ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Kuran-ı Kerim > Sizden Gelenler( Kuran-ı Kerim) > Kurânı siyakla anlamak
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kurânı siyakla anlamak  (Okunma Sayısı 648 defa)
14 Ekim 2010, 12:20:59
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 14 Ekim 2010, 12:20:59 »



Kur'ân'ı Siyakla Anlamak


Allah Teâlâ, en son mesaj Kur'ân-ı Kerîm vasıtasıyla kullarına doğrudan hitap etmekte; Zât'ı, kâinat, varlık, mebde ve meâd gibi pek çok konuda ışık saçıp yol göstermektedir. Benzer şekilde Cenâb-ı Hak daha önceki zaman dilimlerinde de kullarına hitap etmiştir; ancak insanların hırs, azgınlık ve hasisliği o kelâmın tahrifine sebep olmuş; ilâhî beyan, özünden uzaklaştırılmıştır. Hicr sûresinin 15. âyet-i kerîmesinin, "Zikri Biz indirdik, onu koruyacak da Biziz Biz" şeklinde müjdelediği gibi Kur'ân-ı Kerîm, önceki ilâhî kitapların uğradığı tahrif ve beşerî müdahalelerden korunmuştur ve korunacaktır.

Kur'ân ve Sünnet çizgisinde eser vermiş âlimlerimiz, çeşitli usul ve kaideler tespit etmiş ve korunması ilâhî teminat altında olan Kur'ân'ı anlama ve yorumlamada yanlışlığa düşülmesine mâni olacak adımlar atmışlardır. "Usulsüz vusûl olmaz" fehvasınca tefsir usulüne dâir serdedilen bu kural ve kaideler, insanın Kur'ân'ı doğru anlayıp yorumlamasını sağlayacak, yanlış anlamasını ve yorumlamasını da mümkün olduğunca asgariye indirecek vasıtalardır.

Mezkûr usul ve kaidelerden birisi de galat-ı meşhûr deyişiyle siyak-sibak,1 önerilen şekliyle ise "siyak" ilkesidir. Arap dilinde "sürmek, salmak, sevk etmek, göndermek" gibi mânâlara gelen siyak kelimesi, ıstılah olarak "bir ifadenin etrafındaki birimler" diye tanımlanabilir.2 Batı dillerinde "context" kelimesiyle karşılanan siyak, Türkçemizde "bağlam" ve "ortam" deyişleriyle karşılanmaktadır. Esasında bağlam ve ortam deyişleri, bir ifadenin metin ve tarih yönüne işaret etmektedir ki, aynı kapsamı "siyak" terimi için de düşünmek rahatlıkla mümkündür.3 Ne ki bu yazının hedefi, siyak ilkesinin sadece metin yönünü ele almaktır. Daha açık bir deyişle siyak, bir ifadenin önündeki ve arkasındaki birimlerle sergilediği ilişkiler bütünüdür ve söz konusu münasebetler merkezî ifadenin doğru ve sağlıklı anlamlandırılıp yorumlanmasında hayatî katkılar sağlamaktadır. "Hükmün illeti ve ibarenin esas maksadı nedir? İfade hakikat midir mecaz mıdır? Çok mânâlı bir kelime, bu kez hangi anlamındadır? Meşhur kıraatler farklılık arz ettiğinde hangisi tercih edilir? Zamirlerin mercii nedir? Mükerrer âyetlerdeki farklılıkların sebebi nedir?" gibi pek çok meselenin çözümünde siyak ilkesi önemli katkılar sağlamaktadır.4 Ayrıca aşağıdaki örnek, siyak ilkesinin Kur'ân'ın yanlış anlaşılıp isabetsiz neticeler çıkarılmasına da mâni olduğunu göstermektedir:

Siyak-i'câz Münasebeti ve Kur'ân'ı Anlamada Siyakın Önemi

Kur'ân, Allah kelâmıdır ve ilâhî kaynaktan geldiği için de taklit edilemez mu'cize bir kitaptır. Nazmının bir benzerini ortaya koyma konusunda dehası hangi buudda olursa olsun bütün beşeriyet âcizdir. Kur'ân'ın belâgat ve fesahatin zirvesinde olması, istikbalde vukû bulacak birtakım olaylardan haber vermesi, nazil olduğu dönemdeki mevcut bilgi düzeyi açısından bilinmesine imkân olmayan çeşitli fizik ve metafizik bilgileri ihtiva etmesi gibi hususlar i'câzın pek çok yönünden birkaçını teşkil eder. Kur'ânî i'câzın siyak konusuyla ilgisi ise çeşitli zamanlarda çeşitli olaylar üzerine nazil olmuş âyetler ve sûreler arasında kuvvetli ve sağlam münasebetlerde bulunmaktadır. Üstelik Kur'ânî ifadeler arasında var olan bu kuvvetli münasebet, sadece belâgat ve fesahat alanlarında değil aynı zamanda anlam ve yorum alanında da tezahür etmektedir.5

Siyak ilkesi, tespit edebildiğimiz kadarıyla, önceki âlimlerimiz tarafından "âyet ve sûrelerin münasebetleri" başlığı altında ele alınmış, anlama ve tefsir etme çabasından daha çok Kur'ân'ın i'câzını destekleyen unsurlar olarak görülmüştür. Zira farklı zamanlarda inmiş olan âyetler ve sûreler arasında bir alâka ve münasebet kurulabiliyor ise, bu Kur'ân'ın bir beşer tarafından değil, ancak Allah tarafından inzal edildiğinin ve dolayısıyla mu'cize olduğunun bir göstergesidir.

Ancak bizim bu yazı vesilesiyle vurgulamak istediğimiz husus, siyak ilkesinin Kur'ân'ın doğru anlaşılıp yorumlanmasında oynadığı roldür. Nasıl ki her ifade en sağlıklı şekilde bağlamında, meydana geldiği bütün ortamı içinde anlaşılırsa Kur'ân âyetleri de en sağlam şekilde siyakları içinde anlaşılıp yorumlanabilir. Dikkat edilirse siyakın Kur'ân'ın sağlıklı anlaşılıp yorumlanmasında oynayacağı rol, Kur'ân'ın edebî mu'cizesinden, başka bir deyişle onun bir beşer sözü değil, Allah kelâmı olması gerçeğinden beslenmekte ve siyak-i'câz münasebetini gündeme getirmektedir. Aksi takdirde beşer zihninden farklı zamanlarda çıkmış ve tarihi kronoloji dikkate alınmadan bir araya getirilmiş sözler arasında bir münasebet aramak, başka bir deyişle Kur'ân'ı anlamada siyakın rolünden bahsetmek beyhude bir meşgale olacaktır.

Siyak Çeşitleri

Kur'ân'a bir ifadenin etrafındaki unsurlar olarak tanımladığımız siyak açısından baktığımızda, onu en küçük biriminden en büyüğüne kadar değerlendirmeye tâbi tutmak mümkündür. En küçük Kur'ânî birim, harflerdir ve bir araya gelerek kelimeleri meydana getirirler. Merkezî konumdaki bir harf, şekil ve telaffuz gibi yönlerden çevresindeki harfleri etkiler. Nitekim dilbilgisindeki büyük ve küçük ünlü uyumu kuralı bu temel düşünceden beslenir. Ne var ki bu hususun Kur'ân mânâları üzerinde etkin rol oynayıp oynamadığı bu çalışmanın konusu değildir. Binaenaleyh siyak ilkesi doğrultusunda yapmaya çalıştığımız Kur'ân sınıflandırmasında: 1- Âyet içi siyak münasebeti, 2- Âyetler arası siyak münasebeti, 3- Farklı konular arası siyak münasebeti, 4- Sûre içi siyak münasebeti, 5- Sûreler arası siyak münasebeti, 6- Bütün Kur'ân içi siyak münasebeti olmak üzere altı temel unsur yerini almaktadır. Etkinlik dereceleri farklı tezahür eden bu sınıflandırmayı kısaca şöyle açıklamak mümkündür:6

1- Âyet İçi Siyak Münasebeti:

Bu münasebet esasında sadece Kur'ân için değil, bütün metinler için geçerlidir ve hükümler çoğu zaman bir cümlede değil, ibare bütünlüğünde ortaya çıkarlar. Bu tür münasebetler bazen Kur'ân'ın tek bir âyetinde tezahür edebilmektedir. Meselâ Bakara sûresinin 275. âyetinde geçen "Faiz yiyenler (mahşerde) ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar…" ifadesi, çok ağır ve tehditkâr bir ifadedir. Bu âyet faiz yemenin haram olduğunu kesin olarak bildirmekle birlikte bu ağır cezanın salt faiz yemekten kaynaklanmadığı, temelde haramı haram kabul etmemekten neş'et ettiği aynı âyetin başka bir cümlesinden anlaşılmaktadır: "Bu (cezaya dûçâr kılınmaları) onların zaten alış veriş de faiz gibi demelerindendir." Şu hâlde faizcilerin, tefecilerin âhirette çarptırılacakları ağır ceza, onların faizi haram görmeyerek ve onu helâl olan ticaretle aynı tutarak, başka bir deyişle helâli ve haramı inkâr ederek yemelerindendir. Bu mânâ, bir âyetin siyak bütünlüğü içinde ortaya çıkmaktadır.

2- Âyetler Arası Siyak Münasebeti:

Siyak ilkesinin en fazla işletildiği Kur'ânî sınıflamalardan birisi bu gruptur. Konunun önemini vurgulamak üzere ez-Zemelkânî, İsra sûresiyle Kehf sûresi arasındaki münasebeti zikrettikten sonra "İlgi ve irtibat, sûreler arasında bile zuhur edince artık âyetler arasındaki irtibat münasebeti evleviyetle ortaya çıkar…" der.7
Âyetler arası siyak münasebeti durumunda sağlıklı bir anlama ve yorumlama için Suat Yıldırım Hocamızın deyişiyle "Acaba âyet önceki âyetle irtibatlı mı, yoksa müstakil midir? Müstakil ise, komşu âyetlerle ne münasebeti vardır? Niçin bu bağlamda serdedilmiştir?" gibi soruların cevaplanması gerekmektedir.8

Âyetler arası siyak münasebetine dair pek çok örnek arasında, Kalem sûresinin 23. âyetinde geçen "Gizli gizli fısıldaşarak yürüdüler." cümlesini okuyabiliriz. Ne var ki sadece bu cümleden, bunların kim oldukları ve hangi konuda fısıldaştıkları anlaşılamamaktadır. Âyet siyakıyla birlikte, diğer bir deyişle aynı sûrenin 22. âyeti okunduğunda, bunların ürünlerini toplamaya giden bostan sahipleri oldukları, 24. âyeti okunduğunda ise ürünleri devşirirken paylarını isteyecek olan yoksulları bostanlarına sokmayacaklarına ve onlara hiçbir şey vermeyeceklerine dair fısıldaştıkları anlaşılmaktadır.

3- Farklı Konular Arası Siyak Münasebeti:

Kur'ân'da yer alan konular, kendi siyak çerçevelerinde müstakil olarak ele alınmış görünümü verseler bile bunlar, Kur'ân'ın diğer komşu konularıyla doğrudan veya dolaylı bir irtibat içindedir. Bu tespiti şöyle ifade etmek de mümkündür: Kur'ân'da yer alan her unsur, bir yandan kendi mânâ çerçevesinde bir görev îfâ ederken; öte yandan komşu birimlerle anlamlı ilişkiler yürütür.9

Meselâ, Bakara sûresinin 190–195. âyetleri savaş ve cihaddan bahsederken, 196–203 arası âyetler de hacdan söz eder. Yani savaş ve cihattan bahseden âyetlerle hacdan bahseden ayetler arka arkaya gelmiş, cihad ve hac komşu olmuş, birlikte bir siyak münasebeti oluşturmuşlardır. Bilindiği gibi savaşta ve hac ibadetinde kullar, hem can hem de malla imtihan edilirler. Bu itibarla cihat ve hac en zor ibadetlerdendir. Resûl-i Ekrem (s.a.s.) Efendimiz: "Fakat cihadın en güzeli, kabule şâyân olan hacdır." (Buhârî, Hac 4; Cihâd 1; Ahmed b. Hanbel, 6/71, 79) buyurarak cihadla hac konuları arasındaki münasebeti beyan etmiştir.

4- Sûre içi siyak münasebeti:

Lügatte "yüksek makam, üstün derece, şan ve şeref, binanın kısım veya katları" gibi mânâlara gelen sûre, Kur'ân-ı Kerîm'in 114 parçaya ayrılmış bölümlerinin de müşterek adı olmuş, ıstılah mânâsını bu yönde kazanmıştır.10

Kur'ân'ın 114 sûresinden her biri, müteaddit meseleler ihtiva etmekle birlikte, üzerinde genellikle deveran ettiği teme...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kurânı siyakla anlamak
« Posted on: 08 Nisan 2020, 05:05:10 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kurânı siyakla anlamak rüya tabiri,Kurânı siyakla anlamak mekke canlı, Kurânı siyakla anlamak kabe canlı yayın, Kurânı siyakla anlamak Üç boyutlu kuran oku Kurânı siyakla anlamak kuran ı kerim, Kurânı siyakla anlamak peygamber kıssaları,Kurânı siyakla anlamak ilitam ders soruları, Kurânı siyakla anlamak önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &