplumların ihlastan düşüp, ahlâkı çökmüş olan iflas derecesine indiğini gözlemiyoruz. Bütün dünya bir put haline gelmiş ve tamamen maddiyatçı bir hayat oluşmuş durumda. Bütün ahlâki çöküş bir insanın kalbinde Allah sevgisi olmadan gerçekleştirdiği şeylerden ibarettir.

Bütün ıstıraplar Peygamber Efendimizi anlayamamak ve sevememekten kaynaklanıyor. O, bütün faziletlerin güneşi, kalplerin sevgilisi, kulluğun tâcı, sevilenlerin en yücesi, irşâd nurudur. Efendimiz bizim üzerimize titriyor. O’nun mekânı âşıklarının saf gönülleridir. Allah (c.c.) bize bu dünyevi varlıklarımızın içindeyken Nur-u Muhammedî’den bir damla içmeyi nasib eylesin! İçkilerin en güzelini tattıktan sonra bir daha eski hâlimize asla dönmeyeceğiz.




Rabia Christine Brodbeck
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.033


View Profile
Re: O manevi yaralarımızı iyileştiriyor
« Posted on: 23 Mayıs 2019, 07:39:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: O manevi yaralarımızı iyileştiriyor rüya tabiri,O manevi yaralarımızı iyileştiriyor mekke canlı, O manevi yaralarımızı iyileştiriyor kabe canlı yayın, O manevi yaralarımızı iyileştiriyor Üç boyutlu kuran oku O manevi yaralarımızı iyileştiriyor kuran ı kerim, O manevi yaralarımızı iyileştiriyor peygamber kıssaları,O manevi yaralarımızı iyileştiriyor ilitam ders soruları, O manevi yaralarımızı iyileştiriyorönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &