ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Peygamberimiz (S.A.V) > Sizden Gelenler (Peygamber Efendimiz ) > 0 62 yaş arası 2
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 0 62 yaş arası 2  (Okunma Sayısı 450 defa)
10 Ekim 2010, 18:50:30
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 10 Ekim 2010, 18:50:30 »



0 -62 yaş arası 2



Peygamberimiz Dedesinin Himayesinde

Annesinin ölümünden sonra Peygamberimizi, dedesi Abdülmuttalib himayesi altına aldı. Bu dönemde Mekke’de bir kuraklık yaşandı ve çıkılan yağmur duasında Abdülmuttalib, torunu Hz. Muhammed’i vesile yaparak Allah’tan yağmur diledi ve anında yağmur yağmaya başladı. Yine Kâinatın Efendisi dedesi Abdülmuttalib’in yanındayken Yemen Hükümdarlarından Seyf bin Zîyezen isimli bir şahıs, Abdülmuttalib’e, yanında büyüttüğü torununun gelecekte bu ümmetin peygamberi olacağını bildirmiştir.
578 yılına gelindiğinde Peygamberimizin ilk hamisi olan dedesi de vefat etti.


Peygamberimiz Amcası Ebû Talib’in Yanında

Dedesinin ölümünden sonra Peygamberimizi, amcaları Ebû Talib, Ebû Leheb, Abbas, Zübeyr ve Hamza arasından Ebû Talib himayesine aldı. Bu dönemde Peygamberimiz, amcasının bütçesine katkıda bulunmak gayesiyle bir yıl koyun gütmüştür. Fahri âlem Efendimiz, koyun güttüğü günlerin birinde, koyunlarını bir arkadaşına bırakarak bir düğüne katılmak istemiş, ama Yüce Allah Resûlünü haramlardan muhafaza etmiş ve düğün yerine geldiğinde Ona derin bir uyku vermiştir.


Peygamberimizin Amcasıyla Şam’a Gidişi

Yine bu dönemde, Peygamberimiz on iki yaşındayken, amcasıyla birlikte bir Şam kervanına katıldı. Yolda Bahira adlı bir rahip, kervanın bir bulut tarafından takip edildiğini gördü ve bu kervanı manastıra yemeğe davet etti. Davet esnasında Bahira’nın gözü daima Kainatın Efendisindeydi. Onun her halini inceden inceye tetkik ediyordu. Yemekten sonra da Peygamberimize çeşitli sorular soran Bahira’nın artık şüphesi kalmamıştı. Bu çocuk, gelmesi beklenen peygamberdi. Bahira, davetten sonra Peygamberimizin amcası Ebû Talib’e, yanındaki çocukta gelmesi beklenen peygamberin alametlerinin görüldüğünü bildirdi ve ona Şam’da bulunan Yahudilerin zarar verebileceğini söyledi. Bunun üzerine Peygamberimiz amcasıyla birlikte ticaret mallarını burada satarak Mekke’ye geri döndü.


Kâinatın Efendisi küçüklüğünden beri putlardan nefret ederdi. Onlara hiç hürmette bulunmamıştı. Peygamber Efendimiz amcasının yanındayken bir keresinde, amcası ve diğer aile fertleri Onu da alarak puta tapma merasimine götürmek istediler. Ancak Peygamber Efendimiz, bu teklifi reddetti ve gelmek istemediğini belirtti. Ancak o kadar ısrar ettiler ki, sonunda sırf onların hatırı için gelmeyi kabul etti. Ebû Talib ve ailesi, putun yanına vardıklarında birden Efendimizin ortadan kaybolduğunu gördüler. Kâinatın Efendisi putun yanına yaklaştığında, uzun boylu, beyazlar giyinmiş biri kendisine puta tapmamasını söylemiş, Efendimiz de korkusundan orayı terk etmişti. Bu hadiseden sonra Resûlullah Efendimiz herhangi bir sebeple putların yanına uğramamıştır.


Peygamberimiz Hilfu’l-Füdul Cemiyetinde


Peygamberimizin yirmi yaşında bulunduğu sıralarda 4. Ficar muharebeleri patlak verdi. Kabileler arasında yapılan bu savaşlar, Mekke’de huzursuzluğa ve bir çok kişinin sebepsiz yere ölmesine neden oluyordu. Bu duruma son vermek isteyen Mekke’nin ileri gelenleri, kabileler arasında meydana gelen bu savaşları önlemek ve haksızların hakkını savunmak amacıyla “Hilfu’l-füdul” adında bir cemiyet kurdular. Bu cemiyete Peygamberimiz de iştirak etmiştir.


Peygamberimizin Hz. Hatice İle Evlenmesi

Peygamberimiz 25 yaşlarında bulunduğu sırada, Hatice bint-i Hüveylid’in kervanıyla Şam’a gitti. Bu Şam seferinde de Bahira’nın yerini alan rahip Nastura, Hz. Muhammed’in gelecek peygamber olduğunu, Hz. Hatice tarafından Peygamberimizin hizmetine verilen köle Meysere’ye bildirdi. Kervan dönüşünde, Peygamberimiz yirmi beş yaşındayken Hz. Hatice ile evlendi. Bu sırada Hz. Hatice 40 yaşındaydı.

Evlilikten sonra Peygamberimiz, Hz. Hatice’nin kölesi olan Zeyd bin Harise’yi kendisine bağışlamasını istedi. Hz. Hatice bu teklifi kabul etti, Peygamberimiz de Zeyd’i azat etti. Daha sonra babası, Hz. Zeyd’i bulup Peygamberimizden istediyse de, Zeyd Peygamberimizin yanında kalmayı tercih etti. Bu hadiseden sonra Efendimiz, Zeyd’i kendisine evlatlık olarak almıştır.


Kâbe’nin Yeniden İmarı ve Peygamberimizin Hakemliği

Peygamberimiz 35 yaşlarında iken, Kureyşliler Kâbe’nin tamirine karar verdiler. Tamir tamamlanıp da sıra Hacerü’l-Esved (Siyah Taş)’ in yerine yerleştirilmesine gelince kabileler arasında anlaşmazlık çıktı. Çünkü, her kabile bu mübarek taşı yerine koyma şerefine nail olmak istiyordu. Bunun üzerine çözüm olarak, Benî Şeybe kapısından ilk görünen kişinin hakemliği esas alınarak, onun getireceği çözümün kabul edileceği hususunda birleşildi. Kapıda ilk görünen ise doğruluğundan dolayı kendisine “El-Emin” ünvanı verilen Hz. Muhammed oldu. Peygamberimiz çözüm olarak bir örtü (bir rivayete göre hırkasını) getirtti. Mübarek taş, örtünün ortasına konuldu. Örtünün her bir tarafından bir kabile temsilcisinin tutması sağlandı ve Hacerü’l-Esved taşı konulacağı yere kadar kaldırıldı. Peygamberimiz de elleriyle bu mübarek taşı yerine yerleştirdi. Böylece anlaşmazlık giderilmiş oldu.

Peygamberimiz 36 yaşına geldiğinde Mekke’de şiddetli bir kuraklık baş gösterdi. Bunun üzerine Efendimiz, Ebu Talib’in oğlu Hz. Ali’yi, amcasının geçimini rahatlatmak amacıyla yanına aldı.


Efendimize Peygamberlik Verilmeden Önce İnsanlığın Durumu


Peygamberimize risâlet vazifesi verilmeden önce dünya devletlerinin içinde bulunduğu durum şöyleydi:

Bütün ülkelerde;

- Doğru bir inanç sistemi mevcut değildi.

- İnsanlar sınıflara ayrılmıştı.

- Kölelik müessese olarak mevcuttu.

- Ahlaksızlık kol gezmekteydi.

Arabistan’ın durumuna gelince; Arap Yarımadasının genelinde putlara tapılmaktaydı. Meşhur putlar Lat, Menat, Uzza ve Hübel’di. Burada da ahlaki durum bozuktu. Zulüm her tarafı kaplamış ve zina yaygınlaşmıştı. Kadınlar alınır-satılır bir meta olmuştu. Kız çocukları ise uğursuz görülüp diri diri gömülüyordu. Araplar sadece şiir ve belâgat alanında ileri gitmişlerdi.

Kainatın Efendisi’ne risâlet vazifesinin verilmesinden önce Kuss bin Saide isminde bir edip, Ukaz panayırına gelerek bir konuşma yapmış ve konuşmasında, gelmesi beklenen peygamberin gelme vaktinin yaklaştığından bahsetmiştir. Halbuki gelecek peygamber, hutbeyi dinleyenler arasındaydı.




ALINTI
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: 0 62 yaş arası 2
« Posted on: 20 Eylül 2019, 15:23:10 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: 0 62 yaş arası 2 rüya tabiri,0 62 yaş arası 2 mekke canlı, 0 62 yaş arası 2 kabe canlı yayın, 0 62 yaş arası 2 Üç boyutlu kuran oku 0 62 yaş arası 2 kuran ı kerim, 0 62 yaş arası 2 peygamber kıssaları,0 62 yaş arası 2 ilitam ders soruları, 0 62 yaş arası 2önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &