ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Nurdan Damlalar > İnsan İbadetle Kemale Erer
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsan İbadetle Kemale Erer  (Okunma Sayısı 511 defa)
09 Aralık 2010, 08:16:41
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 09 Aralık 2010, 08:16:41 »



İnsan İbadetle Kemale Erer



(Ben, insanları ve cinleri ancak
(Bana. ibadet etsinler diye yarattım."

(Zariyat Suresi, 51/86)

 

İbadetin çendan zahirî bir ağırlığı var. Fakat manasında öyle bir rahatlık ve hafiflik var ki, tarif edilmez. Çünkü âbid namazında der: "Eşhedü en lâ ilahe illallah." Yani, "Hâlık ve Rezzak O'ndan başka yoktur. Zarar ve menfaat O'nun elindedir. O hem Hakîm'dir, abes iş yapmaz; hem Rahim'dir, ihsanı, merhameti çoktur" diye itikat ettiğin­den, her şeyde bir hazine-i rahmet kapısını bulur, dua ile çalar. Hem her şeyi kendi Rabbisinin emrine musahhar görür. Rabbisine iltica eder, tevekkül ile istinat edip her musibete karşı tahassun eder. İmanı ona bir emniyet-i tâmme verir.

 

Evet, her hakikî hasenat gibi, cesaretin dahi menbaı iman­dır, ubudiyettir. Her seyyiât gibi cebânetin dahi menbaı dalâlettir. Evet, tam münevverü'l-kalp bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimaldir ki, onu korkutmaz. Belki, harika bir kudret-i Samedâniyeyi lezzetli bir hayretle sey­redecek. Fakat, meşhur bir münevverü'l-akıl denilen kalp­siz bir fâsık feylesof ise, gökte bir kuyrukluyıldızı görse, yerde titrer, "Acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?" der, evhama düşer. (Bir vakit böyle bir yıldızdan ko­ca Amerika titredi. Çokları gece vakti hanelerini terk etti­ler.)

 

Evet, insan nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde, ser­mayesi hiç hükmünde bir şey... Hem nihayetsiz musibetle­re maruz olduğu halde, iktidarı hiç hükmünde bir şey... Âdeta sermaye ve iktidar dairesi, eli nereye yetişirse o ka­dardır. Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belâları ise, dairesi, gözü, hayali nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir. İşte bu derece âciz ve zayıf, fakir ve muhtaç olan ruh-u beşere ibadet, tevekkül, tevhit, teslim, ne kadar a-zîm bir kâr, bir saadet, bir nimet olduğunu, bütün bütün kör olmayan görür, derk eder.32

 

İbadet nedir?

 

Bazıları ibadet ve ubudiyete bilinenden daha farklı mana­lar da yüklemişlerdir. Elbette insan, takvasının boyutuna gö­re ibadeti daha şümullü, daha kapsamlı olarak düşünebilir ve hayatına da böyle tatbik edebilir. İşte bunlardan bazıları:

 

ı. Kulluğunu tam tekmil yerine getirirken bile, bilmediği kusurlarının var olabileceğini düşünerek, onların korkusuyla ürperme.

 

2. Başlangıçta kusursuz bir teşebbüs ve iradenin hakkını verme, neticenin değerlendirilmesinde de kendi havi ve kuv­vetinden teberri etme... Allah'ın ezeli ve ebedî rububiyetine karşı hayatın bütün saniye ve saliselerini kulluk şuuru ile be­zeme.

 

3. Bütün vücudî şeyleri, O'nun ziyasının gölgesi olarak gö­rüp, onları gasp ve temellük etmeme ve övünmeme, yokluk­larında da miskinleşmeme.

32 Bediüzzaman Said Nursî, Sözler (Üçüncü Söz), s. 44, Söz Basım Yayın.

 

4. Her zaman vicdanda ona intisap şerefinin duyulması ve başka payelerle şeref ahz u atasının da nispetsizlik ve nesepsizlik sayılması gibi hususlar bunlardan bazılarıdır. M. Fethullah Gülen, Sızıntı, Ağustos 1993, Cilt 15, Sayı 175.

 

Rabbimizin bizim ibadetimize ne ihtiyacı var?


 

Kainatın yaratılmasındaki hikmet Allah'ı bilmektir. Bizim zerremizden, tüm benliğimize kadar her şey Allah'ındır. Mülk O'nundur, Mülkün sahibi mülkünü dilediği gibi tasar­ruf eder, kullanır.

 

İnsan ancak kulluk ve ibadet sayesinde Allah'ın istediği mahluk keyfiyeti kazanabilir. Örneğin, askere eğitim yaptıran komutanın acaba ne ihtiyacı vardır böyle yapmaya?

 

Halbuki o eğitimle asker kendisini düşmandan koruyabi­lir ve hayatını kurtarır, yoksa acemilik yapar ve kolay av olur. Düşman kurşununa hedef olur, hayatı söner. Öyle ise o eği­tim o askere faydalıdır.

 

Aynen bunun gibi Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı yok­tur. Biz ebedî hayatımızı ancak ibadet eğitimi ile kurtarabili­riz.

 

İnsan başıboş bir varlık olamaz mı?


 

Ağaçların meyvesi belli. İneğin, koyunun, keçinin meyvesi süt. Arının meyvesi bal. Güneşin meyvesi ısı ve ışık, denizin meyvesi balık, tavuğun meyvesi yumurta... Bütün bu varlık­lar meyvelerini kendileri yemeyip insana takdim etmektedir­ler. Peki, insanın meyvesi nedir? O meyvesini kime takdim edecektir?

 

Bütün varlıklar kendilerine verilen vazifeleri bihakkın ya­parken, insan elbette başıboş olamaz. Ondan da bir meyve beklenmektedir. Nedir o meyve? İbadet ve namaz. Kime tak­dim edilecektir? Allah'a...

 

O meyveyi ancak Allah satın alabilir. O meyvenin fiyatını ancak Allah verebilir. Nedir o meyvenin fiyatı? Cennet... Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:

 

"Allah mü'minlerden, mallarını ve canlarını (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır."(Tevbe Suresi, 9/111.)

 

Can sermayesini cami pazarlarında ve ahiretin bir san-dukçası olan namaz seccadesinde Allah'a satarsanız, inşaallah karşılığında cenneti alırsınız.

 

Er nedir? Kul nedir?

 

Er, her ihtiyacı devlet tarafından karşılanan rütbesiz as­kerdir. Böyle bir asker, kendisine verilen vazifeyi tam ve za­manında yapmak mecburiyetindedir. Asker vazifeyi yapma­mak için bahaneler ileri süremez. Kayıtsız, şartsız itaatten başka bir şey bilmez. İşte erin ve askerin tarifi budur.

 

Kul ise gözünün gördüğü göremediği, kulağının duyduğu duyamadığı, elinin tuttuğu tutamadığı her ihtiyacı Allah tara­fından karşılanan insandır ve rütbe farkı aranmaz. Zengin-fakir, mü'min-kafir her insan kul tarifinin içindedir.

 

Devlet, askerine ayakkabı verir, ama ayak veremez. Elbise verir ama beden veremez. Verdiği şeyler bellidir ve sınırlıdır. Buna rağmen kayıtsız, şartsız teslimiyet, itaat ve birçok feda­kârlıklar ister.

 

İnsan bunların hepsine boyun eğer. Ama yüce Allah, hem can vermiş, hem de ceset, hem ruh vermiş hem de beden el­bisesini giydirmiş. Hem akciğer vermiş, hem de hava...

 

Kısacası, hem bize lazım olacak azaları, organları vermiş, hem de o organlara lazım olacak şeyleri vermiş.

 

Peki böyle bir kul niçin Allah'a itaat etmesin ve niçin Al­lah'ın verdiği vazifelerde kusur etsin? İnsan ibadet ve kulluk­la safiyet ve marifet kazanır, makam-ı mahbubiyete ulaşır.

 

"İ'lem eyyühe'1-aziz! İmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim a'mâl-i safihadır. Salih amel ise, maddî ve ma­nevî hukuk-u ibâda tecavüz etmemekle, hukukullahı da bi­hakkın ifa etmekten ibarettir. Ecnebilerden alman maddî bil­giler, san'at ve terakkiyata âit ise, lâzımdır. Sefahete dair ise muzırdır." Bediüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nuriye, s. 156, Söz Basım Yayın.

 

 

Peygamber Efendimizin kulluğu

 

Efendimiz (a.s.m.), bir gece Hz. Aişe validemize:

 

"Ya Aişe! Müsaade eder misin? Biraz Rabbime ibadet et­mek istiyorum" buyurdu.

Hz. Aişe (r.a.):

 

"Ya Resulullah! Senin yanımda bulunmanı çok arzu ede­rim, fakat Rabbinle aranıza girmeye gönlüm razı olmaz" de­di. Efendimiz o gece sabaha kadar ibadete devam ettiler.

 

Sa­bah ezanıyla uyanan Aişe validemiz:

"Ya Resulallah! Allah-u Teala sana 'Senin geçmiş ve gele­cek bütün günahlarını affettim' buyurduğu halde niçin kendi­ni bu kadar helak ediyorsun?" diye sorunca Efendimiz ona cevaben:

 

"Ya Aişe! Ben Rabbime çokça şükreden biri olmayayım mı?" buyurdular.,    , .

Kul ibadeti ile Allah'ın vermiş olduğu nimetlere şükrünü yerine getirmiş olur. İnsan başıboş kalamaz! Elbette üzeri­mizdeki nimetlerinin teşekkürü bizden istenecektir.

 

Farzlarını kılanın dünyevî işleri de ibadet olur


 

"Dinin farzlarını yerine getirmek suretiyle dünyevî çalış­maların da bir ibadet hükmüne geçtiğine dair Üstad'ımızın yanma gelenlere verdiği derslerden birkaç numune:

 

"ı. Üstad'ımız Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte, bir gün, Eskişehir'deki Yıldız Oteli'nde bulunuyorduk. Şeker fab­rikasından yanma gelen birkaç işçi ve ustabaşına kısaca dedi:

"'Siz farz namazlarınızı kusanız, o zaman, fabrikadaki bü­tün çalışmalarınız ibadet hükmüne geçer. Çünkü milletin za­rurî ihtiyacını temin eden mübarek bir hizmette bulunuyor­sunuz.'


 

"2. Yine bir gün, Eğirdir yolu altında oturmuş, Rehber'i okuyorduk. Tren yolunda çalışan birisi geldi. Ve Üstad, ona da aynı şekilde, feraizi eda edip kebairden çekinmek şartıyla bütün çalışmalarının ibadet olduğunu, çünkü on saatlik bir yolu bir saatte kestirmeye vesile olan tren yolunda çalıştığın­dan, mü'minlere, insanlara olan bu hizmetin boşa gitmeyece­ğini, ebedî hayatında sevincine medar olacağını ifade etmiş­tir.

 

"3. Yine bir gün vaktiyle Eskişehir'de, tayyareciler ve su­baylar ve askerlere de aynen şu dersi vermişti. 'Bu tayyareler, bir gün İslamiyet'e büyük hizmet edecekler. Farz namazları­nızı kusanız, kılamadığınız zaman kaza etseniz, asker oldu­ğunuz için her bir saatiniz on saat ibadet, hususan hava aske­ri olanların bir saati, otuz saat ibadet sevabını kazandırır. Ye­ter ki kalbinde iman nuru bulunsun ve imanın lâzımı olan namazı ifa etsin.'

 

"4. Hem Barla, hem İsparta, hem Emirdağ'da çobanlara derdi: 'Bu hayvanlara bakmak büyük bir ibadettir. Hatta bazı Peygamberler de çobanlık yapmışlar. Yalnız, siz farz namaz­larınızı kılınız, tâ hizmetiniz Allah için olsun.'

 [Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İnsan İbadetle Kemale Erer
« Posted on: 30 Mayıs 2020, 13:28:59 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İnsan İbadetle Kemale Erer rüya tabiri,İnsan İbadetle Kemale Erer mekke canlı, İnsan İbadetle Kemale Erer kabe canlı yayın, İnsan İbadetle Kemale Erer Üç boyutlu kuran oku İnsan İbadetle Kemale Erer kuran ı kerim, İnsan İbadetle Kemale Erer peygamber kıssaları,İnsan İbadetle Kemale Erer ilitam ders soruları, İnsan İbadetle Kemale Ererönlisans arapça,
Logged
27 Aralık 2010, 08:19:03
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2010, 08:19:03 »


    Maşaallah..Çok ince ayrıntılar var bu yazıda..Çok geniş izahlarla beraber..Allah razı olsun..Rabbim ibadetlerimizde derinlik ihsan etsin inşaallah..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &