ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Aile Hayatı > Sizden Gelenler( Aile Hayatı ) > Aile ve mutluluk
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aile ve mutluluk  (Okunma Sayısı 357 defa)
04 Eylül 2010, 12:22:30
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 04 Eylül 2010, 12:22:30 »



Cenab-ı Hak bizleri baki olan sevgiyi bulmamız için bu dünyaya gönderdi. Fani ile avunmamız için değil. Fani sevgi bizi kalıcı olana götürebilmelidir.
Allah’ın kendisine her şeyi emanet olarak verdiğini, kendisindeki kendinin bile emanet olduğunu anlayan insan kendisine hukuku geçen bütün insanları velev ki dünyanın en ücra köşesinde olsun, kendisiyle alakalı hisseder. Bu sevgiden mahrum olan kişiler “biz” diyemez. Kişi kendisindeki sevme ve hoşlanma duygusunun bile, Allah vergisi emanet olduğunu fark eder ve bu şekilde kalben Allah’a yaklaşmayı arzu ederse yaptığı işlerde ‘ben’ odaklı hareket edemez. Bu nevi insanların ‘ben’ diye kabul ettikleri tek iş yaptıkları günahlarıdır. Çünkü insan yaratılmışlara bakan yüzüyle de Cenab-ı Hakka bakan vechesiyle de hiçbir zaman yalnız olamaz. Yalnız olduğunu düşünürse yaptığı şeyler onu günaha sevk eder. Yani kişi biz’den ayrıldığı zaman bu hatayı işler. ‘Biz bizimle olduğumuzda böyle hatalar işlemiyoruz. Ben ben’le beraber kaldım ki bu hatayı işledim’ der. Bu nevi insanlar sadece ‘ben günah ettim’ der. Günümüz insanı kabahatleri başkalarına dağıtır, güzelliği kendinde görür hale gelmesi ait olduğu yeri unutmasından kaynaklıdır.

Kişi zaten biz olması gereken aile, cemaat gibi ortamlarda ben odaklı hareket ediyorsa sevginin temeline zehri atmıştır. İşi kökünden bozmuştur. Cenabı Hak Kadir-i Mutlak her şeyi tek başına yapmaya muktedir yegâne zat olmasına rağmen Kur’an’da birçok yerde biz ifadesiyle (muhakkak ki biz yarattık, biz eyledik, nasip eyledik, bahşeyledik.) kullarına biz şuurunu en güzel şekliyle beyan etmiştir. Zaten kelime-i tevhid başlı başına bu şuuru bize vermez mi? La İlahe İllallah dediğimizde ‘kendimce edindiğim güzel gördüğüm, kendime ait zannettiğim şeylerin gayrısından sana rücu ederim kendim de bütün benliğim de yoktur ancak sen varsın ve ancak senin ile kaimim’ manasını da ikrar etmiş olmaz mıyız? En kısa ifadesiyle ‘ben yok yarabbi ancak sen varsın’ demez miyiz? Tabii ki söyleriz ve gerçek tevhidin de bu olduğunu hakikat bize göstermiştir. İnsan ancak bunu fikrederse ve böyle zikrederse kavgadan geçebilir. Ne nefsiyle ne diğerleriyle ne de Cenab-ı Hak’la kavgalı olmaz çekişme içerisinde bulunmaz. Bu hal ise ancak sevgi ve aşkla meşk edilebilir. İşte saadete ermenin yani mesud olmanın reçetesi budur. Zira aşk saadeti celbeder her ne kadar çileli gözükse de.

AŞK SAADETİ CELBEDER

Bir kişi ‘ben seviyorum’ dediği halde mesut olamıyorsa sorun var demektir. Aşk saadeti beraberinde celp eder. Sevgiliyle beraber saadeti yakalayamıyorsanız sevgide hata ediyorsunuz veya sevgiyi verdiğiniz yerde hata ediyorsunuzdur. Ya niyette ya fiilde, anlayışta, idrakte veya idrak ettiğinizi tatbikte hata vardır. Cenabı Hak, saadet noktasında aşkı en iyi tatbik etmiş olan Rasulullah Efendimiz’e (sas) ‘Görmüş olduklarına değil sonradan görmüş olacaklarına da seni temin ederim ki razı olacaksın’ buyurur. Razı olmak saadeti tâm’dır. Sevgiye niyetteki ve idrakteki tamlık ve bunu tatbikteki mükemmellik insana saadet getirir. Saadet de bir kişin Allah ile beraber olduğu halde kalbinin tamamen tatmin olması, hiçbir boşluğun kalmamasıdır.

Gerçek sevgiye ulaşmak ve mutlu olmak isteyen kişi önce bunu niyetine almalıdır. Yani bu niyette olmalıdır. Mü’minin niyeti amelinden efdaldir. İnsan erişemese bile kendisine bir hedef koymalı o hedefi idrak etmeye çalışmalıdır. Mesela ‘Ailemizde, yaşadığımız ortamda bu sevgiyi kuramadık.’ diyen insanlar en azından şöyle düşünebilirler: “Şu anda yaşadığın bu sevginin ötesinde bir sevgi var. Bu başlangıç noktası olabilir. Zira neyi seversen sev şu andaki idrakinin ötesinde bir sevgi var. Dünya hayatındaki saadetlerin kısıtlı oluşu “dünya” kavramı ile zaten netlik kazanıyor. Bir manasıyla dünya düşüklük, alçalma demektir. Aynı zamanda dünya sana ait olduğunu zannettiğin şeylerdir. Saadeti bununla sınırlı kılarsan mesud olamayacağın muhakkaktır. Bu hayatın ötesinde bir sevgi için yaşamak insanı hür ve mesud kılar. Bu açıdan bakarsak burada mesud olamayan ahirette de mesud olamaz. Ancak bu sevgiyle idrak edilen helal duygusu örnek olarak verilebilir. Helalinden evine ekmek götüren bir hamal mesuttur. Ama binlerce kişinin âh’ını almış bir insan kaşanelerde, villalarda, meyhanelerde de otursa asla mesud olamaz. Bu sahte gönlü eğlendiren şeylerden birazcık uzaklaştığında madde bağımlısı olduğu için kasvet ve sıkıntıyla baş başa kalır. Saadet Allah Teala’nın hayatını bu dünya ile sınırlı görmeyip bunun ötesinde bir hayat için hizmet edenlere bahşettiği en büyük hazinedir. İşte böylece bunları sorgulamaya başlayan kişi nerede boşluk olduğunu hemen fark eder.



--------------------------------------------------------------------------------


Mânâsız herşey pörsümeye mahkumdur


Madde bağımlısı… Bu tabiri duyduğumuzda hemen aklımıza uyuşturucuya veya alkole bağımlı olan insanlar gelir. Fakat bendenize göre madde bağımlısı sözü fani sevgilerle avunan kişiler için söylenmiş bir söz gibidir. Onların halini çok güzel özetler. Belki de bizlerin demek gerekiyor. Fahri Âlem (sas) günahların başı dünya sevgisidir buyurdu. Madde bağımlısı tabiri bilerek veya bilmeyerek bu nevi müptelaları çok güzel ifade ediyor. Mesela kapitalist sistem istekleri ve hırsları sanki ihtiyaçmış gibi bizlere lanse ederek sonrada ona ulaşmamız için bizi peşinden koşturacak senaryolar üretir. Bu filimlere aldananlar hakikatte de zaten sanal olan bu dünyanın sanal sistemlerin de ömürlerini duygularını ve sevgilerini harc ederler. Hiç kimse kazanamaz. Çünkü neticede o sistemler de çökmeye mahkumdur. Mânâsız olan her şey kokmaya çürümeye ve pörsümeye mahkumdur. İşte böyle olduğu için bu sanal dünyaya ait duygularımızı tatmin etsek de asla huzur ve saadet bulamayız. Aşk çilelidir dedik fakat aşk çilesiyle insanı bu uykudan uyandırır. Agah kılar. Sevgiyle aşkla yaradılan bu âlem, baki olan aşka hizmet eden akılla ve fikirle saadet yuvası oluverir. Herkesin dilinde çok yoğunum sözünü hep duyarız. Biz de çok yoğunuzdur o kadar yoğunum ki şuraya gidemedim yoğunluktan okuyamadım, ziyaret edemedim ve buna benzer bir sürü şey. Halbuki kültürümüzde sukunet esastır. Sukunet atalet değildir. Sükûnet, kendi yaptığın işle senin üzerinde işlenenin farkına varacak noktada durmaktır. Yani kişi bu maddi hayatın keşmekeşinde sükunetle “Ben ne yapıyorum?” sorusunu günde en az bir kere kendisine sormalı ve sevginin temelini hala atmadıysa yeri ve zamanını tespit ederek bir yerden başlamalıdır.




--------------------------------------------------------------------------------


Niyet ile sonsuz sevgiye ulaşılabilir


Müminin niyeti amelinin başıdır ama çoğu zaman niyet ameli geçer. Hem hedef olarak geçer hem mevlânın rızasına vasıl olma cihetinden geçebilir. Cenabı Hak ekseriya böyle tecelli edegelmiştir. Çok küçük meyillerimizle dahi, yani birazcık ona doğru yaklaşmaya meyilli olduğumuzda bile bizlere sonsuz rahmetini ve güzelliklerini bahşeylediğini hangimiz görmemiştir. Kulluğumuzda çok küçük yaptığımız işlere Rabbani hazinelerini sonsuz olarak ikram etmemiş midir? Bilakis hep rahmetiyle tecelli etmiştir. Yani insanın niyeti kendini aşar. Alken dahi düşünülse insanın hayatta ortaya getirdiği sözler ve fiiller düşündüklerinin milyonda biri dahi değildir.

Şu an bile bu satırları okurken binlerce şeyi düşünür, kabul eder veya etmez halde değil miyiz? Cenab-ı Hak lehimize olacak niyetlerimizi kayıtlandırır, aleyhimize olacak niyetlerimizi ise Erhamur Rahimin olduğundan siliverir, tabiri caizse görmezden gelir. Hele insan o sonsuz aşk da, aşkla vuslat halini yaşarsa meleklerin gıpta ettiği Saitler (saadete erenler, mesut olanlar) zümresine dâhil olur. Bu da gösterir ki insan sonsuz aşkı sonlu olan dünyada meşk edebilir ve etmelidir de. Bu yolun yolcusu olanlar ve bu dersi tahsil etmek üzere bu dünyada kayıtlı olanlar her zaman günahlarını çok hizmetlerini de az hatta yok mesabesinde görmelidir.

Hülasa, kâinatın mayasında sevgi ve muhabbet olduğunu fehmedenler Tevhid ile bu sevgide yer edinmeli niyet ederek ortaya koydukları her fiili sevgi ve muhabbetle rızaya uygun olarak işlemeli bu sevginin gerektirdiği fedakârlığı da cümle mahlûkata hizmet ederek göstermelidir. Cenab-ı Hakkın Kuran-ı Kerim’inde buyurduğu gibi ölümün ve hayatın en güzel işleri yapmamız için bir imtihan sahası olduğunu unutmamak ve bu imtihan neticesinde alacağımız nottan ziyade bize bu değerlendirmeyi yapan zata karşı mahçup olmama duygusu sevginin ta kendisidir. Ailesinde, işinde, dünyasında, ahiretinde mesut olan insanlar bu sevgiye özen gösteren insanlardır. Bu yolun rehberleri hakikat erleri ne güzel söylemişler. Tutabilene de tutamayana da aşk olsun. Vesselam.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Aile ve mutluluk
« Posted on: 13 Kasım 2019, 20:35:48 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Aile ve mutluluk rüya tabiri,Aile ve mutluluk mekke canlı, Aile ve mutluluk kabe canlı yayın, Aile ve mutluluk Üç boyutlu kuran oku Aile ve mutluluk kuran ı kerim, Aile ve mutluluk peygamber kıssaları,Aile ve mutluluk ilitam ders soruları, Aile ve mutlulukönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &