ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Ameller - İbadetler - Kulluk Kavramı > Sizden Gelenler(Amel-İbadet-Kulluk) > Bütün varlığın zikir halkası tesbihat
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bütün varlığın zikir halkası tesbihat  (Okunma Sayısı 588 defa)
10 Ekim 2010, 16:29:45
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 10 Ekim 2010, 16:29:45 »



Bütün Varlığın Zikir Halkası: TESBİHÂT

Tesbihatı halis bir ibadet olarak duyma, onu derinleştirme, kulluk renk ve deseniyle tam bezeme ve ibadet şivesi ile Cenâb-ı Hakk'a sunma meselesi sizin îdrak ve şuurunuza bağlıdır. Siz bütün kalbinizle seferber olur, vicdan mekanizmanızı harekete geçirir, latîfe-i Rabbâniye, irade ve his gibi bütün derinliklerinizle namaza, tesbihe, duaya yönelirseniz, o zaman her şeyde çok farklı manâlar bulur, bambaşka hislerle dolar ve adeta doyarsınız.


Bütün varlık (masivâ) Allah’ı tesbih eder. Melekten, sineğe; mikroorganizmadan, nebülözlere kadar her varlık, kendi özel dili ile sürekli O’nu anar, O’nu hatırlar, O’nu tesbîh, tenzih ve takdîs eder. İnsan da bu evrensel koroya iradesiyle katılarak Rabbini en güzel isimleri ile tesbih eder. Ancak irade ve şuurunu kötüye kullanarak bazen nefis ve şeytanın ağına düşer ve bu korodan ayrılma bedbahtlığını yaşar. İşte, birçok konuda olduğu gibi, Yüce Yaratan bu konuda da insanı uyarmakta ve onun ‘evrensel tesbih korosu’ndaki görevini ihmal etmemesini istemektedir. Kalb ve ruhun gıdası olduğu için de, iradî bir şekilde her günün belli vakitlerini bu işe ayırmayı emretmektedir. Aşağıdaki satırlarda, genel olarak tesbih kavramı, özel olarak da farz namazlardan sonra yapılan tesbihâttan söz etmek istiyoruz.

A. Tesbih

Tesbih kelime olarak, balığın suda, kuşun havada, yıldızların yörüngelerinde hızla geçişleri gibi, süratle geçmek, yani hızla yüzüp uzaklaşmak anlamına gelen “سَبَحَ sebaha” kelimesinden gelmektedir. Ayrıca paklıkta, temizlikte çok ileri götürmek anlamını da taşımaktadır. Ragıb el-İsfahanî der ki: “Tesbih, Allah Teâlâyı tenzihtir, bunun aslı da Allah’a ibadete koşmak, çok gayret etmek demektir. İb’ad (uzaklaştırma) ‘Allah onu uzak etsin’ gibi kötü şeyler hakkında kullanıldığı gibi, tesbih de hayırlı işlere tahsis edilmiştir. Tesbih; söz, fiil veya niyetle yapılan her türlü ibadete verilen bir isimdir.”1
Tesbih, ‘Allah’ı tesbih etme’ işinin özel adı olduğu gibi, o manayı ifade eden Sübhan da Allah’ın güzeller güzeli isimlerinden biridir. Tesbih, layık olmayanı ve yakışmayanı reddetmek; çoğu zaman bu kelime ile beraber söylenen takdis (mukaddes saymak, bilmek) ise, layık olanı ispattır.
Bir ıstılah (terim) olarak ise tesbih; Allah’ı her arızadan, şâibeden, eksiklikten tenzih etmektir. Bu ise gerek zâtî sıfatlarında ve gerek fiilî sıfatlarında nefy (red) veya isbatı caiz ve layık olmayacak her noksanlıktan uzak demek olur. Öyle ise tesbih, Allah Teâlâ’nın zatında, sıfatlarında, fiillerinde ve isimlerinde nezahet ve paklığını ifade eder.

Her Şey Allah’ı Tesbih Eder


Ayet-i Kerimelerde, göklerde ve yerde, canlı ve cansız ne varsa hepsinin Allah’ı tesbih ettiği açıkça belirtilmektedir. “Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih etmektedir.” (Hadid, 57/1) “Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah’ı tesbih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki, hamd ile O’nu tesbih etmesin. Ne var ki siz onların bu tesbihlerini anlayamazsınız.” (İsra, 17/44) Ayetlerde geçen ‘مَا’ harfi esas itibariyle akıllı olmayan varlıklar için kullanılıyorsa da “مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ” tabiri göklerde ve yerde bulunan, ister görünmeyecek derecede ehemmiyetsiz olsun, ister görünen varlıklar olsun hepsini kapsar. Dolayısıyla, gerek melâike ve mü’minler gibi sözle, gerek diğer varlıklar gibi ilham yoluyla konuşanların hepsi dâhil olmak üzere, her varlık kendisine özel bir dille O’nu tesbih eder. Tabii ki burada mecazî ve işarî bir anlam da ifade edilmiş olabilir. Çünkü yaratılan her varlık, imkân (olabilirlik), hudûs (sonradan olma) ve üzerinde taşıyıp ortaya koyduğu sanat ihtişamı ile Allah Teâlâ’nın noksanlıklardan münezzeh (berî) ve yüceliğin son derecesindeki sıfatlarla vasıflanmış olan varlığına delalet ve işaret etmektedir.2

Takdis ve Tesbih İlişkisi

Cuma sûresinin ilk ayetinde Cenabı Hak (c.c.), peş peşe dört güzel ismini saymaktadır; el-Melik, el-Kuddüs, el-Aziz ve el-Hakîm. Özellikle tesbih ve takdis kavramlarının yakın ilişkisine dikkat çeken müfessirler şu açıklamaları yapmışlardır: Kuddûs’ün anlamı, fazilet ve güzelliklerle övülmüş demektir. Tesbih, takdisi; takdis de tesbihi içine alır. Çünkü yerilmiş sıfatların ortadan kaldırılması övgüleri ispat anlamını ifade eder. Nitekim “ortağı ve benzeri yok” dememiz O’nun bir olduğunu, “kimseye zulmetmez” dememiz, hükmünde âdil olduğunu ispatlar. Aynı şekilde övgüler de yergi ve noksanlıkları ortadan kaldırır. Mesela, âlim demek cehli, kâdir demek de acizliği yok eder. Şu kadar var ki “o şöyledir” dediğimizde takdis, “O şöyle değildir” dediğimizde de tesbihtir. Böylece takdisin içerisinde tesbih, tesbihin içinde de takdis bulunmuş olur ki, İhlâs sûresinde ikisi de bir arada zikredilmiştir. Mesela “De ki: Allah birdir, Allah Samed’dir.” (İhlâs, 112/1-2) âyetleri takdis, “Kendisi doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’nun dengi olmamıştır.” (İhlas, 112/3-4) âyetleri ise tesbihtir. Demek ki, bunların ikisi de, şirk ve teşbihi ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Evet, o öyle Kuddûstür ki Azizdir; çok izzetli, kudsiyeti sarsılmaz, kudretine yetişilmez, ezelden vasıflandığı kuvvet ve yüceliği hiç bir suretle mağlup edilemez. Kutsal şanına saldırıda bulunanların; mülküne leke sürmek, hakkına tecavüz etmek ve şirk koşmak isteyenlerin cezasını verir, şiddetli intikamıyla mağlup ve perişan eder. Bununla beraber Hakîm’dir. Yaptığını nizam ve hikmetle sağlam yapar. Kutsallık ve yüceliğine zıt olan şirk ve küfür gibi durumlara bazen meydan verip zalimler, fasıklar, haksızlar ve ahlâksızlara zaman tanıyor, yüze çıkarıyor gibi görünürse de onlarda da nice hikmetleri vardır. Öyle olmasaydı Hakk’ın kutsallık ve yüceliği bilinmez, ilâhî üstünlüğün boyutu anlaşılmazdı. Böylece de o zalimler büyük cezalara müstahak olmaz ve mü’minleri daha yüksek fazilet, sevab ve derecelere ulaştıracak olan dine hizmetin hikmeti kalmazdı. Çünkü eşyanın zıtlarıyla görünmesi bir hikmet kanunudur.3

Hayranlık İfadesi Olarak Tesbih


Günlük hayatta aklın alamayacağı bir olay veya şeyle karşılaşan kişi gayr-i ihtiyarî, “Sübhanallah!” der. Bundan kasıt şudur:
1. Allah’ım! Her ne kadar aklım almıyorsa da Sen’in yaptığın her şey çok güzel ve mükemmeldir. Sen eksik ve yersiz hiçbir şey yapmazsın. Zira fiillerinle de her türlü noksanlıktan münezzehsin.
2. Allah’ım! İnsan güç ve kudretini aşan, hayalinin bile ulaşamayacağı, onu şaşkına çeviren güzellikte işler yapıyorsun.
3. Allah’ım! Sen ne büyüksün ki, hiç kimsenin aklına gelmeyecek şeyler yapıyorsun. Üstelik bunlar yerli yerinde ve hikmetli işler olduğu gibi, kimsenin üstesinden gelemeyeceği, gücünün yetmeyeceği işler olmasına rağmen umulmadık bir şekilde ve kolaylıkta hallediyorsun. Sana zor gelen hiçbir şey yoktur.

Dile Hafif, Mizanda Ağır Amel

Efendimiz (s.a.s.) zaman zaman ashabına yapılması kolay ancak değer ve sevap açısından yüksek olan ameller ve sözler öğretirdi. Bu durum hem Allah’ın engin ve tükenmez hazinesine hem de zahiren değerli gibi görünen ancak içleri kof, keyfiyetten yoksun, malayani türünden işlerle uğraşmanın yanlışlığına işaret etmektedir. İşte bu değerli amellerden birisi de tesbihtir. Bize değer ve değersizlik ölçülerini en güzel şekliyle vazeden En Değerli İnsan (s.a.s.) şöyle buyuruyor:
كَلِمَتَانِ حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ ثَقِيلَتَانِ فِي الْمِيزَانِ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ
“Rahman’a sevimli, dile hafif ancak mizanda ağır iki cümle vardır: Bunlar, subhanallahi ve bi hamdihi subhanallahi’l-azim: Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ve hamd ile tesbih ederim. Büyük olan Allah’ı tesbih ederim, O’nun şanı ne yücedir!”4 Hz. Peygamber (s.a.s.), bu pek değerli sözleri söylemenin sadaka olduğunu ifade etmiş5 ve her fırsatta, hatta yatağına uzanmadan hemen önce bile belli sayıda tekrar etmiştir.6

B. Namaz Tesbihâtı

Duanın kabule en yakın olduğu zaman dilimlerinin ilk sıralarında, farz namazların hemen arkasında yer alan zaman yer almaktadır. Zira kişi dinin direği olan namazla günahlarından arınmış, secdeleriyle Rabbi’ne en yakın yere ulaşmış, duygu yüklü bir ruh atmosferine girmiş ve henüz günah işlemeye fırsat bulamamıştır. Bu durumu elbette iyi değerlendirmek gerekir. Yapılacak en güzel şey, değer ölçümüz olan duaya sarılmak ve evrensel koroya katılıp Rabb’imizi tesbih etmektir. İşte ilk dönemlerden günümüze kadar uygulanan namaz tesbihâtı; tesbih, hamd, tekbir, salâvat, esma-i hüsna gibi dua ve zikrin değişik şekil ve unsurlarının yanında, başlı başına bağımsız bir dua kısmını da ihtiva etmesiyle yapılacak bu en güzel işin tanzim edilmiş şeklidir.
Kur’ân-ı Kerim’de namaz sonrası zikir ve duaya işaret ve teşvik eden ayetler olduğu gibi (Mu’min, 49/55, Hicr, 15/98) Efendimiz (s.a.s.) de, farz namazlardan sonra tesbihât yapmış ve ashabına da tavsiye etmiştir. Zaman zaman tesbihâtı oluşturan zikir ve duaların faziletine dikkat çekmiş, sayılarını belirtmiş, nasıl yapılacağına işaret etmiş ve yanlışlıkları düzeltmiştir. Konuyla ilgili birkaç hadis-i şerif zikretmek istiyoruz:

1. Bir gün, Mekke’den Medine’ye hicret etmiş bazı fakir sahabîler Peygamberimiz (s.a.s.)’e gelerek şöyle dediler: “Ey Allah’ın Resûl...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Bütün varlığın zikir halkası tesbihat
« Posted on: 17 Eylül 2019, 17:48:12 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bütün varlığın zikir halkası tesbihat rüya tabiri,Bütün varlığın zikir halkası tesbihat mekke canlı, Bütün varlığın zikir halkası tesbihat kabe canlı yayın, Bütün varlığın zikir halkası tesbihat Üç boyutlu kuran oku Bütün varlığın zikir halkası tesbihat kuran ı kerim, Bütün varlığın zikir halkası tesbihat peygamber kıssaları,Bütün varlığın zikir halkası tesbihat ilitam ders soruları, Bütün varlığın zikir halkası tesbihatönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &