ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Sahabe-i Kiram > Ebu Zerr El-Gıfari
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ebu Zerr El-Gıfari  (Okunma Sayısı 492 defa)
23 Şubat 2010, 14:18:48
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 23 Şubat 2010, 14:18:48 »



Ebu Zerr El-Gıfari (r.a.)

«Yer, Ebu Zerr´den daha doğru hiçbir kimseyi taşımamış, gök onun gibi hiçbir kimseyi gölgelememiştir».[1]

Mekke´yi dış dünyaya bağlayan «Veddan» vadisinde «Gıfar» kabî-lesi oturuyordu.

Gıfar kabilesi Şam´a gidip gelerek Kureyş´in ticaret işleriyle uğ­raşan kafilelerin kendilerine verdiği basit şeylerle geçimini sağlıyordu.

Bazı zamanlarda da bu kafilelerin yolunu keserek geçimini sağlı­yordu. Çünkü onlar, kendilerini memnun edecek şeyleri vermiyorlardı.

Künyesi Ebu Zerr olan «Cündüb İbn Cünade» Gıfar kabilesinden birisiydi. Fakat onun, yürekliliği, olgunluğu ve uzak görüşlüİüğüyle on­lardan farklı bir durumu vardı.

Hatta, kavminin Allah´a inanmayıp putlara tapması onun canını çok sıkıyordu. Arapiarda gördüğü din bozukluğu ve inanılan şeylerin hiç değerinde olması onun hoşuna gitmiyordu. Bu sebeble o, insan­ların akıl ve gönüllerini dolduracak, onları karanlıklardan aydınlığa çı­karacak yeni bir peygamberin gelmesini bekliyordu.

Bir müddet sonra -köyündeyken- Mekke´de ortaya çıkan yeni pey­gamberle ilgili haberler Ebu Zerr´e de ulaştı. Kardeşi Enîs´e :

« Sen Mekke´ye git, peygamber olduğunu ve kendisine gökten vahiy geldiğini söyleyen o adamla ilgili haberleri araştır ve konuşma-larından bir miktar dinle ve bu konuda bana bilgi getir», dedi.

Enîs Mekke´ye gitti. Rasûlüllah´la (s.a.v.) görüşüp onun konuşma­sını dinledi ve köye döndü. Ebû Zerr üzgün bir şekilde onu karşılayıp yeni peygamberle ilgili haberleri merakla sordu. O da :

« Ben ahlâkın en güzeline davet eden, şiirle ilgisi olmayan söz­ler söyleyen bir adam gördüm».

Ebu Zerr :

« Ya insanlar onun hakkında ne diyorlar?»

Enîs : «İnsanlar, o büyücü, kâhin ve şairdir, diyorlar».

Ebu Zerr :

«Vallahi, sen benim susuzluğumu gideremedin, benim derdime derman olamadın. Sen benim çoluk çocuğuma bakabilir misin? Ben de gider onun durumunu incelerim».Enîs :

«Tamam ama Mekke halkından sakın!»

Ebu Zerr kendine yol azığı hazırlayıp yanına bir de küçük su tu­lumu aldı. Ertesi gün, peygamberle görüşmek ve onunla ilgili haber­leri bizzat kendisi araştırmak üzere Mekke´ye doğru yola koyuldu.

Ebu Zerr, Mekkelilerden korktuğunu belli etmeden heyecanlı bir şekilde Mekke´ye vardı.

Kureyş´in tanrılarına olan kızgınlıkları ve Muhammed´e (s.a.v.) ta­bi olmayı düşünen herkesi cezalandıracaklarına dair haberler de ona ulaşmıştı. Onun için hiçbir kimseye Muhammed´i (s.a.v.) sormayı uy­gun görmedi. Çünkü o, soracağı kimsenin Muhammed´in (s.a.v.) taraf­tarı mı yoksa düşmanı mı olduğunu bilmiyordu.

Gece olunca, mescide girip yattı. Ali İbn Ebî Talib oraya geldi ve onun yabancı olduğunu anlayıp :

« Gel, bize gidelim», dedi. Ebu Zerr onunla gidip geceyi orada geçirdi. Sabahleyin, su tulumunu ve azık çantasını alıp mescide geri döndü. Alî´yle hiçbir şey konuşmamışlardı.

Ebu Zerr, ikinci gününü de Hz. Peygamber´e (s.a.v.) kendini tanıt­madan geçirdi. Akşam olunca, mesciddeki yerine gitti. Hz. Ali yine onun yanına uğrayıp şöyle dedi :

« Niçin mescidde yatıyorsun?» O gece de Ebu Zerr´i evine gö­türdü. Yine birbirleriyle hiç konuşmadılar.

Üçüncü gece, Alî ona :

« Hâlâ, bana Mekke´ye gelme sebebini anlatmıyacak mısın?» dedi. Ebu Zerr:

« Beni, aradığım şeye götüreceğine söz verirsen, sana Mekke´ye gelmemin sebebini anlatırım».

Ali´den söz alınca Ebu Zerr şöyle konuştu :

« Ben Mekke´ye yeni peygamberle tanışmak ve anlattıklarından bir miktar dinlemek üzere uzak yerden geldim».

Hz. Ali´nin yüzünde bir memnuniyet ifadesi beiirip şöyle cevap verdi :

« Vallahi o, gerçekten Allah´ın Rasûlü´dür. O... O... Sabah olun­ca, nereye gidersem beni takip et, eğer senin için tehlikeli birşey se­zersem, sanki su döküyormuş gibi dururum. Şayet yoluma devam eder­sem, gireceğim yere kadar beni takip et».

Gece boyunca Ebu Zerr, Peygamber´! görmek ve ona vahyedi-lenden bir miktar dinlemek heyecanıyla yatağında duramadı. Sabahleyin -îz. Ali misafirini Rasûlüllah´m (s.a.v.) evine götürmek üzere arkası­na düşürdü. Ebu Zerr sağına soluna hiç bakmıyordu. Nihayet Hz. Peygamber´in (s.a.v.) huzuruna girdiler.Ebu Zerr :

« es-Selâmu aleyke (Selâm senin üzerine olsun) ey Allah´ın RasûlüN

Rasûlüllah (s.a.v.) :

« Ve aieyke selâmullahi ve rahmetuhu ve berakâtuhu (Allah´ın selâmı rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun).» Böylece Rasûlül-lah´a (s.a.v.) İslâmî selâmı ilk defa veren Ebû Zerr olmuştur. Bu şekil­de selâm verip alma bundan sonra yaygınlaşmıştır.

Rasûlüllah (s.a.v.), İslâm´a davet etmek ve kendisine Kur´ân oku­mak üzere yerinden kalkıp Ebu Zerr´in yanına geldi. O da hemen kelime- i şeha´deti getirdi. Böylece o, daha bulunduğu yerden ayrılmadan yeni dîne girmiş oldu. İslâm´a giren ya dördüncü ya da beşinci kişiydi.

Hikâyesinin geri kalanını bize bizzat kendisinin anlatması için sözü Ebû Zerr´e bırakalım :

«Bundan sonra, Rasûlüllah´la (s.a.v.) birlikte Mekke´de kaldım. O, bana İslâm´ı öğretti ve Kur´ân´dan biraz okutturdu. Bana şunu da söyledi :

« İslâm´a girdiğini Mekke´de hiçbir kimseye söyleme, çünkü on­ların seni öldürmelerinden korkuyorum». Ben de şöyle cevap verdim : «? Canımı elinde tutan Allah´a yemin ederim ki ben mescide gelip Kureyş´in ortasında hak davetini haykırıncaya kadar Mekke´den ayrıl­mam» Rasûlüllah (s.a.v) bu sözüme cevap vermedi.

Kureyşliler oturmuş, birbirleriyle konuşurken mescide geldim. Ortalarında durup sesimin çıktığı kadar şöyle haykırdım :

« Ey Kureyş topluluğu! Ben, Allah´tan başka tanrı olmadığına ve Muhammed´in (s.a.v.) Allah´ın Rasûlü olduğuna şehadet ediyorum».

Onlar, söylediklerimi duyar duymaz hepsi ürperip yerlerinden fır­ladılar ve şöyle dediler :

« Koşun şu dîninden dönene!» Yanıma gelip beni öldüresiye dövmeye başladılar. Peygamberin (s.a.v.) amcası Abbas îbn Abdilmut-talib yetişip ellerinden kurtarmak için üzerime kapandı. Sonra onlara şöyle dedi :

« Yazıklar olsun size! Ticaret kafilelerinizin yolları ellerinde olan Gıfar kabilesine mensup birisini mi öldüreceksiniz». Bunun üzeri­ne beni serbest bıraktılar. Kendime gelince, Rasûlüllah´m £s.a.v.) ya­nına gittim.

Beni o halde görünce :

« Sana, İslâm´a girdiğini kimseye söyleme demedim mi?» dedi. Ben de :

« Ya Rasûiallah! Buna ihtiyacım vardı, yerine getirdim» dedim. Rasûiüllah (s.a.v.) bana şunları da söyledi :

« Şimdi sen kavmine git, gördüğünü ve duyduğunu onlara haber ver. Onları Allah´a davet et. Belki Allah, seninle onlara fayda ve onların yüzünden de sana ecir verir. Davetimi açığa vurduğumu duydu-ğunda bana gel».

Oradan ayrılıp memleketime geldim. Beni kardeşim Enîs karşıladı; «? Ne yaptın?» diye sordu. Ben de :

« İslâm´a girdim ve onun söylediklerini tasdik ettim» dedim. Çok geçmedi, Ailah onun kalbini de açtı :

« Benîm senin, dinine nefretim yok. Ben de İslâm´a giriyorum ve onu tasdik ediyorum» dedi.

Daha sonra annemize gidip onu da İslâm´a davet ettik. O da :

«Benim sizin dininize karşı bir nefretim yok, ben de müslüman oluyorum» dedi,

O günden itibaren bu mü´min aile bıkıp usanmadan Gıfar kabile­sini Allah´a davet ettiler. Bunun üzerine Ğıfarlı birçok kişi müslüman olup namaz kılmaya başladılar. Bîr kısmı da :

« Biz eski dinimizde kalacağız. Peygamber Medine´ye gi­dince müsîüman olacağız» dediler. Onlar da Rasûlüllah (s.a.v.) Medi­ne´ye gidince müslüman oldular.

Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur :

« Allah Ğifar´a mağfiret etmiş, Eslem´i de selâmette kılmıştır».

Ebu Zerr, Bedîr, Uhud ve Hendek savaşları geçinceye kadar köyün­de ikamet etti, sonra Medîne´ye gelip Rasûlüllah´ia (s.a.v.) beraber olmak istedi. Ona hizmet için izin istedi. Rasûlüllah (s.a.v.) da istediği izni ona verdi. Rasûiüllah´Ia (s.a.v.) birlikte olmaktan ve ona hizmet etmekten çok memnun oldu.

Rasûlüllah, (s.a.v.) onu başkalarına tercih eder ve ikramda bulu­nurdu. Her karşılaştığında onun elini sıkardı. Ona gülümser, karşılaş­tığı için memnuniyetini belirtirdi.

Rasûlüilah (s.a.v.) vefat edince, Ebu Zerr Efendisinden ayrı düşüp sohbetlerinden mahrum kaldı ve artık Medine-i Münevvere´de otur­mak ona zor geldi. Bunun üzerine Şam tarafına gitti. Hz. Ebu Bekir´le Ömer´in halifelikleri zamanında oralarda kaldı.

Hz. Osman´ın halifeliği sırasında Şam şehrine indi. Kendisinin daima çekinip garipsemesine rağmen, müslümanlarm dünyaya meyle­dip rahat ve konfora daldıklarını gördü. Hz. Osman onu Medîne´ye da­vet etti ve oraya geldi. Bir müddet sonra halkın dünyaya düşkünlüğüne canı sıkıldı. Halk da onun kırıcı söz ve tenkitlerinden hoşlanmadı. Bu­nun üzerine Hz. Osman onun Rabeze´ye gitmesini istedi. (Rabeze, Me-dîne´nin küçük bir köyüdür) ve oraya gitti. Halktan ve ellerindeki dün­ya malından uzak bir halde, Rasûlüllah (s.a.v.) ve iki arkadaşının (Hz. Ebu Bekr ve Ömer) yaptıkları gibi ahireti dünyaya tercih ederek orada ikamet etti.

Bir defasında yanına birisi gelmişti. O şahıs evin içinde göz gez­dirmeye başladı. Evde hiç eşya göremeyince :

« Hani eşyalarınız Ebu Zerr!» dedi. Ebu Zerr şöyle cevap verdi :

« Bizim ötede (Ahirette) bir evimiz var, eşyalarımızın iyisini oraya gönderiyoruz». O kişi, onun ne demek istediğini anlayıp şöyle cevap verdi :

« Fakat bu evde (dünyada) yaşadığın müddetçe de sana bazı şeyler lâzım». Ebu Zerr ise :

« Fakat ev sahibi bizi bu evde bırakmıyor», dedi.

Şam emiri ona 300 dinarla birlikte şu haberi göndermişti

« İhtiyacını karşılamak için gönderdiğim paralan kullan». Ebu Zerr de ona, parayla birlikte şu haberi gönderdi...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ebu Zerr El-Gıfari
« Posted on: 01 Nisan 2020, 10:05:25 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ebu Zerr El-Gıfari rüya tabiri,Ebu Zerr El-Gıfari mekke canlı, Ebu Zerr El-Gıfari kabe canlı yayın, Ebu Zerr El-Gıfari Üç boyutlu kuran oku Ebu Zerr El-Gıfari kuran ı kerim, Ebu Zerr El-Gıfari peygamber kıssaları,Ebu Zerr El-Gıfari ilitam ders soruları, Ebu Zerr El-Gıfariönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &