ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Peygamberimiz (S.A.V) > Sizden Gelenler (Peygamber Efendimiz ) > Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü  (Okunma Sayısı 387 defa)
09 Ekim 2010, 16:53:28
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 09 Ekim 2010, 16:53:28 »



EFENDİMİZ(s.a.v)'in Heyetleri Kabulü

Mekke fethiyle Arap Yarımadası'nda Müslümanlara saldırı düzenleyebilecek müşrik Arap kuvvetleri etkisiz hale getirildikten, Tebük Seferi ile o dönemin süper gücü kabul edilen Bizans İmparatorluğu'na İslâm ordusunun gücü gösterilip oradan gelecek tehlike yakın ve orta vadede bertaraf edildikten, hasılı Arap Yarımadası'nda umumi manada güvenlik ve asayiş temin edildikten sonra, dört bir taraftan heyetler akın akın Medine'ye seferler tertip etmişlerdir. İşte hicretin dokuzuncu senesine tekabül eden bu durum dolayısıyla, bu seneye "elçiler yılı" (âmü'l-vüfûd) denmiştir. 1


Elbette ki, Medine'ye gelen heyetlerin ziyareti sadece hicrî 9. yılla sınırlı değildir. İmam Şiblî'nin dikkat çektiği üzere ilk gelen heyetlerden biri olan Müzeyne heyeti henüz hicrî 5. yılda Medine'ye ziyaret gerçekleştirmişti. Ayrıca hicrî 8. ve 10. yıllarda da çok sayıda heyet Medine' de kabul edilmişti. 2 Ancak öyle anlaşılıyor ki, en fazla ziyaret trafiği hicrî 9. yılda vuku' bulduğundan bu seneye "âmü'l-vüfûd" ismi verilmiştir.

Gelen heyetler içerisinde bedevî Arap kabilelerinin bedeviliğini, huşunet ve sertliğini üzerinde taşıyan ferdler; daha önce İnsanlığın İftihar Tablosu ve Müslümanlara eza ve cefada bulunmuş olan azılı iman ve İslâm düşmanları; bulunduğu oymağın reisi olması dolayısıyla gurur ve çalıma kendini kaptırmış kişiler bulunmaktaydı. Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve sahabilerin o samimi ve sımsıcak müsamaha atmosferi, herkesi konumuna göre değerlendirmek suretiyle ortaya koydukları nezaket ve incelikle dopdolu diplomatik tavır ve davranışlar gelen kişileri bir bir yumuşatmış ve onların İslâm hakkında en güzel kanaatlerle geri dönmelerini sağlamıştır. Öyle ki, siyasî maksat için gelmiş olan elçilerin bile İslâmiyet'i kabul edip öyle geri döndüğü görülmektedir. Mesela, Kureyş'in gönderdiği elçi Ebû Rafî' Resul-i Ekrem'le (s.a.s) karşılaşınca kalbi İslâm'a ısınmış ve geri dönmek istememiştir. Fakat Peygamber Efendimiz (s.a.s); "Ben elçiyi alıkoyamam, sen şimdi git ve eğer Müslüman olmak istiyorsan sonra geri dön" buyurmuştur. 3


Allah Resulü'nün (s.a.s) irtihal-i dar-ı beka buyurmadan hemen önce yapmış olduğu vasiyet arasında elçilere hizmette kusur edilmemesinin ve onlara iyi davranılmasının da yer almış olması4 sanırım bu mevzuda O'nun (s.a.s) ne denli hassas olduğu hakkında bize yeterli bir kanaat verecektir. Ayrıca Resul-i Ekrem'in (s.a.s) elçilik heyetlerinin sınırda karşılanıp Medine'ye gelinceye kadar kendilerine refakat edilmesi isteği5 de Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) bu husustaki edep, nezaket ve incelik ufkunu göstermesi adına bir hayli dikkat çekicidir.

İsterseniz şimdi söylenilen bu hususları birkaç örnek üzerinden müşahhas bir şekilde görmeye çalışalım.

Benî Sa'd b. Bekr Kabilesi ve Dimame b. Sa'lebe (r.a)

Dimame b. Sa'lebe (r.a) Benî Sa'd b. Bekr kabilesinin elçisi olarak Medine'ye geldiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.s) ashabıyla Mescid-i Nebevi'de birlikteydi. Dimame mescide girdi ve "Hanginiz Abdulmuttalib'in torunu?" diye sordu. Efendiler Efendisi (s.a.s) "Abdulmuttalib'in torunu benim" dedi. Dimame tekrar "Muhammed mi?" diye sordu. Allah Resulü (s.a.s) "evet" deyince Dimame; "Ey Abdulmuttalib'in torunu! Şimdi sana bazı sorular soracağım, sorularımda da sert ve haşin olacağım, incinmeyesin?" dedi. Resul-i Ekrem (s.a.s) gayet yumuşak bir tavır içinde, "Hayır, içimde sana karşı herhangi bir olumsuz duygu olmayacak, istediğini sor." buyurdu.

Bunun üzerine Dimame b. Sa'lebe; "Senin Rabbin adına söyle, bütün insanlara Resulü olarak seni O mu gönderdi?" Resulüllah (s.a.s); "Evet, Allah'a andolsun, beni O gönderdi." buyurdu.

Dimame aynı şekilde Allah'ın günde beş kez namazın kılınmasını, zekatın ödenmesini, yılda bir ay oruç tutulmasını ve Mekke'ye haccedilmesini emredip emretmediğini sordu. Resul-i Ekrem (s.a.s) de hepsine aynı şekilde cevap verdi. Sonunda Dimame b. Sa'lebe (r.a): Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur, yine şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın Resulü'dür. Bu emirleri yerine getireceğim, neyi yapmamı yasakladınsa ondan da sakınacağım; ne bunları artıracak, ne de azaltacağım." dedi. 6

Bu ziyaretten hemen sonra kabilesine dönen Hz. Dimame'nin kabilesiyle arasında geçen diyaloglar da, "Elçiler Yılı"nın bereketini göstermesi adına bir hayli dikkat çekicidir.

Rivayetlere göre kabilesinin yanına dönen Hz. Dimame'nin ilk sözü şu oldu: "Lât ve Uzzâ ne fena şeylermiş!" Bunun üzerine kavmi; "Sus ey Dimame! Söylediğin bu sözlerden dolayı alaca, cüzzam veya delilik gibi bir hastalığın başına gelmesinden kork!" diye karşılık verdi. Hz. Dimame ise pürüzsüz ve net bir ses tonuyla; "Yazık size! Lât ve Uzzâ denen putlar size ne fayda ve ne de zarar verir. Halbuki Allah Teala içinde bulunduğunuz sapıklıktan sizi kurtarmak için size peygamber gönderdi ve ona kitap indirdi" deyip Müslüman olduğunu açıkça ifade etti ve Rasul-i Ekrem'in emir ve yasaklarını onlara getirdiğini söyledi.

Hadiseyi rivayet eden zat diyor ki, Allah'a kasem olsun o gün akşama kadar Benî Sa'd kabilesinde erkekten ve kadından imana gelmeyen kimse kalmamıştır." 7

Benî Temîm Heyeti

İçlerinde Utarid b. Hâcib, Akra b. Hâbis, Zibirkan b. Bedr gibi Benî Temîm kabilesinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyet kabile taassubu içinde Medine'ye gelmişlerdi. Mescid-i Nebevî'ye ulaştıklarında Resul-i Ekrem (s.a.s) hücre-i saadetlerinde bulunuyordu.

Mescide girer girmez "Bizim yanımıza çık, ey Muhammed!" diye yüksek sesle nida etmeye başladılar. Allah Resulü (s.a.s) çıkınca da, "Sana büyüklüğümüzü göstermeye geldik. Bakalım hangimizin şerefi daha yüksek. Şairlerimize, hatiplerimize izin ver" dediler.

İnsanlığın İftihar Tablosu, hatibinize izin veriyorum, ne söyleyecekse söylesin buyurdu. Bunun üzerine Utarid b. Hâcib kalkıp bir konuşma yaptı. Konuşmasını bitirince Resulüllah (s.a.s) Sabit b. Kays'a dönerek "Kalk, bu adamın konuşmasına cevap ver" buyurdu. Sabit b. Kays da kalkıp çok güzel bir konuşma yaptı.

Daha sonra Benî Temîm heyetinden Zibirkan b. Bedr bir şiir okudu. Buna da Hassan b. Sabit şiiriyle cevap verdi.

Hassan b. Sabit şiirini bitirince, heyetten Akra b. Hâbis, "Hatibi bizim hatibimizden, şairi bizim şairimizden daha güçlü, sesleri de bizim sesimizden daha yüce ve yüksek" diyerek teslimiyetini bildirdi.

En fasîh şairlerini yanında getiren Benî Temîm kabilesi Müslümanlığı kabul ederek Medine'den ayrıldı. Resulü Ekrem (s.a.s) de değerli hediyeler vererek onları yolcu etti. 8

Adiy b. Hâtim ve Müslüman Oluşu

Adiy b. Hâtim Yemen'deki Hristiyan kavmin lideriydi. Babası cömertliğiyle meşhur Hâtem-i Taî'dir. Kendisinin anlattığına göre, Peygamber Efendimiz'i (s.a.s) ilk işittiğinde bundan hiç hoşnut olmadı. Çünkü kabilesinin reisi olarak kendisini asalet sahibi bir Hıristiyan olarak görüyordu. Ayrıca kabilesinin katıldığı savaşlarda elde edilen ganimetin dörtte birini kendisi alıyordu. Maddi-manevi sahip olduğu imkan ve payelerin elinden çıkma ihtimali dolayısıyla İslâm'a karşı düşmanca bir tavır içine girmişti.

Adiy b. Hâtim, tevhid dini olan İslâmiyet'in Yemen'deki putperestliğe de son vereceğini ve o bölgeye de hakim olacağını tahmin ediyordu. Bu sebeple her an bulunduğu beldeden kaçabilecek şekilde at ve develerini hazır halde bulunduruyordu. Hz. Ali komutasındaki İslâm ordusunun Yemen'e yaklaştığını duyunca ailesi ve çoluk-çocuğuyla birlikte Şam'a kaçtı. Ancak kaçış esnasında kızkardeşi Sufane' yi unutmuşlardı.

Adiy b. Hâtim'in kabilesinin bir bölümü Müslümanlara karşı çıktı. Ancak çok geçmeden mağlup oldular. Müslümanlar onları esir aldı. Medine'ye getirilen esirler arasında Adiy b. Hâtim'in kızkardeşi Sufane de vardı.

Sufane fırsat bulduğu bir anda, babasının adını şefaatçi yaparak Peygamber Efendimiz'den (s.a.s) yardım talebinde bulundu. Her işi binbir hikmetle dolu olan Resul-i Ekrem (s.a.s) kabilenin önde gelenlerinin gönlünün kazanılmasıyla bütün bir kabile fertlerinin gönlünün kazanılabileceğini çok iyi bildiğinden, Sufane'nin serbest bırakılmasını emir buyurdu. Ayrıca kardeşinin yanına dönmek istediğinde Peygamber Efendimiz (s.a.s) ona giyecek ve binekten başka yol boyunca ihtiyacını karşılayacak erzak verdi. Onu saygı duyulan muhterem birisi olarak yolcu etti.

Sufane Şam'da kardeşi Adiy b. Hâtim'in yanına varınca önce kendisini bırakıp gittiğinden dolayı kardeşine ağır sitemlerde bulundu. Daha sonra Resulüllah ile aralarında geçenleri anlattı. "Vallahi ben O'nda hayırdan başka hiçbir şey görmedim. Kardeşim sen de O'nunla git bir görüş" dedi. Bunun üzerine Adiy b. Hâtim Medine'ye doğru yola koyuldu. 9

Esasında bu başlık altında buraya kadar anlattıklarımız mevzuumuzla doğrudan alakalı değildi. Ancak konu bütünlüğü açısından hadisenin bütününü aktarmanın daha faydalı olacağını düşündük. Şimdi ise hadisenin mevzumuzla doğrudan alakalı kısmını nakletmek istiyoruz.

İbn Hişam, hadisenin devamını Adiy b. Hâtim'in dilinden şöyle aktarıyor:
Medine'ye geldiğimde Resulüllah (s.a.s) mescidde bulunuyordu. İçeri girip selam verdim. "Bu adam" kimdir diye sordu. Adiy b. Hâtim olduğumu söyledim. Bunun üzerine ayağa kalktı, bana iltifatta bulundu. Daha sonra alıp beni evine götürdü.

Eve giderken yaşlı, zayıf bir kadın rastladı. Resulüllah'ı durdurmak istedi, o da durdu. Hz. Peygamber uzun süre kadının ihtiyaçlarını dinledi. Bu arada ben içimden; 'Bunu bir hükümdar yapmaz, vallahi bu bir hükümdar de...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü
« Posted on: 01 Haziran 2020, 02:12:01 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü rüya tabiri,Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü mekke canlı, Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü kabe canlı yayın, Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü Üç boyutlu kuran oku Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü kuran ı kerim, Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü peygamber kıssaları,Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü ilitam ders soruları, Efendimiz s.a.v. in heyetleri kabulü önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &