ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Aile Hayatı > Sizden Gelenler( Aile Hayatı ) > Evlatkolik misiniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Evlatkolik misiniz  (Okunma Sayısı 373 defa)
10 Ağustos 2010, 13:05:53
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 10 Ağustos 2010, 13:05:53 »



Evlatkolik misiniz?



Anne-baba olmanın en zor yanlarından biri de, ölümle yaşanacak olan ayrılık gerçeğini kabullenebilmektir Hiçbir anne-baba yoktur ki, çocuklarının ölümü hakkında konuşurken “Allah göstermesin” diye dua etmesin Ve birçok anne-baba, “Ben çocuklarımdan önce öleyim de, onların ölümünü görmeyeyim” diye temenni eder Peki neden? Pedagoji bilimi, “ebeveyn bağımlısı” çocuklardan bahsederken, çocuk bağımlısı anne-babaları da es geçmez Yani, çocuklar mı anne-babalarına karşı bağımlı olma riski taşırlar, yoksa daha çok, anne-babalar mı çocuklarına karşı bağımlı olma riski ile karşı karşıyadırlar? Bu soruya hemen cevap vermek gerekirse, “Her anne-baba, potansiyel bir ‘çocuk bağımlısı’dır” diyebiliriz Eğer vaktinde çözüm üretilmez, tedbirler alınmaz ise, bu “potansiyel bağımlılık riski” harekete geçer ve hem çocuğun hem de anne-babanın hayatını kâbusa çevirebilir Buna karşılık, çocukların, anne-baba bağımlısı olma riski çok daha azdır Çocuklarda var olduğu zannedilen “anne-baba bağımlılığı”, bir “davranış sapması”dır Bu daha çok, “güçlüye teslim olma” ya da, “güçlüye yapışma” şeklinde kendini göstermektedir

Çocuklar kozadaki kelebeğe benzer

Çocukların aile içindeki halleri, koza içindeki kelebeğe benzer Bir kelebek için “koza yaşantısı”nın her saniyesi çok önemlidir Hatta kelebeklerin kozadan çıkışı bile çok özeldir Koza içindeki hayatını tamamlayan kelebek, yumuşacık başı ile önce kozayı deler O narin ve hassas vücudu ile kozada açtığı küçücük delikten dışarı çıkmaya çalışır Ama bu çok da kolay olmaz Çünkü delik küçük, kelebeğin vücudu büyüktür Yavru kelebek, önce kafasını, sonra vücudunu o incecik delikten dışarı çıkartmak için mücadele eder Rengârenk ve hassas kanatları “ha yırtıldı ha yırtılacak” korkusu ile bir sağa bir sola yalpa yaparak dışarı çıkmaya başlar Eğer siz, bir anne kelebek olarak, yavru kelebeğinizin bu kıvranışlarına üzülür ve “Yavrum dışarı daha kolay çıksın” diye, deliği genişletirseniz, sizin kelebeğiniz bir ömür boyu uçamaz Çünkü, yavru kelebek, daracık o delikten dışarı çıkmaya çalışırken, koza içinde, vücuduna bulaşmış olan bir sıvıyı da kanatlarından sıyırmaya çalışmaktadır Kozadan zorlanarak çıktığını zannettiğiniz yavru kelebeğiniz, aslında, kanatlarındaki sıvıdan kendini kurtararak, uçuşa hazırlamaktadır Eğer yavru kelebeğiniz, kozadan çıkarken, kanatlarındaki sıvıyı kozadaki o dar delik vasıtası ile sıyırmamış ise, kelebeğiniz artık hiçbir zaman uçamayacaktır Her kanat çırpışında, ıslak kanatları ya birbirine yapışacak, ya da kanatlarını ağırlıktan taşıyamayacaktır

Kozadan çıkmaya çalışan kelebeğin çırpınışlarına acıyan anne kelebek, yavru kelebeğinin bütün bir hayatının kararmasına neden olabilir Böylesi bir kelebek, artık kendi hayatını devam ettirebilmek için “başkalarına bağımlı” hale gelecektir Kendisini tehlikelerden koruyamayan bu kelebek, tehlike anını önceden haber veren bir başka kelebeğe ihtiyaç duyacaktır Uzaklara gidip beslenemeyen kelebek, kendisine yiyecek getirecek bir başka kelebeğe ihtiyaç duyacaktırHayatını birine yapışarak bir asalak gibi sürdürmek zorunda kalacaktır

“Kelebek ve koza” örneğinde olduğu gibi, “aşırı koruma hissi” ile çocuklarına sahip çıkan anne-babalar, çocuklarına iyilik yaptıklarını zannettikleri halde, zarar vermektedirler Onların hayata hazırlanmasına izin verilmeyerek, sosyal hayatlarını başkalarına bağımlı hale getirmektedirler Aşırı koruyucu aile içinde yetişen çocuklar, kozadan suni müdahale ile çıkartılan kelebek gibi, sosyal hayata atılmak için gerekli olan donanıma sahip olamamaktadır




Çocuk hata yaptıkça tecrübe kazanır

Çocukların hata yapmasına göz yummak gerekir Çünkü hata yaptıkça tecrübe kazanırlar Tecrübe başarıya yürüyen insanın en güçlü hafızasıdır Çocuk pratikte bir şeyler yaptıkça yapabileceği şeyleri keşfeder Eğer anne-baba, “Aman oğlum sen yapma, ben hallederim” diyorsa, “Aman kızım, sen yapamazsın…” diye pratik tecrübe kazanmasına izin vermiyorsa, bu tür çocuklar, hayatlarının geri kalan kısmını, birilerine muhtaç olarak geçirme eğilimi içerisine girebilirler Aşırı korumacı ve “evlatkolik” bir aile içindeki çocuk, kendini ve kendi kabiliyetlerini tanıyamaz, hata yapmaktan korkar, hata yapmadıkça ve risk almadıkça, atacağı her adımda, tereddüt ve kararsızlık içinde kalabilir


Önce anneye, sonra “çevre”ye bağımlılık

Davranışları çekingence olan, sosyal hayata hazırlanamamış çocuklar için “anne-baba bağımlısı çocuk” demeyi tercih etmiyoruz Çünkü bu haldeki bir çocuk, çocukluk döneminde anne-babasına bağlı olsa da, yetişkinlik döneminde okuldaki grup liderine, evlendiğinde de eşine bağımlı olma eğilimi taşır Farklı kişilere olan yapışma ihtiyacı bir “davranış sapması”dır Halbuki, anne-babaların çocuklarına olan bağımlığı, “sadece ve kesinlikle kendi çocukları içindir” Çocuklar ise, daha sonra çevrede bulunan en yakın “güçlü” kişiye yönelebilmektedir Bu da hayatta tek başına ayakta kalmayı zorlaştırmaktadır


Anne-babalar ikaz ediliyor


Tegabün Sûresi’nin 15’inci ayetinde “Mallarınız, evlatlarınız sizin için sadece bir imtihandır” buyurularak, çocukların bir imtihan vesilesi olduğuna; hayatın asıl amacı olmadığına dikkat çekiliyor “Çekirdekten Çınara” isimli çocuk terbiyesi kitabında “aşırı evlat tutkusu”nun insanı birçok değerden alıkoyabileceğine dikkat çekilerek, anne-babaların, çocuklarına olan aşırı düşkünlüklerinin “Gayretullah’a” da dokunabileceği yönünde uyarılarda bulunulmaktadır Yani, “muhabbetin dozu” iyi ayarlanmalıdır Böyle olmazsa çocuğunuz, sokakta, okulda ve sosyal hayatta sürekli kollanma duygusuyla hareket edecek, bunu göremeyince de hayal kırıklıkları yaşayacaktır Sizin dozunda bırakamadığınız sevginiz ona fayda değil zarar verecektir




“Bağımlılık” kaos, “bağlılık” huzur doğurur


:: Mademki her bir anne-baba, potansiyel bir ‘çocuk düşkünü’dür, o halde, insanların hayatını altüst edebilecek bu risk, kontrol altına alınmalıdır Kontrol altına alınmış olan ebeveyn-çocuk ilişkisine, “bağlılık” diyoruz ki, sağlıklı bir anne-babanın çocuğu ile ilişkisi, “bağlılık” çerçevesindedir


:: Bağlılığın azalması ile “ilgisiz anne-baba”, bağlılığın çoğalması ile de “bağımlı anne-baba” oluşur


:: Anne-babaların çocuklarına karşı çok düşkün olma riski taşıyor olmalarına rağmen, çocuklar anne-babalarına karşı aynı riski taşımamaktadır


:: Çocuklarda var olduğu düşünülen “bağımlılık” hali, asıl itibarıyla bir “davranış sapması”dır ve çocukların hayata hazırlanmasındaki “kırılmalar” olarak değerlendirilmesi gerekir




Bağımlı anne-babaların çocuklarını bekleyen tehlikeler


1- Çocuklarının yapması gereken işleri kendileri yaptığı için, çocuk hayata yeterince hazırlanamaz

2- Çocuk aşırı sevgiden rahatsız olabilir, bunu suistimal edebilir ya da sevgisizlik anında boşluğa düşebilir

3- Çocuklarının, kendi arzu ve isteklerine göre meslek seçmelerini isterler, onların istek, imkân ve kabiliyetlerini dikkate almazlar

4- Çocuklarına düşkün anne-babalar, çocuklarını evlendirseler bile, çocuklarının eşleri tarafından ihmal edildiği ve gerekli değerin verilmediği endişesini taşırlar Çocuklarının yeni hayatlarına da aşırı müdahil olurlar

5- Çocuklar yetişkin bile olsa, her an bir hata yapacağı endişesini üzerlerinden atamazlar Bu hal, hem anne-babayı, hem de çocuğu gergin bir bekleyişe iter

6- Bağımlı anne-babalar, ölümle yaşanacak ayrılık gerçeğine hazır değildirler Böylesi bir anda ağır zihinsel travma geçirebilirler

7- Kendi huzur ve mutluluklarını çocuklarına endeksledikleri için, mutluluk ve huzur duyulacak asıl kaynaklarını ihmal edebilirler

8- Bağımlı anne-babaları bekleyen en büyük risk “manevi boşluğa düşme” riskidir

 

ALINTI
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Evlatkolik misiniz
« Posted on: 16 Eylül 2019, 17:56:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Evlatkolik misiniz rüya tabiri,Evlatkolik misiniz mekke canlı, Evlatkolik misiniz kabe canlı yayın, Evlatkolik misiniz Üç boyutlu kuran oku Evlatkolik misiniz kuran ı kerim, Evlatkolik misiniz peygamber kıssaları,Evlatkolik misiniz ilitam ders soruları, Evlatkolik misinizönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &