ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Çeşitli Konularda Eserler > Sabredenler ve Şükredenler >  Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri  (Okunma Sayısı 751 defa)
18 Temmuz 2010, 17:34:07
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 18 Temmuz 2010, 17:34:07 »



بســـم الله الرحمن الرحيم

 
 Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri
 

 
Sabrın lügat manası yukarıda geçti.

Sabrın hakikati, insanın üstün ahlaklarından biridir. İnsan onunla güzel ve hoş olmayan işleri yapmaktan sakınır. Sabır, insanın kuvvetlerinden bir kuvvettir. İnsanın hali ve işleri ancak onunla düzelir ve yoluna girer.

Cüneyd b. Muhammed'e sabırdan sorulduğunda; "sabır, insanın yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamasıdır" diye cevap vermiştir.

Zünnûn da; "Sabır; insanın yasaklardan uzak kalması, belanın acılarını yudumlarken sükûnet ve vekarını muhafaza etmesi, fakir düştüğünde de zengin görünmesidir," demiştir.

Bazıları da: "sabır; bela geldiğinde edep ve ciddiyeti muhafaza etmekten ibarettir", demişlerdir.

Diğer bazıları da: "sabır, bela geldiğinde şikayet etmemektir", demişlerdir.

Ebu Osman; "Sabırlı kimse, kendini kötülüklere hücum etmeye alıştıran kimsedir," demiştir.

Bazıları da; "sabır, bela karşısında, aynen sıhhat ve afiyette durulduğu gibi durulmasıdır", demişlerdir.

Yani Allah Teala'nın kulu üzerinde hem afiyette ve hem de bela zamanında kulluk hakkı vardır. Buna göre; kulun afiyette iken şükretmesi bela zamanında, sabretmesi gerekir.

Amr  b. Osman el-Mekki; "sabır; Allah'la beraber sebat etmek, belaları rahatlık ve sükunetle karşılamaktır," demiştir. Bunun manası, bir kimsenin belayı, sıkılmadan, kızmadan, şikayet etmeden, rahatlık ve sükunetle karşılamasıdır.

Havvas; "Sabır, kitabın ve sünnetin hükümleri üzerinde sebat etmektir."

Rüveym; "Sabır, şikayeti terketmektir," demiştir.

Bazıları da; "sabır, Allah'dan yardım istemektir" demişlerdir.

Ebu Ali; "Sabır, ismi gibi acıdır," demiştir.

Ebu Muhammed el-Ceriri; "Sabır, bolluk ile darlık arasını ayırmayıp, her iki halde de hatır ve gönlün hoş olmasıdır." demiştir.

Ben derim ki: Bu, kulun yapabileceği bir iş değildir, böyle de emredilmiş değildir, çünkü, Allah Teala tabiatları bu iki halin arasını ayırmak üzere yaratmıştır. Kulun yapabileceği iş kendini sızlanmaktan menetmesidir, yoksa onun yanında iki halin eşit olması değildir. Afiyet sahası kul için sabır sahasından daha geniştir. Nitekim Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) meşhur duasında:

"İlahi, eğer bana karşı kızgın değilsen, ben çektiğim meşakkatlara, belalara hiç aldırmam. Çünkü senin afiyet ve lûtfun bunlardan çok geniştir."

Bu hadis-i şerif, aşağıdaki hadis-i şerife zıd değildir.

"Sabırdan daha hayırlı, sabırdan daha geniş bir nimet kimseye verilmemiştir."

Çünkü bu hadis-i şerif, kulun başına bir bela geldikten sonra, onun için sabırdan daha hayırlı bir nimetin olmadığını, birinci hadis-i şerif ise, bela gelmeden önce afiyetten daha hayırlı bir nimetin bulunmadığını ifade eder.

Ebu Ali Dakkak diyor ki:

"Sabır, takdire itiraz etmemektir. Şikayet etmeksizin belayı açıklamak sabra zıd değildir. Nitekim Allah Teala, Eyyüb aleyhisselam:

"Eyyûb de: Başıma bir bela / dert  geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin! diye Rabbine nida etti." (Enbiya/83) dediği halde;

"Biz onu, hakikaten sabırlı bulduk" (Sad/44) buyurmuştur.

Ebu Ali Dakkak'ın, "şikayet etmeksizin" sözüne gelince şikayet iki nevidir.

1 - Birinci nevi; Allah'a şikayet etmekdir ki, sabra ters değildir. Nitekim Yakub aleyhisselam:

"sabır güzel bir şeydir" (Yusuf/18) demesine rağmen; "Ben (taşan) kederimi, mahzunluğumu yalnız Allah'a şikayet ediyorum" (Yusuf/ 86) demiştir.

Yine Allah Teala, Eyyüb aleyhisselamı, sabırlı olarak vasfettiği halde Eyyüp aleyhisselam:

"Başıma bir bela / dert  geldi" demiştir.

Yine Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem):

"İlahî! kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresiz kaldığımı ancak sana arzederim" demiştir.

Yine Musa aleyhisselam:

"İlahî! hamd ancak sana mahsustur. Belalar ancak sana arzolunur, yardım yalnız senden istenilir, darda kalanlar yalnız sana dua ederler, yalnız sana tevekkül olunur, güç ve kuvvet ancak senindir" demişti.

2 - İkinci nevi; belaya uğrayan kimsenin şikayetidir ki ya İisan-ı hal ile ya da sözle olur. Bu şikayet, sabır ile bir arada bulunmaz, bilakis sabra terstir, onu bozar.

Lisan-ı hal ile veya söz ile insanlara yapılan şikayetle Allah'a yapılan şikayet arasında fark vardır. Biz bu meseleyi inşaallah şikayet ile sabrın birleştikleri ve ayrıldıkları yerde anlatacağız.

Denildi ki; "sabır"; nefsin kahramanlığıdır. Bu söze binaen, bir saat sabretmek kahramanlıktır denilmiştir.

Denildi ki; "sabır"; felaket zamanında kalbin sabit olmasıdır. Sabır ile sızlanma birbirine zıd olup biri diğerinin karşısına çıkar. Nitekim Allah Teala cehennem ehlinden hikaye ederek:

"Şimdi sızlansak da sabretsek de bizim için müsavidir. Bizim için bir sığınak yoktur." (İbrahim/21) buyurmuştur.

"Sızlanmak", acizliğin arkadaşı ve kardeşidir,

"Sabır" ise, aklın arkadaşı ve maddesidir.

Sızlanmaya, "baban kimdir?" diye sorulduğunda, "sabırdır" diye cevap vermiştir.

Nefs, kulun bineği olup, onun üzerinde ya cennete veya cehenneme gider, sabır ise bu bineğin gemi ve yuları gibidir, eğer bineğin gemi ve yuları olmazsa her tarafa kaçabilir.

"Haccac"ın hutbelerinden şunlar kaydedilmiştir;

"Nefislerinizi men edin, çünkü nefisler bütün kötülükleri arzu eder, o halde Allah Teala nefsine gem ve yular takıp onu gemiyle Allah'ın taatına çeken ve yularıyla günahlardan meneden kimseye rahmet etsin. Çünkü Allah'ın haram kıldıklarına sabretmek, azabına sabretmekten daha kolaydır. "

Ben derim ki:

"İnsanda iki kuvvet vardır:

1 - Biri "atılma kuvveti",

2 - diğeri, "menetme kuvveti"dir.

Sabrın hakikati; atılma kuvvetini faydalı olan şeye sarfetmesi, menetme kuvvetini ise zararlı olan şeyden tutmasıdır."

- Bazı kimselerin kendisine faydalı olanlara sabretmesi, zararlı olanlara sabretmesinden daha kuvvetlidir. Böyle kimseler ibadet ve taatın meşakkatına sabreder fakat yasak olanlara sabredemez.

- Bazı kimselerin de yasaklara sabretmesi ibadet ve taatın meşakkatlarına sabretmesinden daha kuvvetlidir.

- Bazı kimselerin de bunlardan hiçbirine sabrı yoktur.

İnsanların en üstün ve faziletlisi hem ibadet ve taatın meşakkatlarına hem de yasaklara sabreden kimsedir.

Birçok kimseler, sıcak olsun soğuk olsun geceleri ibadet etme, gündüzleri oruç tutma meşakkatına sabrederler, fakat harama bakmamaya sabredemezler.

Bazısı da, haramlara bakmamaya sabrederler, fakat bu sefer iyilikleri yapmaya, kötülüklerden sakınmaya, kafirler ve münafıklar ile cihada sabredemezler.

İnsanlardan çokları ise bunlardan hiçbirine sabredemez.

Bunların hepsine sabredenler de çok çok azdır.

Denildi ki: "sabır, heva ve şehvet kuvvetinin karşısında akıl ve din kuvvetini hakim kılmaktır."

Yani insan tabiatı, sevdiği şeyleri elde etmeye çalışır, akıl ve din kuvveti ise buna karşı çıkar, savaş bunlar arasında devam eder. Bu savaşın meydanı, kulun kalbi, sabır, şecaat ve sebattır.
 

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri
« Posted on: 22 Eylül 2019, 00:41:24 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri rüya tabiri, Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri mekke canlı, Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri kabe canlı yayın, Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri Üç boyutlu kuran oku Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri kuran ı kerim, Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri peygamber kıssaları, Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri ilitam ders soruları, Sabrın Hakikati ve Bilginlerin Bu Konudaki Sözleri önlisans arapça,
Logged
01 Ekim 2015, 19:46:36
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.305


« Yanıtla #1 : 01 Ekim 2015, 19:46:36 »

Esselamu aleykum.Rabbim razı olsun paylaşımdan Reyyan abla.Sabrı bela anında anlarsın,başına gelen musibet ile anlarsın.Olaylar karşısında sabır eden,Rabbimden deva bekleyen kullardan olalım inşAllah....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &